Kuklalar, katafalklar, ütopyalar ve arşivler: 17. İstanbul Bienali

Barın Han
Çemberlitaş tramvay durağına bir dakika mesafede yer alan Barın Han yıllarca hat ve cilt sanatçısı Emin Barın’ın atölyesi olarak işlev gördü. 2019 yılında bir kültür mekânı olarak yeniden açıldığında torunu Emir Barın’la tarihini konuşmuştuk. Barın Han bu yılki bienalin en büyük mekânlarından biri olarak ziyarete açık.
Ortaköy’deki Taut Evi’ni Boğaziçi Köprüsünden geçtiyseniz muhakkak görmüşsünüzdür. Nazizm’den kaçarak önce Japonya’ya sonra da Türkiye’ye gelen Yahudi asıllı Alman mimar Bruno Taut kendisi için tasarlamıştı. Almanya’daki, Japonya’daki ve Türkiye’deki birçok yapının müellifi olan Taut aynı zamanda Atatürk’ün Etnografya Müzesi’ne götürülürkenki katafalkını, yani naaşının yerleştirildiği platformu tasarlar. Japon araştırmacı Yuta Nakamura Türkiye ve Japonya’nın modernizasyon süreçlerini yan yana koyarak Atatürk’ün Katafalkı: Bir Diğer Ütopik Mimari Örneği mi? sorusunu soruyor ve Barın Han’ın en üst katında araştırmasını ortaya koyuyor. Emin Barın’ın Anıtkabir’in kitabelerini yazan kişi olduğunu da not edersek Nakamura’nın araştırmasının Barın Han’da yer alması ayrı bir önem kazanıyor.

Umarım Bread and Puppet Theater’ın (Ekmek ve Kukla Tiyatrosu) bienal kapsamında gerçekleştirilen performanslarından birine denk gelmişsinizdir. Ancak göremediyseniz de tiyatronun kurucularından Dr. John Bell’in Nesne Performansının Yıllığı: Kuklacılık, Sokak Performansı ve Eylemcilik başlıklı arşiv çalışmasına göz atabilirsiniz. Malzemeler arasında arşivlerden çıkan protesto pankartları, fotoğraflar, kuklalar ve performans nesneleri de bulunuyor.
Türkiye toplumunun nabzını en sistematik şekilde tutan kurumlardan KONDA Araştırma ve Danışmanlık şirketinin projesi olan Harman bienalin dikkat çekici ve katılımcı işlerinden. KONDA’nın son araştırmalarından birini interaktif bir hale getiren araştırmanın parçası olabilirsiniz siz de. Araştırma şirketinden Aydın Erdem bağlantıdaki videoda projeyi detaylı anlatıyor.

Müze Gazhane
Gönüllülerin çabalarıyla ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin girişimiyle yeni bir sanat mekanı olarak 2021 yılında açılan Müze Gazhane’nin içindeki iki mekânda ve açık alanında bienalin parçası olan işleri görebilirsiniz.
Fernando Garcia-Dory’nin 2009’da başlattığı kültür ve doğa ilişkisini araştıran INLAND projesinde Kars’ın Boğatepe köyüne bakıyor. 2015’teki 14. İstanbul Bienali’nde araştırmacının başlattığı Boğatepe Gelecek Sözleşmesi çalışmasının devamı niteliğindeki proje köyün deneysel ekonomi oluşturma ve ekonomi denemelerini incelemeye açıyor.

Ahmet Öğüt’ün başlattığı Silent University, yerinden edilmiş ve göçmen öğretim görevlileri ve araştırmacılar tarafından yönetilen bir eğitim platformu. Gazhane’de yer alan Silent University Oryantasyon Programı ise Stockholm, Ruhr ve Hamburg’da aktif şubeleri bulunan çalışmanın Türkiye’de adımlarının atılması için bir başlangıç niyetinde. Silent University aynı zamanda SAHA Stüdyo’nun da bu dönem katılımcılarından.
Araştırmacı Orkan Telhan’ın Yenikapı’nın Müzeleri çalışması Yenikapı Langa mahallesindeki araştırmalarından yola çıkan iki alternatif müze fikri. Ancak bu müzede alıştığımız müze düşüncesinden farklı olarak bitkiler, karıncalar, kemikler, taşlar gibi Langa sakinleri insan araştırmacılarla diyaloga giriyor.
Pera Müzesi
Pera Müzesi’nde öne çıkan işlerden biri Nepal Picture Library’nin hazırladığı Kadının Kamusal Hayatı - Feminist Bir Bellek Projesi. Nepal’in toplumsal ve kültürel hayatına dair özel ve kurumsal kaynaklardan 160 binden fazla fotoğrafın bir araya geldiği dijital bir fotoğraf arşivinden bahsediyoruz.
Bu projeyle aynı katı Merve Elveren ve Çağla Özbek’in Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi işbirliğiyle ve Ayşe Düzkan, Merve Kaptan, Zeynep Sayın, Dilek Winchester ve Çatlak Zemin’in katkılarıyla hazırladığı Hem Zemin / Hem Zaman projesi paylaşıyor. (Hem Zemin / Hem Zaman projesi aynı zamanda Performistanbul’a, Müze Gazhane’ye ve Barın Han’a yayılıyor.)

Beyrut’ta yaşayan ve çalışan görsel sanatçı Lamia Joreige’in Bir Dönüşümü Haritalandırmak projesi ise Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemine bakıyor. Sanatçı kendi çizimleriyle günlük, mektup, fotoğraf gibi arşiv malzemelerini bir araya getirerek yeni ve spekülatif bir tarih anlatısı yaratıyor.
Ve son notlar
Carlos Casas’ın Metro İstanbul Yaklaşım Tüneli Taksim’de yer alan Kiklop çalışması belki fark ettiğiniz üzere bienalin sosyal medyada en çok ilgi gören çalışmalarından biri oldu. Mussolini’nin 1930’larda kurduğu askeri bir tesisten esinlenen çalışma ses kayıtları ve titreşimlerle bienal izleyicisine aradığı deneyimi veriyor.
Daha önce Salt’taki İklimcil sergisini gördüğümüz Cooking Sections ekibi Çamuralem projesiyle Büyükdere35’te bir muhallebici dükkanı kurdu. İstanbul mandaları üzerine yılın farklı zaman dilimlerinde çalışan ekip çevresel meseleleri araştırırken yiyecekleri bir yöntem olarak ele alıyor.
Yine Beyoğlu’ndaki mekânlardan Merkez Rum Kız Lisesi’nde ise yine daha önce Salt’ta sergisini gördüğümüz İtaatsizlik Arşivi (Ders Bitti) projesi yer alıyor. 2005 yılından bu yana sanatsal pratikler ile siyasi eylemler arasındaki ilişkiye yoğunlaşan arşiv bir katman daha büyüyor.
Elif Öner ve Evrim Kavcar’ın 2019 yılından bu yana yürüttükleri katılımcı Hassas Sesler Sözlüğü çalışması günlük hayatımızda söze dökmediğimiz seslerden bir sözlük oluşturuyor.
Barın Han’ın giriş katı aynı zamanda düzenli olarak hat ve cilt sanatı çalışmaları için kullanılıyor. Çok rahatsız etmeden aralarında dolaşmak için iyi bir fırsat.

Yine Barın Han’ın çatı katında bienal kapsamında yayınlanan dergilere ve kitaplara göz atabilirsiniz. Mesela Hrant Dink Vakfı’nın hazırladığı Mantı Postası’ndan ve Eva Egermann girişimiyle çıkan, katılımcıların % 80’inin kendini engelli olarak tanımladığı Crip Magazine’den birer kopya almayı unutmayın. Mantı Postası’na aynı zamanda bağlantıdan erişebilirsiniz, Crip Magazine kurucusu Egermann’la yaptığımız söyleşiye de göz atmayı unutmayın.
Onuncu yılını kutlayan SAHA Derneği’nin 2019 yılında açtığı SAHA Studio da bu yılın bienal mekânlarından. Çarşamba ve cumartesi günleri açık. Her cumartesi düzenlenen konuşmaları takip edebilirsiniz.
Bienal mekânları arasında aynı zamanda Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi, Yeldeğirmeni’nde mülteci sanatçıların kurduğu arthereistanbul, Fatih’teki The Çinili Hamam ve Küçük Mustafa Paşa Hamamı, Performistanbul Canlı Sanat Araştırmaları Alanı da yer alıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
PREMIUM'A ÖZEL
20 Kasım'a kadar sürecek olan 17. İstanbul Bienali büyük bir kamusal program. Bienalde öne çıkan işleri derledik.
20 Eki 2022

YAZARLAR
İLGİLİ OKUMALAR

