Misha Kiev'den anlattı: Ukrayna direnişi sürüyor

Misha Kiev'den anlattı: Ukrayna direnişi sürüyor

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Mart ayında, henüz Ukrayna Rusya tarafından yeni işgal edilmişken Ukraynalı sivil toplum yöneticisi arkadaşım Misha Lavrovskyi ile konuştuklarımı Spektrum'da yayımlamıştım. Misha, işgal öncesinde yaptığı hazırlıkları, Ukrayna halkının direnişini, direnişe kendi katkılarını ve sürece dair beklentilerini anlatmıştı.

İlkbaharda herkesin işini kaybettiği ve ekonominin tamamen durduğu bir dönemde kendini tamamen "Ukrayna gönüllülüğüne" adayan Misha, Telegram üzerinden Rusya ordusunun sokak sokak ilerleyişini haritalandıran bir ağ yaratmış, uluslararası bağlantıları aracılığıyla para toplayarak Polonya sınırından gönüllü askerlere dağıtmak üzere silahlar ve zırhlı araçlar tedarik etmişti.

Bugün artık devletin çok daha organize çalıştığını ve bireysel fon bulma çabalarına pek de gerek kalmadığını öğrendim.

Cephede gönüllü sağlık görevi

Misha da bu sebeple daha faydalı olabileceğine inandığı için ilkyardım ve temel sağlık eğitimi almış. Resmî kurumlara bağlı olmayan ancak ordunun yanında çalışan bir gönüllü sağlık birimine katılmış. Rotasyonlu şekilde cepheye giden bu birimin üyeleri, arazi araçlarıyla cephe bölgesine gidiyorlarmış. Ambulansların giremediği kırmızı bölge denen çatışma alanlarından yaralı askerleri alarak yolda ilk müdahaleyi yapıyor, sarı bölge denen alanda tam teşekküllü ambulanslara teslim ediyorlarmış. Bu sırada Rusya ordusunun saldırısına uğradıkları için göreve silahla gidiyorlarmış. Yaralılar, sarı bölgeden ambulanslarla hastaneye sevk ediliyormuş.

Misha

yaralı sevki

Nisan ayında bir buçuk aylığına ilk kez Donbas'ta cepheye giderek görev almış. Temmuzda ve eylülde yine sağlık birimi gönüllüsü olarak Donbas cephesindeymiş. Bu birimdeki gönüllüler, resmî kurumlardaki çalışanların aylar süren mesailerinden farklı olarak esnek çalışma olanağına sahip olsa da herhangi bir ödeme almıyorlarmış. Ordudaki ya da orduyla bağlantılı sağlık kuruluşlarındaki arkadaşlarının şubattan beri evlerinde toplam bir hafta bile zaman geçiremediklerini söyleyen Misha da şimdi hayattaki masraflarını karşılamak için çalışmak ve para kazanmak için başkent Kiev'deymiş. "Hayat devam ediyor, para kazanmak gerekiyor" diyen arkadaşım, cepheye gittiği dönemlerde işinden "tatil izni" aldığını söylüyor, kasım ayında yine göreve gitmeyi planlıyor.

misha

Kiev yine saldırı altında

Misha, Donbas'tan son dönüşünden sonra Kiev'deki hayatı iyice "normale dönmüş" hâlde bulmuş, hatta bazı insanların "savaşı tamamen unuttuğunu" düşünmüş. Sokaklar yine insanlarla ve arabalarla doluymuş. Pazartesi günü Rusya'nın aylar sonra yeniden Kiev'e yönelik roketli saldırıları işin rengini bir kez daha değiştirmiş. Aylardır duyulmayan siren sesleri gün boyu çalmış, aylardır boş duran sığınaklar yine dolup taşmış.

Pazartesi sabahı pek çok Kiev vatandaşı gibi patlama sesleriyle uyanan Misha'ya, Kiev'de "Keşke Kırım Köprüsü patlatılmasaydı da Rusya'nın misilleme olarak yaptığı bu saldırılar yaşanmasaydı" şeklinde özetlenebilecek yaygın bir görüş olup olmadığını sordum. Tek bir kişiden dahi bunu ima edecek bir şey duymadığını, tüm bedeli göze alan Ukraynalıların bir bütün olarak ordunun arkasında, işgalcilerin karşısında kararlılıkla durduğunu ifade etti. Putin'in bu saldırıyı sadece hem stratejik önemi hem de kendisi için kişisel bir anlamı olan köprüdeki patlamaya cevap olarak yapmadığını, başka sebeplerle elbet Kiev'e yine saldırılacağına inandığını söyledi.

kiev saldırısı

Getty Images

Misha'nın anlattıklarına göre Kiev’in elektrik altyapısına yönelik saldırıya rağmen kısa sürede her şey toparlanabilmiş, daha önce kesinti beklendiği duyurulan saatlerde dahi elektrik sağlanabilmiş. İnsanlar da zaten olası saldırı ve kesintilere hazır hâlde yaşamayı çoktan öğrenmiş.

Rusya'da kısmi seferberlik ilanının ardından orduya katılmak istemeyen insanların ülkeden kaçma çabasını, barış yanlısı gösterileri gördükten sonra Rusya halkına bakışına değişip değişmediğini sorduğumdaysa Misha "Benim çevremde Ruslar savaştan sorumlu tutuluyor. Halkların arasına nefret girdi. Burada biz tecavüzlere, işkencelere, ölümlere, savaş suçlarına tanık olurken bunu engellemeye yönelik pek bir şey göremedik. Bu kadar şey yaşadıktan sonra Ruslar için olumlu bir şey söylememem mümkün değil." yanıtını verdi.

Rusya'nın ilhak adımı

Rusya'nın ilhak ettiği dört bölgede yaptığı Rusya'ya katılma referandumunun tamamen sahte olduğunu ifade eden Misha, bölgede işgali fiziksel olarak protesto edenlerin sayısının bile hayır oylarından daha fazla olduğunu öne sürdü. Bölgede ana dili Rusça olan insanların sayısının tabi ki ülkenin diğer bölgelerine göre daha fazla olduğunu, Rusça konuşmayanların zaten bölgeden sürüldüğünü ancak çoğunluğun Ukrayna'yı desteklemeye devam ettiğini ifade etti.

Cephe görevindeyken bölge halkının kendilerini ve Ukrayna ordusunu her zaman bayraklarla karşıladığını, Rus ordusunun zulmünden şikâyet ettiklerini anlattı. Bazı bölgelerin tamamen insansız hâle getirildiğini, 10 bin kişi tarafından boşaltılan, sadece birkaç yüz çok yaşlı insanın kaldığı yerleşim yerleri gördüğünü ifade etti. Uluslararası kamuoyunun ve tüm Ukrayna'nın Ukrayna toprağı olarak saydığı bölgeleri "sözümona" Rusya toprağı ilan etmenin "saçma" olduğunu, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in "kendisi için her şeyi daha da zorlaştırdığını" söyledi.

Misha, Rusya tarafında işlerin iyi gitmediğinin belli olduğunu, şimdi "kısmi seferberlik" ilan edildiği söylense de bunun zaten mayısta yürürlüğe konduğunu, şu anki uygulamanın bir "tam seferberlik" hâli olduğunu öne sürdü. Putin'in hâlâ Kiev dâhil tüm Ukrayna'yı almak istediğinden emin olduğunu, bunun için her şeyi göze alabileceğini ancak Rusya'nın kazanmasının "kesinlikle imkansız" olduğunu dile getirdi. Ukraynalıların ülkelerinin "tek bir santimetrekare toprağını vermeyeceğini", uluslararası kamuoyunun da Ukrayna'nın toprak kayıplarını asla tanımayacağını beyan etti.  

Nükleer tehdit

Yükselen nükleer tehdidini sorduğumdaysa Misha, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski'nin çok tartışılan konuşmasını canlı izlediğini, zannedildiğinin aksine Rusya'ya önleyici bir nükleer saldırı yapılması değil, daha sert yaptırımlar uygulanması çağrısında bulunduğunu öne sürdü.

Önceden Rusya'nın referandumlarla ilhak ettiği bölgelerde Ukrayna'nın direnişinin sürmesi hâlinde nükleer silah kullanabileceğini düşündüğünü, ancak bunun şimdi mümkün gözükmediğini dile getirdi. Köprü patlamasının ardından da Rusya'nın kendisi için "düşük tonlu" sayılabilecek bir cevapla yetindiğini, Putin'in nükleer kullanması hâlinde batının cevabından ve Çin gibi müttefiklerinin reaksiyonlarından endişe ettiğinin görüldüğünü söyledi.

Nükleer silahların kullanılmasının konuşulmasının bile absürt olduğunu ancak yine de kendisi de dâhil Ukraynalıların büyük çoğunluğun bu ihtimali de göz önünde bulundurarak hazırlık yaptığını belirtti.

Savaş nasıl biter?

Misha, savaşın bitişinin ancak Ukrayna'nın sahip olduğu toprakların tümü üzerinde yeniden egemenlik sağlamasıyla ve Rusya-Ukrayna sınırının uluslararası barış güçleri tarafından korunmasıyla  mümkün olacağını söyledi. Bunu bir Ukrayna milliyetçisi olarak değil, gerçekçi bir siyaset bilimci olarak dile getirdiğinin altını çizen Misha, aksi koşullarda varılacak bir uzlaşının yakın ya da orta vadede, "kendisinin ya da doğacak çocuklarının" yeniden savaşmak zorunda kalacakları bir ortam doğuracağını söyledi. Hayatını kaybeden hiçbir Ukraynalının boş yere ölmemiş olması gerektiğini vurguladı.

Daha önce Minsk anlaşmasıyla bir uzlaşı sağlandığını, bu uzlaşmada aslında Ukrayna toprağı olan Kırım'ın de-facto olarak Rusya toprağı sayılmasının bile Rusya için yeterli olmadığını hatırlattı. Şimdi yapılacak müzakerelerinse sadece lojistik sıkıntılar yaşayan Rusya'ya zaman kazandıracağını ve savaşı uzatacağını savundu.

Enerji krizi ve uluslararası destek

Misha'ya Rusya'ya uygulanan yaptırımlar sebebiyle Rusya'nın Avrupa'ya sağladığı doğal gazı kesmesinin fiyatları yükselttiğini ve belki bu kışı enerji kıtlığıyla geçirecek Avrupa'da Ukrayna'ya verilen desteğin sorgulanabileceğini düşündüğümü söyledim. Cevabıysa, Avrupa ülkelerinin Rusya'dan gelebilecek tehditleri gözardı ederek yıllar içinde enerjide Rusya'ya bağımlı hâle geldiği, bu probleme kendisinin yol açtığı yönünde oldu.

Avrupa'nın enerji tüketimini uyuşturucu bağımlığına benzeten Misha, "ucuza ve güzel maddeye alışan bağımlıların uyuşturucu tedarikçilerinin kriminal yüzlerini görmek istemediğini, ancak zaman içinde bu tedarikçinin bağımlıya karşı da suç işleyebileceğinin ortaya çıktığını" anlattı. Avrupa toplumunun Ukrayna'ya desteğinin kışın azalabileceğini söyleyen arkadaşım, "burada insanlar ölüyorken Avrupalıların evinin 3 derece daha soğuk olması umurumuzda olamaz ki" dedi.

Türkiye'nin rolü

Türkiye’nin savaştaki arabulucu olma çabasını nasıl değerlendirdiğimi sorduğumdaysa, bölgesel liderlik rolünün gözle görüldüğünü ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Putin'le el sıkışmaya devam eden az sayıda liderden biri olmayı sürdürmesinin yanı sıra Türkiye'nin esir düşen Azov askerlerine ev sahipliği yapmasının, buğday ticaretini başlatan anlaşmayı sağlamasının, Ukrayna'ya SİHA satmasının ve uluslararası arenada Ukrayna'nın toprak bütünlüğünü savunmasının önemli olduğunu ifade etti. 

Türkiye'nin NATO üyesi bir ülke olarak kurmaya çalıştığı dengenin zor olduğunu ancak ekonomik dinamikler ve güvenlik kaygılarıyla bunu yapmak zorunda olmasının anlaşılabileceğini söyleyen Misha, Ukrayna'ya verilen destek sürdüğü sürece Ukrayna'da Türkiye'ye yönelik bir tepki olmayacağını dile getirdi.

Son olarak ise "Bir koltukta iki karpuz taşımak her zaman iyi sonuç vermeyebilir" uyarısında bulundu.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Ukrayna: İşgal ve direniş sürüyor

Cephedeki gönüllü sağlıkçı Misha'yla röportaj, cephelerde son durum, ekonomik etkiler ve olası senaryolar

13 Eki 2022

YAZARLAR

Bartu Özden

Politics editor @ Aposto

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Britanya siyasetinin yeni perdesi: Andy Burnham dönemi ne getirecek?

Westminster siyasetinin geleneksel işleyişine karşı halk arasında biriken öfke, kendini Londra merkezli sistemin dışından geliyormuş gibi konumlandıran eski Manchester Belediye Başkanı, yeni Başbakan Andy Burnham için ilk aşamada bir avantaj sağlıyor şüphesiz. Ancak şimdilik adeta “İngiliz siyasetini kurtaracak bir halk kahramanı olarak selamlanan ve yüceltilen” karizmatik lider Andy Burnham için en büyük sınav, göreve geldikten sonra rüzgar tersten estiğinde ülkesi için anlattığı hikayeye tutunup tutunamayacağı olacak.

Batur Ozan Togay

·

21 Tem 2026

Britanya siyasetinin yeni perdesi: Andy Burnham dönemi ne getirecek?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

KKTC Doğalgaz Boru Hattı: Başarıya giden yol mu?

Türkiye ile KKTC arasında imzalanan mutabakat zaptıyla iki ülkeyi denizin altından bağlayacak doğalgaz boru hattı için çalışmalar resmen başladı. Doğu Akdeniz gaz havzası sadece Kıbrıs (Rum ve Türk kesimi olması bağlamından bağımsız) için değil, Mısır ve İsrail’de dahil olmak üzere son dönemde öne çıkan, doğalgaz rezervleri açısından da oldukça önemli bir havza. Peki bu adımın getirileri ne olabilir?

Birol Oğuz

·

20 Tem 2026

KKTC Doğalgaz Boru Hattı: Başarıya giden yol mu?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Güven ve şeffaflık: Derneklere bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli?

Ahbap Derneği soruşturması, Türkiye'de milyonlarca kişinin bağış yaptığı dernek ile vakıflara ilişkin güven ve şeffaflık tartışmalarını gündeme getirdi. Peki bir derneğe bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli? Bir derneğin güvenilir olduğu nasıl anlaşılır?

Melisa Gülbaş

·

20 Tem 2026

Güven ve şeffaflık: Derneklere bağış yapmadan önce nelere dikkat edilmeli?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Sahne önü ve arkası: NATO Zirvesi hakkında akla takılan hayati noktalar

7-8 Temmuz 2026 tarihinde Ankara’da toplanan NATO liderler zirvesi, ittifakın kendisi hakkında çok daha derin soru ve sorunları gündeme getiriyordu. Avrupa merkezli NATO ile Donald Trump başkanlığındaki Amerikan yönetiminin zıt tutumları nedeniyle Atlantik ötesi ilişkiler giderek karmaşıklaşıyor, anlaşmazlıklar derinleşiyor ve kapsamı genişliyor. Peki Türkiye bu denklemde nerede duruyor?

Faik Bulut

·

20 Tem 2026

Sahne önü ve arkası: NATO Zirvesi hakkında akla takılan hayati noktalar
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?