

BMI Business School’da Kasım 2021 takvimi 2022 yaklaşıyor. Yeni yıla yeni hedeflerle girmek, kariyerinizde ve kurumunuza sunduğunuz katkılarda bir adım ötesine geçmek için eyleme geçmenin tam zamanı. Bu noktada; sektörünü daha iyi tanımak, kişisel becerilerini keşfetmek, geliştirilebilir alanların üzerine gitmek ve yaptığı işin uzmanı olarak anılmak isteyenler için BMI Business School var. Nedir? 2004'ten bu yana akademiyle iş dünyası arasında bir bağlantı noktası olarak konumlanan lider iş okulu BMI Business School; bireylerin kişisel ve profesyonel hedeflerini gerçekleştirmelerini destekleyen eğitim programları düzenleyerek iş dünyasına fark yaratan bireyler kazandırmak ve böylece kurumların gelişimine fayda sağlamak amaçlarıyla faaliyet gösteriyor. Nasıl? BMI; Türkiye'nin ve dünyanın önde gelen üniversiteleriyle, sektörlerin lider kurumlarıyla, ilham veren yönetici ve eğitmenlerle iş birliği yaparak iş dünyasının gereksinimlerini tamamlayacak gelişim programları düzenliyor. Şimdiye dek 700'ü aşkın genel katılıma açık eğitim/sertifika programı tasarlayan ve uygulayan, böylece toplam 12 binin üzerinde iş dünyası profesyonelinin gelişimine katkıda bulunan BMI Business School; uzmanlık eğitim programları, yönetici gelişim programları, üst yönetim zirveleri, kurumsal eğitim çözümleri gibi dört farklı alanda hizmet gösteriyor. Neler var? Daha önce eylül ve ekim takvimlerini paylaştığımız BMI’ın kasım takviminde faaliyet alanlarının başlıca ikisi olan uzmanlık ve yönetici eğitimleri arasında öne çıkanlar aşağıdaki gibi sıralanıyor: BMI’a ve eğitimlere dair ayrıntılı bilgi ve başvuru için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Diken’den Altan Sancar’ın haberine göre CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçtiğimiz haftalarda bürokratlara yönelik söylemleri, “talimatlara karşı direnç” geliştirdi. Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya’nın Kılıçdaroğlu’nun söylemlerinin bürokrasiyi etkilediğine dair haberinin ardından Sancar’a konuşan üst düzey bürokrat “Gelen talimatlar süzgeçten geçirilmeye başlandı, ya uygulanmıyor ya da zamana bırakılıyor” dedi.
- Ne olmuştu? Kılıçdaroğlu bürokratlara seslenerek “Vazife namına mafyatik düzene hizmet etmeyin, pazartesi itibarıyla durun.” demiş, Cumhurbaşkanı Erdoğan da "Sen nasıl olur da bu ülkenin memurlarını tehdit edersin" diye tepki göstermişti.
Hemen ardından: Cumhurbaşkanı Erdoğan geçtiğimiz hafta grup toplantısında Kılıçdaroğlu’na yönelik linç girişiminin görüntülerini paylaşmıştı. Bunun üzerine Kılıçdaroğlu ise önce sosyal medyadan yaptığı açıklamayla Erdoğan’ı tiye alarak “Sevgili Şahsım, görüyorum ki muhalefet olmayı iyice kabullenmişsin. 'Oynatalım Uğurcuğum' siyasetinde sana başarılar diliyorum" dedi. Partisinin Genel Merkezi’nde de konuşan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
“Şahıs, bugünkü grup toplantısında uzun uzun benim videolarımı izlettirmiş. Aleni tehditler savurmuş adeta birilerine ‘Yarım kalan işi bitirin’ talimatı vermiş. İşte buradan söylüyorum: Ne senden ne senin şürekândan zerre kadar korkum yok. Sonuna kadar mücadele vereceğim. Bunu bilesin.”
Durum ne?
19 yıldır ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ana muhalefet partisinin lideri Kılıçdaroğlu arasındaki sular uzun zamandır durulmuyor. Erken seçim tartışmaları döneminde iyice alevlenen bu tartışmalara her hafta yeni bir konu ekleniyor. Yakın zamandaki tartışmalarda kamuoyunun dikkatini çeken; tartışmaları artık Kılıçdaroğlu belirliyor, bunun yanında birçok tartışmada da son sözü Kılıçdaroğlu söylüyor. Ana muhalefet partisinin lideri, hükümete hiç olmadığı kadar gür bir sesle sesleniyor.
Peki bu nasıl başladı?
Başlangıç aslında 19 yıllık iktidarın ardından gelen “değişim” isteğinde yatıyor; ancak bunun yanında iki esas neden de var: “Yerel seçim başarısı” ve “halkın yükselen sesi.”
Yerel seçim başarısı
2019 seçimlerinde 21 ilde belediye başkanlığı kazanan CHP, AK Parti’nin yönettiği İstanbul, Ankara, Antalya, Adana gibi nüfusun yoğun olduğu ve seçimler için “önemli” kabul edilen illeri de aldı. Özellikle İstanbul ve Ankara’nın ardından CHP’nin bu seçimlerde büyük başarı gösterdiği konuşuldu.
Halkın yükselen sesi
Gezi Parkı direnişiyle halk, uzun zamandır kullanamadığı protesto hakkını geri kazanmıştı. Geçen uzun sürenin ardından Kaz Dağları direnişiyle apaçık şekilde yeniden başlayan protestolar Boğaziçi Üniversitesi’ndeki gibi durmayan ve vazgeçilmeyen eylemlere dönüştü. Yangınların ve sellerin meydana geldiği dönemde halkın kolektif ve gürleşen sesi, Türkiye’deki her olay ve durumun bir şekilde siyasete bağlandığını gösterdi. Kadın hareketlerinin “Kadın cinayetleri politiktir” söylemi de bu durumun bir nevi sağlaması.
Öğrencilerin, kadınların ve işçilerin yükselen sloganlarının ve renkli pankartlarının yanı sıra sosyal medyada da gördüğümüz sokak röportajları halkın sesini çıkarmaktan korkmadığını gösterdi. Özellikle “Z kuşağı” olarak adlandırılan gençlerin yetişkinlerle yaşadıkları tartışmalarda haklı çıkışları, işsizlerin ve emeklilerin meydanlarda bağırışları her hafta karşımıza çıkan yeni görüntülere dönüştü.
Domino etkisi
Halkın korkusuzluğu siyasilerin yanı sıra iş dünyasını da etkiledi. Radikal seslenişler, yanlışları apaçık işaret etmeler gördük.
- Ömer Koç: Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer M. Koç, iyice artan enflasyon baskısının halkı yorduğunu görmenin üzücü olduğu dile getirmişti.
- TÜSİAD: Geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirilen TÜSİAD toplantısında da rapor sunumunda Türkiye hedeflerinde eşitlik, özgürlük ve gelir adaleti vurguları yer almıştı. TÜSİAD Başkanı Simone Kaslowski Türkiye'nin Dünya Adalet Projesi hukukun üstünlüğü endeksinde 139 ülke arasından 117'nci sırada olduğunu belirtmişti.
Cesur muhalefet
Halkın tepkisi muhalefetin dilini ve bakış açısını da geliştirdi. Özellikle CHP lideri Kılıçdaroğlu bu dönemde “doğru sorunları doğru zamanlarda” dile getirmeye yönelik bir iletişim stratejisi izledi. Yapıcı dili halka seslenişlerini yumuşatırken hükümete tepkileriyse bir adım daha sertleşti.
- Enflasyon çıkışı: TÜİK’in enflasyonu %19,89 olarak açıklamasının ardından Kılıçdaroğlu, “Halk çarşı pazarda gerçeği net görüyor. Gerçek enflasyon %40'ın üzerinde. Şahsım ve şürekası ülkeyi bitirmeye kararlı ama unuttukları bir şey var. Biz varız ve buradayız. Benim en önemli meselem halkımın sofrasıdır. Bazı önemli adımlar atacağız.” ifadeleriyle halka seslenmişti.
- Adaylık tartışması: Murat Yetkin’e cumhurbaşkanı adayı hakkında konuşan Kılıçdaroğlu, “Millet İttifakı’nın çatırdadığı” söylemlerine rağmen yaptığı açıklamada “Ben herkese aynı şeyi söylüyorum. Buna Millet İttifakı olarak karar vereceğiz.” dedi. Bu açıklama Kılıçdaroğlu’nun Millet İttifakı konusunda da yapıcı olduğu şeklinde değerlendirildi.
CHP neden öne çıkıyor?
Bunun nedeni diğer partilerin farklı çatışmalarının bulunması ve ana muhalefet partisinin söylemlerinin doğruluğu olarak değerlendiriliyor. İYİ Parti lideri Meral Akşener uzun süredir gerçekleştirdiği il ziyaretlerinde esnafın sorunlarını dinlemeye ve bunlara yönelik yapıcı çözümler bulmaya çalışıyordu; ancak bu hafta yaşanan “Kürdistan” meselesi nedeniyle tartışma konuları değişti. Meseleye HDP de dâhil olunca muhalefet kanadında ayrı bir çatışma izlendi.
- Ne olmuştu? Akşener, Siirt ziyaretinde HDP çalışanının yanına gelip "Burası Kürdistan" dediğini ve bu durumda şaşırılacak bir şey olmadığını söyleyerek "Biz aylardır ne diyoruz? 'HDP'yi PKK yanında konumlandırıyoruz' diyoruz." diye konuşmuştu. HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar da buna karşılık “HDP tam da halk içine konumlanmıştır” demişti.
- Mesajlar: Ayrıca Kılıçdaroğlu’nun grup toplantılarında ve sosyal medyada kullandığı yapıcı dilinin yanı sıra hükümete karşı kinayeli, eleştirel ve soru yöneltici söylemleri de “hesap sorma sırası geldi” mesajı barındırıyor. “Seçim öncesi bir dönemdeyken” bu söylemler “tam zamanında” olarak değerlendiriliyor.
Hırçınlaşan hükümet
CHP liderinin bu tavrına karşılık hükümetin ve MHP’nin söylemleri de bir o kadar sertleşmiş durumda. Öyle ki Erdoğan'ın Kılıçdaroğlu’na saldırı görüntülerini grup toplantısında göstermesinin bir nevi “Başladığınız işi bitirin” mesajı verdiği değerlendirilmiş ve CHP ile SHP’nin eski genel başkanları Erdoğan hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Ayrıca MHP lideri Bahçeli de grup toplantısında “Kılıçdaroğlu'na kim ne söylüyorsa komik duruma düşüyor. Zihinleri fukara akılları ukaladır.” diye seslenmişti.
CHP kabuğunu kırıyor mu?
T24 yazarı Aydın Engin “25 Ekim'i 26 Ekim'e bağlayan gecede CHP” başlıklı yazısında CHP’nin tezkereye “hayır” oyu vermesini şöyle değerlendirdi:
“Alın size bir soru: CHP, kabuğunu kırıyor mu? ... Sonucu CHP'nin kendini kuşatan, donduran, sosyal demokratlığına köstek olan "devlet partisi" saplantısından kurtuluşuna giden bir adım olarak değerlendirdim. Küçük ama büyük bir adım. Arkası gelir mi? Bu kalıcı bir çizgiye dönüşür mü? Sosyal demokrasinin temel ilkeleri CHP'ye egemen olur mu? Acele etmeyelim. Yoğurdu iyice üfleyelim. Ama CHP'nin böyle bir karara ulaşmasına da, böyle bir adım atmasına da sevinmekten çekinmeyelim.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Herkese günaydın. Küresel gıda fiyatları yükselişini sürdürüyor. Moody's Türkiye için yıl sonuna %21 enflasyon öngörüyor. Microsoft Başkanı metaverse'e temkinli yaklaşıyor.
05 Kas 2021

YAZARLAR

İlkim Emirler
Deputy editor @ Aposto

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





