Küresel Vergi Reformu


L’Oréal Paris, StandUp Programı ile Sokak Tacizine Karşı Dur Diyor Global misyonu kadına güç vermek olan L’Oréal Paris , global bir sorun olan sokak tacizi konusunda dünya çapında farkındalık yaratmayı amaçlayan “ StandUp - Sokak Tacizine Karşı Dur ” programı ile 5D Eğitim hareketini başlattı. IPSOS ile yapılan araştırmaya göre; dünyadaki kadınların %78’ i tacize uğrarken, sadece %25’ i birinin ona yardım ettiğini belirtiyor. Bunun yanı sıra, kadınların %79’u yaşadıkları taciz esnasında eğer yardım alabilselerdi durumun düzelebileceğini ifade ediyor; ancak görgü tanıklarının %86’sı böyle bir durumda ne yapmaları gerektiğini bilmediklerini dile getiriyor*. StandUp - Sokak Tacizine Karşı Dur Dünyanın dört bir yanındaki kadınların karşılaştığı bu önemli sorunla mücadele etmeye kararlı olan ve özellikle halka açık alanlardaki sokak tacizi sorununu daha iyi anlamak için IPSOS ile uluslararası bir araştırma yapan L’Oréal Paris ; uluslararası sivil toplum kuruluşu Hollaback! ile yürüttüğü StandUp programı kapsamında sokak tacizi konusunda farkındalık yaratarak , daha fazla insanın bu soruna karşı durmak için 5D eğitimini alması çağrısında bulundu . StandUp programı Türkiye'de sokak tacizine karşı durmak için 10 binden fazla kişiyi eğitmek ve bu konuda farkındalık yaratmak için 40 milyon etkileşime ulaşmayı hedefliyor. Dünya çapında ise 2021 yılının sonuna kadar 500 milyon kişiye ulaşılarak farkındalık yaratılması ve 1 milyon kişiye eğitim verilmesi amaçlanıyor. L’Oréal Paris, “StandUp - Sokak Tacizine Karşı Dur” 5D eğitim programıyla kişilerin ideallerini gerçekleştirmelerine engel olan koşulları ortadan kaldırma ve onların öz değer duygularını yükseltme taahhüdünü yeniden ortaya koyuyor. 5D Metodu Nedir : Sokak tacizine şahit olduğunuzda, güvenli bir şekilde müdahale etmenize yardımcı olacak basit ama etkili 5 çözüm sunan uzman onaylı bir araç seti olan 5D Metodu; dikkat dağıtma, dahil etme, delillendirme, doğrudan müdahale etme ve dayanışma gösterme yöntemlerini kapsıyor. L'Oréal Paris, bu bağlantı üzerinden herkese açık olan 5D eğitimini tamamlayarak seni de sokak tacizine karşı dur demeye çağırıyor. *Kamusal taciz araştırması, IPSOS 2019.
Daha fazlasını öğren →
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Birleşik Krallık Maliye Bakanı Rishi Sunak, G7 Zirvesi sonrası “tarihî” olarak nitelendirdiği küresel vergi reformu anlaşmasını duyurdu. 28 Mayıs'taki toplantının ardından IMF, Dünya Bankası ve OECD başkanları ile birlikte G7 ülkelerinin maliye bakanları ve merkez bankası başkanları geçtiğimiz hafta sonu bir araya geldi. Küresel ekonomik istikrar, iklim değişikliği, düşük gelirli ülkelere desteğin devamlılığı ve küresel vergi reformu toplantının başlıca konuları arasındaydı.
- Küresel Vergi Reformu bu başlıklar arasında en ön planda tutulan oldu. Birleşik Krallık hükümetinin yayımladığı raporda vergi reformunun gerekçesi olarak küreselleşme ve ekonominin dijitalleşmesi gösterildi. Küresel vergi reformunun önümüzdeki ay yapılacak olan G20 toplantısının gündeminde olması ve G20 ülkeleri tarafından da kabul edilmesi bekleniyor. G7 ülkelerinin anlaşmasına göre, tüm ülkelerde geçerli olacak şekilde kurumlar vergisinin en az %15 olması ve bununla birlikte dijital hizmet vergisinin kaldırılması planlanıyor.
- Anlaşmanın uygulamaya konulması hâlinde Google, Facebook, Amazon gibi çok uluslu şirketler etkilenecek tarafların başında geliyor. Hâlihazırda, çok uluslu teknoloji devleri gelirlerini, elde ettikleri ülkelerden ziyade beyan ettikleri ülkelerde vergilendirebiliyor. Pek çok teknoloji devi geçtiğimiz yıllarda operasyonlarını, düşük kurumlar vergisi uygulayan İrlanda, Hindistan, Singapur gibi ülkelere taşımıştı.
- Arka Plan: ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, geçtiğimiz aylarda ülkelerin kurumlar vergisinde “dibe ulaşmak için yarış” hâlinde bulunduklarını, bunun sona ermesi gerektiğini ve G20 ülkeleri ile görüştüklerini açıklamıştı. Britanya Virjin Adaları, Cayman Adaları, Bermuda gibi kurumlar vergisi %0 olan “vergi cenneti” ülkelerin yanında İrlanda, Macaristan, Lüksemburg ve Hollanda gibi AB üyesi ülkeler de düşük kurumlar vergisi oranlarıyla çok uluslu teknoloji devlerinin ülkelerinde operasyonlarını artırmalarına zemin hazırlamış, doğrudan yabancı yatırımlarla (FDI) ekonomilerine önemli katkılar sağlamışlardı. Cayman Adaları ve Bermuda gibi ülkeler “sıfır kurumlar vergisi” politikaları sayesinde vergi geliri elde edemeseler de ülkelerinde bulunan şirketlere sağlanan finansal ve yasal hizmetlerden önemli gelirler elde etmekteydi.
- İrlanda: Anlaşmadan en çok etkilenmesi gereken ülkelerin başında ise İrlanda Cumhuriyeti geliyor. İrlanda’da kurumlar vergisi oranı %12,5 seviyesinde ve inovasyon şirketleri için bu oran %6,5 seviyesine kadar düşebiliyor. Kurumlar vergisi İrlanda’nın tüm vergi gelirlerinin %20’sine tekabül ediyor. İrlanda bu anlaşma sonunda 2 milyar dolarlık bir kayba uğrayabilir. Bu miktar İrlanda’nın kamu gelirlerinin %2,4’üne denk geliyor. İrlanda Maliye Bakanı Paschal Donohoe, İrlanda’nın diğer gelişmiş devletlere kıyasla düşük vergi oranlarıyla cezbedici olabildiğini, bunun rekabet açısından meşru olduğunu belirtti. Donohoe, çok uluslu şirketlerin İrlanda’da oluşturduğu yaklaşık 250 bin kişilik istihdamın güvende olduğunu ve hükümetin gelir azalmalarının önüne geçmek için gerekli eylemleri uygulaması gerektiğini düşünüyor.
- Avrupa Birliği: Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, anlaşmanın adalet ve eşit şartlar oluşturma adına çok önemli bir adım olduğunu belirtti. İrlanda, Macaristan gibi ülkelerin bu anlaşmadan dolayı kayıplar yaşayacağı tahmin edilse de, bu ülkelerin veto haklarına rağmen Avrupa Birliği’nde oybirliğiyle kabul edilmesi bekleniyor.
- Çok uluslu şirketlerin tepkileri: Facebook yöneticisi Nick Clegg, farklı ülkelerde daha fazla vergi ödemelerine sebep olmasına rağmen reform sonucunda küresel vergi sistemine olan güvenin artacağına inandığını ve anlaşmanın başarılı olmasını dilediğini belirtti. Amazon ve Google da benzer şekilde alınan kararı "memnuniyetle" karşıladı. Apple’dan konuyla ilgili henüz bir açıklama gelmedi.
- Eleştiriler: Sivil toplum örgütü Oxfam’ın başkanı Gabriela Bucher’a göre belirlenen oran son derece yetersiz. Bucher, pandemiden kaynaklanan eşitsizliklere bir çözüm getirmediğini, %15lik oranın hâlihazırda düşük olarak nitelendirilen ülkelerin kurumlar vergisi oranına çok yakın olduğunu ve bu anlaşmanın tepeden inmeci bir yaklaşımla yapıldığını belirtti. Öte yandan, anlaşmanın uygulanabilirliği ve 200’den fazla ülke tarafından onaylanma zorunluluğunun süreç açısından en büyük sorunlar olduğu düşünülüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu hafta odağımıza Birleşik Krallık Maliye Bakanı Rishi Sunak'ın açıkladığı, kurumsal vergilerin dünya genelinde artırılmasını öngören küresel vergi reformunu alıyoruz.
10 Haz 2021

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR


