Neden ve nasıl: Hükümetlerin kontrolünde “tutsaklaşan” internet


Geleceğin teknolojileri 7-8 Aralık’ta Big Bang Startup Challenge sahnesinde İTÜ ARI Teknokent’in dünyada en başarılı ilk 5 kuluçka merkezlerinden biri olan kuluçka merkezi İTÜ Çekirdek , bu yıl da dünyadan ve Türkiye’den en iyi girişimcileri Big Bang Startup Challenge girişimcilik etkinliğinde ağırlamaya hazırlanıyor. Nedir? Türkiye’nin en büyük girişimcilik etkinliği Big Bang Startup Challenge 7 - 8 Aralık’ta Uniq Istanbul ’da gerçekleşecek, Future Changers temalı Big Bang Startup Challenge ’da öncü ve yenilikçi teknolojileriyle örnek teşkil eden çözümler geliştiren girişimlere kaynak sağlanacak. Neler var? Etkinliğin ilk günü 7 Aralık’ta Big Bang’in TOP 71 girişimleri Otomotiv, InsurTech, Sivil Havacılık ve Havalimanı İşletmeciliği, Enerji ve Genel Kategori sahnelerinde sunum yapacak. Etkinliğin ikinci günü 8 Aralık’ta ise en iyi 20 girişim sunum yapacak ve 71 girişim ödül töreninde nakit, ödül ve yatırımlarla buluşacak. Ayrıca, 8 Aralık’ta girişimcilerin ödüllerle buluşacağı Big Bang sahnesinin coşkusuna ünlü sanatçı Ceza şarkılarıyla ortak olacak. Türkiye’nin en büyük girişimcilik etkinliği Big Bang Startup Challenge ’da yerinizi almak için buradan kayıt olabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İnterneti genellikle cevabını merak ettiğimiz tüm sorulara cevap bulacağımız bir araç olarak değerlendiriyoruz; ancak internet çoğumuzun sandığından çok daha az özgür. Bunun başlıca nedeniyse toplumları kontrol etmek için internetin gücünden, daha doğrusu “güçsüz” olmasından faydalanmak isteyen hükümetler.
Dünya genelinde internete sansür uygulamayan bir hükümet bulmak imkansız; ancak bu sansürün boyutları, o sansürü uygulayan hükümetlere ve sansürün uygulandığı dönemlere göre değişiklik gösterebiliyor. Hükümetlerin düzenli olarak aşırı düzeyde sansür uygulamalarının haricinde bazı ülkelerde toplumu büyük çapta etkileyen olağanüstü olayların yaşandığı durumlarda internete daha yoğun biçimde sansür uygulanabiliyor; ki bunun bir örneğine geçtiğimiz haftalarda Taksim’de meydana gelen patlama olayında Twitter, YouTube ve Instagram gibi sosyal medya platformlarına geçici süreliğine erişimin kısıtlanmasıyla şahit olduk.
Peki, sansür uygulamaları ülkeden ülkeye nasıl farklılık gösteriyor?
Suudi Arabistan
Suudi Arabistan’a giren tüm internet trafiği, İçişleri Bakanlığı tarafından kontrol edilen ve izlenen bir yönlendiriciden geçiyor. Ülke içinde internette dolaşan dolaşan tüm haberleri inceleyen bu kurum, daha önce engellenen tüm internet sitelerinin de bir listesini tutmaktan da sorumlu bulunuyor. 2003 yılında kraliyet kararnamesi ile kabul edilen Basım ve Yayım Yasası’ndan bu yana Suudi Arabistan’da yarım milyondan fazla internet sitesinin bu söz konusu listeye alındığı belirtirken ülkede Google Translate’in yasaklı olduğu; bir dönem Wikipedia ve WhatsApp’ın da yasaklandığı biliniyor.
Çin

İllüstrasyon: Krieg Barrie
Konu sansür olduğunda Çin, kuralların en katı uygulandığı ülkeler arasında başı çekenler arasında yer alıyor. Oldukça sıkı ve kontrolcü bir rejimle yönetilen ülkede bilgilerin yayılmasını önlemek amacıyla “Çin Güvenlik Seddi” olarak bilinen oldukça geniş çaplı bir dijital bariyer kullanılıyor ve bu duvar sayesinde hükümetin IP adreslerini engellemesi, arama motoru sonuçlarını filtrelemesi ve hatta kısıtlanmış içeriklere yönelik yapılan sorguları hükümet yanlısı sayfalara yeniden yönlendirmesi mümkün hâle geliyor.
Çin’de internete uygulanan sansürün kapsamı öylesine geniş ki birçok gazeteci ve turist, güvenlik duvarını aşmak için VPN (sanal özel ağ) kullanmak durumunda kalıyor. Wikipedia’da belirtildiği üzere ülkede şu an Google, YouTube, Facebook, Instagram, Spotify, Twitter ve Netflix dahil olmak üzere 60 adet sosyal medya ve akış platformunun yasaklı bulunuyor. 989 milyon internet kullanıcısından oluşan oldukça büyük bir kitleye hükmeden Çin hükümetinin, Freedom House tarafından yayımlanan “Freedom of the Net” raporunda ise 100 puan üzerinden sadece 10 puan alarak 70 ülke arasında yedi yıl üst üste “en kötü internet istismarcısı” seçildiği belirtiliyor.
Kuzey Kore
İnternet kısıtlamaları ve sansürü konusunda en kötü şöhrete sahip ülke ise hiç şüphesiz Kuzey Kore. Ülke içinde erişime açık internet sitesi sayısının 30’dan az olduğu Kuzey Kore’de internet ortamında yayımlanan haberlerin çoğu ise tahmin edilebileceği üzere ülkenin “Yüce lideri” Kim Jong-Un ve Kuzey Kore’nin uluslararası alandaki başarıları hakkında ki bunların ciddi bir kısmının da gerçek dışı ya da gerçekliği doğrulanamayan; sadece halkı kontrol etmeye odaklı haberlerden oluştuğunu söylemek mümkün.
Facebook, YouTube ve Twitter’ın 2016’da resmî bir şekilde yasaklandığı Kuzey Kore’de vatandaşların küresel internete de erişimi bulunmuyor ve bu nedenle vatandaşlar sadece ülke tarafından yönetilen ulusal internet servisi Kwangmyong’u kullanabiliyor. Öte yandan, çoğu askerî personel ve hükümetle ilişkili insanlardan oluşan seçkin bir grubun internete erişimi bulunuyor; ancak istisnai durumlarda bazı okul ve devlet kurumları da interneti kullanabiliyor.
Birleşik Krallık
Çoğu ülkeye kıyasla Birleşik Krallık, internet sansürü anlamında vatandaşlarına çok daha fazla özgürlük tanıyor. Hükümet tarafından siyasi amaçlı sansür uygulandığına yönelik çok az kanıt olduğu ya da hiç kanıt olmadığı belirtilirken Birleşik Krallık’ta uygulanan mevcut filtreleme ve engelleme; telif hakkıyla korunan medya ve çocuk pornografisi gibi yasadışı materyalleri engellemek amacıyla kullanılıyor.
Bununla birlikte, “Freedom of the Net 2021” raporuna göre internet özgürlüğü 100 üzerinden 78 olan Birleşik Krallık’ta uzun süredir yürürlüğe girmesi beklenen “Çevrimiçi Güvenlik Yasası” tepkiyle karşılanıyor. Çocuk istismarı başta olmak üzere, pek çok yasadışı içeriğin engellenmesini hedefleyen bu yasanın aynı zamanda hükümeti eleştiren kişileri de hedefine alarak internette ifade özgürlüğünü kısıtlayabileceği ve Birleşik Krallık İletişim Ofisi’ne (OFCOM) ağır para cezası verme ve erişimi engelleme gibi yetkiler getirebileceği değerlendiriliyor.
ABD
Birleşik Krallık gibi ABD de internetin çoğu ülkeye kıyasla daha özgür olduğu bir ülke olarak biliniyor; ancak bu, ABD’de internete hiç sansür uygulanmadığı anlamına gelmiyor. Çocuk pornografisi gibi yasaklı içeriklere erişimin engelli olduğu ülkede seçim dönemleri gibi kritik anlarda da sansür uygulanabiliyor. Örnek vermek gerekirse, geçtiğimiz haftalarda gerçekleşen ara seçimlerde Facebook, TikTok vb. sosyal medya platformlarında seçime etkisi olabilecek çoğu reklama yasak getirilmişti. Dahası, “Freedom of the Net 2021” raporuna göre internet özgürlüğü 100 üzerinden 75 olan ABD’de birçok yetkili, vatandaşlarının verisinin tehlikede olduğu gerekçesiyle bir süredir Çin merkezli şirket ByteDance bünyesindeki TikTok’un ülkede yasaklanması için çaba sarf ediyor.
Öte yandan, ülkede çoğu sosyal medya platformunda siyasi görüşlerin sansürlendiğini düşünen vatandaşların sayısı da bir hayli fazla. Pew tarafından yapılan bir ankete göre ABD’li yetişkinlerin kabaca dörtte üçü sosyal medya sitelerinin sakıncalı olduğunu düşündükleri siyasi görüşleri çok (%37) ya da biraz (%36) sansürlemesinin muhtemel olduğunu düşünürken, katılımcıların sadece %25’lik bir kısmının böyle bir durumun söz konusu olmadığını düşündüğünü aktarıyor. Ayrıca, araştırmaya göre ABD’de Cumhuriyetçilerin %90’ı da sosyal medya platformlarının politik görüşlerini kısıtlamasının kuvvetle muhtemel olduğuna inanıyor.
İnterneti “tutsaklaştırmak” için kullanılan yöntemler
DNS Tampering (Kurcalama)
Yetkili makamların alan adı sunucuları üzerinde denetime sahip olduğu ülkelerde yetkililer ülke yasaları uyarınca “yasak” kabul edilen içerikler barındıran bir alan adının kaydını silebiliyor. Alan adlarının site IP adreslerine çevrilmesini engelleyen bu durum, kullanıcıların tarayıcıları için söz konusu internet sitelerinin “görünmez” olmasına neden oluyor ve böylece erişim kısıtlanmış oluyor.
IP Engelleme
İnternet servis sağlayıcıları üzerinde denetime sahip olan hükümetler, içeriklerinden “hoşlanmadıkları” internet sitelerinin belirli IP adreslerini kara listeye alabiliyor. Bir siteye erişim talep ettiğinizde, talebiniz, kara listeye alınmış IP adresleri listesine göre talebinizi kontrol eden gözetim bilgisayarları tarafından izlenir ve bu yasak sitelerden birine erişmeye çalıştığınızda da internet servis sağlayıcı bağlantıyı keserek erişimin engellenmesine yol açar. Örneğin, uluslararası ağ geçidi sunucularının internet bilgi akışını kontrol ettiği Çin gibi yerlerde, yasaklı sitelere yapılan istekler mega sunucular tarafından tespit edilerek hem cihazınıza hem de sunucunuza bir "sıfırlama" isteği gönderilir ve bağlantının kesilmesi ve istediğiniz bilgilere erişimin engellenmesi mümkün hâle gelir.
Anahtar Kelime Filtreleme
Yukarıda bahsetmiş olduğumuz IP adresi filtreleme yalnızca açıkça kara listeye alınan internet sitelerininin engellenmesi konusunda faydalı oluyor; ancak bunun, herhangi bir konuyla ilgili internetteki tüm bilgileri vatandaşlarının erişimine kapatmak isteyen bir hükümet için yeterli olacağını söylemek pek mümkün değil.
Şu an internette milyarlarca internet sitesi mevcut ve sürekli yenileri de eklenmeye devam ediyor. Bu durum, bir noktada hükümet tarafından yasaklanması istenen internet sitelerinin tümünün isminin kara listeye alınmasını ve bu listesinin düzenli olarak güncel tutulmasını imkansız hâle getiriyor.
Bu nedenle çoğu hükümet, daha güçlü bir sansür tekniği olan “URL filtreleme”yi kullanmayı tercih ediyor. URL dizelerini yasaklı kelimeler için tarayan bu mekanizma sayesinde, bir URL’nin yasaklı kelime içerdiğinin tespit edilmesi hâlinde o siteye erişim engellenmiş oluyor.
Paket filtreleme
İnternete sansür uygulamanın anahtar kelime filtrelemeden daha gelişmiş ne gibi bir yöntemi olabilir diye merak edecek olursanız cevap, en yeni ve güncel sansürleme teknolojilerinden biri olan ve her sayfanın içeriğinin taranmasını kapsayan “paket filtreleme” olarak karşımıza çıkıyor.
İnternet üzerinden veri gönderildiğinde, bu veriler, paket adı verilen küçük birimler halinde gruplanır. Örnekle anlatmak gerekirse; paketi zarf içindeki bir mektup olarak düşünün. Bu mektup hem mektubunuzun içeriğini hem de mektubun nereye gideceğine ilişkin talimatları; yani gönderici ve alıcı adreslerini içerir. Buna benzer şekilde paketler de yönlendiriciler aracılığıyla bilgisayardan bilgisayara iletilir; başka bir deyişle, internetin posta servisi gibidir.
IP adresi filtreleme, yalnızca paketlerin nereye gittiğine veya nereden geldiğine, yani içeriğin ne olduğundansa adresine göre iletinin engellenmesini sağlar. Buna karşılık derin paket inceleme süreciyse yasaklanmış anahtar kelimeler için paket içeriklerinin incelenmesini kapsar. Bir iletide yasaklı içerik tespit edilmesi durumundaysa kullanıcı, erişimin engellendiği ibaresiyle karşı karşıya kalır.
Bahsetmiş olduğumuz tüm bu stratejiler geniş kapsamlı internet sansürü uygulamak için kullanılan en yaygın yöntemlerdir; ancak bunlar haricinde uygulanan birtakım teknikler de mevcut. Örneğin bazı sitelere erişimi geciktirmek için hükümetler veya şirketler tarafından bant genişliğine müdahale edilebilir; bu sayede erişim sağlamak istediğiniz sitenin güvensiz olduğu veya sitenin yavaş olduğu izlenimi yaratılır.
Bireysel bağlantı noktası numaralarının kara listeye alınması da bir başka yöntemdir. Bu yöntem genellikle iş cihazlarında anlık mesajlaşma gibi belirli davranışların kısıtlanması amacıyla uygulanır. Dahası, bazı ülkeler, bireysel kişisel bilgisayarların internet içeriğini filtreleyen yazılımlar içermesini zorunlu kılar. Örneğin Çin'de tüm bilgisayarlar, hükümetin bilgisayarları sürekli değişen yasaklı siteler listesine göre güncellemesine olanak tanıyan yazılımlarla satılır. Ayrıca bu teknik, ABD’de de kütüphanelerde, okullarda ve halka açık internet kafelerde filtreleme sistemleri kurmak için yaygın olarak kullanılmaktadır.
Türkiye’de durum
Meclis’ten yeni geçen sansür yasasıyla birlikte internet sansürü Türkiye’de son zamanların en sıcak konu başlıklarından biri olarak karşımıza çıkıyor ve yıllar içinde edindiğimiz tecrübelerden yola çıkacak olursak Türkiye’nin internet sansürüne pek de yabancı olmadığını söylemek oldukça mümkün.
Temmuz 2020'de sosyal medya platformları ve internet sitelerinin yasaklanabileceğini ya da kontrol altına alınabileceğini ifade eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; kızı Esra Albayrak'a Twitter'da hakaret edildiğini belirterek, "Niçin Youtube, niçin Twitter, niçin Netflix, niçin şu bu gibi sosyal medyalara karşı olduğumuzun ne demek olduğunu anlıyor musunuz?" diye seslenen Erdoğan, “Bu tür sosyal medya mecralarının tamamen kaldırılmasını, kontrol edilmesini istiyoruz." demişti.
Türkiye’de sansürün kurbanı olan bazı siteler
YouTube
Türkiye’de YouTube’a ilk yasak, Atatürk’e karşı hakaret söylemlerinin yer aldığı bir video nedeniyle Mayıs 2008’de getirildi. Ekim 2010’da kaldırılan bu engel, sadece 3 gün sonra CHP’nin eski lideri Deniz Baykal’a ait gizli kamerayla çekilmiş görüntülerin yayılmasıyla bir kez daha getirildi; ancak görüntülerin kaldırılmasıyla YouTube, erişime bir kez daha açıldı.
2014'te dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun ofisinde Davutoğlu ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan arasında geçtiği belirtilen; Suriye'ye dair çatışma senaryolarının konuşulduğu bir görüşmenin yayınlanmasının ardından YouTube, 27 Mart’ta bir kez daha yasaklandı. 4 Nisan'da mahkeme kararıyla açılan ancak savcılığın itirazıyla mahkeme kararıyla yeniden kapatılan site, ses kaydının kaldırılmasıyla 3 Haziran'da tekrar açıldı.
Nisan 2015'te savcı Mehmet Selim Kiraz'ın Nisan 2015'te öldürülmesi gibi kimi olayların ardındansa YouTube, kısa süreliğine de olsa zaman zaman engellendi.
Davutoğlu ve Fidan'a ait olduğu iddia edilen ses kayıtları nedeniyle engellenen bir diğer sosyal ağ da Twitter oldu. Hatta, dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yasağı delerek yasağın kabul edilemez olduğunu Twitter üzerinden yazdı.
Tıpkı YouTube gibi Twitter da Savcı Kiraz'ın öldürülmesi ve bomba olayları gibi kimi durumlarda kısa süreli engellere maruz kaldı.
Wikipedia
Dünyanın en büyük dijital ansiklopedisi olarak kabul edilen Wikipedia da Türkiye’de sansürden nasibini aldı. İlk başta “vajina”, “testis torbası” ve “kadın üreme organları” gibi kelimelere uygulanan bu sansür, 29 Nisan 2017’de ise en sert noktasına ulaştı. Wikipedi’nın İngilizce sayfalarında bulunan "Suriye iç savaşında dış müdahaleler", "Kuzey Suriye'nin Türkiye tarafından işgali" ve "Devlet destekli terörizm" maddeleri nedeniyle siteye erişim, Ocak 2020’de tekrar açılana kadar tamamen yasaklandı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto Odak, bu sayısında her yönüyle sansürü ve bilgiye ulaşmaktaki engelleri ele alıyor.
04 Ara 2022

YAZARLAR

İrem Denli
Teknoloji Editörü

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.






