Kuraklık

Kuraklık ve kuraklığın doğrudan sebep olduğu ekolojik kayıplar.
Bunlar, insanlık tarihi boyunca göçlere sebep vermiş, insanlık su ve gıda kaynaklarının peşinden koşmuş. Kuraklık kimi zaman savaşlara sebep olmuş, kimi zaman da dönemin en gelişmiş, en güçlü medeniyetlerinin sonunu getirmiş.
Yıl 2021, hala kuraklık konuşuyoruz. Biz zaten “konuşmayalım” demiyoruz, ancak yanlış zamanda konuşuyoruz. Tek söylemek istediğimiz bu. Kuraklık, sadece barajdaki sular bitmek üzereyken konuşmaya başlayıp, “hadi herkes duşlarını üç beş dakika kısaltsın” demekle bitmiyor.
İlk sayımızdaki gibi, bu sayıda da Google Trends verileri çerçevesinde, Türkiye’den “kuraklık” teriminin son 5 yıldaki aranma istatistiklerine bakıyoruz.
İstatistiklerin tavan yaptığı şu kırmızı ok var ya, işte o İstanbul’da baraj doluluklarının %20’lerin altına düştüğü, Kasım 2020 - Ocak 2021 dönemine denk geliyor. Hatırlarsanız Ocak ayının ikinci haftasıyla birlikte, İstanbul’da nihayet yağış mevsimi başlamış ve baraj dolulukları çok hızlı şekilde artmıştı. Kuraklık da gündemden o hızla düştü. Yeşil ok ise, özellikle İç Anadolu bölgesinde 2021 yazı başı itibariyle yaşanan kuraklık ve kuraklık yüzünden kaybedilen tarım mahsullerine ilişkin haberler.
Bu grafiği 5 yıllık değil, 15 yıllık da yapsak çok bir şey değişmeyecek. 2007-2008 yıllarnda (hatırlayanlar olacaktır, durum baya baya feciydi) ve 2013-2014 yıllarında baraj doluluklarının düşmesiyle “kuraklık” gündeme gelmişti.
Peki bu arada su politikaları, kuraklığa karşı mücadele için bireysel ve toplu olarak atılması gereken adımlar konuşuluyor mu? Biz söyleyelim: yalnızca belirli çevrelerde.
Kuraklığı önlemek istiyorsak, asıl konuşmamız gereken zaman bugün; yani kuraklık kapıya dayanmadan önce. Şu anda hareket kabiliyetimizde esneklik var. Yoksa barajlar suyunu çekince, iş işten geçmiş oluyor.
Kuraklık konusu öyle 500 kelimede anlatılabilecek bir konu değil. Hem bunun tek sebebi azalan yağış veya artan nüfus veya su kaynaklarının hunharca kullanılması değil. Yere düşen yağışın aniden yaşanması da sele yol açabiliyor. Sel ne demek? Su havzada durmuyor, denize akıp gidiyor demek. Kullanamıyorsun demek. Hidroloji gerçekten zor zanaat.
Biz şimdilik size 3 istatistik verelim siz buradan başlayabilirsiniz:
- İstanbul’un nüfusu son 10 yılda %13.5 artarken, aynı dönemde verilen arıtma tesislerinden yıllık ortalama su miktarları yaklaşık %30 arttı.
- Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nin (TZOB) paylaştığı 2021 Mayıs ayı kuraklık raporuna göre ise, Türkiye'nin %22,5'i yüksek çölleşme, %50,9'u ise orta düzeyde çölleşme hassasiyetine sahip.
- 1960'lı yıllarda 4 bin metreküp olan kişi başına düşen su miktarının bugün 1340 metreküpe düştüğü bilgisi paylaşılıyor. Bu da, son 60 yıllık süreçte kişi başına düşen su miktarının 3'te bir azaldığı anlamına geliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
Mi acaba? - Esmiyor Post!'un bugünkü temel konusu, konuşması çok kolay bir konu değil.
16 Eyl 2021

YAZARLAR

Derin Altan
Esmiyorsa, bir nedeni var demeye devam ediyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR


