Osmanlı’nın Avrupalı Müzisyenleri ve Dersaadette Avrupa Müziği

Herkes için Etno/Müzikoloji #3 - Müzik Okumaları
Osmanlı’nın Avrupalı Müzisyenleri ve Dersaadette Avrupa Müziği

Geçtiğimiz haftalarda başladığım müzik okumaları önerilerine devam ediyorum. Bu hafta Doç. Dr. Evren Kutlay’ın “Osmanlı’nın Avrupalı Müzisyenleri” kitabıyla birlikte “Dersaadette Avrupa Müziği” albümünden bahsedip zamanında beni çok etkileyen padişah V. Murad’a uzanıyorum. 

Evren Kutlay hocanın ilk basımı 2010’un Nisan ayında Kapı Yayınları tarafından yapılan kitabı “Osmanlı’nın Avrupalı Müzisyenleri”, yazarın kendi tabiriyle Osmanlı’nın “ikinci nesil” Batı müzikçilerine odaklanıyor. Bu “ikinci nesil” kavramı ise Osmanlı’da Batı müziği konusundaki ilk çalışmaları yapan Donizetti ve Guatelli paşalardan sonra bu alanda çalışan müzisyenleri ifade etmek için kullanılmış. Kitapta Osmanlı'nın diğer İtalyan müzisyenleri, Alman müzisyenler, Franz Liszt ekolü ile 19. ve 20. yüzyılda Osmanlı’da gerçekleşen konserler gibi başlıklarla dönemin Batı müziği çerçevesi ciddi bir araştırma ve özenle aktarılmış. Müzik okuyucularının yanı sıra tarihseverleri de fazlasıyla mutlu edecek bir çalışma, ayrıca arşivsel yanıyla da kıymetli bulduğum için aslında herkese tavsiye edebilirim. 

Bir kısmımıza yabancı gelecek isim ve konseptleri zikretmişken, bu noktada biraz tarih konuşmak gerekecek. Osmanlı’da yüzyıllar boyunca hem saray hem halk tarafından icra edilen müzikler tek sesli ve makamsal Türk müziği ağırlıklı olmuş, bu müziğin icra ve aktarımı da “meşk” ile sözlü olarak gerçekleşmiş. Saray, çeşitli dönemlerde Batı müziği ile karşılaşmış olsa da esas etkileşim 2. Mahmud döneminde kaldırılan Yeniçeri Ocağı ve haliyle Mehteran yerine gelen “Mızıka-ı Hümayûn” ile olmuş. “Mızıka-ı Hümayun”un başına 1828 yılında Giuseppe Donizetti’nin getirilmesiyle de Osmanlı sarayında Avrupa müziği dönemi net bir şekilde başlamış diyebiliriz. Gerek Donizetti Paşa gerekse halefi Guatelli Paşa hem askeri bandoyu çalıştırmış hem de devlete marşlar bestelemişler. Örneğin; Donizetti Paşa’nın Padişah I. Abdülmecid’in tahta çıkışı için bestelediği “Mecidiye Marşı”, devletin milli marşı olarak 22 sene boyunca kullanılmış. İşte Evren hocanın kitabından hemen sonra yine 2010 senesinde çıkan albümü “Dersaadette Avrupa Müziği” de bu marşlar ile 19. ve 20. yüzyılda yaşamış çeşitli padişah, şehzade ve sultanların bestelerini içeren benzersiz bir arşiv albüm çalışması. 

Bu albüm ve Evren hocanın çalışmaları vesilesiyle farkına vardığım ve beni çok etkileyen tarihi kahraman ise Padişah V. Murad. 93 günlük göreviyle tahtta en kısa kalan padişahlardan biri olan ve akli dengesinin bozuk olduğu söylenerek tahttan indirilen bu padişahın hayatı ve dönemi oldukça tartışmalı, hatta komplo teorilerine varan iddialarla dolu. O yüzden bu kısmına hiç girmeyeceğim :) Zaten beni etkileyen kısım da olayın insani ve müziksel boyutu. V. Murad akli dengesinin bozuk olduğu iddiasıyla tahttan indirildikten sonra Çırağan Sarayı’na mahkum ediliyor ve ömrünü orada geçiriyor. Bu süreçte (1876-1904) kendini daha çok müziğe adıyor ve vals, polka mazurka gibi dans formlarıyla askeri marşlar dahil tam 488 eser besteliyor. Devletin en çalkantılı dönemlerinden birinde padişahlık gibi en zor bir görevi yapması planan bir hayat, araya giren “akli denge bozukluğu” ile Çırağan Sarayı’nda müzikle geçen bir hayat dönüştüğünden olsa gerek, V. Murad’ın hikayesi bana hep bir ilginç ve çekici gelmiştir. V. Murad’ın Evren hocanın icrası sayesinden dinleyebildiğim eserlerinde de garip bir şekilde, sanki bu birbirine taban taban zıt iki yaşamın getirdiği değişken duygu durumu ve melankoliyi duyuyorum. Tabii bu benim fazla niyet okumamdan da kaynaklanıyor olabilir, ama tarihten birileriyle tanışma şansım olsaydı, V. Murad kesinlikle ilk 10’umda olurdu. (Dünya çok büyük ve tarih çok çalkantılı olduğu için 10 diye geniş tutmak istedim kümeyi, aç gözlülüğüm affola :) Kendisinin "Aydın Havası" eserini ve "Polka Mazurka" eserini dinlemenizi öneririm. 

Albümü de en az kitap kadar şiddetle tavsiye ediyorum ve mutlaka ama mutlaka CD olarak almanızı tavsiye ediyorum. Zira albümün kitapçığı çok kıymetli bilgilerle dolu. Maalesef dijitalde bu kitapçık/kartonet kültürünü kaybetmiş durumdayız, sadece dinlemek için güzel bi mecra; fakat buraya yazdığım bilgileri anca kartonette bulabilirsiniz. Zaten dijitalcilere kötü, benim gibi kartonetçilere de iyi haber, albüm Spotify veya Apple music gibi mecralarda yok :) İlgilisi arayıp bulsun ve hak edilmiş bilgi keyfinin tadını çıkarsın derim. Zira tarihimizde ilk sözlü milli marşın II. Abdülhamid döneminde Yeserizade Ahmed Necip Paşa tarafından bestelenen “Hamidiye Marşı” olduğu gibi kıymetli bilgilere her kaynaktan kolay ve doğru bir şekilde ulaşamıyoruz ne yazık ki.

Bu yazıdaki tüm bilgiler bahsi geçen kitap ve albümden alınmıştır. Ben çok şanslıyım ki mühendislik okuyor olmama rağmen üniversitemin zengin seçmeli dersleri sayesinde Evren Hoca’dan ders alabilmiş ve Osmanlı’nın bu hiç bilmediğim yüzünü bizzat kendisinden öğrenebilmiştim. Bu vesileyle sevgili hocama ve Koç Üniversitesi’ne de sevgi ve teşekkürlerimi sunarım. 

Evren hocanın çalışmaları için web sitesini ziyaret edebilirsiniz. 

Kaynakça

Evren Kutlay, Doğunun Başkentinden Batılı Sesler: Dersaadette Avrupa Müziği, 2010, Anatolian Yapımcılık

Evren Kutlay, Osmanlı’nın Avrupalı Müzisyenleri, 2010, Kapı Yayınları

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Müzikli MevzularMüzikli Mevzular

BÜLTEN SAYISI

Kralın Doğum Günü, Osmanlı'nın Batılı Müzisyenleri

Zamanlar ve Coğrafyalar Arası Bir Salı Sabahı...

04 May 2021

https://www.jjdonuts.nl/

YAZARLAR

Turna Ezgi Toros

Sesli Düşünme Kanalı

Müzikli Mevzular

Müzik dünyalarının farklı bakış açılarını; tarzlardan ve kalıplardan bağımsız haberler, okumalar ve dinleme alışkanlıklarıyla tartıştığımız paylaşımlar e-posta kutunda!

İLGİLİ OKUMALAR