İsrail’in Suriye’ye yeni saldırı retoriği ve Ankara’nın pozisyonu


Pluxee ile çalışanlarınıza destek olurken şirketinizde tasarruf sağlayın İş dünyasında dinamikler dönüşürken çalışan beklentileri yeniden şekilleniyor. Her 10 çalışandan 9’u işverenlerinin esnek yan hak çözümleri ile onları desteklemesini bekliyor. Pluxee ise 'Pluxee Hediye' çözümü ile işverenlerin çalışanlarına, kişiselleştirilebilir çözümlerle destek olmasına olanak tanıyor. Çalışanları, ihtiyaçlarına uygun hediyelerle buluşturan Pluxee Hediye, işverenlere operasyonel süreçlerde kolaylık ve %45'e varan vergi avantajı sağlıyor. Neler var? İşverenler; Gıda, Giyim ve Mix gibi farklı kategorilerin yer aldığı paketlerden çalışanlarının çeşitli ihtiyaçlarına uygun olanı seçebiliyor. Pluxee Hediye, giyimden gıdaya, teknolojiden ev dekorasyonuna farklı kategorilerde 90 binden fazla noktada kullanılabiliyor. Pluxee ile buradan tanışabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Uzun süredir Hizbullah ve İran bağlantılı milisleri gerekçe göstererek Suriye’yi bombalayan İsrail, son haftalarda bu kez Dürzilere yönelik tehdit bahanesiyle saldırıya geçti. Cuma günü Şam, Dera, Hama ve Lazkiye’de askerî alanlara hava saldırıları düzenlenirken Suriye’nin güneyine sınırlı sayıda İsrail askerinin giriş yaptığı da iddia edildi. Nisan ayındaki operasyonlardan daha kapsamlı şekilde hayata geçirilen saldırılar, Suriye’nin elinde kalan sayılı hava savunma sistemlerini hedef alırken İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Şam’da Başkanlık Sarayı’na yakın bir bölgenin vurulmasının geçici Devlet Başkanı Ahmed Şara’ya “Dürzilere dokunmaması için açık bir uyarı” olduğunu söyledi.
İsrail’in ‘sadık azınlık’ stratejisi
11. yüzyılda Şii mezhebinin kollarından İsmaililik içinden doğan ve zamanla ayrışan Dürziliğin bugün yaklaşık 1.5 milyon takipçisi var. Bunların yarıya yakını Suriye’de yaşarken Lübnan, İsrail ve Ürdün de Dürzilerin barındığı diğer ülkeler. Y
aklaşık 150 bin Dürzi’nin yaşadığı İsrail, ülke içinde onları diğer etnik Araplardan ayrıştırıp “sadık azınlık” olarak tarif etti. Hatta Arap azınlığın aksine Dürzi erkeklere askerliği zorunlu kılarak onlara ordu içinde yükselme şansı da tanıdı. Suriye yönetimleriyle her zaman çatışmalar yaşayan İsrail, bu yolla, çoğunlukla Suriye’nin güneyinde yaşayan Dürzi topluluklar üzerinde nüfuz sahibi olmayı da amaçladı. Nitekim Tel Aviv, son hava saldırılarını da “azınlık bir grubu koruma” bahanesiyle düzenledi.
100’ü aşkın ölümün ardından gelen anlaşma
Beşar Esad döneminde Şam’la çoğunlukla olumlu ilişkilerini koruyan Dürziler, Heyet Tahrir Şam öncülüğündeki grupların yönetimi ele geçirmesiyle kırılgan bir pozisyonda kaldı. Bir yandan İslamcı grupların tehditleri devam ederken diğer yandan Alevilere yönelik saldırılar Dürzi toplumunun duyduğu endişeyi artırdı.
29 Nisan’daki son çatışmalar ise Dürzi bir din adamına ait olduğu iddia edilen, İslam’a hakaret içeren ses kaydının paylaşılmasıyla patlak verdi. Suriye hükümeti Şam’ın güney kırsalına yüzlerce asker yerleştirirken Sünni silahlı grupların saldırıları sırasında 100’ü aşkın kişinin hayatını kaybettiği aktarıldı.
Bu süreçte Dürzi liderler, Suriye’de yeni yönetimin kendilerini sürece yeterince dahil etmemesini eleştirmekle birlikte topluluklarının “Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu” vurgulamayı sürdürdü. Bunun neticesinde de Dürzilerin silahlarını merkezi hükümete teslim etmediği, Süveyde-Şam otoyolunun açıldığı bir anlaşma imzalandı. Anlaşmanın kalıcılığı şimdilik şüpheli, İsrail’in bu gelişmelere rağmen “azınlıkları koruma” retoriğiyle Suriye’yi vurmaya devam edip etmeyeceği de merak konusu.
Türkiye sessiz mi kalıyor?
Suriye askerî kaynakları, hava saldırıları sırasında Türkiye’nin İsrail uçaklarına elektronik parazit ve uyarı sinyalleri göndererek müdahale ettiğine dair doğruluğu meçhul iddialar ortaya atsa da genel olarak süreç boyunca Ankara’nın sessizliği dikkat çekiciydi.
- Bir adım geriden: Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli 30 Nisan’da Suriye’nin güneyinde Şam yönetimi ve Dürzi gruplarla yaşanan gerginlik üzerine yaptığı açıklamada İsrail’in “birlik ve bütünlük çabalarına zarar veren” hava saldırılarını sonlandırması gerektiğini söylemişti.
Gazeteci Murat Yetkin, bu duruma dikkat çektiği değerlendirmesinde İsrail’in Suriye’ye yönelik son saldırı dalgasının zamanlamasına değindi ve Netanyahu-Trump görüşmesi sonrası Trump ve Erdoğan’ın karşılıklı övgülerinin bölgedeki yeni bir anlayışın habercisi olabileceğini ima etti.
“PKK’nın silahsızlandırılması” süreci ve bunun İran, Irak, Suriye’deki denklemlere, olası “vekalet savaşları”na etkilerine de işaret eden Yetkin, Türkiye ve İsrail’in bölgedeki çatışmasızlık konsensusunun bu sessizlikte/yumuşak tutumda etkin olabileceğini belirtti.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Sırrı Süreyya Önder on binlerce kişi tarafından son yolculuğuna uğurlandı. CHP lideri Özgür Özel, Önder için AKM'de düzenlenen tören sonrası saldırıya uğradı.
05 May 2025

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.




