İstanbul'un kronik sorunu: silüet bozumu

İstanbul'un kronik sorunu: silüet bozumu

26 Şubat - GAİN
GAİN ile birlikte

En sevilen GAİN Orijinallerinden Ayak İşleri , yeni sezonuyla şimdi GAİN’de Tecrübeli görev adamı Vedat ve her şeyi sorgulayan politik doğrucu Evren, Sermet Bey’in ‘aşırı önemli’ ayak işleri için yeniden yollara dökülüyor. Türlü aksiyon, kavga gürültü, kişisel gelişim ve empatinin kol kola olduğu yeni maceralarda rota bu kez İzmir’e doğru çevriliyor. Başrollerinde Çağlar Çorumlu ve Güven Murat Akpınar'ın yer aldığı, Caner Özyurtlu'nun yönetmen koltuğunda oturduğu ve senaryosunu Volkan Öge'yle birlikte kaleme aldığı Ayak İşleri 'nin merakla beklenen 2. sezonunu izlemek için bu bağlantı üzerinden GAİN üyeliğinizi başlatabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Geçtiğimiz günlerde Beşiktaş-Kadıköy vapurunu kullanırken İstanbul'da yaşayan hepimiz gibi ben de — manzarayı izledim. Bir süre sonra "manzarayı izlemeye çalıştığımı" fark ettim. Uzun gökdelenler bir yana, birçok binanın yığınlar hâlinde oluşu kalabalık şehirden uzak hissettirdi. Göz alışkanlığı olmuş olacak ki o ana kadar gözüme hiç de batmayan gökdelenler de ağır geldi. Sonrasında kendi kendime düşünürken Türkiye'nin metropolünün bu yeni kroniğine bir isim verdim: "silüet bozumu".

Türlü zenginliklerle dolu şehir İstanbul'un belirli bölgelerinde tarihî yapıları veya Boğaz'ı izlemek çok da kolay değil. Hatta sabit noktalar dışında bu manzaralara baktığınızda estetik bir görüntüden ziyade, yığılmış ve sıkışmış binalar görmeniz çok daha muhtemel. İstanbul'un bozulan silüeti, dönem dönem tartışıldı ve yıllar içinde şehrin birçok kronik sorunundan biri hâline geldi. 

Özellikle Boğaziçi Bölgesi ile Tarihî Yarımada bölgesinde her geçen gün "İstanbul'un silüetini bozan" yeni yapılar yükseliyor. Peki inşa edilen her yapı silüet mi bozuyor? Silüet bozan yapılar neye göre belirleniyor? 

Nasıl tanımlanıyor? 

Aposto!'ya konuşan Görsel Kültür Tarihçisi Onur Atay, silüet bozan yapıları "genel olarak içinde bulundukları tarihî dokuyu hem yükseklik hem dolaşım hem de arazi bazında ezen yapılar" olarak tanımlıyor. İstanbul için de bu tanımlamanın Tarihî Yarımada ve Boğaziçi Bölgesi için geçerli olduğunu vurgulayan Atay, "Hâliyle kent içinde farklı noktalardan Tarihî Yarımada'ya bakıldığında farklı silüetlere aks ederek yıllardan beri korunan görüntüyü bozan farklı yapılardan bahsedilebilir." diyor. Atay bu yapılara, Zeytinburnu'ndaki Onaltı Dokuz kulelerini, Küçükçekmece'de yer alan rezidansları ve Gaziosmanpaşa ilçesindeki gökdelenleri örnek gösteriyor. 

Sorularımızı cevaplandıran İBB İmar ve Şehircilik Dairesi, silüet bozan yapıları ikiye ayırıyor ve bu yapıları "Bunlardan birincisi kentin genel görünümünü bozan, Tarihî Yarımada, Boğaziçi Bölgesi ve denizden bakıldığında ilk olarak görünen yüksek yapılar. Diğeri ise İstanbul'u İstanbul yapan değerlerin, tarihî yapıların, görünürlüğünü olumsuz anlamda etkileyen eklentiler veya her türlü yapı." şeklinde nitelendiriyor.

Değerlendirmeler nasıl yapılıyor?

İBB İmar ve Şehircilik Dairesi, İstanbul'un anayasası denilen 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında kentin siluetinin korunması üzerine kararlar geliştirildiğini ve bu görevin İBB'ye verildiğini belirtiyor. 

Daire yetkilileri, İBB bünyesinde ilk kez Mimari Estetik Komisyonu'nun da kurulduğunu ve sanat tarihçisi, mimar ve şehir plancılardan oluşan komisyon üyelerinin silüetle ilgili dosyaları birçok farklı konuda değerlendirerek olumsuz silüet görüşü alan projelerin ilçe belediyesine bildirildiğini aktarıyor.

2021 yılında silüet çalışmaları kapsamında Ataşehir üç, Zeytinburnu iki, Beykoz, Sarıyer ve Esenyurt ilçelerinde birer adet olmak üzere toplam sekiz adet silüet onayının verilmiş olduğu, projelerin ruhsatlandırma işlemlerinin ilçe belediyeleri tarafından yapıldığı belirtiliyor.


İstanbul

Deniz Sabuncu


Yapılara yönelik projeler

İstanbul'un yalnızca genel görünüşteki siluetini değil, sahip olduğu değerlerin siluetini de korumayı amaçladıklarını belirten İBB İmar ve Şehircilik Dairesi İstanbul'un Tarihî Yarımada bölgesi silüetinin muhafaza edilmesi için İstanbul Silüet Ana Planı çalışması başlattıklarını ifade ediyor. Daire yetkilileri, çalışmayı şöyle anlatıyor: 

"Bu kapsamda, bakı noktalarının belirlenerek, silüet çizgisinin
tespit edilmesi ve çalışmaya konu edilen sınırlar içerisinde silueti olumsuz   etkilemeyecek olan maksimum yükseklikler, coğrafi bilgi teknolojileri   kullanılarak belirlenecektir. Bakı noktalarının belirlenmesi aşamasında, İstanbul siluetinin izlenebilme potansiyellerine sahip yüzeylerin örneğin Anadolu ve Avrupa Yakası kıyıları gibi bölgelerin tariflenmesi üzerinde durulacak.

Bakı noktalarının bulunduğu kotlar ve insan gözünün ortalama zeminden yüksekliği dikkate alınarak analizler yapılacak. Çalışma süresince 3 boyutlu analiz yapabilen programlarla lazer teknolojileriyle elde edilen arazi modeli altlığı kullanılacak. Çalışmanın en son aşamasındaysa belirlenen silüet çizgisinin korunması amacıyla plan sınırları içinde maksimum yükseklikler belirlenerek, plan ve plan notları oluşturulacak."

Başka olası çözümler neler? 

Görsel Kültür Tarihçisi Onur Atay da karar vericilerin bu yapıların yapımına izin sağlarken belli başlı standartlara uymaları gerektiğini vurgulayarak "Doğal rezervlerin bulunduğu yerlerde nasıl ÇED raporlaması uygulanıyorsa, kent içinde de KED (kentsel etki değerlendirme) gibi standartla bilirkişilerin ve meslek odalarının yönlendirmesiyle mevcut silüet ve sürekliliği olan kentsel değerleri korumamız mümkün." diye konuşuyor. 

Atay, "Hâlihazırda var olan ve silüeti bozan yapılar için ne yapabiliriz?" sorusuna "Açıkçası mevcut yapılar yıkılabilir veya Cumhurbaşkanının vaktinde önerdiği; ancak uygulanmayan 'tıraşlama' opsiyonu kullanılabilir. Ancak özel mülkleri yasal kılıf üzerinden değerlendirmeden bu tıraşlama yasa dışı olacaktır. Biraz inovatif bir sonuç olarak yapılara dijital projeksiyon yapılabilir, silüetteki leke değeri zayıflatılabilir." cevabını veriyor.

Sadece silüet mi bozuluyor? 

Onur Atay, bu yapıların yalnızca silüet bozumunu değil, İstanbul'un birçok kronikleşmiş sorununu da desteklediğini belirtiyor. Atay, "Bu yapılar sadece silüeti değil, beraberinde getirdikleri yoğun yaya ve araç yüküyle yer aldıkları bölgeleri de çoğu anlamda tıkıyor." diyor ve şu ifadeleri kullanıyor:

"Toplu taşımadan rekreasyon alanlarına kadar bölge yetersizleşiyor ve geçmişteki gecekondu odaklı çarpık kentleşme anlayışını güncelleyerek yapılı ve yeni inşa edilmiş bir çevrede de yaşam kalitesinin nasıl düşebileceğini bize ispatlıyor."

Hassas bir konu

İBB İmar ve Şehircilik Dairesi yüksek yapıların İstanbul'un doğal ve kültürel değerleri üzerinde hem görsel hem de işlevsel baskılar oluşturduğunu vurgulayarak "Silüet konusu son derece hassas bir konudur. Hem kentin genel silueti hem de tarihî çevrenin siluetinin korunması hem bizlerin hem de bütün sorumlu kurumların birincil görevidir." ifadelerini kullanıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

📰 Ukrayna'nın en zor saatleri, İstanbul'un kronik sorunu

Günaydın. Bu hafta sonu gündemde Ukrayna'nın işgalinin ikinci gününe dair detaylar, İstanbul'un silüet bozan yapıları ve yeni Percy Jackson projesinden haberler var.

26 Şub 2022

GAİN ile birlikte
Emilio Morenatti / AP

YAZARLAR

İlkim Emirler

Deputy editor @ Aposto

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

20 Haz 2026

10 maddede bu hafta