Gazze'de ateşkes: Anlaşmanın ilk aşaması neleri kapsıyor, bundan sonra ne olacak?

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Bu hafta Mısır'ın Şarm el-Şeyh kentinde yürütülen dolaylı görüşmelerin ardından İsrail ve Hamas yetkilileri, ABD Başkanı Donald Trump tarafından geçen hafta önerilen Gazze planının ilk aşamasını kabul etti.
Henüz planın uygulanmasında pek çok konu belirsizliğini korusa da bu anlaşma, çoğu sivil ve çocuk olmak üzere 67.000'den fazla Filistinlinin ölümüne, 170.000 kişinin yaralanmasına, Gazze'nin harabeye dönmesine ve dünyanın pek çok şehrinde geniş çaplı protestolara neden olan iki yıllık çatışmaların kalıcı olarak sona erdirilmesi yolunda atılmış en büyük adımlardan biri.
Trump tarafından Truth Social platformunda duyurulan anlaşma, dün her iki tarafın da imzalarıyla yürürlüğe girdi. Perşembe akşamı İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun güvenlik kabinesi ve hükümetinin de onayının ardından İsrail, itiraz süresinin tamamlanmasıyla "24 saat içinde" çatışmalara ara vereceğini ve bu sürenin ardından Hamas'ın sağ kaldığı düşünülen 20 İsrailli rehineyi 72 saat içinde serbest bırakacağını söyledi.
Hamas adına Mısır'daki görüşmelere liderlik eden Halil El-Hayya da ABD, Arap arabulucular ve Türkiye'nin verdiği garantiler sonrası savaşın bittiğini söyledi; varılan anlaşmayla İsrail cezaevlerindeki tüm kadın ve çocukların serbest kalacağını kaydetti. El-Hayya, Refah Kapısı'nın da iki yönlü açılacağını açıkladı.
Anlaşmayla müebbet hapis cezasına çarptırılan 250 Filistinliye ek olarak, 7 Ekim 2023'ten bu yana tutuklanan 1.700 kişinin de serbest bırakılacağı ifade edildi. İsrail askerlerinin yeni mevzilerine çekilmesiyle uzun süredir beklenen insani yardımların da Gazze'ye girebilmesi bekleniyor. BM kuruluşları, Ağustos ayında kıtlık ilan edilen Gazze'ye yardım götürmeye hazır olduklarını açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump'ın 12 Ekim Pazar günü Ortadoğu'ya gitmesi bekleniyor. ABD'nin Gazze'deki ateşkes anlaşmasını desteklemek ve izlemek üzere İsrail'e yaklaşık 200 asker göndereceği de açıklandı. Türkiye de Gazze'de rehinelerle ilgili sürece sahada destek olacak ülkeler arasında yer alıyor.
Neden şimdi?
İki yıldır süren savaşta sayısız ateşkes girişiminde bulunuldu ancak her seferinde bu çabalar sonuçsuz kaldı. Ancak bu sefer umutların yükselmesinde bir dizi faktörün biraraya geldiği görüşü ağır basıyor.
İsrail'in acımasız saldırılarının dünya kamuoyunda çektiği tepkilerin yükselmesi ve New York'ta düzenlenen BM Genel Kurulu'nda Filistin'i tanıyan ülkelerin artması, İsrail'i uluslararası alanda izolasyon riskiyle karşı karşıya bıraktı. İçeride de üzerindeki baskının arttığını gören Netanyahu, artık saldırılarına son vermeyi reddederek en güçlü müttefiki ABD ile ilişkilerini de riske atamayacağını hesaba katmış gibi görünüyor.
Netanyahu, şu anda olduğu gibi anlaşma şartlarının İsrail lehine olması hâlinde, koalisyon hükümetinin aşırı sağcı üyelerinin muhalefetini de bertaraf edebileceğine inanıyor.
Hamas ise İsrail ordusuna ciddi kayıplar verdirip ilerleyişini yavaşlatamadığı bir ortamda Katar, Mısır ve Türkiye'nin taviz baskısıyla karşı karşıya kaldı. Bu ülkelerin desteği olmadan örgütün geleceği riskli görülüyor. Bu şartlarda rehinelerin bir "yük" hâline geldiğine ve İsrail'e saldırılarını sürdürmek için bir bahane verdiğine kısmen de olsa ikna olmuş gibi görünüyorlar.
Bundan sonra ne olacak?
Bu adımın gelmesi uzun süredir beklense de muhtemelen sürecin devamı çok daha uzun ve karmaşık olacak gibi görünüyor.
Müzakereciler Hamas ile İsrail arasında Trump tarafından açıklanan 20 maddelik planın ilk aşamasının ayrıntıları üzerindeki görüş ayrılıklarını kapattı ancak tarafların İsrail'in talep ettiği gibi Hamas'ın nasıl silahsızlandırılacağı ve Gazze'nin nihai yönetimi gibi daha zor soruları tartışıp tartışmadıkları bilinmiyor.
İsrail hükümet sözcüsü, İsrail güçlerinin Gazze Şeridi'nde üzerinde mutabık kalınan ve bölgenin %53'ünü kontrol etmelerini sağlayacak bir hatta çekileceğini söyledi. Ancak bunun sonrasında İsrail'in geri çekilmesinin kapsamı ve takvimi henüz belirsiz. Hamas'ın silah bırakıp bırakmayacağı ve bunun ne şekilde olacağı da...
Ayrıca çatışmanın sona ermesinin ardından Gazze'de nasıl bir yönetimin devreye gireceği, harap olan bölgenin nasıl yeniden inşa edileceği, istikrarı koruyacak uluslararası bir güç için hangi ülkelerin asker gönderebileceği gibi pek çok konu da belirsizliğini koruyor.
Hamas'ın üst düzey yetkilisi Usame Hamdan, dün Katar merkezli yayın kuruluşu Al Araby'ye yaptığı açıklamada, Hamas'ın Trump'ın Gazze'nin yönetimini denetlemek üzere ABD Başkanı'nın bizzat başkanlık edeceği geçici bir "Barış Kurulu" önerisini reddettiğini söyledi.
Savaş yeniden başlayabilir mi?
Ateşkes anlaşması, hem İsrail'de hem de Gazze'de halkın kutlamalar için sokağa çıkmasına neden oldu. Ancak Gazze'de sevinç kadar endişe de vardı. Birçok Gazzeli, yeni anlaşmanın çökeceği ve harap olmuş bölgeye daha fazla acı getireceği korkusunu dile getiriyordu. Bazı yerlerde insanlar kutlamalar için toplansa da birçok bölgede tanıklar, savaş uçakları ve insansız hava araçlarının gölgesinde kutlamaların sessizce sürdürüldüğünü de bildirdi.
Şu an için tarafların çatışma hâline hızla geri dönmesi ihtimali daha düşük görülüyor. Ancak haftalarca, hatta aylarca süren kırılgan bir ateşkesin, müzakerelerin ileri aşamalarında sekteye uğraması ve taraflardan birinin çatışmanın kendisine avantaj sağlayacağını düşünmesi ve böylece savaşın yeniden başlaması ihtimali halen mevcut.
Öte yandan şu anda üzerinde uzlaşılan ateşkes anlaşması, Kasım 2023 ve Ocak 2025'teki ateşkeslerden çok daha farklı. Bu ateşkeslerden biri sadece 10 gün, diğeri ise altı hafta sürmüştü. Her iki taraf da anlaşmanın kendileri için çatışmadan daha fazla avantaj sağlayacağına inanıyor gibi görünüyor. Bölgesel güçlerin ve uluslararası liderlerin anlaşma baskısı ve İsrail'de yaklaşan seçimlerin etkisi, bu çatışmayı diplomasi masasında devam ettirme seçeneğinin ağır basmasına neden olabilir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR

