Komisyon için en kritik aşama: Suriye düğümü nasıl çözülecek?

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Tam bir yıl önce, 1 Ekim 2024’te, MHP lideri Devlet Bahçeli, beklenmedik biçimde DEM Parti sıralarına yürüyerek DEM Parti eşbaşkanlarının elini sıktı. DEM Parti’nin ve öncülü partilerin kapatılmasını, vekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını, Kandil’in yerle bir edilmesini ağzından düşürmeyen Bahçeli’nin bu adımı uzunca süre tartışıldı. Ne anlama geldiği, ne gibi bir mesaj taşıdığı…
Bahçeli, fazla merakta bırakmadı. Partisinin grup toplantısında, bir anda “umut hakkı” gibi Türkiye açısından radikal bir kavramdan bahsederek İmralı’daki Abdullah Öcalan’ın gerekirse TBMM’ye gelerek örgütünü feshettiğini açıklaması çağrısında bulundu.
- Öcalan’ın TBMM’ye gelerek konuşma yapabilmesi, muhtemelen DEM Parti’nin aklında bile yoktu.
Bahçeli’nin çağrısının boşa olmadığı ve ne anlama geldiği kısa sürede anlaşıldı. Ardında yatan nedenler bugün hâlâ tartışılsa da Bahçeli, aslında fiilen bir çözüm sürecini başlatmıştı; hiç beklenmeyen bir zamanlamayla…
Bahçeli’nin çağrısından kısa süre sonra İmralı’nın yıllardır kapalı olan kapıları önce DEM Milletvekili Ömer Öcalan’a, Öcalan’ın ailesine açıldı. Hemen ardından DEM Parti’nin İmralı heyetine Öcalan’la görüşme yapması olanağı sağlandı. Talep belliydi: Örgütü feshet.
Öcalan, gereken çağrıyı yapacağını açıkladı ve kısa süre içerisinde de bu çağrıyı yaptı. Öcalan’ın kamera görüntüsü yıllar sonra kamuoyu ile paylaşıldı. Bu gelişmeyi PKK’nın kongre yaparak kendini feshetmesi izledi. Tartışmalar eşliğinde fesih kararı okundu. Ve kısa süre sonra da devlet yetkililerinin koordinasyonunda PKK’lı bir grup, başlarında silah bırakmaya karşı olduğu söylenen örgüt yöneticisi Bese Hozat’ın öncülüğünde sembolik olarak silahlarını yaktı.
Artık sıranın “çözüm” aşamasına geldiği söylendi. Meclis’te bir komisyon kurulması çağrısı yine Bahçeli’den geldi. Yaz sonunda komisyon, CHP’nin katılıp katılmayacağı tartışmaları eşliğinde kuruldu.
CHP, belediyelere ve partiye yönelik operasyonlara rağmen komisyonda yer aldı. Bunun Türkiye’nin demokratikleşmesine hizmet etmesi gerektiği şerhini koyarak...
Ancak artık tam bu aşamadayız. Komisyon, bir yandan çalışıyor. 100’e yakın isim komisyona gelerek açıklamalar yaptı, raporlar sundu. Partiler, komisyonla görüşlerini paylaştı; neler yapılması gerektiği konusundaki raporlarını aktardı.
Komisyonun yasal düzenleme yapmayacağı ama yapılacak yasal düzenlemeler konusunda görüş niteliğinde bir rapor hazırlayacağı ilk günden belirlenmişti. DEM Parti’de, bu nedenle, komisyonun ilk gününden itibaren bu konuda da adım atılması beklentisi var. Yeni yasama yılının açılmasıyla bu beklenti artık zirve noktasına çıktı.
- Durağanlığın umutsuzluğa yol açtığı, kötü sonuçlanabileceği noktasındaki kaygılar iktidara aktarılıyor. İktidarda ise PKK silah bırakacak mı, Suriye ne olacak tedirginliği olduğu biliniyor.
Son olarak TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Suriye’deki yapı dahil, örgütün silahları tam olarak bırakmaması durumunda yasal düzenleme de yapılamayacağını söyledi. Beklenen yasal düzenlemeler aslında biliniyor: Örgüt üyelerinden şiddete bulaşmamış olanların geri dönüşüne olanak sağlanması ve terör suçlarından yatanlar için infaz kolaylığı sağlanması...
Ancak CHP ve DEM Parti’ye göre bunlar sorunun çözümü için yetersiz. Daha yapısal adımların atılması, bir yandan Türkiye demokratikleştirilirken diğer yandan kimliklerin tanınması gerekiyor. İktidar bu kadarına yanaşır mı, anayasa masası kurulursa bunlar gündeme gelir mi, özellikle CHP’nin talepleri ne derecede karşılık bulabilir meçhul.
Yanıt arayan bir diğer soru, Suriye düğümünün nasıl çözüleceği; yakın zamanda çözülmezse çözüm sürecinin bundan nasıl etkileneceği…
Suriye için seçenekler belli: Şam yönetiminin özerkliğe yeşil ışık yakması Ankara’yı mutlu etmeyecek. Ankara’nın isteği, YPG’nin lağvedilerek silahlı güçlerin Suriye ordusuna katılması. DEM Parti ise Suriye’nin çözüm süreci için bir başlık olmaktan çıkarılmasını savunuyor.
- Suriye denkleminin çözülmesi aslında sürecin de yürümesinin anahtarı.
ABD’deki son temaslarda bu konuda nasıl bir karar verildiği de henüz net olarak bilinmiyor. Erdoğan, yasama yılının açılışında DEM Partililer’e yakın ilgi göstererek bir anlamda sürecin devam ettiği mesajını da verdi. Bahçeli de son bir yıldır olduğu gibi sıcak tutumunu gösterdi.
CHP’nin yasama yılının açılış töreninden sonraki görüşmelerde olmaması aslında iktidarın “CHP olmasa da olur” tutumunu gösteriyordu. Ancak İmralı’nın “CHP olmazsa olmaz” tutumu da biliniyor.
Bir başka denklem de burada. Komisyon, bu yılın sonuna kadar öyle ya da böyle bir rapor hazırlayacak ve belli düzenlemelerin yapılmasını önerecek gibi duruyor. Ardından anayasa masasının kurulması gündeme gelebilir ki bütün soruların yanıt bulacağı asıl aşama bu olacak.
Masada kim olacak, kim kalacak, hangi başlık masaya nasıl yansıyacak? Türkiye, çözüm süreci başlığı altında erken seçimi ve kimlerin aday olabileceğini de kapsayan, tartışmalarla dolu bir dönemi, bu yasama yılında yaşayacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Gökçer Tahincioğlu
Gazeteci ve yazar. 1997-2018 yılları arasında Milliyet Gazetesi’nde muhabir, haber müdürü ve köşe yazarı olarak çalışan Tahincioğlu, 2019’dan beri T24 internet sitesinde Ankara Temsilcisi ve yazarlık görevlerini üstleniyor.

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Westminster siyasetinin geleneksel işleyişine karşı halk arasında biriken öfke, kendini Londra merkezli sistemin dışından geliyormuş gibi konumlandıran eski Manchester Belediye Başkanı, yeni Başbakan Andy Burnham için ilk aşamada bir avantaj sağlıyor şüphesiz. Ancak şimdilik adeta “İngiliz siyasetini kurtaracak bir halk kahramanı olarak selamlanan ve yüceltilen” karizmatik lider Andy Burnham için en büyük sınav, göreve geldikten sonra rüzgar tersten estiğinde ülkesi için anlattığı hikayeye tutunup tutunamayacağı olacak.

Türkiye ile KKTC arasında imzalanan mutabakat zaptıyla iki ülkeyi denizin altından bağlayacak doğalgaz boru hattı için çalışmalar resmen başladı. Doğu Akdeniz gaz havzası sadece Kıbrıs (Rum ve Türk kesimi olması bağlamından bağımsız) için değil, Mısır ve İsrail’de dahil olmak üzere son dönemde öne çıkan, doğalgaz rezervleri açısından da oldukça önemli bir havza. Peki bu adımın getirileri ne olabilir?

Ahbap Derneği soruşturması, Türkiye'de milyonlarca kişinin bağış yaptığı dernek ile vakıflara ilişkin güven ve şeffaflık tartışmalarını gündeme getirdi. Peki bir derneğe bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli? Bir derneğin güvenilir olduğu nasıl anlaşılır?

7-8 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da toplanan NATO liderler zirvesi, ittifakın kendisi hakkında çok daha derin soru ve sorunları gündeme getiriyordu. Avrupa merkezli NATO ile Donald Trump başkanlığındaki Amerikan yönetiminin zıt tutumları nedeniyle Atlantik ötesi ilişkiler giderek karmaşıklaşıyor, anlaşmazlıklar derinleşiyor ve kapsamı genişliyor. Peki Türkiye bu denklemde nerede duruyor?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?




