
2020-2021 Yükseköğretim istatistiklerine (Öğrenci Sayıları Özet Tablosu) baktığımızda 2020 yılında yükseköğretime yeni kayıt yaptıran 2 milyona yakın öğrenci var. Toplamda ise öğrenci sayısı 8 milyonu aşkın. Peki yurt kapasitesi ne kadar? Bir üst başlıkta görevli olduğunu söylediğimiz idaremiz Kredi ve Yurtlar Genel Müdürlüğü’nün sağladığı verilere göre 2020-2021 yılı itibariyle toplam 700 bine yakın kapasiteli 773 yurt olduğu görülüyor.
Üniversite sayısının ve üniversite öğrenci sayısının yüksekliği ya da bu kadar üniversite açılmasının sebepleri ayrıca ele alınması ve çözüm üretilmesi gereken sorunlardan, naçizane. Fakat her ne sebeple olursa olsun karşımızda 8 milyon öğrenci ve 700 bin kapasiteli devlet yurdu var. Bu iki sayı arasındaki fark korkutucu. Tabii bu sayıları doğrudan karşılaştırmak ve neden 8 milyon öğrenci için yurt yok diye sormak olmaz. Zira, yükseköğretim kurumlarının (ör. vakıf üniversitelerinin sunduğu yurtlar) kendi sundukları yurt imkanları, ailesi ile yaşamaya devam eden öğrenciler, özel ve daha geniş imkanlara sahip yurtlarda kalmayı isteyen öğrenciler ya da yurt imkânı sunulsa da evde kalmayı tercih edecek öğrenciler de var. Fakat tüm bu istisnalar yurt imkanlarının yeterli olduğunu göstermiyor. Türkiye genelinde yurt talebinde bulunan öğrenci sayısını gösterir doğrulanabilir bir veriye ulaşamadım (elinizde böyle bir veri varsa iletirseniz sevinirim). Verilere gitmeye de gerek yok belki. Öğrenci yurtlarından bahsediyorsak yapacağımız en iyi şey öğrencileri dinlemek. Bizlere yurt sorununun mevcudiyetini öğretenler de nitekim yurtsuzluğa ve pahalı evlere tepki gösteren ve “barınamıyoruz" diyen öğrencilerdi.
Öğrenciler barınamadıklarını söyledikten sonra, iktidar partisi mensupları çeşitli mecralarda yurt sayısının yıllar içinde arttırıldığı bilgisini paylaştı. Fakat bu artışın üniversite ve öğrenci sayısı artışına yetişememiş olması hizmet sunmada ve sanırım sosyal devlet olmakta biraz geri kalındığının göstergesi. Peki bu sorunun çözümü ne olabilir? Herkesin ailesinin bulunduğu şehirde üniversite okuması bir çözüm olabilir; ama benim anladığım kadarıyla üniversite böyle bir şey değil. Kısa vadeli çözüm olarak mevcut yurtlara ek yatak atılabilir dense de pandemi döneminde olduğumuzu unutmamalıyız. Bu çözüm uzun vadede de hayat kalitesi üzerine olumsuz etki yaratacaktır. Öğrencilerin zor durumlarını fırsat bilip kiraları artıran ev sahiplerine engel olmak için tavan kira uygulamasına geçmeyi de düşünebilirsiniz ama kişilerin mülkiyet hakkına müdahale etmek anayasal olarak ayrıca ele alınması gereken bir konu. Belirtmek gerek, Berlin tavan kira uygulaması yöntemini denedi ama bu düzenleme Alman Anayasa Mahkemesi’nin engeline takıldı. Fakat bu düzenlemenin yetki bakımından iptal edildiğini ve mahkemenin mülkiyet hakkı bakımından bir değerlendirme yapmadığını da belirtelim. Geriye öğrencilere en kısa sürede yurt hizmeti sunulması ve/veya kira yardımı sağlanması kalıyor. Bu arada, üniversite okumak için şehir değiştirmeyi göze aldıysa Devlet’i ilgilendirmemeli diyenleriniz olabilir. Ama tahmin edeceğinizi üzere ben fikirlerimi Devlet’in “sosyal” olması gerektiğini düşünen biri olarak paylaşıyorum. Neyse ki Anayasamız da hala öyle düşünüyor (!). Peki çözüm nereden geliyor?
Çözüm getirmeye çalışanlara bakmadan yurt meselesini konuşurken bahsetmeden geçmek istemediğim bir konu daha var. Bu süreçte #barınamıyoruz etiketi ile yurt taleplerini dile getiren öğrencilerin ve onlara destek olan kişilerin seslerinin kısılmaya çalışıldığını gözlemledik. Bazı öğrenciler gözaltına alındı. Biz buradan hatırlatalım. İfade özgürlüğü de toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı da demokrasinin olmazsa olmazlarından. Bir kısmınız “geç bunları artık” diyor olabilir. Bu hakları korumakla yükümlü olanların böyle bir hak yokmuş gibi davrandığını farkındayım. Fakat biz dile getirmekten vazgeçmemeliyiz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Bir buçuk senelik aradan sonra üniversitelerin çoğu yüz yüze eğitime döndü. Üniversitelere yüz yüze eğitim ile kavuşulmuştu belki ama çözülemeyen bir meselemiz vardı: Yurt.
10 Eki 2021

YAZARLAR

Günebakan
Hadi gelin, güne bakalım.
İLGİLİ OKUMALAR


