Öğrenci hep kazanır

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Prof. Dr. Melih Bulu’yu Boğaziçi Üniversitesi’ne rektör olarak atamasının ardından üniversitede başlayan protestolar Türkiye’nin gündemine oturmuştu. Sert polis müdahalesi geniş kitlelerin tepkisini toplamış, üniversitenin kapısına özel güvenlikler tarafından takılan kelepçe unutulmaz bir fotoğraf karesi olarak hafızalara kazınmıştı.
Yeni eğitim yılının başlamasının ardından ise barınma masraflarını karşılayamayan öğrencilerin parklarda uyuduğuna tanıklık ettik. “Gidecek yerleri olmadığını” söyleyen #BARINAMIYORUZ protestocuları da gözaltı tecrübeleri yaşadı. Bunun üzerine, yakın tarihten önemli dört öğrenci hareketini özetledik.
G. Afrika’da harçlara karşı omuz omuza
14 Ekim 2015’te Güney Afrika’nın Johannesburg kentindeki Witwaterstrand Üniversitesi’nde öğrenciler, okulun %10,5 oranındaki harç zammına karşı protesto gösterilerine başladı. Gösteriler bir hafta içinde diğer okullara yayıldı. #FeesMustFall (Harçlar düşmeli) etiketi gösterilerin sloganına dönüştü.
Öğrencilerin talepleri eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması ve üniversitelere ayrılan hükümet fonunun artması olarak genişledi ve protestolar ülkedeki derin ırkçılığa karşı bir boyut da kazandı.
Polisin sert müdahalede bulunduğu ve öğrenci liderlerini de içeren 25 göstericinin gözaltına alındığı 19 Ekim akşamının ertesi günü binlerce öğrenci gözaltı merkezinin önünde toplandı. Pek çok kampüse giriş öğrenciler tarafından kapatıldı. Polisin öğrenci liderlerini özellikle hedef aldığı iddia edildi. Withwaterstrand öğrencileri, yönetimin %6’lık harç artışı teklifini reddetti.
21 Ekim’de ise parlamento binasının önünde toplanan kalabalık öğrenci grubu hükümette paniğin artmasına sebep oldu. Polisin oldukça sert müdahalesi ve gözaltılar ertesi günkü protestoları dindiremedi.
23 Ekim’de dönemin Devlet Başkanı Jacob Zuma, 619 öğrencinin gözaltına alındığı protestoları durdurabilmek için sonraki yıl öğrenci harçlarına zam yapılmayacağını duyurmak zorunda kaldı. Ayrıca ücretsiz eğitim konusunda çalışması planlanan Yüksek Öğrenim ve Öğretim Araştırma Komisyonu kuruldu.
Hindistan’da tacizin sonu istifa oldu
28 Ağustos 2014’te, Kolkata kentindeki Jadavpur Üniversitesi’nde bir kadın öğrenci, 10 erkek tarafından cinsel istismara uğradı, yanındaki bir erkek de fiziksel şiddet gördü. Mağdur kadının ailesinin yetkililerin, başta okul yöneticisi Abhijit Chakrabarti’nin soruşturma başlatmayı geciktirdiğini açıklaması üzerine popüler bir şarkının adı olan #Lettherebepolyphony (çok seslilik olsun) etiketiyle sosyal medya üzerinden örgütlenen öğrenciler, 3 Eylül’de üniversitede protestolara başladı.
Protestolarda soruşturmayı geciktiren yetkililerin istifa etmesi ve cinsel istismarla ilgili tarafsız, şeffaf ve hızlı soruşturma yapılması talep edildi. Zamanla büyüyen gösterilere rağmen okul yönetimiyle ve yargıyla temas kurulamadı.
16 Eylül’de öğrencilere çok sert polis müdahalesi yapıldı. Göstericiler, polislerin kadın öğrencileri taciz ettiğini ve orantısız güç kullandığını, sivillerin de polis gözetiminde öğrencilere saldırdığını ifade etti. Polis şiddeti sonrasında eylemler Delhi ve Mumbai başta olmak üzere diğer kentlere yayıldı.
4 ay süren protestolarda 37 kişi gözaltına alındı, 40 kişi yaralandı. Ocak 2015’te öğrencilerin ders boykotunun devam etmesi ve 17 öğrencinin açlık grevine girmesi sonucunda hükümet yetkilileri öğrencilerle görüştü.
12 Ocak 2015’te baştan beri tepkilerin odağındaki Chakrabarti istifa etti. 1970’lerdeki renkli öğrenci eylemlerine benzetilen gösteriler, Hindistan’da internet aktivizminin sokağa yansıdığı ilk örnek olarak tarihe geçti.
Hong Kong’da “milli” öğrenci direnişi
Ağustos 2014’te Çin yönetimi, Hong Kong’da üç yıl sonra “serbest” seçimlerin yapılacağını ancak sadece Pekin’in onay mekanizmasından geçen adayların seçime katılabileceğini duyurdu. Hong Kong Öğrenci Federasyonu ve Scholarism adlı iki öğrenci grubu, her Hong Konglunun seçilme hakkının tanınması, yasama mekanizmasının reforma tabi tutulması, Çin’in Hong Kong halkından özür dilemesi ve Çin’in öne sürdüğü sistemi kabul eden Hong Kong yöneticilerinin istifa etmesi taleplerini dile getirdi.
22 Eylül’de üniversitelerin açılmasıyla kampüslerde boykota başlayan gruplara binlerce öğrenci destek verdi. 26 Eylül’de lise öğrencilerinin de katıldığı boykot, ülke çapında “Şemsiye Hareketi” adı verilen, Çin’in tahakkümüne karşı demokrasiyi savunan protestoların başlangıcı oldu.
Gösterilerde öğrenci liderleri dahil 955 kişi gözaltına alındı, 470’ten fazla kişi yaralandı. Çin, Hong Kong’daki demokrasi talebini görmezden gelmeye devam ederken kentteki gücünü pekiştirmek için attığı her adım, on binlerce insanın katıldığı protestolara sebep olmaya devam ediyor.
Yunanistan’da bir George Floyd vakası ve isyan
6 Aralık 2008’de Atina’da bir polis memurunun silahından çıkan kurşun 15 yaşındaki Alexandros Grigoropoulos’un ölümüne sebep oldu. Ertesi sabah Atina Milli Teknik Üniversitesi öğrencileri, failin bulunması talebiyle emniyet müdürlüğüne yürüdü.
Polisle öğrenciler arasında çatışmaların yaşanması üzerine ülke çapında ekonomik krizin ve işsizliğin bunalttığı binlerce genç sokaklara döküldü. Üniversite kampüsleri öğrenciler tarafından işgal edildi, işçiler de genel grevle protestolara destek verdi.
Anarşistlerin molotof kokteylleriyle özel mülklere ve polise saldırması, sol partiler arasında da gösterilere destek vermek konusunda ihtilafa sebep oldu. 31 Aralık günü üniversite işgalleri sonlandırılırken geniş çaplı gösteriler 2009’un ilk haftalarına da sürdü.
11 Ekim 2010’da yargı, iki memuru Grigoropoulos’un ölümünden sorumlu tuttu. Biri 10 yıl, diğeri müebbet hapse mahkûm edildi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
Kağıt toplama işçileri ve kuryelerle konuştuk. 3. Dünya Savaşı tartışmalarını, Çin'de "Yeni Çağ'ı", Facebook'un geleceğini, dünyadan öğrenci hareketlerini ele aldık.
10 Eki 2021

YAZARLAR

Bartu Özden
Politics editor @ Aposto
İLGİLİ OKUMALAR


