Hava kirliliğinin Türkiye’ye maliyeti

Hava kirliliği yüzünden günde 13 kişi hayatını kaybederken, milyarlarca liramız da boşa gidiyor.
Hava kirliliğinin Türkiye’ye maliyeti

(Görsel kaynağı: Pexels)

Sağlık ve çevre odaklı sivil toplum kuruluşu Health and Environment Alliance (HEAL), Türkiye’de Kronik Kömür Kirliliği adlı bir rapor yayınladı.  Raporda termik santrallerden kaynaklanan hava kirliliğinin yarattığı sağlık sorunlarına ve doğurduğu mali yüke dikkat çekiliyor. Ülkemizdeki termik santrallerin sağlığımız üzerindeki etkileri ve bunun maliyetiyle ilgili ilk çalışma olan raporda, kömür santrallerinin yarattığı kirliliğin her yıl yaklaşık 54 milyar lira maliyet doğurduğu belirtiliyor.

2019’da Türkiye’de işletmede olan linyit, taş kömürü veya asfaltit kullanan, 100 megavat (MW) ve üzerinde kurulu güce sahip 28 adet büyük elektrik santralini inceleyen raporun başyazarı, HEAL Türkiye Kıdemli Danışmanı Funda Gacal, “2019’da Türkiye’nin sağlık harcamalarının 201 milyar lira olarak açıklandığını ve bu meblağın yüzde 27’sinin kömür kaynaklı sağlık sorunlarına harcandığını” belirtiyor.

Kömürlü termik santrallerin yol açtığı erken ölümler de raporun temel bulguları arasında. Buna göre, 2019 yılında bu santraller yaklaşık 5000 erken ölüme neden olurken, bu rakam günde ortalama 13 kişinin kömürden kaynaklı kirlilik yüzünden hayatını kaybettiği anlamına geliyor.

Kömür, dünyanın pek çok ülkesinde Paris İklim Anlaşması çerçevesinde yavaş yavaş kullanımdan kalkarken, Türkiye'de halen elektrik üretiminde en büyük payı alıyor. Paralel şekilde, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) Aralık 2020 tarihli sektör raporuna göre, üretilen lisanslı elektrik üretiminin yüzde 37'sinden daha fazlasını kömür oluşturuyor. İlk sırada yer alan kömürü, bir başka fosil kaynak olan doğalgaz yüzde 33 ile takip ediyor.

Dahası rapora göre, Türkiye'nin kömüre yatırımı artış eğiliminde. Zira mevcutta kurulu 19 gigavat (GW) kömür gücüne ek olarak; toplam kapasitesi 33 GW şeklinde 30 adet yeni kömürlü termik santral projesinin olduğu vurgulanıyor. "Her bir santralin ortalama ömrünün en az 40 yıl olduğunu" belirten Funda Gacal'a göre "Her yeni kömür termik santrali, yıllar boyunca insan sağlığına zarar veren emisyonların salınmasına neden olacak. Bu durum, diğer sektörlerin emisyon azaltma çabalarını da boşa çıkaracaktır."

HEAL raporunda, Türkiye'de kömürlü termik santral emisyonlarından kaynaklanan sağlık ve iklim maliyetlerinin, politika yapma süreçlerinde dikkate alınması gerektiğinin de altı çiziliyor. Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) üyesi Dr. Melike Yavuz'a göre, "Bilgi akışının sağlanması, şeffaf bir diyalog kurulması ve sağlık etki değerlendirmesi yapılabilmesi için, kömürlü termik santraller başta olmak üzere, tesis bazında hava ve suyu kirleten tüm emisyon verilerinin kamuya açılması gerekiyor. Uzman kuruluşlar, kömür ve enerji üretiminin sağlık üzerindeki etkileri ve maliyetleri konularında her zamankinden daha çok endişe duyuyor. Karar vericiler bu tartışmalarda yer almalı, sağlık etkilerini değerlendirmek için elini taşın altına koymalı."

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

YAZARLAR

Ersin Şenel

Çıkarların değil, etik ilkelerin yaşama egemen olması için...

İLGİLİ OKUMALAR