LGBTİ+ Onur Yürüyüşü ve yasaklamalar

LGBTİ+ Onur Yürüyüşü ve yasaklamalar

LGBTİ+ Onur Yürüyüşü bu yıl da tüm yasaklara rağmen Taksim’de yapıldı. Vatandaşlar anayasal hakları olan gösteri ve toplanma yürüyüşünü kullanırken polis şiddetiyle bir kez daha karşı karşıya kaldı.

Kısa bir tarih

Pek çok ülkede 1960’lı yıllarda LGBTİ+ bireyler toplumda hastalıklı olarak görülürken toplumsal alanlarda sosyalleşmeleri ve restoranlarda oturmaları kabul edilmiyordu. 28 Haziran 1969’da New York’ta polis LGBTİ+ bireylerin oturduğu bir bara baskın düzenledi. Baskın kısa bir sürede ayaklanmaya dönüştü. Dört gün süren olaylarda yüzlerce kişi yaralandı ve gözaltına alındı. İlk Onur Yürüyüşü ise 28 Haziran 1970’te yani ayaklanmanın birinci yıl dönümünde yine ABD’de düzenlendi. Türkiye’de ise Onur Haftası etkinlikleri 1994’ten, Onur Yürüyüşü 2003’ten bu yana yapılıyor. Son beş yıldır yürüyüşler valilikler tarafından yasaklansa da bu yıl olduğu gibi tüm engellere rağmen yapılmaya devam ediliyor.

Ne oldu?

  • Beyoğlu Kaymakamlığı geçtiğimiz cumartesi günü yapılan Onur Yürüyüşü etkinliklerinin yasaklandığını önceden duyurmuştu. 
  • Vatandaşlar gösteri ve yürüyüş haklarının kısıtlanamayacağını belirterek Taksim’de sokaklara çıktı. 
  • Polisin sokak giriş-çıkışlarını kapatmasıyla başlayan gerginlik Mis Sokak’ta iyice arttı. 
  • Polisin “ağzını açanı alın” sözleri ve orantısız bir şekilde polis şiddetine maruz kalan, ters kelepçeyle yere yatılan ve boğazına basılan AFP foto muhabiri Bülent Kılıç’ın “nefes alamıyorum” sözleri kameralar tarafından kaydedildi. 
  • Olaylarda en az 25 kişi gözaltına alındı. 
  • "Gökkuşağına sahip çıkma çağrısı" yapılan basın açıklamasında aşağıdaki ifadelere yer verildi: 

“Kendi sokaklarımızda, kendi derelerimizde, kendi dağlarımızda, kendi bedenlerimizde tahakküm kurma haddini bulanlara; mafyalara, nefrete, kutuplaşmaya inat yaşam alanlarımızı koruyor ve çoğaltıyoruz.”

İç politika

CHP "Kendi yaşam tarzlarının dışında hiç kimseye saygı duymayan, görevinin başındaki gazetecilere, farklı kimliklere bu zulmü reva gören zihniyeti kınıyoruz. Cumhuriyetimizin layık olduğu demokrasiyi hep birlikte inşa edeceğiz" açıklamasında bulundu. İçişleri Bakan Yardımcısı Muhterem İnce, ''Kanuna, hukuka vandallıkla direnenleri değil, kanunu uygulama sorumluluğunu yerine getiren polisimizi zorbalıkla itham eden bu hukuk dışı zihniyeti kınıyoruz" dedi.

Dış politika

Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Dunja Mijatović, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'e bir mektup yazarak "Eş cinselleri damgalamayı bırakın" dedi. BBC Türkçe’nin aktardığına göre Mijatović mektupta Soylu ve Gül'e "Sizleri LGBTİ etkinlikleri üzerindeki yasakları kaldırıp bu etkinliklerin güvenliğini sağlayarak LGBTİ'lerin barışçıl toplanma hakkını korumaya davet ediyorum" diye seslendi.

İstanbul Sözleşmesi

Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği kavramlarına da yer veren ve trans kadınlara yönelik şiddetin engellenmesini de hedefleyen İstanbul Sözleşmesi’nin Cumhurbaşkanı kararıyla feshedilmesine yönelik Danıştay’a yapılan yürütmeyi durdurma talebi ise reddedildi. Danıştay kararında, sözleşmeden çekilme kararının Cumhurbaşkanı’nın yetkisine tabi olması nedeniyle yargı denetimi dışında olduğuna değinildi. Yine sözleşmeden çekilme kararının, "kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi hususunda hukuki olarak veya uygulama bakımından bir eksikliğe yol açmayacağı" ifade edildi.

Biz ne diyoruz?

Aposto! ekibi olarak kişilerin cinsel yönelimleri, cinsiyetleri, etnik kimlikleri, dilleri, dinî inançları, fiziksel ve biyolojik özellikleri ne olursa olsun eşit olmaları gerektiğini düşünüyoruz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

Müziksiz ülke istemiyoruz, LGBTİ+ Onur Yürüyüşü, Kanada'da toplu mezarlar

Bu sayıda kademeli normalleşmeye rağmen süreceği açıklanan gece yarısından sonra müzik yasağına, İstanbul'daki LGBTİ+ Onur Yürüyüşü'nde yaşananlara ve Kanada'da bulunan yerlilere ait toplu mezarlara odaklanıyoruz.

01 Tem 2021

Balabolka

YAZARLAR

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR