

SEO'da sonuç odaklı çözüm: Atlas & Go
İstatistikler, tüm internet trafiğinin %93'ünün arama motorları aracılığıyla geldiğini gösteriyor. Ürettiğiniz içeriklerin, markanızın, sunduğunuz değerin ve ürünlerinizin hedef kitlenize ulaşmanın yolu vitrinde, yani arama motorlarında…
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Afganistan'ın başkenti Kabil, dün güne Taliban kontrolünde başladı. Cumhurbaşkanı Eşref Gani'nin terk ettiği ve Taliban'ın cumhurbaşkanlığı sarayından görüntüler paylaştığı bir gecenin ardından sivil tahliyelere verilen izinler, Kabil havalimanında bir kaos ortamına sebep oldu. Ülkeden kaçmak isteyenlerin uçakların kanatlarına tutunmaya çalıştığı görüntüler dolaşımdaydı. The Guardian'dan Hameed Hakimi, bölgede bir insani krizin kaçınılmaz hâle geldiğini söyledi.
20 yılın maliyeti
ABD Kongresi'nin verileri, uluslararası askerî koalisyonun 20 yılda 3 bin 500'den fazla can kaybı yaşadığını gösteriyor. 20 binden fazla ABD askerinin yaralandığı çatışmalarda on binlerce Afganistan polisinin ve askerinin öldürüldüğü biliniyor.
ABD Kongresi verileri 2002'den bu yana Afganistan'a 140 milyar dolardan fazla harcama yapıldığını söylerken Pentagon, Afganistan güçlerine verilen desteklerin de hesaba katıldığı toplam maliyetin 820 milyar dolardan fazla olduğunu tahmin ediyor. 189 ülkenin sıralandığı İnsani Gelişme Endeksi'nde 169'uncu sırada yer alan Afganistan ise dünyanın en yoksul ülkelerinden biri olmaya devam ediyor.
Birleşmiş Milletler'in geçtiğimiz haftalarda yayımladığı bir rapora göre yalnızca 2021'in ilk yarısında en az 5 bin sivilin yaşamını yitirdiği tahmin edilen ülkede bu kayıpların %46'sını kadın ve çocukların oluşturduğu biliniyor.
Biden neden eleştiriliyor?
Önce tam çekilme için 11 Eylül'ü işaret eden ve sonrasında bu tarihi 31 Ağustos'a çeken Joe Biden, Afganistan'a terörle mücadele için girdiklerini ve orada bir ulus inşa etmeye gitmediklerini, "ülkelerinin geleceğine ve nasıl yönetileceğine karar vermenin Afganistan halkının sorumluluğu" olduğunu söylemişti. Biden, "Afganistan'ın Taliban tarafından ele geçirilmesi kaçınılmaz mı?" sorusuna "Hayır, değil. Dünyadaki herhangi bir ordu kadar iyi donanımlı 300 bini aşkın Afganistan askeri var. 75 bin civarındaki Taliban gücüne karşılık hava desteği var." yanıtını vermişti.
The New York Times baş muhabiri David E. Sanger, Afganistan'da yaşananların ABD Başkanı Joe Biden'ın başarılı görünen yedi aylık yönetimini "paramparça ettiğini" düşünüyor. Singer; ABD'nin ulusal çıkarlarına hizmet etmeyen bir savaştan çekilmesini doğru bulan Biden taraftarlarının bile yönetimin bir dizi büyük hata yaptığını kabul ettiğini söylüyor.
Savaşın biteceğini duyurmanın ve askerî çekilmenin başlamasının bölgedeki tahliyelerden önce gerçekleşmesinin operasyonel bir eksiklik olduğuna ve bu durumun Taliban’ın hızlı ilerleyişine zemin hazırlayarak bölgede şu an hüküm süren kaosa sebep olduğuna dair eleştiriler de yapılıyor.
Biden yönetimi Taliban'ın hızını öngörememekle, bu nedenle ortaya çıkacak mülteci krizini yeterince düşünmemekle ve bölgedeki diplomatlarını ve müttefiklerini korumaya yönelik yeterince kaynak ayırmamakla suçlanıyor.
Diğer yandan eski başkan Donald Trump döneminde, Şubat 2020'de Taliban'la imzalanan çekilme anlaşmasının kapsamlı bir ateşkese dair ayrıntılar içermemesinin Biden'ı daha da zor durumda bıraktığı söyleniyor.
Biden'ın yanıtı
ABD Başkanı Joe Biden dün gece yaptığı açıklamada önceki argümanlarını yineledi ve ABD'nin Afganistan'a El-Kaide'nin ülkeyi üs olarak kullanmasını engellemek için gittiğini ve bunu başardığını, Afganistan'da bir ülke inşa etmenin görevleri arasında yer almadığını vurgulayarak çekilme kararının arkasında durdu.
"İnsan haklarının dış politikanın merkezinde durmaya devam edeceğini" söyleyen Biden, "sonu gelmeyen askerî operasyonlar" yapmayacaklarını ifade etti. Yine de Biden, çekilme sürecinin uygulanışı yönündeki eleştirilere dair bir yorumda bulunmadı.
Şimdi ne olacak?
Taliban’ın "kadınların eğitim ve çalışma haklarının korunacağı, evden yalnız çıkmalarına izin verileceği, yabancılara güvenlik garantisi verileceği, mal ve can güvenliğinin sağlanacağı ve kimseye zarar verilmeyeceği" gibi mesajları "daha ılımlı" göründüğü şeklinde yorumlanıyor. Bazı yorumlar bu yolun yönetimi pekiştirmek ve Batı güçlerine yeniden müdahale gereksinimi yaratmamak için izlendiğini işaret ediyor.
Fakat Taliban’ın 1996-2001 iktidarında yaptığı uygulamalar Afganistan'da yaşayanlar için tehdit oluşturmaya devam ediyor. Taliban’ın o dönemdeki yönetim anlayışı ve BBC'den John Simpson'ın Afgan hükümetlerinin ve onların Batılı destekçilerinin başarısızlıklarına rağmen Taliban’ın ardından Kabil ve diğer şehirlerde canlanan ticarete, yükselen yaşam standartlarına, kazanılan kadın haklarına atıfta bulunduğu yazısı; Taliban’ın "ılımlı" tavrını pratikte göstermemesinin, ABD istihbaratının "20 yılda yaşanan ilerlemenin büyük bir kısmının geri döneceğini" öngören raporunu doğrular nitelikte olduğunu gösteriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Dün Kabil havalimanında en az beş kişinin hayatını kaybettiği aktarıldı. Karadeniz'de etkili olan sel felaketinde can kaybı 77'ye çıktı. 2020 Tokyo Paralimpik Oyunları da seyircisiz oynanacak.
17 Ağu 2021

YAZARLAR

Mehmet Şimşek
ODTÜ Felsefe'yi bitirdi. İçinde Bulunduğum Durum isimli bir oyun yazdı, besteledi, sahneledi. Şarkıları da var.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Türkiye’de kız çocuklarının eğitime erişiminde son 20 yılda önemli ilerleme sağlandı; ancak eğitimde kapanan makas, okuldan işe geçişte, ekonomik katılımda ve karar alma süreçlerinde yeniden açılıyor. Bugünün meselesi artık kız çocuklarını yalnızca okula ulaştırmak değil, değişen dünyada kendi yollarını çizebilecekleri beceri, özgüven ve fırsatlarla desteklemek. Aydın Doğan Vakfı, "Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar" projesiyle eşitsizliğin eğitim sonrasındaki halkalarına odaklanıyor.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.




