Kömüre Elveda Demenin Vakti Geldi

Paris Anlaşmasını onayladıktan sonra kömüre elveda demek için çok sebep var.
Kömüre Elveda Demenin Vakti Geldi

Geçtiğimiz hafta Türkiye’nin 6 yıl sonra Paris İklim Anlaşması’nı onaylama sürecini ele almış, sadece anlaşmayı onaylamanın yeterli olmayacağını konuşmuştuk.

Türkiye’nin Paris İklim Anlaşması’nı onayladıktan sonra, hemen ulusal niyet beyanını güncellemesi, fosil yakıtlara olan devlet desteklerini kademeli olarak azaltması, adil ve yenilenebilir enerji dönüşümüne destek vermesi ve kömürden çıkış takvimini açıklaması gerek.

Kömürden çıkış takvimi belki burada en önemli adımlardan biri. Kömür şu anda Türkiye’nin en fazla sera gazı üreten kaynağı durumunda ve elimizde bu durumun değişmesi gerektiğini ve değiştiğini de gösteren bir çok veri var.

Bu verilerden birisi, Paris İklim Anlaşması’ndan sonra kömürlü termik santral planlarının %75’inin iptal olduğu yönünde.



E3G, Küresel Enerji Takibi ve Ember adlı kurumların beraber hazırladığı raporda; 44 ülkede şu anda, hiç yeni bir kömürlü termik santral planı olmadığının altı çiziliyor.

Aslında, 5 yıl önce bile kurulması planlanan kömür santrali sayısı endişe yaratacak seviyelerdeydi. Ama hem yenilenebilir enerjinin giderek ucuzlaması, hem de büyük yatırımcıların fosil yakıttan desteğini çekmesi bu gidişatı değiştiriyor.

Sadece 31 ülkede kömürlü termik santral projeleri devam etmekte ve bu projelerin yarısından fazlası da Çin tarafından, bir şekilde finanse edilmekte. 

Rapor, Çin’in kömürlü termik santrallerine desteğini kesmesi durumunda, bu santrallerin %90’ının iptal olacağını öne sürüyor ve artık bunu öğrenme şansımız da var.

Belki de son dönemin en büyük gelişmelerinden biri geçtiğimiz hafta yaşandı. Çin, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda uluslararası alanda kömürlü termik santrallerin inşaatına artık destek vermeyeceğini duyurdu.



Bu açıklama maalesef Adana’da bulunan ve inşası devam eden Hunutlu Termik Sanrali’ni kapsamıyor, ama hala inşaat değil de proje aşamasındaki santrallerin iptal olması bekleniyor.

Küresel Enerji Takipçisi’nin (Global Energy Monitor) hazırladığı bir başka rapor ise Çin’in bu kararından, toplamda 42.220 megavat (MW) kurulu güçteki 44 kömür santralinin etkileneceğini gösteriyor.

44 kömür santralinin iptali durumunda, bu ülkelerin gelecekteki kömür talebinde her yıl yaklaşık 30 milyon ton azalma öngörülüyor. Bu durumun, kömür ihracatı yapan ülkelerin beklentilerine darbe vurması bekleniyor.

İhracattaki bu darbe tabii ki ithalatta da kendini farklı şekillerde gösterecek. Ama biz şimdiden kömür fiyatlarında ciddi oynamalar görüyoruz.

Son dört ayda kömür fiyatları iki katına çıkarak son on yılın en yüksek seviyesine çıktı. Bu durum, Türkiye’ye çoğunlukla Kolombiya’dan ithal edilen kömürün fiyatını da etkiledi.

Enerji odaklı düşünce kuruluşu EMBER’ın Türkiye analizine göre, bu değişim yeni yatırımlar için seviyelendirilmiş elektrik üretim maliyetlerinin değişmesine yol açtı.



Analize göre Türkiye’de ithal kömürle elektrik üretim maaliyeti, 73 $/MWh seviyesine yükseldi. 2021’de Türkiye’nin kömür ithalatına 3 milyar dolarlık bölümü elektrik üretimi için olmak üzere 5 milyar dolar harcayacağı öngörülüyor.

Bununla beraber son 5 yılda yaşanan gelişmeler, Türkiye’de güneş ile elektrik üretmenin maliyetini 52 $/Mwh’a, rüzgar enerjisinde ise 40,8 $/Mwh seviyesine indirmiş durumda.

Yani hem kömür ile elektrik üretmek, hem de kömürlü termik santrali kurmak artık ekonomik olarak zora girmiş durumda.

Türkiye’deki mevcut kömürlü termik santrallerin yüzde 45’inin ithal kömür kullandığını göz önüne alırsak elektrik üretimimizde bir değişikliğe gidileceğini varsaymak çok büyük bir kumar olmaz.

Sadece ekonomik olarak değil, toplumsal yarar açısından da kömürlü termik santralleri savunmak giderek zorlaşıyor.



İçinde İstanbul’un da olduğu C40 ağına dahil 61 kentte yapılan analiz, mevcut kömür politikaları yerine yenilenebilir enerji politikalarını karşı karşıya koymuş.

Dünyadaki toplam kömür santrali kapasitesinin %68’ini temsil eden bu kentlere baktığımızda; adil, temiz ve yenilenebilir bir enerji dönüşümünün toplumun yararına olduğunu görüyoruz.

Bulgular, Paris Anlaşması’nın küresel sıcaklık artışını 1,5 ℃ ile sınırlama hedefi doğrultusunda temiz yenilenebilir enerjiye geçişin hızlandırılmasıyla 6,4 milyon yeni istihdam yaratılabileceğini gösteriyor.

Bu, “mevcut durum senaryosu” yani beklenenden 1,1 milyon daha fazla iş anlamına geliyor. Örnek olarak İstanbul %21 artışla 88 bin yeni istihdam sağlayabiliyor.

Sadece istihdam anlamında değil, C40 raporu, mevcut kömür politikaları yüzünden 2030 yılına kadar artan hava kirliliğinin, 264.900 erken ölümle sonuçlanabileceğini bize gösteriyor.

Türkiye’nin genelinde de durum çok farklı değil. Temiz Hava Hakkı tarafından yayınlanan Kara Rapor 2021 bize, hava kirliliğinin Türkiye’nin 12 şehrinde artık tüm yıla yayılan bir sorun olduğunu gösteriyor.



Muş, Iğdır, İstanbul, Sinop, Malatya, Edirne, Tokat, Kayseri, Denizli, Düzce, Karabük, Ağrı ve Ankara’daki 15 istasyonda 2020 yılı boyunca yapılan ölçümlerde ‘yüksek hava kirliliği’ gözlemlendi.

Hava kirliliğinin en yüksek oranda olduğu şehrin ise Muş olduğu açıklandı. Muşlular yılın 306 günü kirli hava soludu.

Son 5 yıldır ise Iğdır, Kahramanmaraş, Manisa, Ağrı ve Düzce’de hava kirliliği sorununun kronikleştiği ifade eden Kara Rapor, bu şehirlerde özellikle kömürden uzaklaşmayı vurgulayan  ‘Acil Temiz Hava Eylem Planları’ gerektiğini belirtiyor.

Kısacası, hem ulusal hem de uluslararası alanda, ekonomik veya sosyal olarak kömürün savunulacak bir noktası kalmadı diyebiliriz.

Eski tartışmalar genelde kömürün ucuz bir enerji kaynağı olduğundan yola çıkıyordu, ama elimizdeki veriler bunun artık öyle olmadığını ve olmayacağını gösteriyor.

Peki şimdi ne olacak? Kömürden çıkış ne demek? Bu sektörde çalışan binlerce kişiye neler olacak?

İşte bu sorular Türkiye’nin Paris sonrası atması gereken bir başka adım olan adil yenilenebilir enerji dönüşümünün parçası. Gelecek haftaya Çevreci Geek bülteni ile bu sorulara cevaplar bulmaya çalışıp, şu an süregelen örnekleri konuşacağız.

Haftaya görüşmek üzere...

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Çevreci GeekÇevreci Geek

BÜLTEN SAYISI

Kömüre Elveda Demenin Vakti Geldi

Paris Anlaşmasını onayladıktan sonra kömüre elveda demek için çok sebep var.

06 Eki 2021

Kömüre Elveda Demenin Vakti Geldi

YAZARLAR

Çevreci Geek

İklim haberleri üzerine yorumlar.

İLGİLİ OKUMALAR