Karbon ofsetleme: Geleceğe iyilik mi, günah çıkarma mı?


Konforlu çözümler ve estetik fikirler Koçtaş ’ta Yaşam alanları için tüm ihtiyaçları tek adreste toplayan Koçtaş ; 53 ilde bulunan 314 mağazası, yüz binlerce ürün çeşidi ve müşteri odaklı hizmetlerinin yanı sıra dokunduğu tüm alanlara konfor ve estetik katan fikirleriyle de evlerimize konuk oluyor. Nasıl? Türkiye’de ev geliştirme sektörünün gelişimine öncülük eden Koçtaş, Yaşayan Evler BLOG , Koçtaş Youtube kanalı ve sosyal medya hesaplarına taşıdığı ilham veren fikirler ve çözüm önerileriyle de evinizi güzelleştirmek için aradığınız her detayı sunuyor. Koçtaş İlham Köşesi : “ Yaratıcı fikirler, yaşayan evlerin olmazsa olmazıdır. ” diyen Koçtaş , İlham Köşesi’nde mobilyadan aksesuara, en sevilen ürünleri keşfederken yaşam alanları için ilham verecek 8 farklı kategoriyle sizi fark yaratan bir alışveriş tecrübesine davet ediyor. Yaşamın olduğu her yeri iyileştirmek ve güzelleştirmek üzere çalışan Koçtaş’ın sunduğu on binlerce ürün seçeneğini web adresinden inceleyebilir, siparişinizi kolaylıkla verebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İklim krizi dünyanın önündeki en büyük risklerden biri. Sanayi devriminden bu yana gezegenin sıcaklığının artmasına sebep olan ve her geçen gün etkilerini artıran küresel ısınma, dünya çapında büyük kayıplara yol açıyor ve gelecekte yaşanabilecek olası doğal felaketlerin kapısını aralıyor.
Dünya Ekonomi Forumu, 1998 - 2017 arasında artan sıcaklıklar nedeniyle 166 bin insanın hayatını kaybettiğini söylüyor. Dünya Sağlık Örgütü ise 2030 - 2050 yılları arasında iklim krizi nedeniyle yılda 250 bin insanın hayatını kaybedebileceğini ifade ediyor.
Krizin ekonomik etkileri konusunda da birtakım çarpıcı tahminler mevcut. Geçtiğimiz günlerde “Aquanomics” başlıklı bir rapor yayımlayan GHD Group, iklim krizi nedeniyle oluşan sel felaketlerinin, dünya ekonomisine 2050 yılına kadar 5,6 trilyon zarar verebileceğini tahmin ediyor. Sigorta sektörünün devlerinden olan Swiss Re ise iklim krizi kaynaklı felaketlerin 2050 yılına kadar ekonomiye toplam 23 trilyon dolarlık zarar verebileceğini düşünüyor.
Devletler elbette ki böyle bir zararı göze almak istemiyor ve bu konudaki faaliyetlerini olabildiğince genişletmeye çalışıyor. 1997’de imzalanan Kyoto Protokolü, 2015 yılında imzalanan Paris İklim Anlaşması, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Çin ile ABD arasında imzalanan COP26 bunlara birer örnek olarak gösterilebilir.
Bir çözüm yolu: Karbon Ofsetleme
Bu konuda uygulanan makro tedbirlerin yanı sıra, şirketler ve bireyler bazında uygulanan birtakım mikro çözümler de mevcut. Örneğin, yüksek karbon emisyonuna sahip üretimleri olan şirketler ya da küresel ısınma konusunda bir payı olduğuna inanan bireyler, karbon salımlarını dengelemek adına karbon ofsetleme yapabiliyor.
- Nedir? Karbon ofsetleme bir nevi, harcadığınız karbonun ücretini ödeme yöntemidir. Bu yöntemle firmanın veya bireyin gerçekleştirdiği karbon emisyonu, belirli şirketlerce hesaplanıyor ve ölçülen karbondioksit miktarınca kendilerine bir ücret çıkarılıyor. Ödenen bu ücretlerle ise genellikle gelişmekte olan ülkelerde yer alan yenilenebilir enerji projeleri gibi çevre dostu tesislere yatırım yapılarak, firmanın veya bireyin doğaya verdiği zarar dengelenmeye çalışıyor. Böylece yüksek karbon emisyonuna sahip firmalar ve karbon ayak izi yüksek olan bireyler, gezegene karşı “sorumluluklarını yerine getirdiklerini” hissedebiliyorlar.
Karbon ofsetleme yaparak kendilerini “karbon nötr” olarak adlandırmak isteyen firma veya bireyler, belirli şirketler aracılığıyla salımına sebep oldukları 1 ton karbondioksit başına 3-6 dolar arasında bir fiyat ödeyerek bunu gerçekleştirebiliyorlar. The Guardian tarafından yapılan bir hesaplamaya göre Birleşik Krallık’ta yaşayan ortalama bir aile, 45 sterlin ödeyerek yıllık elektrik ve doğal gaz kullanımından kaynaklanan karbon salımını nötralize edebiliyor.
Karbon ofset piyasasının günümüzde 40 - 120 milyar dolar arasında bir değere sahip olduğu tahmin ediliyor. Piyasa, yeni şirketlerin “net-sıfır emisyon” hedeflerini açıklamalarıyla birlikte de büyümesini sürdürüyor. Yayımlanan raporlara göre 2020 itibarıyla, 1100’den fazla firma, 2050 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşma hedefi ilan etmiş durumda ve bu firmalar bunun için karbon ofsetleme yöntemini kullanıyor.
Bütün bunlara rağmen karbon ofsetleme konusunda beklentilere ulaşılabilmiş değil. İstatistiklere göre küresel karbon emisyonunun yalnızca %0,8- %1’lik kısmı ofset ediliyor. Emisyonların her geçen gün arttığını ve ofset projelerinin etkinliğe ulaşabilmek adına zamana ihtiyaç duyduğunu düşünürsek, karbon ofsetlemenin etkili olmak adına önünde çok yol var gibi görünüyor.
Eleştiriler
Karbon ofset piyasası ile ilgili pek çok olumlu yorum bulunsa da birtakım eleştiriler de elbette ki mevcut. Bazı kişi ve kuruluşlar bu işlemin etik bir yanının olmadığını ve bunun bir çeşit “günah çıkarmaya” benzediğini düşünüyor. Bazı insanlar ise bunun tamamen bir “kandırmaca” olduğunu iddia ediyor.
Konu hakkında bir yazı yayımlayan Greenpeace, “Ağaç dikmek, azalan karbon emisyonlarının yerini alamaz” ifadelerini kullanıyor. Greenpeace müşterilerine karbon ofsetleme adına ağaç dikme seçeneği sunan Heathrow Havalimanı ve Easyjet firmalarını örnek vererek, yeni dikilen bir ağacın vaat edilen karbon azaltma kapasitesine ulaşması için 20 yılın geçmesi gerektiğini ve bu süre içinde bu ağacın zarar görerek, projenin tamamen boşa gidebileceğini belirtiyor. Greenpeace yazıda “Karbon ofset planları aslında PR planlarıdır” diyor.
Bir çevre aktivisti olan George Monbiot ise, karbon ofsetleme işlemini “günah çıkarmak” için kiliseye bağış yapma sürecine benzetiyor. Monbiot konuyla ilgili; “Suçlu vicdanımız yatıştı, SUV'larımızı doldurmaya ve uçaklarla çevreye verdiğimiz zarar hakkında en ufak bir endişe duymadan dünyayı dolaşmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullanıyor.
Konuya ilişkin ilginç bir eleştiri de mizah amaçlı kurulan “CheatNeutral” isimli internet sitesinden geliyor. Ana fikrini “Sevgilinizi aldatmanız durumunda, siteye belirli bir ücret ödeyerek sevgilisini aldatmayacak bir insanı fonlayabilir ve böylece vicdanınızı rahat tutabilirsiniz” olarak açıklayan sitede ayrıca, "CheatNeutral, başka birine sadık kalması ve aldatmaması için fon sağlayarak aldatmanızı dengeler. Bu yaşadığınız acıyı ve mutsuzluğu nötralize ederek, sizi temiz bir vicdanla baş başa bırakır” ifadeleri yer alıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Günaydın. Dolar/TL'de tarihi zirve. Peşin ödemeyle TOKİ'den ev ve iş yeri satın alan vatandaşlara %25 peşin ödeme indirimi. Türkiye'nin arabuluculuğuyla Rusya ve Ukrayna arasında savaş esiri takası.
23 Eyl 2022

YAZARLAR

Emircan Yaman
Piyasalar ve Finans Editörü

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.




