‘Irkçılığa başkaldırı’: Fransa'da neler oluyor?


Çocukların karne hediyesi bu yıl da Türkiye İş Bankası ’ndan Karneni Göster Kitabını Al Türkiye İş Bankası ’nın bugüne kadar Türkiye’de hayata geçmiş en yaygın ve uzun soluklu kitap projeleri arasında yer alan “Karneni Göster Kitabını Al” kampanyası bu yıl 16’ncı yılını kutluyor. Neden önemli? Bugüne kadar 15 milyonu aşkın kitap armağan ederek çocukların karne sevincinde yanlarında olan İş Bankası , çocuklara kitap okuma alışkanlığı kazandırarak gelecekleri için çok boyutlu düşünmeyi, hayal gücünü, merak duygusunu geliştirmeyi amaçlıyor. Çok özel bir karne hediyesi : Cumhuriyetin bir yaş küçük kardeşi olan İş Bankası , Cumhuriyetin 100. yıl coşkusunu karnesini alan tüm çocuklarla kutlamak üzere bu yıl için oldukça özel bir kitap hazırladı. Sevgili küçükler için hazırlanan Çocuklar Soruyor Tarih Dede Anlatıyor kitabı, şimdi dijital olarak Kumbara Dergisi Portalı ’nda veya karnesini kapıp gelmek isteyen minik dostlarımız için İş Bankası şubelerinde onları bekliyor. Belirtmeden geçmek istemeyiz; kitap dezavantajlı çocuklara ve yatılı okullar, sevgi evleri, çocuk ve gençlik kapalı cezaevlerindeki çocuklara ulaştırılmak üzere çoktan yola çıktı bile. Çocuklar Soruyor Tarih Dede Anlatıyor : Önsözü ve editörlüğü Yekta Kopan imzası taşıyan kitap; Darüşşafaka öğrencilerinin Cumhuriyet, Mustafa Kemal Atatürk ve Kurtuluş Savaşı’yla ilgili sorularına harp coğrafyacısı Dr. Selim Erdoğan ’ın verdiği yanıtlardan oluşuyor. Burcu Ural Kopan tarafından yayıma hazırlanan kitapta , Türkiye İş Bankası Müzesi arşivinden seçilmiş Cumhuriyetin kuruluş dönemine ait özel fotoğraflar ve Kıymet Ergöçen ’in hazırladığı illüstrasyonlar çocuklara eşlik ediyor.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Fransa'nın başta başkent Paris'te olmak üzere birçok şehrinde, tam 1 haftadır büyük protestolar düzenleniyor. Göstericiler, araçları, çöp kutularını ateşe veriyor, mağazaları yağmalıyor, polislerle çatışıyor. Paris’in batısındaki Nanterre başta olmak üzere Asnières, Colombes, Suresnes, Aubervilliers, Clichy-sous-Bois and Mantes-la-Jolie’de de çeşitli eylemler düzenleniyor. Peki Fransa'da bu eylemler neden gerçekleşiyor?
17 yaşında bir çocuk…
Geçtiğimiz hafta Salı günü, Paris'in Nanterre banliyösünde polis, "dur" ihtarında bulunduğu bir genci, ihtara uymadığı gerekçesiyle vurdu. Gencin polis tarafından vurulduğu anların görüntüleri sosyal medyada paylaşıldı. Genci vurmakla suçlanan polis, cinayet suçlamasıyla gözaltına alındı. Yapılan incelemede vurulan kişinin 17 yaşındaki Cezayir ve Fas asıllı Fransız vatandaşı Nahel M. olduğu tespit edildi.
- Polisin ifadesi: Le Monde gazetesine göre, polis ilk ifadesinde Nahel'in kendilerine zarar vermek amacıyla aracını üzerlerine sürdüğünü iddia etti.
- Görüntüler ne diyor? İnternette yayımlanan ve AFP'nin teyit ettiği görüntülerde ise polisin ifadesinin doğru olmadığı anlaşılıyor. Görüntülerde aracın yanında iki polis memuru olduğu, birinin aracın camından silah doğrulttuğu ve Nahel kaçmaya çalışırken yakın mesafeden ateş ettiği görülüyor. Ayrıca araçta iki kişi daha bulunuyor.
- İki soruşturma: Nahel'in ölümünün ardından iki soruşturma açıldı. Bir soruşturmada kamu görevlisinin cinayet işlemesi diğerinde de sürücünün aracını durdurmaması ve bir polis memuru öldürme girişiminde bulunduğu iddiası incelenecek.
Nanterre'de olaydan sonra Nahel'in annesi dahil 6 binden fazla kişinin katıldığı ve "Adalet istiyoruz" sloganlarının atıldığı bir yürüyüş düzenlendi. Bu yürüyüşten saatler sonra polisle protestocular arasında çatışmalar başladı.

Protestolar, yağmalar, ateşe vermeler…
Nahel'in ölümünün ardından banliyölerde başlayan ve hızla büyüyen protestoların ilk günlerinde 30'dan fazla kişi gözaltına alındı. Protesto gösterileri sırasında, çöp kutuları ve araçlar ateşe verildi. Ayrıca, bir polis karakolunun önünde havai fişekler atıldı. Mağazaların da yağmalandığı protestolar günbegün büyüdü.
Cuma günü eylemlerin ülke geneline yayılmasının ardından Fransa'da 230'dan fazla binanın (polis karakolları ve belediye binaları dahil) hasar gördüğü ve 1.300 aracın yakıldığı bildirildi. Akşam saatlerinde belirli bölgelerde otobüs ve tramvay seferleri durduruldu. Marsilya, Lyon, Toulouse, Strazburg ve Lille’in de aralarında olduğu şehirlerde binalar ve araçlar ateşe verildi, mağazalar yağmalandı. İçişleri Bakanlığı 1.311 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Bir önceki gece 875 kişi gözaltına alınmıştı.
Fransa'nın en büyük ikinci şehri olan ve Kuzey Afrika kökenli birçok kişiye ev sahipliği yapan Marsilya'da da olaylar büyüdü ve Cumartesi günü yerel saatle 19:00'dan sonra tüm toplu taşıma iptal edildi. Şiddet ve yağma olaylarının ardından Marsilya'ya fazladan polis gücü gönderildi. Protestoların başlangıcından beri 200'den fazla polis yaralandı.
Cumartesi günü ayrıca Nahel'in cenazesi de toprağa verildi. Cenaze töreni Nanterre'de düzenlendi. Paris’in banliyösündeki bir camide yapılan törenin ardından naaşı yerel mezarlığa götürüldü. Törenin ardından toplanan kalabalıktan "Allahuekber" ve "Nahel için adalet" seslerinin yükseldiği aktarıldı.

BBC Türkçe
Nahel'in büyükannesi, sukünet çağrısı yaptı. Büyükanne Nadia "Dükkanları, otobüsleri okulları yok etmelerini istemiyoruz. Nahel'i bir bahane olarak kullanıyorlar" dedi. Annesi ise "Şimdi ne yapacağım? Her şeyimi ona adadım. Sadece bir çocuğum var, 10 çocuğum yok. O benim hayatımdı, en iyi arkadaşımdı" ifadelerini kullandı.
Paris’in banliyölerinden L'Haÿ-les-Roses’da saldırganlar bir araçla belediye başkanının evine girmeye çalıştılar. İki çocuğuyla birlikte kaçmaya çalışan belediye başkanının eşi ve bir çocuğu yaralandı. Cumartesi'yi Pazar'a bağlayan gece ülke çapında 45 bin polis görev yaptı.
Adı açıklanmayan ve teslim olması sonrasında cinayetle suçlanan polis, gencin ailesinden özür diledi. Hâlâ gözaltında bulunan polis memurunun avukatı Laurent-Franck Liénard, müvekkilinin "yıkıldığını" ve "sabah insanları öldürmek için uyanan bir kişi olmadığını" söyledi.
- Polise de destek var: Nahel'in ölümüne neden olan polise destek amacıyla düzenlenen yardım kampanyasında şu ana kadar 950 bin euro toplandı. Bağış kampanyası GoFundMe platformunda aşırı sağcı Jean Messiha tarafından başlatıldı. Messiha "polisimizi ne kadar sevdiğimizi göstereceğiz" dedi.
Peki ya neden?
BBC Türkçe'nin konuya ilişkin haberinde, Nahel'in ölümü, etnik kökenleri başka ülkelere dayanan yoksul Fransızların, polis şiddeti ve ırkçılığa dair uzun süredir devam eden şikayetlerini yeniden alevlendirdi. Nahel için adalet çağrısı yapan bir genç bu durumu şu ifadelerle açıklıyor:
"Polis şiddeti her gün yaşanıyor, özellikle de Arap veya siyahsanız."
Nahel'in ölümünün yol açtığı isyanlar, Fransa'daki pek çok kişi için 2005 yılında Zyed Benna ve Bouna Traoré'nin, bir futbol maçından sonra Clichy-sous-Bois banliyösünde polisten kaçarken Paris'te bir elektrik trafosuna çarparak elektrik akımına kapıldığı olayları hatırlatıyor.
Le Monde'a konuşan Vincennes-Saint-Denis Paris 8 Üniversitesi profesörü sosyolog Fabien Truong, ülke genelinde genç yaştaki protestocuların "Bu ben de olabilirdim" diye düşündüğünü ifade ediyor.
Kim ne diyor?
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Nahel'in öldürülmesinin ardından yaptığı ilk açıklamada olayı sert bir dille kınamış ve yaşanın "affedilemez" olduğunu söylemişti. Adaletin tesisi için sükunet gerektiğini belirten Macron, "Genç Nahel'in ailesine, onlarla dayanışma içinde olduğumuzu söylemek ve milletimizin sevgisini iletmek istiyorum. Öldürülen bir gencimiz var. Bu açıklanamaz, affedilemez. Olay hızla yargıya intikal etti. Umarım adalet en kısa sürede yerini bulacak" dedi. Macron ayrıca bugün ve yarın yapılması planlanan Almanya gezisini de iptal etti.
Paris Saint-Germain takımının forveti Kylian Mbappe, Twitter'da paylaştığı mesajda, "Kabul edilemez bir durum" ifadesini kullanırken, Lupin dizisinin başrol oyuncusu Omar Sy da aileye başsağlığı diledi ve "Bu çocuğun onuru anısına adalet yerini bulsun" diye konuştu.
İçişleri Bakanı Gerald Darmanin de, sosyal medyada paylaşılan videonun "şoke edici" olduğunu belirtti. Darmanin'e göre isyanlar, küçük gruplar hâlinde dolaşan ve eylemlerini sosyal ağlar üzerinden aktaran "gençler" tarafından yönetiliyor.
Ya değerlendirmeler?
Fransa genelinde yaşanan bu ayaklanma genellikle "ırkçılığa başkaldırı" şeklinde yorumlanıyor. BBC Türkçe'nin konuya ilişkin haberinde banliyölerde yaşayan nüfusun büyük çoğunluğunun üç veya dört kuşaktır Fransız olduğu, ufak protestolar olsa da 2005'ten bu yana bu çapta herhangi bir ayaklanma olmadığı vurgulanıyor. Geçmişten bugüne banliyölerde ve azınlık gruplara yönelik politikalarda olumlu yönde değişikliklerin yapıldığının belirtildiği haberde şu ifadeler kullanılıyor:
Macron'un emeklilik reformu, terörizm ve sarı yeleklilerin yanında artık banliyö kriziyle de mücadele etmek zorunda kalacağı vurgulanıyor.
The Washington Post yazarı Lee Hockstader, konuya ilişkin köşe yazısında Fransa'da siyah ve karışık ırklardan kişilerin yer aldığı bir ankette her 10 kişiden 9'unun ülkede en az bir kez ırkçılığa maruz kaldığını söylediğini ifade ediyor. Reuters'ın yaptığı bir ankette, Fransa'nın en yüksek göçmen yüzdesine sahip beş bölgesinde polisin diğer yerlere oranla 5 kat daha fazla ceza kestiğini ortaya koyduğunu anlatıyor. Yazının devamında Hockstader, Macron'un çabalarını şöyle değerlendirdi:
"Cumhurbaşkanı Macron Brüksel gezisini yarıda kesti ve Perşembe günü Paris'e döndü. Düzene dönüş konusunda ısrar etmek ile Nahel'in haksız yere ölümü olarak adlandırdığı olaya duyduğu öfkeyi ifade etmek arasında bir denge kurmaya çalıştı. Ancak Macron, Fransa'nın eşitsizliğinin nedenlerini değil semptomlarını ele almak zorunda kaldı - kökleri ülkenin sömürge geçmişine dayanan ve on yıllardır 'renk körlüğü' politikasıyla örtülmüş ayrılıklar."
T24 yazarı Ali Akay da "Nahel'in bir polis tarafından vurulması, sadece bu gençlerin ümitsizliğini ve kaderini belirlemekte değil, aynı zamanda Fransa'da 2017 yılında polise silahlı müdahale yetkisini veren kanunun rolünü de sorgulamakta. 2005 yılında banliyö isyanları sırasında başlayan bu hareket aradan geçen onca yılda daha da sertleşen bir polisi ve daha da sertleşen gençliği ortaya çıkardı" ifadelerini kullanıyor. Akay, "'Hep beraber ırkçılığa karşı' hareketi Fransa'yı sarmış vaziyette. Bu Fransa'nın bir bakıma post-kolonyal geçmiş hayatı ile ilgisiz olmasa bile, 'Neden bugün gündeme bu şekilde gelmiştir?' sorusu da meşru bir soru olarak gündemde durmaktadır" diyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
NEREDE YAYIMLANDI?
Fransa'da polisin bir genci vurarak öldürmesi üzerine başlayan protestolar devam etti. İsveç hükümeti, cami önünde Kuran yakılmasını kınadı. Tanju Özcan, "Değişim ve Adalet" yürüyüşüne başladı. İsrail, Batı Şeria'ya saldırdı.
04 Tem 2023

YAZARLAR

İlkim Emirler
Deputy editor @ Aposto

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





