Görev: '7 Palm Beach'in notalarını kağıda dökmek

Görev: '7 Palm Beach'in notalarını kağıda dökmek

30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi ile başlayıp Mudanya Mütarekesi ile sona erdiği kabul edilen ve işgal yıllarını kapsayan Mütareke Dönemi’nde sokak aralarındaki salaş barların hepsinde cazı andıran bir müzik yayılırdı. Fikret Adil bu dönemi şöyle anlatır: 

Bu nağmeler, o kadar umumileşmiş ki kafamın içinde, bundan evveline ait bütün hatıraları, bayalığın o dayanılmaz silindiri ile süpürüp attı. 

Adil, biraz daha hafızasını zorlayınca çocukluk döneminde, patenli maçların da yapıldığı Sketing’de bu müziği dinlediğini hatırlar. Ama ona göre, tüm manasıyla caz ilk olarak 1920’li yıllarda Taksim’deki Maksim Gazinosu’nda çalınmıştır. Hepsi birbirinden virtüöz yedi Afrikalının kurduğu cazbandın adı “7 Palm Beach”tir. Fikret Adil, 7 Palm Beach'ten şu şekilde bahseder: 

İstanbul'a cazbandın ne olduğunu dinletmekle kalmadı. Memlekette ne kadar çalgı çalan varsa, bugünün en iyi cazbantçıları dahil, cazbandın ve caz temposunun ne olduğunu ondan öğrendiler.

7 Palm Beach, Maksim’de çaldığı ilk dört gece kimse kendini dans pistine atıp dans etme cesaretini gösteremez. Çünkü bu ritimlere, tempoya kimse aşina değildir: 

Bu cazın temposu tamamen başkaydı. Bu tempo, müthiş bir canavarın uyurken veya 85 silindirli bir motorun dururken nefes alışı gibiydi…

Dönemin "Pera’nın dans profesörlerinden" Jorj, geceye Maksim’de başlar, Garden’de bitirirdi. Boşuna dans profesörü olmamıştı; 7 Palm Beach’in ritimlerine kendisini ilk bırakan da o oldu. Bu yeni ritimlere uydurduğu vücut hareketleri, izleyenler tarafından taklit edildikçe dans pisti dolmaya başladı. Öyle bir hâl aldı ki, "İstanbullu, hayatlarında yalnız bu müzik ile dans etmiş gibi 7 Palm Beach'ten başka orkestra beğenmez oldu.” 

Maksim Gazinosunun kurucusu Siyahi Rus Frederick Bruce Thomas

Maksim’in işletmecisi Frederick Bruce Tomas’ın elinde Beyaz Rus ve Türklerden oluşan bir orkestra daha vardı. 7 Palm Beach’e yüklü miktarda para vermesine karşın diğer orkestrasını dağıtmadı. Onlara başka bir görev verdi. “Görev şuydu: Her gece 7 Palm Beach orkestrası çalmaya başladığı vakit, ders dinler gibi dinleyecekler. Kuşçu kahvelerinde, acemi kuşlar ustalardan nasıl ders geçerlerse, tıpkı öyle. Fakat dinlemek yetmiyordu. Dinlenilen parçaları zapt etmek, yani notaya almak gerekiyordu. Nota (yurt dışından) getirilemez mi? Getirilemez. Çünkü, nota getirince ‘telif hakkı’ ödemek gerekiyordu. Memleketimizde bu hak tanınmadığı için, buraya nota göndermezlerdi. Gelenler de kaçamak gelebilirdi. Bunun da çaresi bulundu. Zenci orkestrasının (7 Palm Beach) şefi, işleri bitince, notalarını alıp, en güvenilir yer olarak götürür, müdüriyete teslim ederdi. Müdüriyet de, onlar gittikten sonra, bu emanete musiki adına ihanet ederek, yerli orkestrayı çağırır, notaları kopya ettirirdi. Böylece, Maksim müdüriyeti sayesinde, memlekete, başında ‘Yanko’ olan mükemmel bir yerli cazband kazandırılmış oldu.”        

7 Palm Beach’in son gecesi uzun sürdü. Saatlerce en hızlı ritimlerde danslar edildi. Son şarkı da çaldıktan sonra Maksim Gazinosu’nu dolduranlar, çılgınlar gibi bu efsane orkestrayı alkışladı. 

Ertesi gün, Maksim Gazinosu bomboş. Şehirde 7 Palm Beach’in ayrılmasına dair bir hüzün... Sokaklarda başıboş gezen, nereye gideceğini bilemeyen gececiler Maksim’in önünden geçerken dün gece duydukları ritim ve melodileri işitiyorlar. Bir merak, “7 Palm Beach hâlâ İstanbul’da mı?” diyerek içeri bakıyorlar. Gördükleri; Yanko ve arkadaşları eksiksiz bir şekilde bu caz müziğini icra ediyor.   

Yanko'nun da isminin geçtiği, Reflector dergisinde yayımlanan bir Gardenbar ilanı, 10 Eylül 1938

Yanko ve arkadaşları, sonrasında Garden’e geçiyorlar. Orkestra şefi Yanko saksafonu ile alaylı nağmeler yaparak masaların önünde dolaşıyor, bazen saksafonu bırakıyor, klarnetini alıyor, havaya kahkahalar fırlatıyor. Garden'i Garden yapan eğlenceler devam ediyor. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

YAZARLAR

İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?

1920 ve 30'ların İstanbul eğlence hayatını bir gazetecinin röportajlarından takip eder, her salı yayımlanır.

İLGİLİ OKUMALAR