Kültür-sanat her yerde: Türkiye Kültür Yolu Festivalleri

Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan Ayça Yusufoğlu Köroğlu ile bu yıl 16 şehre yayılan festivallere yakından bakıyoruz.
Kültür-sanat her yerde: Türkiye Kültür Yolu Festivalleri

Yazı: Gaye Şahin

2021 yılında Beyoğlu ile başlayan, her yıl yeni şehirler eklenerek ülkeye yayılan Türkiye Kültür Yolu Festivalleri bu yıl 7 bölgede ve 16 şehirde 8 ay boyunca sürecek. Adana'daki Portakal Çiçeği Karnavalı ile bu yılın ilk festivalini geride bıraktık bile. Kültür ve Turizm Bakanlığı Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Kültürel Etkinlikleri Planlama ve İletişim Daire Başkanı Ayça Yusufoğlu Köroğlu ile festivallere yakından bakıyoruz. 

Türkiye Kültür Yolu Festivali bu sene 4. kez düzenleniyor. Festivalin 2021 yılından bugüne gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Evet, Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak, Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy’un vizyonuyla, 2021 yılında Beyoğlu Kültür Yolu Festivali ile başlattığımız, geçtiğimiz sene 11, bu sene 16 farklı şehirde hayata geçirmek için muazzam bir çaba gösterdiğimiz Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 4. yılı! 2021 yılında AKM, Galata Kulesi, Atlas Sineması, Mısır Apartmanı gibi Beyoğlu bölgesinde hem mimari hem de sosyo kültürel açıdan önemli yere sahip birçok kültürel miras alanının restorasyon çalışmaları neticesinde, bu simgesel alanlara yönelik farkındalığı artırmak için kültürü ve sanatı nasıl kullanabiliriz sorusu üzerine başladı Türkiye Kültür Yolu Festivali. 

Önce 29 Ekim 2021’de dünya örnekleriyle yarışır muhteşem Atatürk Kültür Merkezi (AKM) binasının açılışı ve hemen akabinde, bir ucu AKM diğer ucu Galataport’a uzanan, Beyoğlu’nun en güzel mekanlarını da içine alarak oluşturduğumuz, sokağa taşan 16 günlük bir festivaldi Beyoğlu Kültür Yolu Festivali. 3.5 km uzunluğunda, yürünebilir, yüzlerce etkinliğin içinde yer aldığı bu festival öyle beğenildi ki, Cumhuriyet’in başkenti Ankaramız için de benzer bir festival yapılması için hemen hazırlıklara başlandı. Başkent Kültür Yolu Festivali daha önce görülmemiş bir ölçekte, deneyimlenmemiş uluslararası ve ulusal kültür sanat etkinlikleriyle bezenmiş, içinde sanatın her türlü disiplinine ev sahipliği yapan, naşkentimize yakışan bir festival oldu.

2021 yılından bu yana büyük bir heyecanla yürütmekte olduğumuz festivallerimiz artık Türkiye’nin 16 farklı şehrinde. Festivalleri yaparken zaman içinde bizler de çokça tecrübeler yaşadık, öğrendik, denedik ama en güzelini yapmak için asla vazgeçmedik. Şimdi ülkemizin görünürlük açısından en bilinir, ölçeği itibariyle en kapsayıcı, içerikleriyle en çok şaşırtan festivali haline geldi. Yepyeni logosu, iki farklı dilde oluşturulan yeni web sitesi, sahada uyguladığımız yeni pratiklerle Türkiye Kültür Yolu Festivali, toplumun her kesiminden insanı, sanatseveri ve sanat alanında önemli yer edinmiş kanaat önderleri ve sivil toplum kuruluşları için de artık kabul görmüş bir festival. Öyle ki, İKSV, Zorlu PSM, İş Sanat, Akbank Sanat, İstanbul Modern gibi ülkemizde kültür sanat alanında önemli işlere imza atmış birçok paydaşımızla işbirliği içerisindeyiz.


Festivale dair en merak edilen konulardan biri de etkinliklere nasıl karar verildiği ve planlamaların nasıl gerçekleştiği. Şehirlerin kültürel geçmişi ve dokusu etkinlik planlamaları yapılırken ne kadar etkili oluyor?

Bu sene 16 farklı şehirde, yüzlerce mekanda, 7 binden fazla kültür sanat etkinliği planladık. Bunların bir kısmı turne mantığıyla her bir şehrimize taşıyacağımız büyük işler. Ama büyük bir kısmı şehirlerin kendi dinamiklerini de mutlaka göz önünde bulundurarak planladığımız etkinlikler. Festivallerin ana yürütücüsü, Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü olarak, festival etkinliklerini planlarken herhangi bir tema üzerinde ısrarcı olmadık. Ama gördük ki, zaten şehirler kendi temalarını organik olarak kendileri belirledi.

Örneğin İstanbul için zaten en iyilerin konuşulması gerekirdi çünkü İstanbul bir dünya kenti. Bu yüzden en iyi fotojournalist Salgado İstanbul’da, bu yüzden Picasso daha önce sergilenmemiş seçkisiyle ölümünün 50. yıl dönümünde İstanbul’da, Refik Anadol yepyeni eseriyle, Andy Warhol pop art sergisiyle İstanbul’da. Yine Opera ve Bale’nin en iyi seçkisi, Devlet Tiyatroları'nın kapalı gişe etkinlikleri 28 Eylül- 6 Ekim tarihleri arasında İstanbul’da olacak. 

Ankara keza yine başka bir dinamik sunduğu için burada farklı bir yaklaşım gerekiyordu. Cumhuriyetin olduğu kadar, kültürel diplomasinin de başkenti olduğu için Ankara festivalimiz için görüştüğümüz yurtdışı temsilcilikleri ile harika işbirlikleri planladık. Ankara özelindeki kültür sanat seçkimiz nefes kesici, çünkü CSO Ada bu sene 21-29 Eylül tarihleri arasında sürpriz isimlere ev sahipliği yapacak.

Diğer bir yandan,  keşif için gittiğimiz her bir şehir, kendi yerel dinamikleriyle, somut ve somut olmayan kültürel miras öğeleriyle bize bir takım işaretler veriyor. Bunları görmezden gelmek zaten mümkün değildi. Örneğin Van’da Akdamar Klisesi’ni, Diyarbakır’da Hevsel Bahçelerini, geçtiğimiz sene “Unesco Müzik Şehri” listesine alınan Şanlıurfa’da Orpheus Mozaiğini’ni, Adana ve Gaziantep’te gastronomiyi, İzmir’de Agora’yı, Antalya’da Aspendos’u, Sideyi, Konya’da hoşgörünün temsilcisi Rumi’yi, Trabzon’da Sümela’yı, Erzurum’da Aziziye Tabyaları’nda günbatımını, Kapadokya’da sıcak hava balonlarını, Samsun’da ilk adımı, milli mücadeleyi, Çanakkale’de Troya’yı, Osmanlı şehri Bursa’da Yeşil Türbe ve Ulu Cami’yi hiç aklımızdan çıkarmadık. Festival şehirlerimizle aramızda adeta tatlı bir bağ oluşturduk, böyle olunca onlar da bize en güzel yanlarını karşılık beklemeden sundular.

Tabi bu şehirlerin kültür sanat alışkanlıkları, beklentileri, hiç görmeyip merak ettiklerini de ekledik programlarımıza. Anadolu topraklarının, Mezopotamya’nın enerjisini de arkamıza alarak büyük bir tutkuyla ve sağolsunlar Genel Müdürümüz Sayın Selim Terzi’nin sonsuz desteğiyle, kültürel derinliği yüksek binlerce etkinlik planladık. Kendim de bir şehir plancısı olarak bu paha biçilemez deneyimin bir parçası olmaktan büyük mutluluk duyduğumu belirtmek isterim.

VEKAM Gunda’nın Kamerasından Yansıyanlar sergisinden. Fotoğraf: Sema Çavdar (2023)

Festival süresince yerli yabancı birçok sanatçının ve tasarımcının üretimlerini görme şansı yakalıyoruz. Genç sanatçılar, tasarımcılar ve genç oluşumlar bu festivalde yer almak için neler yapabilir?

Geçtiğimiz senelerde de olduğu gibi bu yıl ki festivallerimizde, daha önce düşünülmemiş, deneyimlenmemiş yerli ve yabancı sanatçıların işlerine yer veremeye çalıştık. Yurtdışında yaşayan Türk sanatçılarımıza da, işlerini kendi ülkelerinde sergileme imkanı sunmaya çalıştık.

Örneğin, Türk mimar, sanatçı Güvenç Özel’in Holoflux yerleştirmesi, geçtiğimiz sene California’daki Coachella festivalindeydi bu sene Adana festivalimizde sanatseverlerle buluştu. Festivalimizin artık bir alt markası olan Eskizden Piksele dijital sanat sergisi bu sene Eskizden Piksele Anatolia Edition olarak Türk dijital sanatçılar için inanılmaz bir fırsat sunuyor. Her bir şehirde 12-16 dijital sanatçıya yer vererek oluşturulan seçkide tanınmış dijital sanatçıların yanı sıra ilk kez bir eserini sergileme fırsatı yakalayan genç sanatçılar da yer alıyor. 

Festivalimizde yer alan diğer sanat disiplinleri için de benzer fırsatlardan söz edebiliriz. Daha önce bestelerini sahnede seslendirmemiş yerel sanatçılar, birçok farklı kanal vasıtasıyla keşfettiğimiz genç heykeltraşlar, yerel tiyatro sanatçıları, ressamlar, üniversite öğrencileri, sivil toplum kuruluşları, galeri sahipleri de festivallerimizde mutlaka yer alıyor.

Festival artık sadece yerel değil uluslarası mecralarda da yer buluyor. Bu süreçten biraz bahsedebilir misiniz?

1952 yılından bu yana Avrupa’nın en prestijli yüzden fazla festivalini bünyesinde barındıran Avrupa Festivaller Birliği’ne (EFA) üye olmak geçtiğimiz sene kurduğumuz hayallerden biriydi. 2023 yılının Aralık ayında üyeliğimiz kabul edildi. Anadolu’da, Kapadokya’da, Mezopotamya’nın kalbinde, ülkenin doğusundan batısına her bir köşesinde yaptığımız festivalleri EFA’ya anlattık ve kısa bir süre içerisinde uluslararası platformlarda yer almaya başladık. Bugün EFA’nın web sayfasında Türkiye Kültür Yolu Festivali’ni görebilirsiniz. Bu gibi uluslararası platformlar ve dünya genelindeki festivaller özelinde yaptığımız araştırmalar bize Türkiye Kültür Yolu Festivali için bir benchmark sunamadı. Karşılaştıracağımız bir örnek şimdilik yok diyebiliriz. Ne büyük bir gururdur ki, önümüzdeki hafta Almanya - Usedom’da gerçekleştirilecek olan EFA 2024 Sanat Zirvesi kapsamında, EFA’nın kurucusu Denis de Rougemont anısına 10 farklı oturumda gerçekleştirilecek söyleşi, atölye ve toplantılarda Türkiye Kültür Yolu Festivali de yer alacak. Ülkemiz adına yüksek görünürlük ve temsiliyet imkanı sunan bu zirvede kültür-sanat alanında yaptığımız işlerle fark yaratacağımıza inancımız sonsuz. 

Bu ve benzeri birlikteliklerin, Avrupa’da ve dünyanın başka ülkerinde gerçekleştirilen en iyi festivalleri bulmak, yeni trendleri araştırıp bunlara daha neler katabileceğimizi düşünmek için güzel birer fırsat olduğunu düşünüyorum. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak özellikle son dönemlerde gerçekleştirdiğimiz kültür sanat yatırımlarından aldığımız olumlu geri dönüşler sayesinde büyük hayaller kurmaya ve bunları hayata geçirmek için çaba göstermeye hazırız.


Yerli ve yabancı turistlere ulaşan festival sadece şehirler bazında değil Türkiye’nin genel turizm ekonomisi açısından da oldukça önemli. Sanatsal turizmde Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin yeri nerede ve ilerleyen yıllar için hedeflenenler nelerdir?


Hayata geçirdiğimiz şehir festivalleri sayesinde o destinasyonun kültürel değerlerinin farkındalığını da artırdığımız için, festivallerin hem iç hem de uluslararası turizm açısından kıymetli bir iş olduğunu biliyoruz. Avrupa’da tatil amaçlı gittiğiniz bir şehirde festival olduğunu duyduğunuzda hemen nasıl gidileceğini sorgularız öyle değil mi? Biletler nerden alınır, rezervasyon hangi kanalla yapılır, hangi etkinlikler bize hitap ediyor ya da hangileri daha önce hiç deneyimlemediklerimizden? Bir yolunu bulup mutlaka katılırız ve genellikle bilet fiyatlarını da pek sorgulamayız. Çünkü biliyoruz ki bu deneyim kaçmaz! Festivaller sayesinde bizim şehirlerimiz de pek tabi böyle olabilir. Bakın mesela, yılda 5 milyondan fazla yabancı ziyaretçi ağırlayan Kapadokya’da yaptığımız festivalde, bölgenin sadece sıcak hava balonu ya da peri bacalarıyla olan bilinirliğini bir üst seviyeye taşıdık. Artık Kapadokya’ya gelmeyi planlayan, yabancı turistler bu seneki festivalin hangi tarihlerde, hangi mekanlarda, hangi içeriklerle olacağını merak edip ona göre tatil planları yapmaya başladılar bile. Her bir yabancı turistin konaklama dışı gecelik harcama paylarını artırdığımız zaman doğru yoldayız demektir.

Festivallerimiz özelinde, şu sıralar üzerinde çalıştığımız yeni bir projemiz var. Projenin ana amacı, her bir şehir için gerçekleştirdiğimiz 500’den fazla kültür-sanat etkinliği için festival gezi panları (festival itinerary planning) yapmak. Böylelikle festivallerimize katılım sağlayan her bir hedef kitleye yönelik kişiselleştirilmiş deneyimlerin yanı sıra festivalin bir gününü nasıl planlamaları gerektiği konusunda da kendilerine rehberlik etmiş olmak. Festival gezi planları içerisinde ziyaretçilerimize sunacağımız özel deneyimler sayesinde yüksek gelir de elde edebiliriz.

Festivallerimiz için seçtiğimiz tarihler çoğunlukla o şehrin turizm sezonunun canlı olmadığı dönemlere denk geliyor. Bu da bölge ekonomisinin sürdürülebilirliği açısından son derece kıymetli. Bakanlık olarak, turizmi 12 aya yayma stratejimiz için festivallerin önemli rol oynadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Kültür turizminin önemli bir parçası olan şehir festivalleri sayesinde, kültür ve sanat, şehrin kültürel miras alanlarına yayılıyor ve bu alanlara farkındalık artmış oluyor. Bölge halkı da, yerli ve yabancı turist de o şehri kültürü ve sanatıyla birlikte tanımış oluyor. Böylelikle, çok daha akılda kalıcı, deneyim sunan, anı yapan şehirler ortaya çıkarmış oluyoruz. Şehir plancıları arasında sıklıkla kullanılan bir ifade vardır: “Bizler şehirleri yaratırız, sonrasında şehirler de bizi.” Bu yüzden özellikle kamusal alanlarda gerçekleştirdiğimiz sanatsal yerleştirmeler, etkinlikler şehirlerin yeniden yaratım sürecinde çok etkili oluyor.

Kaynak: Ankara Kültür Yolu Festivali IG 

Ekonomiden bağımsız olarak kültürel ve sanatsal açıdan değerlendirdiğimizde bu festival Türkiye’ye neler sunuyor ve başka neler sunmayı planlıyor?

Kültür Yolu Festivali’nin sadece İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde değil, Anadolu’nun farklı şehirlerinde de gerçekleştirilmesi, şimdiye kadar yapılmamış, büyük bir kültür-sanat projesi. Bu sayede ülkemizin önemli bir kesimi hem kendi öz kültürüyle yeniden buluşuyor, hem de dünyaca ünlü sanatçıların etkinliklerine katılabiliyor. Toplumun her kesiminden kültür-sanat tüketicisi için geniş bir yelpaze sunan festivallerimiz, çeşitli nedenlerle kültür-sanatla hiç tanışmamış kesim için de kültürel karşılaşmalar sağlıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak, bu yüzden dünyada da tanınan dijital sanatçımız Refik Anadol’un etkileyici yerleştirmelerini herkes bilsin, deneyimlesin istiyoruz; bu yüzden Devlet Opera ve Balemizin, Devlet Tiyatrolarımızın en güzel seçkilerini Anadolu’ya da taşıyoruz.

Etkinliklerimizin neredeyse tamamı ücretsiz ve konserden sergilere, tiyatrodan opera, baleye, çocuk etkinliklerinden gastronomiye çok geniş bir kültür-sanat yelpazesi sunuyoruz. Bu etkinlikler sayesinde yaşadığı şehrin hiç bilmediği yanlarını keşfeden binlerce insan var. Ve yine festivallerimiz sayesinde somut ve somut olmayan kültürel miras unsurlarına farkındalığımız katlanarak arttı diyebiliriz. Kültüre ve sanata festivaller sayesinde maruz kalan çocuklarımızın sayısı yadsınamayacak seviyelerde. Üniversite gençlerimiz, hocalarımız festivaller için içerik üretmeye oldukça hevesli. Aslında Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak, festivallerimizle  sadece gittiğimiz şehirlere değil tüm ülke için topyekün bir kültür sanat dinamiğini harekete geçirmiş olduk.  Bu heyecan umarım sürekli olur ve her geçen yıl büyüyerek devam eder, kültür sanatın iyileştirici gücü ülkemizin her köşesine yayılır. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto AnkaraAposto Ankara

BÜLTEN SAYISI

🧹Süpürge havalanıyor, Aşık Shakespeare

Bu hafta Uçan Süpürge'nin 27'inci kez havalanmasına tanıklık ederken yeni prömiyerlere de kucak açma fırsatını yakalıyoruz.

06 May 2024

🧹Süpürge havalanıyor, Aşık Shakespeare

YAZARLAR

Aposto Ankara

Her pazartesi saat 18.00'de Ankara'dan özenle seçilmiş etkinlikler, haberler ve hikayeler.

İLGİLİ OKUMALAR