Öğrenim Krizi 1 #Barınamıyoruz


Gedik Yatırım 30’uncu yılını geride bırakıyor Sürekli gelişime açık, yenilikçi, güvenilir ve etik değerlere bağlı bir şirket kültürü yaratmak sektörleri, endüstrileri de dönüştürüyor. Gedik Yatırım, sermaye piyasalarının her alanında bu dönüşüme 30 yıldır öncü olmayı sürdürüyor. Gedik Yatırım: 1991 yılında kurulan ve o günden bu yana Türkiye’nin önde gelen yatırım kuruluşları arasında yer alan Gedik Yatırım, SPK tarafından verilen Geniş Yetkili Aracı Kurum yetkisiyle aracılık hizmetleri, yatırım danışmanlığı, bireysel portföy yönetimi, saklama, halka arz, kurumsal finansman ve araştırma hizmetleri sunuyor. 2010 yılında halka arz olan, kredi derecelendirme kuruluşu JCR Eurasia Rating tarafından konsolide olarak yüksek düzeyde yatırım yapılabilir olarak değerlendirilen Gedik Yatırım; yerli ve yabancı tüm yatırımcılara hızlı ve güvenli platformları ve Türkiye genelindeki 43 şubesindeki 400’ü aşkın deneyimli personeliyle verdiği hizmetlerde otuzuncu yılını dolduruyor. Neden önemli? Sektördeki çalışan sayısı sıralamasında Türkiye üçüncüsü olan Gedik Yatırım; güvenilir, etik değerlere bağlı, değişime açık, girişimci, yenilikçi, hedef belirleyen ve bunlara ulaşmak için yüksek tempoda çalışan, iş birliğine açık topluluğuyla sermaye piyasalarının her alanında lider olma vizyonunu taşıyor. 31 Mayıs 2021 itibarıyla bir önceki yılın aynı dönemine göre çalışan sayısını %24, kadın çalışan sayısını %43 artıran Gedik Yatırım toplumsal cinsiyet eşitliği misyonunun gereklerini de yerine getiriyor. Ayrıca Gedik Yatırım, sektörde en çok şubesi olan birinci kurum olarak öne çıkıyor. Gelecek planları: Sektördeki otuzuncu yılını geride bırakan Gedik Yatırım, bu yıldan itibaren açmayı planladığı yeni şubeleriyle genç istihdamı da desteklemeyi sürdürmeyi planlıyor. 2017 yılında hayata geçirdiği Gedik Trader Yeni Nesil Yatırım Platformu’yla sermaye piyasalarını teknolojiyle buluşturarak geniş kitlelere yaymayı amaçlayan Gedik Yatırım, yeni dönemde de mobil ve internet dünyasındaki gelişmelere paralel olarak gerçekleştireceği yeniliklerle daha çok yatırımcıya ulaşmayı hedefliyor. Gedik Yatırım hakkında merak ettikleriniz için buraya tıklayabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Pandeminin etkisiyle demek isterdim; ancak suçu sadece Covid-19'a atamayacağımız kadar kapsamlı bir problem yumağının içindeyiz. Bazıları bütün ülkelerde yaşanan sorunlar, bazıları ise bize özgü. Fakat çok net ve farkında olduğumuz bir durum var: Öğrenim krizi.
Bu sorun sadece “okulların sürekli açılıp kapanması” ile alakalı değil; uzaktan eğitimin niteliksizliği, internet ve diğer teknik alt yapı problemleri, öğrencilerin uzaktan eğitime ulaşacak imkânlarının olmaması, eğitim içindeyken ev içi görevlere katılmak zorunda kalmaları…
Peki “öğrenim krizi”ni sadece ders saatleri içinde mi düşünmek gerekiyor? Tabii ki hayır. Öğrenim krizine yol açan diğer etkense öğrencilerin maddi imkânsızlığı: kesilen burslar, kira fiyatları, artan döviz, yeterince yurt olmaması, öğrencilerin devlet/okul yurtlarına yerleşemediği için cemaat/tarikatların yurtlarında kalmaları… Erasmus’a giden öğrencilerin söz verilen hibelere ulaşamamaları, hem de anlaşma dâhilinde fon artırılmışken. Nereden başlamalıyız? Öğrenim krizini önemsiyoruz ve bu haftadan başlayarak öğrencileri bu krize sürükleyen sorunları ele almak istiyoruz.
Elbette bahsedilen sorunların arasında bir öncelik bulunmuyor, hepsi yaşamak 101 niteliğinde, ancak üniversite öğrencilerinin çektiği yurt ve ev sıkıntısı sebebiyle oluşan #Barınamıyoruz hareketinin de etkisiyle bu yazıda “barınma problemini” konuşacağız.
#BARINAMIYORUZ
KYK’ya bağlı yurtlara yerleşemeyen, özel yurtlara ve "fahiş kiralara" gücü yetmeyen öğrenciler, "Barınamıyoruz Hareketi" adı altında seslerini duyurabilmek için 19 Eylül’de parklarda gecelerini geçirmeye başlamıştı. Öğrencilerin talepleri çok netti. Penceresi olmayan ve içeriye tek kişilik bir yatakla dolabın anca sığdığı odanın fiyatı 900 lira. İyi şartlarda kalmak isteyen öğrencilerin aylık minimum 2 bin 500 lirayı gözden çıkarması gerekiyor.
Eyleme katılan öğrenciler "Polis bize ısrarla 'Evinize gidin!' diyor. Ancak bizim gidecek yerimiz yok, barınamıyoruz!" Eylem İstanbul’da başladı; ancak öğrencilerin derdi ortak. Hareket şu anda İzmir, Eskişehir gibi öğrenci şehirlerine de yayıldı. Sosyal medyada "Yurtsuzlar" adlı hesaptan yapılan paylaşıma göre, 8 gündür Kadıköy'deki Moda Parkı'nda sabahlayan gençlerin nöbetine saldıran polis, yaklaşık 50 kişiyi darbederek gözaltına aldı. İzmir'deyse polis öğrencilerin “Barınamıyoruz” nöbetine müdahalede bulundu. Polisin, zor kullanarak gözaltına aldığı yaklaşık 30 kişiye bindirdiği minibüste de şiddet uyguladığı kaydedildi. Kısa süre içinde sosyal medyada #YurtsuzlarGözaltında etiketiyle farkındalık yaratılmaya çalışıldı, İstanbul Valiliği’nin son açıklamasına göre 28 öğrenci serbest bırakıldı.
Barınamıyoruz Hareketi, eylemlerini daha fazla insana ulaştırmak için İstanbul Avrupa ve Anadolu Yakası’ndaki birçok parka yerleşti. Öğrencilerin haklı taleplerine muhalif siyasetçilerden de destekler geldi.
Belediyelerden çözüm
Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş, barınma sorunu yaşayan öğrencilere yönelik çağrı yaptı. 4 bin 500'den fazla başvuru yapılırken öğrenciler kiralanan yurt ve otellere yerleştirilmeye başlandı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Hedefimiz 5 bin kişilik öğrenci yurdu" açıklamasında bulundu. Öğrencilerin yurt sorununa dikkat çeken İmamoğlu, "Ne yazık ki yıllardır üniversite öğrencileri için yeterli yurt yapılmamış, İBB’nin de hiç yurdu yoktu. Tamamen kendimize ait, güvenli, temiz, sosyal ve sportif alanları olan yurtlarımıza ilk öğrenciler yerleşti" dedi.
Siyasilerden tepkiler
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, kabine toplantısı sonrası yaptığı açıklamalarda, üniversite öğrencilerinin yaşadığı barınma sorununa dikkat çekmek için parklarda yatan gençleri hedef alarak, ''Son zamanlarda bazı park, bahçe buralardaki bankların üzerinde yatanların bir kısmının öğrencilikle alakası yok. Gezi Parkı olayı neyse bir başka versiyonudur'' diye konuştu.
İYİ Parti lideri Meral Akşener ise "Kendi öğrencine bakamayacaksın, yurt imkânı sağlayamayacaksın, sosyal devlet olamayacaksın; ama suçlu öğrenci olacak öyle mi?" şeklinde karşılık verdi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Tanıtım ve Medya Başkanı Hamza Dağ ise “Gün geçmiyor ki ülkemizdeki tezvirat senaristleri, yazdıkları algı piyesinde yeni perde açmasın. Eğitim-öğretim yılının yeni başladığı bu günlerde yeni oyunun adı: Barınamıyoruz” dedi. Ancak kira fiyatları, yurt kapasiteleri, özel yurt ücretleri ve öğrenci burslarının hepsi sayısal olarak ortadaydı. Senaryo değil, sayılar ve gerçekler konuşuyordu.
Yalan mı?
Kira artışı: Endeksa’nın Türkiye’deki kira artışıyla ilgili çok değerli çalışmaları var. Endeksa’nın analizine göre enflasyon oranına göre yapılan projeksiyonda %20 ila %25 arasında beklenen kira değer artışı konut kira artışı Türkiye genelinde %55'ken İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya ortalaması %73 seviyesinde gerçekleşti. Biraz daha detaylı bakılmak istenirse özellikle öğrencilerin yoğun olduğu ilçelerde kira artışlarının %100’ü geçtiğini görüyoruz.
Özel yurt ücretleri: Özel öğrenci yurtları 900 TL ile 2 bin 500 TL arasındayken, vakıf özellikli yurtların 800 TL ile 1500 TL arasında, rezidans öğrenci yurtlarınınsa 1400 TL ile 3000 TL arasında olacağı açıklandı.
KYK Yurt kapasitesi: Faaliyet raporlarına göre 2011 yılında İstanbul'da 22 KYK yurdu bulunuyor. Bu sayı, 2020'de gelindiğinde sadece 24'e yükseliyor. Yani AK Parti hükümeti, 10 yılda İstanbul'da sadece 2 adet devlet yurdu yapabilmiş. Yurtların yatak sayıları üzerinden baktığımız zamansa 2011'de 15 bin olan yatak sayısı 2020'de 25 bine çıkmış. Fakat İstanbul'da sadece devlet üniversitesinde okuyan öğrenci sayısı 10 yılda 100 bin artmış.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu sayımızda #Barınamıyoruz eylemlerini ve Türkiye'nin kentleşme sürecindeki problemleri ele alıyoruz.
28 Eyl 2021

YAZARLAR

Nesibe Kırış
@kocuniversity law&sociology '19 | human rights lawyer | fellow @ussalconsultancy | political consultant | author @aposto @metapolitik_| editor @B_Noktasi

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.




