Gelecek İçin Cumalar

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Gelecek İçin Cumalar (Fridays for Future – FFF), iklim krizinin kontrol altına alınabilmesi için çalışan küresel ve çok büyük bir harekete dönüştü. Harekete mensup hepimizin ortak bir amacı var ve o da iklim krizinin kontrol altına alınabilmesi.
- Türkiye’de FFF: Hareket, ülkemizde 21 ilde bir araya gelmiş yerel gruplardan oluşuyor. Küresel eylem çağrılarının yapıldığı tarihlerde yerel ve ulusal çapta örgütlenerek çağrıya yanıt vermiş oluyoruz. Ortak olarak belirlenen zamanlarda iklim krizine yönelik farkındalığı artıran etkinlikler düzenliyor, karar alıcılarla iletişime geçiyoruz. FFF hareketinin içinde olan öğrenciler olarak güncelden haberdar olmak durumundayız. Bu sebeple eğitimler düzenliyor veya hâlihazırda düzenlenen eğitimlere katılıyoruz. Her geçen gün aramıza farklı şehirlerden iklim aktivistleri katılıyor. Türkiye’de biz ve bizimle birlikte harekete geçmiş kuruluşlarla iklim krizinin kontrol altına alınması için dayanışmayla çalışıyoruz. Hepimiz neler olduğunun farkındayız ve yürüttüğümüz bu harekette farkında olduğumuz gerçekleri daha çok ön plana çıkarıyoruz.
- Hareket nasıl başladı? 2018 yılında Greta Thunberg, İsveç Parlamentosu önünde "iklim için okul grevleri" yapmaya başladı. Bu grevin amacı, karar alıcıları artık iklim krizine karşı hareket geçirmek. "İklim için okul grevleri" dünya genelinde büyük ses getirdi ve milyonlarca aktivist birey, dünyanın geleceği için hareket geçti.
- Hareketin amaçları:
- Küresel ısınmanın 1,5ºC’de sınırlandırılması
- Devletlerin Paris İklim Anlaşması'nın gerekliliklerini kabul etmesi, atmosferdeki karbondioksit oranının felaket boyutlara ulaşmasına sebep olan fosil yakıtların yerin altında bırakılması
- Karar alıcıların, iklim krizine acil bir krizmiş gibi davranması, aksiyon alması
- Bunlar en odak taleplerimiz, yürüttüğümüz hareketin içinde birçok konu üzerine çalışmalarımız devam ediyor. En önemlisi tüm bunları yaparken her zaman bilimin arkasında birleşiyor ve asla bilimden ayrılmadan mücadele ediyoruz.
- İklim krizi nedir? Yaşadığımız iklim krizi sadece tek bir sorundan ibaret değil. Bu yıllarda iklim krizi diğer bütün krizlerin sorumlusu hâline geldi. İnsanların temiz hava, temiz ve yeterli su, yeterli/dengeli beslenme ve barınma başta olmak üzere birçok gereksinimlerinin karşılanması iklim krizinden ciddi şekilde etkilenmekte. İklim krizi, küresel ısınmayla başlayan bir kavram. Yeryüzü çok fazla ısındı ve artık çok ciddi bir ısınmayı yaşıyoruz. İklim krizi birçok krizi ardında getiriyor ve bu kriz tüm kaynaklarımızı tüketiyor.
- Gerekli adımlar nedir? İklim krizine yönelik atılması gereken adımlar için son 10 yıl dediğimiz zamana girdik. Fakat iklim krizini durdurmak için bizim 10 yıldan fazlasına ihtiyacımız var. Politikalar bu noktada yetersiz kalıyor. Gerçekçi talepler uygulamaya sokulmuyor. İşte burada bizim adımlarımız devreye giriyor. Bireysel olarak elbette çok fazla adım atılabilir fakat iklim krizini kontrol altına alabilmemiz için hepimizin bir orman olması gerekiyor. Bu ormanı ne kadar çok büyütürsek adımlarımız bir o kadar güçlenir. İklim krizine yönelik çözüm odaklı adımlar atmamız gerekiyor ve gerçekçi taleplerimizin gerçekleşmesi gerekiyor. İşte hem bunların gerçekleşmesi, yürürlülüğe konması hem de sesimizi duyurmak için daha çok mücadele etmemiz ve çalışmamız gerekiyor.
- Birliğin gücü: İşte bu bizim birliğimizin gücüyle mümkün… Düşüncelerimiz ortak noktada birleşince, büyük bir dayanışma içinde olunca ve birbirimizin birliğinden güç alınca yaptıklarımız ve yapmak istediklerimiz daha çok güçleniyor ve de bu hareket gittikçe daha çok insana ulaşıyor. Bunu okuyan herkese çağrımız, gelin bu iklim hareketimize, bize katılın ve bu ormanı birlikte büyütelim. Biz değilsek kim, şimdi değilse ne zaman?
16 yaşındaki Melisa Akkuş, bir yıldır Fridays for Future Türkiye’de iklim aktivistliği yapmakta ve sivil toplum alanında çalışmalar yürütmektedir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta hikâyelerimizde Brexit'i, Gelecek İçin Cumalar’ı ve Türkiye’de son bir ayda meydana gelen yasal düzenlemeleri konu alıyoruz.
20 Ağu 2020

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.



