İstanbul Kentsel Analiz Raporu’ndan öne çıkanlar

Vizyon 2050 Ofisi tarafından yayımlanan İstanbul Kentsel Analiz Raporu, İstanbul'un güncel durumunu farklı boyutlarıyla inceliyor.
İstanbul Kentsel Analiz Raporu’ndan öne çıkanlar

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

12 Şubat 2020 tarihinde sosyoloji ve şehir çalışmaları alanından önemli akademisyenler İlhan Tekeli, Saskia Sassen ve Richard Sennett'in katılımıyla gerçekleşen etkinlikte tanıtılan İstanbul Planlama Ajansı'nın dört biriminden biri olan Vizyon 2050 Ofisi, geçtiğimiz günlerde İstanbul Kentsel Analiz Raporu başlıklı bir çalışma yayımladı. İstanbul'un geleceğe daha sağlıklı ve güvenli ulaşabilmesi için İstanbul'un sorunlarına dair çalışmaların çok paydaşlı, katılımcı bir süreçle ele alınmasını hedefleyen İstanbul Planlama Ajansı'nın, faaliyetlerini İstanbul gündemine ilişkin konularda ihtiyaç duyulan politika ve stratejilerin katılımcı yöntemlerle belirlenmesi amacıyla sürdüren birimi Vizyon 2050 Ofisi'nin hazırladığı rapor; İstanbul'un güncel durumunu demografik yapı, kentleşme ve planlama, konut ve barınma, işsizlik, deprem, ulaşım, Covid-19 etkisi gibi başlıklarda inceliyor.

  • Kentleşme, planlama, konut, barınma: Rapor, 1980'li yıllardan bu yana kuzeye doğru büyüyen İstanbul'un 30 yılda orman alanlarının %17,5'ini, 25 yılda tarım alanlarının %25'ini kaybettiğini ortaya koyuyor. Üçüncü Havalimanı, Üçüncü Köprü ve Kuzey Marmara Otoyolu gibi projelerin 98,6 kilometrekare orman alanına, 143,3 kilometrekare tarım alanına mal olduğu söylenirken 2009 İstanbul Çevre Düzeni Planı'nda hedeflendiği gibi İstanbul'un kuzeye doğru büyümesinin durdurulması öneriliyor. Öte yandan, İstanbul'un 2035 yılı için öngörülen 16 milyonluk nüfusa 2019 yılında yaklaşmasının yanı sıra, mevcut konut stoğu 24 milyon kişiyi barındırmaya yetiyor olsa da artan konut stoğuna rağmen İstanbul'un barınma probleminin çözülmediği belirtiliyor. Raporda 2010-2019 yılları arasında görülen ve Merkez Bankası verilerine dayandırılan konut fiyatlarındaki üç katlık artışın ve Şubat 2020 sonu itibarıyla İstanbul’da 250 binden fazla boş konut olduğunun altı çizilirken şehirde 2000 öncesi inşa edilen 793.800 binanın yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu ifade ediliyor.
     
  • İstihdam, işsizlik, yoksulluk: 2014-2019 yılları arasında sanayi istihdamının %4,9 azaldığı, hizmet istihdamının %4,2 arttığı kaydedilen raporda 2018-2019 yılları arasında istihdam edilenlerin sayısının 122 bin azaldığı belirtiliyor. Yaş gruplarına göre dağılımda ortaya çıkan sonuçlar ise emeklilikten sonra çalışma oranının arttığını ve yaşlanan nüfus içinde güvencesiz-düzensiz çalışmanın yaygınlaştığını söylüyor. 2004-2013 yılları arasında yarı yarıya azaldığı belirtilen kayıt dışı çalışmanın 2013-2018 yılları arasında %4,5 oranında arttığı gözlemleniyor. 2013'ten bu yana düzenli olarak artan, yalnızca 2017-2018 arasında düşüş gösteren işsiz sayısının; 2019 sonrasında %15'e yükselerek 2009 krizinde görülen seviyelere ulaştığı vurgulanıyor. Her dört gençten birinin işsiz olduğu İstanbul'da tüm yaş gruplarında işsizlik oranının %10'un üzerinde olduğu belirtiliyor. En yüksek ve en düşük gelir grubu arasındaki farkın 8 katına çıktığına dikkat çeken rapor; İstanbul'un Türkiye'deki en yüksek fiyat endeksine ve gıda, alkolsüz içecekler, konut, eğlence ve kültür, eğitim, mal ve hizmetler ana gruplarında en yüksek fiyatlara sahip şehir olduğunu gösteriyor.
     
  • Yeşil alanlar, iklim değişikliği, çevre: 2015 yılı verilerinden hareketle World Cities Culture Forum'un 2019 tarihli araştırmasına göre 37 dünya şehri arasında yeşil alan açısından sonuncu sırada yer alan İstanbul’un Beykoz, Şile, Adalar, Çekmeköy, Silivri, Çatalca, Sarıyer ve Arnavutköy dışındaki tüm ilçelerinin Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nde kişi başına 15 metrekare olarak belirlenen yasal standardın altında kaldığı belirtiliyor. 2017 yılından bu yana hava kirliliğine bağlı en çok ölümün görüldüğü il olan İstanbul'da su kaynaklarındaki azalma ve kirliliğin, 2030 yılında bir krize dönüşeceği vurgulanıyor. Sera gazı salım miktarında Türkiye'de ilk, dünyada ise 26'ncı sırada yer alan İstanbul'da 1 ila 4,5°C arası sıcaklık artışı, yıllık yağışlarda %12 azalma ve sıcak hava dalgalarına bağlı ölümlerde artış gibi iklim değişiklikleri bekleniyor.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

Barış ödülü, savaş suçu

Günaydın, bugün 10 Eylül Perşembe. Moria sığınmacı kampında yangın çıktı. ABD Başkanı Trump Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterildi. BM, Yemen'de savaş suçu işlendiğine dair makul deliller olduğunu açıkladı.

10 Eyl 2020

Barış ödülü, savaş suçu

YAZARLAR

Mehmet Şimşek

ODTÜ Felsefe'yi bitirdi. İçinde Bulunduğum Durum isimli bir oyun yazdı, besteledi, sahneledi. Şarkıları da var.

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta
Tartışmasız zafer: İspanya, Dünya Kupası şampiyonu

İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

Tartışmasız zafer: İspanya, Dünya Kupası şampiyonu
Fikret Kızılok’tan Murathan Mungan’a hüzünlü bir bağlacın öyküsü: ‘AMA’

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.

Fikret Kızılok’tan Murathan Mungan’a hüzünlü bir bağlacın öyküsü: ‘AMA’
10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

10 maddede bu hafta