Merhaba, biz... Türkçe Tipografi Topluluğu

Türkçe Tipografi Topluluğu'nu tanıyoruz.
Merhaba, biz... Türkçe Tipografi Topluluğu

Tipografi Bülteni'ni ve Türkçe Tipografi Topluluğu'nu tanıyarak başlayalım. Oldukça niş olduğunu düşündüğümüz bu alan için bir araya gelme fikri nasıl çıktı, nasıl gelişti?

TTT, 2010 yılında Oğuzhan Öçalan ve Ömer Durmaz’ın ülkemizdeki yazı tasarımı kültürüne katkı sağlama fikriyle ortaya çıktı. Daha sonra Murat Ertürk’ün aramıza katılmasıyla büyüdü. On yılı aşkın bir süredir Türkçe tipografi kültürüne ilişkin içerik üretmeye devam ediyoruz. Ortak bir dil oluşturmayı amaçlayan Tipografi Bülteni’ni ise Türkiye’deki yazı tasarımı kültürünün ve tipografik farkındalığın artırılması amacıyla aylık olarak yayımlıyoruz.

Türkçe Tipografi Topluluğu bugün kaç kişiye ulaştı? Yazılı içerik üretmek bu topluluğu bir araya getirmek konusunda nasıl bir rol oynadı?

TTT, içeriklerini Medium aracılığıyla sunuyor. Aynı zamanda sosyal medya hesaplarımızdan da günlük gelişmeleri duyuruyoruz. Son bir ayda, yazılı içeriklerimiz yaklaşık bin kez, paylaştığımız gelişmeler ise yaklaşık otuz bin kez görüntülendi.  

Yazılı içerik, en başta Türkçe düşünmek için gerekli. Türkçe tipografi alanındaki kaynak eksikliğinin yanı sıra, birçok alanda olduğu gibi tipografi alanında da İngilizce terimlerin beraberinde getirdiği olumsuzluklarla mücadele etmeye çalışıyoruz. Bu amaçla günümüze kadar yapılmış tercümeleri, birçok açıdan ele alarak yeniden yorumluyor, Türkçe tipografi literatürüne katkı sağlamak için makale, tercüme ve söyleşileri okurlarımıza sunuyor, üniversite öğrencileri ile söyleşiler düzenliyoruz. Dünyada ve ülkemizde tipografiye dair dikkat çekici gelişmeleri aylık haber bültenleri şeklinde yayımlıyor ve tipografiyle ilgili kişilere bir platform açıyoruz. 

Biraz soyut, genel, ama çağrışıma ve uzun yanıtlara çok açık bir soru soralım: Yazıyüzleri bize neler anlatır?

Yazıyüzlerinin bir şey anlatma amacı yoktur. Hangi amaçla tasarlandığına bağlı olarak insanlarda heyecanlı, sinirli, çocuksu gibi göreceli duygular uyandırabilir ve tasarımcılar, yazıyüzlerinin bu potansiyelini çalışmalarında kullanırlar. Bu potansiyele ilişkin Errol Morris, New York Times’da iki bölüm olarak yazıyüzlerinin hakikat ve inandırıcılık üzerindeki etkisine ilişkin yazı yazmış, bu yazı üzerinden çeşitli köşe yazıları kaleme alınmıştı. 2020 yılında yayımlanan, Ohio Eyalet Üniversitesinin konaklama sektöründe yaptığı araştırmada ise doğru font seçiminin bağışları artırdığı ortaya çıkmıştı. Buna yönelik benzer araştırma sonuçları bulunabilir, aynı insanlarda olduğu gibi anatomik yapılarının getirdiği görünüşlerinden dolayı yazıyüzlerinin insanları etkileme veya ikna etme becerisi; iletişim, psikoloji, pazarlama gibi disiplinlerin uzun süredir araştırma konuları arasında yer alır. Bu anlamda, yazıyüzlerinin ne anlattığına değil, anlatana ve anlatanın anlatım şeklinde yazıyüzünü nasıl kullandığına odaklanmak gerekiyor.

Tipografinin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Heyecan verici şeyler oluyor mu bu tarafta?

Yazı teknolojisi, günümüze gelene kadar 1440’larda Gutenberg’in taşınabilir yazıyla basımı geliştirmesi, 1800’lerin sonlarında Sanayi Devrimi, 1950’lerde foto-dizgi ve 1980’lerde dijitalleşme şeklinde dört büyük devrim geçirdi. 2016 yılından itibaren değişken yazıtipi (variable font) ile yeni bir devrimin başında olduğunu söyleyebiliriz. Birden çok yazıtipi gibi davranan tek bir yazıtipi şekline özetlenebilecek olan değişken yazıtipi, ağda okuma deneyimini iyileştirebildiği gibi tasarımcılara daha fazla özgürlük alanı sunması açısından da önemli. Neredeyse her ay değişken yazıtipi hakkında dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor. Bu açıdan, tipografinin geleceğinin heyecan verici gelişmelere açık olduğunu söyleyebiliriz. Gerekli olan ise merak ve ilgi.

Aposto!'da başka hangi yayınları takip ediyorsunuz?

Özellikle Aposto! Gündem’in sıkı takipçisiyiz. Ek olarak, yine Aposto!’nun kültür sanat yayını Duende’yi; Pareto, Apéro ve Soli gibi çeşitli yayınları da takip ediyoruz.

Çağrışımları seviyoruz. Üç soruya üç kısa çağrışım yanıtı bekliyoruz.

Jonathan Hoefler: H&Co’nun Monotype şirketine satılması, yazı evlerinin bağımsızlığını savunan bizleri üzse de kendisinin dönemin en önemli yazı tasarımcılarından ve araştırmacılarından birisi olduğu gerçeğini değiştirmiyor.

Helvetica: Bir yirminci yüzyıl klasiği… Artık dikkati yirmi birinci yüzyıl klasiğine veya klasiklerine çevirmek gerekiyor.

Typemag: Bir tipografi dergimizin olmadığını çağrıştırıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Editörün SeçkisiEditörün Seçkisi

BÜLTEN SAYISI

Aposto! Digest #30: Edebiyat, Finans, Politika

Platformdan öne çıkan içerikler ve editörlerin favorileri burada!

23 Eki 2021

Aposto! Digest #30: Edebiyat, Finans, Politika

YAZARLAR

Editörün Seçkisi

Aposto'da öne çıkan çıkan yayınlar ve içerik derlemeleri.

İLGİLİ OKUMALAR