Kadın Oyunları Festivali Başkent’te başlıyor

Türkiye’nin kadın temalı bir festivali olduğunu biliyor muydunuz? Üstelik beş senedir. Festival bu yıl 8 kentte düzenlenecek. Festival direktörü Hasan Aldemir’le 3 Şubat’ta Ankara’da başlayacak Kadın Oyunları Festivali’ni konuştuk.
Kadın Oyunları Festivali Başkent’te başlıyor

Türkiye’nin kadın temalı bir festivali olduğunu biliyor muydunuz? Üstelik beş senedir. Festival bu yıl 8 kentte düzenlenecek. Festival direktörü Hasan Aldemir’le 3 Şubat’ta Ankara’da başlayacak Kadın Oyunları Festivali’ni konuştuk.

Kadın Oyunları Festivali'nin çıkış hikayesini merak ediyorum. Nasıl bir ihtiyaçtan çıktı festival?

Festival düşüncemiz çok uzun zaman önceden vardı. Ama çok gariptir, o kadar uygun zamanı es geçip 2021 yılında yani pandeminin tam ortasında bu fikri hayata geçirdik. O zaman bir dolu bir boş koltuk uygulaması vardı. O koşullarda boş koltuklara cinayete kurban giden kadınların fotoğraflarını astık. Çok sarsıcı oldu. İnsanlar çok sarsıldı ve farkındalık yarattı. Sadece oyunlar değil, söyleşiler de düzenledik. Sempozyum yaptık. Pandemi döneminde ülkede kısıtlı etkinlikler yapılması festivalimizin öne çıkmasında faydalı oldu belki de. Ülkede kadın sorununa yönelik değerli sanat çalışmaları olsa da bu anlamda bir boşluk var. Bunu doldurmaya çalışıyoruz hala.

Bu yıl beşinci kez yapılacak festival. Sürdürülebilir olması çok kıymetli. Hazırlık sürecinde sizi neler zorladı? Neler yaşadınız?

Aslında çok zorlanmadık çünkü ne yapmak ve neye ulaşmak istediğimizi çok iyi biliyorduk. Uzun bir zaman düşünme evresi geçirdik. Ama sanatsal kısmında tabii ki titiz bir çalışma yapıyoruz. İnsanlara neyi nasıl aktarmak istediğimiz ve bunu nasıl estetik bir biçime dönüştürüp nitelikli hale getiririz konusunu çok düşünüyoruz. Bu çok önemli.

Festivalde neler bekliyor seyircileri. Bize biraz festivalden bahseder misiniz?

Her şeyden önce seyircileri ülkemizde ve dünyadaki kadın sorunlarının çeşitliliği ve çarpıcılığı bekliyor. Oyunlarda dikkat ettiğimiz en önemli kriter bu. Titiz bir çalışmayla oyunları belirliyoruz. Festival izleyicisi artık ünlü isim görmeye değil, iyi oyun izlemeye geliyor. Bir festival izleyicisi yaratmayı başardık. İzleyici Festival seçkisine girecek oyunları artık merakla bekliyor. Festivalin yapılış amacı tiyatro sahnesi üzerinden kadın sorununa çok yönlü bakabilmeyi ve akıllarda soru işareti bırakabilmeyi, dikkat çekmeyi başarmak. Bu anlamda ciddi bir yol katettik sanırım. Oyunları seçerken de çok fazla kriterimiz olmakla beraber, festival noktalarıyla ilgili önemli bir kriterimiz bulunmuyor. Bize sahnesini açan, destek veren her yere gitmek tek kriterimiz. Çünkü bu sorun her kenti ve herkesi ilgilendiriyor!

Elde edilen gelirin bir kısmının kız çocuklarına eğitim bursu olacağını gördüm. Biraz detaylandırır mısınız?

Festivalimiz sadece bir tiyatro festivali değil. Böyle düşünen yanılır. Bir sosyal sorumluluk ve farkındalık projesi aynı zamanda. Dolayısıyla yapılan işin kamuya bir faydası olması gerekir. Biz bu faydayı kız çocuklarının eğitimlerine katkı olarak nitelikli bir STK’ya bağış yaparak sağlıyoruz. Bu bizi çok mutlu ediyor. Festivalimiz bunu son iki yıldır gerçekleştirdi. Bundan sonra da temel amaçlarımızdan biri hâline geldi.


Bilet satışları nasıl? Seyircilerden nasıl bir dönüş bekliyorsunuz?

Festivalimizin genelinde iş birliği yaptığımız kurumlar var ve tek amacımız kâr elde etmek değil. Destek veren kurum ve kuruluşların sayesinde festival oyunları genelde ücretsiz gösteriliyor. Bu durum ülkemizde maalesef tiyatroya ulaşmakta zorlanan dezavantajlı insanlarımız içinde bir avantaj sağlıyor. Doğal olarak da seyircinin çok yoğun ilgisi ile karşılaşıyoruz.

Festivalin başlangıç noktası Ankara. 3-7 Şubat tarihleri arasında oyunlar sergilenecek. Ankara seyircisine neler söylemek istersiniz?

Sadece Ankara seyircisine değil festivalin beşinci yılına ev sahipliği yapacak olan Ankara, Aydın, Bandırma, İzmir Konak, Manisa, Muğla, Çanakkale ve Ayvalık nezdinde tüm Türkiye’ye bu tip etkinliklere sahip çıkmaları ve ülkemizin ve dünyanın tüm sorunlarına sanat üzerinden dikkat çeken nitelikli sanat etkinliklerine destek vermeye devam etmelerini söylemek isterim. Size de bu fırsatı verdiğimiz için ayrıca teşekkür ederim.



Festival oyunlarından Fok Derisi KAVUŞMA!’nın hem oyuncusu hem yazarı hem de yönetmeni olan Esra Şengünalp’le de oyunlarını konuştuk.

Kadın Oyunları Festivali’nin içerisinde olmak nasıl bir his?

“Yalnız olmadığını bilmek!” En güzel his. Sanatçılar açısından da katılım sağlayacak seyircilerimiz açısından da. Mücadelesini anlatan, sesini duyurmaya çalışan kadınların toplu bir hareketle bir araya gelmesi, kalabalık olması müthiş. Fok Derisi KAVUŞMA! Oyunumuzun da bu organizasyonun içinde olması gurur ve mutluluk verici tabii ki.

Farklı şehirlerde tiyatro festivalleri oluyor. Sizin festivallere bakışınız nasıl? İstanbul dışında seyircilerle buluşmak size nasıl geliyor?

Festival demek coşku demek. Bir arada olmak demek. Kalabalık demek. Dikkat çekmek istediğimiz farkındalıklarla beraber derdimizi paylaşmak, mücadelemize ortak olmak isteyen kalabalıkla buluştuğun en uyumlu ortamlardan. Festivalle birlikte, bir arada sesimizi duyururken unuttuğumuz neşemize de kavuşmak. Kolektif bilincin “kadın” teması altında hikayelerle birleşmesi ve sesini bu şekilde duyurması yapıcı bir önem kazanıyor. İstanbul dışında oynamak, ulaşmak istediğimiz başka kalabalıklar daima arzuladığımız bir durum. Ama şartlar, imkanlar buna pek elverişli olamıyor, özellikle dekoru olan bir oyun olunca. Festivalle birlikte bu mümkün olacak. Farklı insanlarla tanışmak, kavuşmak için gün sayıyoruz. Ayrıca İstanbul Devlet Tiyatroları Uluslararası Kadın Oyun Yazarları Festival seçkisindeyiz. İki festival peş peşe güzel bir deneyim olacak. Meraklı ve heyecanlıyız.

Festivalde sahnelenecek oyununuz Fok Derisi KAVUŞMA! ne anlatıyor?

Ruh Derisini (fok derisi) kaybetmiş kadınların arayışı, uyanışı. Kendine kavuşma hikayesi. Kadının toplumda değişen kimlikleri içinde “anne olma” evresini anlatan oyunu, farklı coğrafyadan ve statüden olan iki kadından mizahi bir anlatımla izliyoruz. Aynı evin içinde farklı zaman dilimlerinde iki kadın; Anne olma yolunda biyolojik ve psikolojik engeller yaşayan beyaz yakalı bir kadınla, kendi çocuğunu memlekette bırakıp başkalarının çocuklarına bakan Türkmen bir bakıcı kadın hikayesi. Aile olma, olabilme meselesinde kadının kurduğu ve koptuğu bağlar… Kadın olmak, anne olmak, her şey olmak, kendin olamamak!

4 Şubatta Gençlik Parkı Büyük Sahne'de oynayacağınız oyun sonrası seyirciler nasıl bir hisle sahneden ayrılsın istiyorsunuz?

Oyun sonraları birkaç kez yaşanan, tekrarlanan bir an var. Tanımadığım bir çok kadının ağlayarak bana sarıldığı; ”Yaşadıklarımı yazmışsın. Beni yazmışsın!” dediği. Bu oyunun hem yazarı hem oyuncusu olarak yaşadığım tarifi zor, güzel anlardan. Seyircinin derdine derman olmak, onu şifalandırmak mutluluk verici. Göz göze, diz dize oynadığımız bir oyun zaten. Oyun esnasında tanımadığım insanların gözlerine bakarak anlattığım hikayede paylaştıkça tanış oluyoruz, biz oluyoruz. Birlikte şifalanıyoruz. Herkesin bir yerlerde unuttuğu ruhundan parçalar vardır. Bunun farkına vararak, parçaları toplama isteğinin uyanmasını isterim. Gerçek kendine kavuşabilme hissi. Dilerim, kendi iç sesini gerçekten duyabilsin herkes. Özetle seyircinin ruhuna şifa olsun Fok Derisi KAVUŞMA!

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

İLGİLİ BAŞLIKLAR

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto AnkaraAposto Ankara

BÜLTEN SAYISI

🎠 Küheylan, Kadın Oyunları Festivali

Tony ödüllü Küheylan, Jay Jay Johanson'la yeniden buluşma, beklenen Oliver Koletzki ve yeniden buluştuğumuz oyunlar konseptli haftamıza hoş geldiniz!

03 Şub 2025

🎠 Küheylan, Kadın Oyunları Festivali

YAZARLAR

Emrah Akbaş

Editör ve tiyatro yazarı.

Aposto Ankara

Her pazartesi saat 18.00'de Ankara'dan özenle seçilmiş etkinlikler, haberler ve hikayeler.

İLGİLİ OKUMALAR