İstanbul'un ilk artist mekânı: Bizim Lokanta

Bazı mekân isimleri kendisinden sonra bir furya yaratır. Furya “olağandan bol” anlamına geliyor. Mesela, bir zamanlar içinde “bar” kelimesi geçen mekân isimleri sokağa sıralanıyordu: Bardak, Zıbar, Barbar… Sonrasında kelime esprileri kendini tabelalarda göstermeye başladı: Hamurabi, Tost Bildiklerim, Çaykovski… 2000'lerin başında ise İngilizceden türemeler pek bi' seksiydi: My Moon, Dorock, Jazzgır… Bu çılgınlık sadelikle sonlandı: Bina, No: 84, Baraka…
1929’da açılan bir lokanta ise kendisinden sonra birçok mekânın isim babası oldu: Bizim Berber, Bizim Kıraathane, Bizim Muhallebici ve hatta Bizim Tabutçu…

Fikir insanlarının buluşma noktası
Dönemin en önemli tiyatro sanatçılarından Raşit Rıza’nın açtığı “Bizim Lokanta” ise isminin hakkını veriyordu. Herkes oradaydı…
Peyami Safa gazetedeki işleri bittikten sonra Fatih-Harbiye romanını yazmaya başlıyor, sonrasında kafasını dağıtmak için Bizim Lokanta'nın yolunu tutuyordu. Havuzbaşı Tekkesi’nin son şeyhi ve o dönem ortaya atılan iddialara göre kokain bağımlısı Nurettin Artam da gazetedeki yazısını Toplu İğne müstearıyla imzaladıktan sonra yolu Bizim Lokanta'ya düşüyordu. Makber'in şairi, oyun yazarı ve üç dönem milletvekili Abdülhak Hamit Tarhan da Türkiye'de modern edebiyatın doğuşunda etkin olduğu günleri Bizim Lokanta'da geçiriyordu.
Siyasetçi ve yazar Osmanzade Hamdi Aksoy da milletvekilliği döneminde yolu İstanbul’a düştükçe kendini Bizim Lokanta’da buluyordu. Bir diğer milletvekili Kılıç Ali’yle, TBMM olduğu kadar Bizim Lokanta’da da denk gelme olasılıkları yüksekti.
Tanburi Mesut Cemil, İstanbul Radyosu'nun programını bitirir bitirmez ‘Bizim’kilerin yanına geçiyordu.
Dönem ressamlarının "Çallı Kuşağı" olarak anılmasına sebep olmuş İbrahim Çallı da İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'ndeki öğrencilerinden Bedri Rahmi Eyüpoğlu'na resim dersi verdikten sonra Bizim Lokanta’ya geçiyordu. Akademinin müdürü Ressam Namık İsmail'i de yanında getirmeyi ihmal etmiyordu. Ressam ve müzeci Elif Naci, fikir arkadaşı Abidin Dino ile bir sanatçı birliği olan D Grubu'nu kurmaya hazırlandığı yıllarda Bizim Lokanta'nın müdavimlerinden biriydi.
Mahmut Yesari ile Yusuf Ziya Ortaç, dönemin en önemli mizah dergisi olan Akbaba’dan çıkıp Bizim Lokanta’nın yolunu tutuyordu.
Ve isimleri buraya sığmayacak birçok müzisyen, şair, ressam, yazar, karikatürist ve siyasetçinin uğrak mekânıydı, Bizim Lokanta. İstanbul’un ilk artist mekânıydı. Sanatsal açıdan birbirinden farklı akımları savunan sanatçıları bir araya getiriyordu. Burada takılan milletvekillerin de siyasi çizgileri aynı değildi. Ortamdaki herkesin karikatüristlerin diline düşmesi ise an meselesiydi.
Peyami Safa ve Elif Naci arasındaki tartışmaların Bizim Lokanta'da başladığını, 13 Ağustos 1933 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan Ressam Karşısında Edip başlıklı yazıdan anlamak mümkün. Yazıda geçen "Bizim Lokanta'daki münakaşalarda söylenmiş sözleri burada tazelemek lüzumsuzdur" cümlesiyle ‘Bizim’kilerin mekânda yaptığı tartışmaların gazete sayfalarına taştığı anlaşılıyor.

Tiyatro bileti mi, piyango bileti mi?
Dönemin parasız tiyatro ve gölge oyunu sanatkârları, mesela Naşit Özcan ya da Hazım Körmükçü, ek iş olarak piyango bileti satar. Trajikomik bir durum. Tiyatro bileti yerine piyango bileti… İnsanların hayatına dair uzun bir hikâyeyi sahnelemek yerine hiç çıkmayacak bir piyango biletine inandırmak gibi acıklı. Para kazanamadığı için kendi mesleğini, tiyatro sanatçılığını yapamayıp insanları zengin olma hayaline inandırmak gibi komik.
1920’lerin meşhur tiyatro sanatçısı Raşit Rıza Samako da ne kadar sevilen bir oyuncu olsa da üzerindeki baskılardan ve kurum için kısır çekişmelerden dolayı Darülbedayi’den ayrılmak zorunda bırakılır. Artık o da işsiz ve geliri olmayan bir tiyatro sanatçısıdır. Aldığı piyango biletlerinin üzerine çok küçük farklar koyup satmayı tercih etmez. “Sahneden büsbütün çekileyim” der ve Bizim Lokanta’yı açar.
Beyoğlu’nda Suterazisi Sokağı’nda 30 Ocak 1928 akşamı parlak bir törenle açılır, Bizim Lokanta. Törende İstanbul'dan edipler, artistler, gazeteciler ve davetliler bulunur. Mesut Cemil Bey tamburu ile, Hazım Kömrükçü asri Karagöz oynatarak, Peyami Safa bir romandan parçalar okuyarak davetliler arasında bulunan sanatkârlar taklitler yaparak toplantıya renk katar. Açılış sabaha kadar sürer. Bizim Lokanta, buluşmaların mazeretidir...

Mahmut Yesari’nin “Oyuncuya Oyun” yazısında kullanılan Bizim Lokanta resmi
Hesaplar veresiye, sanat akademisi
Siyasetçi ve yazar Aka Gündüz, Bizim Lokanta’nın açılışı şöyle anlatır:
"Raşit Rıza kendini doyurmak için Bizim Lokanta’yı açar. Elindekini avcundakini verir. Borç edip katar. Üstüne ekler. Bizim Lokanta iyidir, bütün güzel sanatlar erbabı ve dostları oradadır. Orası bir aile yeridir, bir samimi artist mahfilidir. Yenilir, içilir, çoğu da veresiyedir.”
Muzaffer Gökman da 'Tarihi Sevdiren Adam' isimli kitabında Bizim Lokanta’dan bahsetmeden geçemez:
“Bütün sanatkarların buluştuğu bir tür akademi. Aradığınız dostu orada bulur, buluşacağınız kişiye orada söz verirdiniz. Akademik bir havası vardı. Raşit Rıza sanatkarlığı kadar ev sahipliğini üstün bir şekilde sürdürebiliyordu. Her yönüyle bizimdi. İçki de vardı. Ay sonuna doğru dostlara kredi de açardı. İstiklal Caddesi'ne çıkanlar Bizim Lokanta'nın kapısından içeriye bakmadan yapamazlardı.”

Hazım Kömrükçü
After Party'de Karagöz
Raşit Rıza'nın yakın dostu Karagöz ustası Hazım Körmükçü burada pazartesi günleri düzenli olarak Karagöz oynatmaya başlar. Bu Karagöz oyunları biraz müstehcen ve yetişkinler içindir. Bu sebeple karagöz oyunları geç saatte başlar, sabaha doğru son bulur. Aynı zamanda Bizim Lokanta'nın müdavimleri de geç saatlerde bu mekânın yolunu tutar. Bir bakıma İstanbullu sanatçıların after party mekânıdır. Gazete ilanlarına göre musikinin yanında kotiyon*, sürperiz* ve konuşan bebekler gibi eğlenceler de düzenlenir. (*kotiyon ve sürperizin ne olduğuna dair bilgi edinemedik)
Müstehcen Karagöz oyunları aynı zamanda siyasi eleştirilere sahip olduğu için politik baskı altındadır. Bir süre sonra müstehcen olmasına dair alınan şikâyetler mazaret gösterilerek karagöz oynatılan, orta oyunu sahnelenen ve meddahların hikâye anlattığı mekânların saat 23.00'te kapatılmasına karar verilir. Bu karar Bizim Lokanta'yı ciddi şekilde etkiler ve kısa süre içinde kapanmak zorunda kalır. Raşit Rıza da sahnelere geri döner...
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Sanatçı ve siyasilerin ortak mekânı Bizim Lokanta ve 1931 yılında Matbuat Balosu'nda yaşananlar...
31 Oca 2023

YAZARLAR

Oğul Doğa Gökşin
https://aposto.com

İstanbul'da Nasıl Eğleniyorduk?
1920 ve 30'ların İstanbul eğlence hayatını bir gazetecinin röportajlarından takip eder, her salı yayımlanır.
İLGİLİ OKUMALAR



