

BiSU UNICEF’i destekliyor
Su ve market sipariş uygulaması BiSU , 2018’den bu yana UNICEF’e verdiği destekle, 24 milyon çocuğun 1 günlük temiz su ihtiyacını n karşılamasını sağladı. UNICEF’in verilerine göre her 3 çocuktan biri su kıtlığı, su taşkınları, sıcak hava…
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İş insanı Osman Kavala ve gazeteci Can Dündar'ın da dâhil olduğu 17 sanığın İstanbul'da 2013'te gerçekleşen Gezi Parkı eylemlerine ilişkin yargılandığı davanın son duruşması, İstanbul 13'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Davada Kavala'nın tutukluluğunun devamına ve duruşmanın 22 Nisan'a ertelenmesine karar verildi.
Daha önce
Kavala, Dündar, Ayşe Mücella Yapıcı ve oyuncu Memet Ali Alabora'nın da aralarında olduğu 17 sanığın "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan yargılandığı dava, 18 Şubat 2020'de karara bağlandı. Tutuklu dokuz sanığın beraatine, firari yedi sanığın ise dosyalarının ayrılmasına hükmedildi.
Savcılığın kararı istinafa taşımasının ardından İstanbul Bölge Adliye 3'üncü Ceza Dairesi 22 Ocak 2021'de dokuz sanığa yönelik beraat kararını bozdu ve firari sanıkların dosyalarını birleştirdi. Kavala ve CIA eski danışmanı Henri Barkey'in 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin yargılandıkları davanın Gezi Parkı davasıyla birleştirilmesinde karar kılındı.
İstanbul 30'uncu Ağır Ceza Mahkemesi'nce Çarşı ve Gezi Parkı davaları birleştirildi. Ardından 21 Şubat'ta görülen duruşmada Çarşı davasının Gezi Parkı davasından ayrıldığı bilgisi paylaşıldı.
Duruşmada neler oldu?
4 Mart'ta görülen duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, Kavala ve Mücella Yapıcı'nın "hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını istedi. Savcı, darbeye teşebbüs suçunu "yardım eden sıfatıyla" işledikleri gerekçesiyle altı sanığın 20 yıla kadar hapsini talep etti.
Bugün görülen duruşmada savcı mütalaasını yinelerken yargılanan Can Atalay, "Biz ısrar etmeseydik heyetiniz bozmaya ilişkin beyanımızı bile almayacaktı. Bozmaya ilişkin beyanlarımızı ısrarla 'savunma' diyerek aldınız. Yargılama faaliyeti olarak ne yaptınız? Çarşı davasıyla ilgili kurduğunuz ara karar, adli tıpa yazdığınız yazı, bozmaya ilişkin beyanlarımızın alınması, Kavala'nın tutukluluk durumuna ilişkin olarak avukatların beyanı... Sadece bunları yaptınız." ifadelerini kullandı. Atalay Gezi'yi savunduklarını ve savunmaya devam edeceklerini söyledi.
Osman Kavala duruşmada "Beraat ettikten ve tahliye kararı verildikten sonra iki ayrı suçtan tutuklandım. Barkey'le görüşmelerle ilgili herhangi bir somut bilgi ve belge de konmadı dosyaya. Bu görüşmeler sadece birbirine yakın baz istasyonundan gelen sinyale dayanıyordu. Casusluk suçundan tutuklanmış olduğumun hukuksuz olduğu aleni hâle gelmiştir. Casusluk suçlamasının kurucu unsurunun var olmadığını, bu husus var olmadan böyle bir suçlama yapılması tamamen hukuk dışıdır." dedi.
Boğaziçi davası
Prof. Dr. Naci İnci'nin Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak atanmasını protesto eden Caner Perit Özen ve Ersin Berke Gök'ün de dâhil olduğu 14 kişinin yargılandığı davanın duruşması da dün görüldü.
Sanık avukatı Ömer Kavili'nin duruşmanın ertelenmesine yönelik talebinin sonra değerlendirilmeye alınacağının belirtilmesi üzerine tartışma çıktı. Polis salonu boşaltmak istedi. Milletvekilleri, avukatlar ve güvenlik görevlileri arasında arbede yaşandığı kaydedildi. Mahkeme, Kavili'nin duruşmalara alınmamasında karar kıldı.
Tepkiler
CHP İstanbul Başkanı Canan Kaftancıoğlu davanın görüldüğü Çağlayan Adliyesi 18'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde hukuk tarihinde bir ilk yaşandığını belirtti. Kaftancıoğlu "Cern'den kabul alıp gidebilmesi için yurt dışı yasağının kaldırılmasını bekleyen öğrenciler bir yanda diğer yanda ise mahkemeden küstüm oynamıyorum misali çıkan, sanıklara yeni avukat atama yetkisini kendinde bulan, görülmemiş duruşmada mübaşire ara karar okutmaya kalkan bir hâkim." ifadelerini kullandı.
Türkiye İşçi Partisi İstanbul Milletvekili Ahmet Şık "Hâkim salona gelip sanık avukatlarının tümünün salondan çıkarılmasını istemekle kalmadı üzerine sanıklar için barodan müdafi istedi. Öğrenci arkadaşlarımızın avukatlarını hâkim azletmeye kalktı." açıklamasında bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel hem Gezi davasını hem de Boğaziçi davasını takip ettiklerini belirterek şu açıklamada bulundu: 
Öte yandan
Freedom House'un 210 ülke ve bölgede insanların siyasi haklara ve sivil özgürlüklere erişimini değerlendirdiği Dünya Özgürlük Raporu'nun bu yılki sonuçları ay başında yayımlandı. Sınıflandırmada özgür olmayan ülkeler arasında yer bulan Türkiye için raporda şu ifadeler kullanıldı:
"Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) yönetimindeki ilk yıllarda Türkiye'de liberal reformların hayata geçirildiği fakat iktidarın devam ettiği sürede sivil özgürlükler ve siyasi haklarda bir düşüş yaşandığı bildiriliyor. 2016'dan sonra muhalif sesler üzerindeki baskının arttığı, 2017'den sonra da cumhurbaşkanının yetkilerinin denge ve denetleme mekanizmasını ortadan kaldırdığı belirtiliyor."
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Günaydın. China Eastern Havayolu'na ait 132 yolculu Boeing 737 tipi uçak Guangşi bölgesinde düştü. Osman Kavala'nın tutukluluğunun devamına karar verildi. Diyarbakır'daki nevruz kutlamalarında 298 kişi gözaltına alındı.
22 Mar 2022

YAZARLAR

İlkim Emirler
Deputy editor @ Aposto

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Türkiye’de kız çocuklarının eğitime erişiminde son 20 yılda önemli ilerleme sağlandı; ancak eğitimde kapanan makas, okuldan işe geçişte, ekonomik katılımda ve karar alma süreçlerinde yeniden açılıyor. Bugünün meselesi artık kız çocuklarını yalnızca okula ulaştırmak değil, değişen dünyada kendi yollarını çizebilecekleri beceri, özgüven ve fırsatlarla desteklemek. Aydın Doğan Vakfı, "Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar" projesiyle eşitsizliğin eğitim sonrasındaki halkalarına odaklanıyor.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.




