kurmacaya inat erkeklikler

Little Men (2016, yön. Ira Sachs)
Ira Sachs kamerasını hayatın içinden anlara çevirirken insanlık hâllerine ve duygulara titizlikle yaklaşan bir yönetmen. Bu duygulara zamanın içinde kalacak bir fotoğraf gibi yaklaşıyor. Little Men de o filmlerden biri. Yeni komşu olan iki ailenin hem içinden geçtikleri duruma hem de oğullarının birbirleriyle iletişimine odaklanan film, klasik aile anlatılarının yalancı “toz pembeliğinin” ötesinde bir gerçeklik sunuyor. Toplumdaki ikili cinsiyet kalıplarının dışında konumlanan bakış açısı cinsiyet ayrımcılığına ve insanlara yüklenen rollere karşı durarak karakterlerine yaklaşıyor. Bu hem filmin içindeki baba-oğul ilişkisine hem de ergenlik dönemindeki iki gencin hikâyesine heteronormatif yapının normlarla bezeli çerçevesinin dışından bakma imkânı sağlıyor.
My Neighbor Totoro (1988, yön. Hayao Miyazaki)
Hayao Miyazaki’nin tüm filmleri sinema tarihinde çoktan yerlerini aldılar. My Neighbor Totoro da onun artık klasik olmuş filmlerinin başında geliyor. Film boyunca bir taraftan gündelik hayatın bir taraftan da çocukluğa ait bir dünyanın ayrıntılarını izliyoruz. Bir masal kahramanı gibi ortaya çıkan Totoro da bizlere eşlik ediyor. Filmin birçok dikkate değer yanı var ve bunlardan biri de baba karakterini ele alış şekli. Toplumun yüklediği rollerle birlikte cinsiyet eşitsizliğiyle kol kola yürüyen bir toksik erkeklik yok bu filmde. Hâliyle bu roller içine hapsolmuş bir baba figürü de yok. Kızlarıyla sağlıklı iletişim kuran, evdeki iş bölümünü önemseyen, ayrımcı davranışlar göstermeyen bu baba figürü My Neighbor Totoro’nun önemli yanlarından biri.
Toni Erdmann (2016, yön. Maren Ade)
Diğer iki filme kıyasla Toni Erdmann’daki karakteri ayrı bir noktada değerlendirebilirim. Maren Ade’nin neredeyse tüm dünyada oldukç olumlu eleştirilerle karşılanan filminde bir baba-kız hikâyesi izliyoruz aslında. Ama bu hikâyede günümüz toplumu, Doğu Avrupa’nın sosyal ve siyasal yapısı da hikâyenin parçası. Tüm bunların arasında Toni Erdmann toplumun “normal” kabul ettiği davranışların dışında konumlanan bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Kendi dünyasında kendi dünyasının kurallarını her yeni gün baştan yazıyor. Bu aynı zamanda bir başkaldırış hâlini de getiriyor önümüze. Klasik anlatılardaki baba figüründen çok farklı bir kahraman var karşımızda.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Erkek deyince aklımıza neler geliyor? Birkaç organ mı? Testosteron mu? Babamız, kardeşimiz, sevgilimiz mi? Maskülenlik mi? Şiddet ve devlet mi? Bunların hepsi, ya da hiçbiri mi?
03 May 2023

YAZARLAR

Sezen Sayınalp
Bahçeşehir Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden mezun olmasının ardından sinema yazarlığıyla ilgili çalışmalara ağırlık verdi. Sinema ve psikoloji içerikli çeşitli dergilerde yazıları yayımlandı. Sinema içeriği olan çevrimiçi ve basılı mecralarda yazmaya devam ediyor. Sinema ve psikoloji tutkusunun birleştiği kariyerine Bahçeşehir Üniversitesi'nde Sinema ve Televizyon yüksek lisans programı ile devam etti. 2019 yılında film eleştirmeni olarak başvurduğu 25. Saraybosna Film Festivali’nin Talent bölümüne seçildi. 2019 yılında SİYAD (Sinema Yazarları Derneği) üyesi oldu.

müstehcen mecmua
ayıpsız, tarafsız, tuzaksız, bilime dayalı, yeni nesil cinsellik rehberiniz.
İLGİLİ OKUMALAR



