İstanbul Sözleşmesi tartışması: Doğru bilinen yanlışlar

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “tartışmalı maddelerine çekince konulması” veya “tek taraflı feshi” yönünde gündeme aldığı İstanbul Sözleşmesi’nin, 5 Ağustos’ta düzenlenecek olan AK Parti Merkez Yürütme Kurulu'nda (MYK) görüşüleceği bildirildi.
Yaklaşık bir aydır fesih haberleriyle gündemde yer tutan Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’ne (İstanbul Sözleşmesi) dair doğru bilinen yanlışlar ve yanıltıcı bazı söylemler üzerinde durmak istedik.
1. “Sözleşme’de aile yapısını bozmaya yönelik hükümler var.”
Sözleşme metninde “domestic violence” olarak geçen tanım, Türkçeye “aile içi şiddet” olarak çevrildiği için sözleşmenin "aile değerlerini zedelediği" üzerinden yorumlar yapılıyor. Sözleşme Madde 3’te tanımlanan bu terimin karşılığı “hane içi” şiddet olup yalnızca kadınları değil, kız ve erkek çocukları dahil olmak üzere hane içindeki her türlü şiddeti kapsıyor. Aile yapısına dair herhangi bir eleştirel hüküm barındırmayan sözleşme metni, hane içerisindeki bireylerin eşitliğini vurguluyor.
2. “LGBT+ evlilikleri teşvik ediyor ve cinsiyetsizleştirmeye yönlendiriyor.”
Sözleşme içinde LGBT+ bireylerinin evlilik özgürlüklerine dair herhangi bir madde bulunmuyor. Siyasiler ve medya tarafından eleştirilen hüküm şöyle: “Taraflar bu Sözleşme hükümlerinin, özellikle de mağdurların haklarını korumaya yönelik tedbirlerin, cinsiyet, toplumsal cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasi veya başka tür görüş, ulusal veya sosyal köken, bir ulusal azınlıkla bağlantılı olma, mülk, doğum, cinsel yönelim, toplumsal cinsiyet kimliği, sağlık durumu, engellilik, medeni hal, göçmen veya mülteci statüsü veya başka bir statü gibi, herhangi bir temele dayalı olarak ayrımcılık yapılmaksızın uygulanmasını temin edeceklerdir.” Madde metninde, hiçbir noktada ayrım gözetilmeksizin herkese karşı yöneltilen şiddeti engelleme amacından bahsediliyor. Metinde cinsiyetsizleştirmeye yönelik herhangi bir hüküm bulunmuyor. Biyolojik cinsiyet üzerinden herhangi bir tanım yapılmadan yalnızca toplumsal cinsiyet rolleri üzerinden oluşan eşitsizlikleri engelleme amacı üzerinde duruluyor.
3. “Sözleşme erkekleri mağdur ediyor.”
Sözleşme, şiddeti; fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik zarar ve acı verilmesi sonucunu doğuracak toplumsal cinsiyete dayalı tüm şiddet eylemleri olarak tanımlanıyor. Şiddetin kamusal alanda veya özel alanda gerçekleşiyor olmasının, sosyal devletin müdahalesi açısından fark yaratmadığı vurgulanıyor. Şiddeti önlemek üzerine öngörülen tedbirlerin karar hızı önemli olduğu için beyan esas alınmaktadır. Öngörülen taleplerin şartsız, tek beyanla, kolayca kabul edildiği düşünüldüğü için erkeklerin bu durumdan mağdur olduğu savunuluyor. Ancak belirtmek gerekir ki Adalet Bakanlığı verilerine göre 2019 yılında kadınların 41.383 koruma başvurusu reddedildi. Karara karşı itiraz yolu açık olduğu için herhangi bir mağduriyet veya hak kaybından söz edilmesi doğru değil.
- Örneğin: Bu hükümler, ev içerisinde görülen herhangi bir şiddet üzerine, mağdurun devletten geçici maddi yardım, kalacak yer, şiddet uygulayanın evden uzaklaştırılması gibi tedbir talep etmesini sağlamaktadır.
Ayrıca sözleşmenin “Kadınların ve genç kızların erkeklerden daha fazla oranda toplumsal cinsiyete dayalı şiddet riskine maruz kaldıklarının ve erkeklerin de aile içi şiddetin mağdurları olabileceğinin bilincinde olarak” hazırlandığı vurgulanmıştır. Şiddet gören erkeklerin de mağduriyetleri karşısında talepte bulunmalarına engel bir durum bulunmuyor.
4. “Halkın talebi sözleşmenin kalkması yönünde.”
MetroPoll Araştırma “İstanbul Sözleşmesi, kadınlara yönelik şiddeti engellemeyi amaçlayan uluslararası bir sözleşmedir. Hükümetin bu sözleşmeden çekilmesini onaylıyor musunuz?” sorusunu katılımcılara yöneltti. Sözleşmenin kadınlara yönelik şiddeti engellemeye yönelik olduğu belirtilen bu ankette katılımcıların %63,6’sı hükümetin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesini onaylamadığı, %19,4’ü sözleşmeyi bilmediği yönünde cevap verdi. Türkiye’nin sözleşmeden çekilmesi gerektiğini belirten katılımcılar sadece %17’yi oluşturuyor.
5. “Sözleşme “dış güçler” tarafından hazırlandı.”
İstanbul Sözleşmesi Avrupa Konseyi’ne üye ülkeler tarafından kadına yönelik hane içi şiddetin artması üzerine bir ihtiyaç olarak hazırlandı. Türkiye Cumhuriyeti, sözleşmenin yazım aşamasından itibaren müzakere taraflarından biriydi. Metin, tarafların müşterek katılımıyla oluşturuldu ve Türkiye’den Prof. Dr. Feride Acar bu yazım ekibindeydi. Müzakere sürecindeki ülkelerin birlikteliğine verilen önemden dolayı, sözleşme süreçteki 10 ülke tarafından imzalandığı zaman, 2014 tarihinde yürürlüğe girdi. Sözleşme, 14 Mart 2012’de AK Parti, CHP, MHP ve BDP milletvekillerinin oylarıyla TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.
6. “İstanbul Sözleşmesi Türkiye’nin boğazlardaki hakkını kısıtlıyor.”
İstanbul Ekonomi Araştırma’nın anketine göre İstanbul Sözleşmesi, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’yle karıştırılıyor. Yapılan ankette, katılımcıların bir kısmının sözleşmeyi Türkiye’nin boğazlardaki hakkı üzerinden değerlendirdiği görüldü.
İstanbul Sözleşmesi, toplumsal cinsiyet eşitliğini savunarak hane içi şiddet başta olmak üzere kadına ve çocuklara karşı her türlü şiddeti engellemek amacıyla hazırlanmıştır. Sözleşmenin 2011 yılında İstanbul’da imzalanmış olması, sözleşmenin isminin bu yönde anılmasına sebebiyet vermiştir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Günaydın, 30 Temmuz Perşembe gününe uyandınız. Aposto!'da yeni kanal yapılarını denemeye devam ediyoruz.
30 Tem 2020

YAZARLAR

Nesibe Kırış
@kocuniversity law&sociology '19 | human rights lawyer | fellow @ussalconsultancy | political consultant | author @aposto @metapolitik_| editor @B_Noktasi

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





