🛩️ İçinden yol geçen bir hayat: Seymen'in rotası

✏️ Söyleşi: Kerimcan Akduman
- Kimsiniz? Ne yapıyorsunuz?
Ben Seymen Bozaslan. 1987 İstanbul doğumluyum. Bahçeşehir Üniversitesi’nde Stratejik Pazarlama ve Marka Yönetimi üzerine master eğitimi aldım. 17 sene medya sektöründe kurumsal hayatın içinde yer aldıktan sonra, Mayıs 2022 itibariyle işten ayrılarak hobim olarak yaptığım çalışmalarımı biraz daha profesyonel zeminde sürdürme kararı aldım.
Bugüne dek 61 ülke, 250’den fazla şehir görme fırsatım oldu. Türkiye’de ise 81 şehri birçok kez ziyaret ettim. Yolculuklarda çektiğim fotoğrafları sosyal medyada, yazıları ise çeşitli ulusal mecralarda yayımlıyorum. Ayrıca “İçinden Yol Geçen Hayatlar” ve “Ölmeden Önce Türkiye’de Görülmesi Gereken Yerler” isimli iki kitap çalışmam var.

Seymen Bozaslan, İzlanda
- Hayatınızı değiştiren, sizi siz yapan yolculuk nedir?
Hollanda'da Zaanse Schans bölgesinde çektiğim bir fotoğraf benim hayatımda çok etkili oldu. Ne fotoğrafçılığa ne Instagram’a ne de yazmaya karşı henüz ilgimi keşfetmediğim bir dönemde cep telefonuyla çektiğim fotoğraf, National Geographic Türkiye tarafından o yılın ajanda ve takvimlerine eklenmek üzere istenmişti. Hatta National Geographic bu fotoğraf karşılığında ücret talep edip etmeyeceğimi sormuştu. Ben de "Hayır tabii ki, ismim sizle yan yana gelsin bu benim için yeterli" demiştim.
O günden sonra bu bende müthiş bir motivasyon oldu. Tamamen itici bir kuvvet olarak etki yaptı. Ve o günden sonra sürekli fotoğraf çektim. Sonra telefon yetmedi, ilk profesyonel kameramı aldım, sonra o yetmedi drone fotoğrafçılığına başladım. Yetmedi yazmaya başladım, çektiğim fotoğrafları metinlerle de anlatmaya çalıştım. Sürekli kapının kapıyı açtığı bir sürece girdim ve finalde kendimi keşfettim. O çektiğim fotoğraf Seymen’in kendini tanımasını ve yapabileceklerini uygulama kısmında adeta yol açtı. Şimdi 10 yıl önce düşünmediğim her şeyi uyguluyorum, yapabiliyorum.
- Dağ mı deniz mi?
İkisi de! Ne ondan ne ondan vazgeçerim ben. Karçal, Kaçkar, Aladağlar, Toroslar, Artos, Ağrı, Nemrut... Bunların her biri benim için çok çok özel. Ama dağdan denizi izlemek de bir başka. Babadağ’dan Ölüdeniz’e bakmak mesela... Dünyanın sayılı manzaralarından biridir. Bu yüzden ikisinin de yeri başka ama dağdan denizi görmeyi seviyorum diyebilirim.
- Hayatınızda çektiğiniz en kıymetli seyahat fotoğrafı hangisi?
İlk kitabım İçinden Yol Geçen Hayatlar’da 71 kişinin hayat hikâyesi yer alıyor. Çoğu yaşlı insanlar, hatta bir kısmı hayata veda etti. Onların her birini tek tek evinde, bahçesinde, iş yerinde ziyaret ederek fotoğraflamıştım ve onlarla röportajlar yapmıştım. Bugüne kadar çok manzara çektim, çok portre çektim ama o çalışma başkaydı. Çünkü onların hayat deneyimlerini kayıt altına almak ve fotoğraflamak benim için çok kıymetli.
Yoğun çalışma hayatında veya hayat koşturmacasında bizler bazı şeyleri görmezden gelebilir veya şifre yazarak kısa yolu aramaya çalışabiliriz. Onların yaşam tarzı bize ışık tutsun istedim. Dilerim öyle de olur.

Rize, Huser Yaylası
Fotoğraf: Seyman Bozaslan
- Yolda tanıştığınız en acayip insan kim?
Kars’ta Aygır Gölü'nü fotoğraflamak için aracımdan indiğimde bir çobanla tanıştım. Sürüsü otlarken kendisi de şemsiye altında bağdaş kurmuş oturuyordu. "Selamun aleyküm," "Aleyküm selam" dedikten sonra muhabbete başlamıştık ve konu bir an da Kars’ın tarihine geldi. Kars’ın köy hayatından ilk telefonun gelişine, kızlarla erkeklerin nasıl flört ettiğine kadar birçok konudan konuşmuştuk. Mesela köye ilk elektrik geldiğinde herkesin elektrik yakmak için akşamı beklediğini ve akşam gaz lambalarının kapıların önünde kırıldığını anlatmıştı. Öyle heyecanlı ve o günü tekrar yaşarcasına anlatmıştı ki unutamam. Ve yine unutamadığım şu cümleyi söylemişti, “Biz o gün, gelin damadı olmayan bir düğün yaşadık. Köye elektrik geldi.”
- En sevdiğiniz rota nedir?
Beni yeni bir keşfe çıkartacak, ilk kez göreceğim her rota benim için özeldir. Fakat şimdiye dek en sevdiğim rotalar İskandinav bölgesi ve Alp etekleri oldu. Dolomitler, Tivol, Salzburg, Bled civarları nabzımın sürekli yüksek olduğu rotaların başında geliyor. Türkiye’de ise gitmekten en keyif aldığım yerler tesisleşmemiş doğası nedeniyle Artvin ve hâlâ otantik ruhunu koruyan Mardin.

İzlanda
Fotoğraf: Seymen Bozaslan
- En iyi 5 seyahatinizi sıralar mısın?
🗻 İzlanda: Dört mevsim gidilebilecek, artık şelale gördüğünüzde burun kıvırabileceğiniz bir rota. Bir liste yapsam ve neler olsa diye düşünsem yazacağım her şey bu adada var neredeyse. Volkanik yanardağ, şelale, buzul, siyah kum, puffin, kuzey ışığı... Araç kullanmanın keyfini yaşadığım nadide rotalardan.
🛏️ İran: İç hat uçuş da yaptım, otogardan defalarca otobüse de bindim. Bazen Kaşkay Türklerinin yörük çadırında, bazen beş yıldızlı bir otelde, bazen bir İranlının evinde, bazen son derece salaş otellerde konakladım. En iyi restoranı da en iyi sokak lezzetini de deneyimledim. 9 şehir gördüm. Bu sebeple İran’ı çok iyi analiz edebileceğimi düşündüğüm bir seyahat yaşamıştım.
🩺 Nijer: Fas ve Tunus’u saymazsak Afrika kıtasında ilk ziyaret ettiğim ve "makyajsız" diye tabir ettiğim Afrika’yı keşfettiğim bir yolcuk oldu Nijer yolculuğu. Gönüllüler isimli bir STK ile yaptığım yolculukta dünyanın en yoksul 7. ülkesinde 12 gün boyunca Tessaoua isimli yerleşimde sağlık operasyonlarını fotoğraflamıştım. 20’ye yakın ameliyatın fotoğrafını çekmiştim. Farklı bir deneyimdi.
🌍 Burkina Faso: Topraklarının %50’den fazlasını terör gruplarına kaptırmış bir ülke Burkina Faso. Ve bu ülkede bulunmak, mülteci kamplarını ziyaret ederek onların yaşam tarzına şahit olmak, dünyanın sadece manzara ve güzel deneyimlerden ibaret olmadığını göstermişti bana. Dünya isimli madalyonun diğer tarafını görmek gibi bir şeydi.
🚘 Türkiye turlarım: Son yıllarda yıllık ortalama 40.000 kilometre civarı kara yolculuğu yaparak Türkiye’yi keşfediyorum. İstanbul’dan çıkarak 35-40 gün rotada kaldığım oluyor. İstanbul’dan Artvin’e, Hakkari’den Antalya’ya sürdüğüm oldu. Ve yaptığım bu yolculuklarda yaşadığım ülkede 50 kilometre yolculukla değişen mimariyi, şiveyi, kültürü, yaşam tarzını, doğayı gördüm. Ne kadar zengin bir ülke olduğumuzu bu yolculuklarda anlıyordum. Bu yüzden Türkiye’de gerçekleştirdiğim uzun rotalar çok özeldir benim için.

Seymen Bozaslan
- 2 kitap sahibi biri olarak, yolculuk üstüne yazı yazmak mı yoksa yolda fotoğraf çekmek mi?
Hep şöyle düşünüyorum, biraz arabesk olacak ama hakikat sonuçta. Dünya bizim için bir durak. Bir sürü deneyim elde ediyoruz, tanıyoruz. Fotoğraf çekmekten her zaman büyük keyif aldım, alıyorum da. Fakat dünya denen bu durağa bizden sonra gelecek insanlara hatıra bırakmak istiyorum. Bu yüzden yazmak da çok özel. Çektiğim fotoğrafları destekleyen bir yazı veya yazdığım bir seyahat noktasını gösterecek fotoğraf çok değerli.
Evliya Çelebi’nin fotoğraf makinesiyle gezdiğini ve seyahatnamesini fotoğraflı bastığını düşünsenize. Muazzam olmaz mıydı? Yaşadığım dönemin tüm enstrümanlarını kullanarak destinasyonu veya insanı anlatmak istiyorum. Bu yüzden yine ikisi de diyorum. Yazdığım yazıyı, kendi çektiğim fotoğrafla desteklemekten keyif alıyorum.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Gezgin, fotoğrafçı, yazar Seymen Bozaslan'la söyleşimizde İzlanda'dan İran'a rotasını takip ediyor, renkli insanlarla karşılaşıyoruz.
06 Tem 2022

YAZARLAR

Ruta
Ruta hayatını genelde yolda geçiren ve not tutmak yerine fotoğraf çeken bir adamın seyir defteri.
İLGİLİ OKUMALAR


