📚 Okuduklarımdan öneriler

Kütüphanemi düzenlerken gözüme çarpan, üzerine notlar aldığım birkaç kitabı sizinle de paylaşmadan geçemedim. Uzun bir bayram tatilinde keyifle okuyacağınıza eminim!
📚 Okuduklarımdan öneriler

Aylaklar, Melih Cevdet Anday

Melih Cevdet Anday’ın “Aylaklar”ı bence Türk Edebiyatı’nın raf arasında kalmış gizli hazinelerinden biri. Birkaç gün önce kitap alışverişinde “Raziye”yi sepetime eklerken, kendisini bir kez daha yazılı olarak anmak istedim. Zamanında çok beğenerek okumuştum, yarattığı güçlü karakterlerin etkisi ve kullandığı dille sizi hızlıca içine alacak bir etkiye sahip. Anday, belli karakterler üzerinden Meşrutiyet sonrası toplum eleştirisi yaparken birbirinden farklı insan portrelerini tek bir ortak noktada, aylaklıkta birleştiriyor.

Aylaklık… çoğumuzun içinde olan, zorla uyutmaya çalıştığımız o yoğun hissiyatın adı. Dönemin hazır yiyiciliğine gönderme yapılsa da günümüze de hiç yabancı olmayan olaylar üzerinden bazı toplumsal çatlakların içine sızıyoruz. Kahramanların tahlilleri ve yazarın kalemi o kadar vurucu bir etkiye sahip ki gerçekle güçlü bir kurgunun iç içe geçtiğini ve ayrılamayacağını anlıyorsunuz. Anlatılanların çoğu kurgu olmakla beraber bir o kadar da gerçek. Konusu belki birçok dönem romanında karşılaşacağımız türden; dört nesil boyunca bir Paşa konağında yaşayan ailenin yok olması, ama kitabın anlatılış biçimi ile anlatmak istedikleri bir o kadar zamansız, yalan yanlış bir dünyanın peşinde çırpınan insanlara dışardan bakabilmek gibi.

“Bir ülke nasıl batar? Yalnızca savaşlarda yenilmekle değil, elindeki toprakları başkalarına kaptırmakla değil... Ruhça çökerek, yaşamaktan koparak batar."

Günlerin Köpüğü, Boris Vian

Yıllar önce okuduğum “Günlerin Köpüğü”nün yeni çıkan çizgi romanını okurken aynı heyecanı yaşadım içimde. Hikâyenin saçmalığıyla gerçekliğin kesiştiği noktada başlıyor aslında her şey. İçinde yoğun bir ironi barındıran oldukça nahif bir aşk hikâyesi benim için. Boris Vian’ın patafiziğe inancı da bu romanı benim için oldukça özel kılan nedenlerden biri. Her ne kadar Jean Baudrillard patafiziği “hayali çözümler bilimi” olarak adlandırsa da olaylara mizahî bir açıdan bakabilmenin ne kadar keyifli olduğunu gösteriyor.

Yeni kelimeler, sınırları olmayan bir zaman akışı, hayal ürünü mekanlar, ideal bireyi aramaktan vazgeçiş, kişisel yaratıcılığın ipuçlarıyla yaratılan sıcacık bir hikâye! Geleneksel dil ve gerçellik algısını reddedip, bireyin kendi ölçütlerine başvurduğu, eleştirel düşüncenin ağır bastığı bu hikâyede ciddi olaylar önemsiz, sıradan şekilde ele alınırken, sıradan şeyler oldukça önem kazanıyor. Olay örgüsüne baktığımızda mekanikleşmiş çalışma şeklinin reddedilmesi, evliliğin sorumlulukları, genç ve hastalıklı eşin iyileşme süreci, ölüm gibi alışılagelmiş konuları sıra dışı bir üslupla anlatıyor Boris Vian. Hayal gücü ve mizah yardımıyla kendi gerçeğini yaratarak insanların sözleri ve davranışları arasındaki uyumsuzluğu, bir gruba kapılarak bireyin kendinden uzaklaşmasını ele alıyor. Jean-Paul Sartre’ı eleştirdiği bazı cümleler de oldukça eğlenceli, küçük detaylar satır aralarında gizli!

"Nehirler denize döküldüğü yerlerde, ganimetlerin dans ettiği köpüklü ters akıntılar, aşılması güç bir engel oluşturur.”

İklimler, André Maurois

Fransız Edebiyatı'nda aşkın farklı bir yeri vardır benim için, ayrı bir severim aşk romanlarını. André Maurois'nın "İklimler" adlı romanı da bende çok özel bir yeri olan kitaplar içinde yerini aldı. Helikopter Yayınları’nın kendine has tarzına da o kadar uymuş ki! Arkasında yazan içten hikâye kitaba başlamak için sabırsızlandırıyor.

“Her an yeni bir hayat serilir önümüze..."

Birdenbire bir gidişin ve ardında bıraktığı enkazın hikâyesi, Philippe ve Isabelle’in aşkının hikâyesi... Roman Philippe'in iç dünyasına ayna tutar nitelikte, aynı kişinin hem yaşadıklarını; aşk acısını, çaresizliğini görüyoruz hem de yaşattıklarına tanık oluyoruz. Aldatmak, aldatılmak ve aldatılmanın çaresiz kabullenilmişliği üçgeninden çıkamazken aşkın iklimlerinde geziniyoruz. Ve şu acı gerçek yüzümüze yüzümüze çarpıyor; aşk her zaman geçmişte yaşananların izini sürer.

"Belki de insanları en çok bölen şey, kimilerinin her şeyden önce geçmişte, kimilerinin de yalnız içinde bulundukları dakikada yaşamalarıdır."


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

1Kitap1Mekan1Kitap1Mekan

BÜLTEN SAYISI

İstemsiz Bellek

Mis gibi kahve kokusu, sağlıklı lezzetlerle dolu bir mekan ve Galata’nın en sevdiğim sokağında yeni bir kitapçı... Bu hafta birbirinden güzel keşifler bizi bekliyor!

02 Tem 2022

İstemsiz Bellek

YAZARLAR

Duygu Özdemir

Kitap ve mekan kaşifi. Bilgi Üniversitesi Kültürel İncelemeler Bölümü’nde yüksek lisansını bitiren Özdemir, gittiği her mekanın kendine has havası, değisik sunumları ve tatlarını edebiyata olan tutkusu ile birleştirerek 1kitap1mekan’ı kurdu.

1Kitap1Mekan

Gerek klasik, gerek modern edebiyattan kitap önerilerimi ve birçok yeni mekan tavsiyemi 1Kitap1Mekan bültenimde bulabilirsiniz!

İLGİLİ OKUMALAR