Orta Krallık, yeniden

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Çin son yıllarda politikadan, ekonomiden, teknolojiden; aslına bakarsanız hemen hemen her alandan bahsederken kullanmamanın zor olduğu bir isim. Yerel halk ise topraklarını kendi dillerinde kimi zaman Zhōngguó olarak anıyor. Bu isim farklı dönemlerde farklı anlamlarda kullanılmış olsa da bugün batıda yaygın kabul gören çevirilerinden biri “Orta Krallık”. Orta sıfatı burada coğrafi bağlamda kullanılıyor; ancak bir zamanlar Çin’in gerçekten de dünya siyasetinin ortasında, ya da odak noktasında olduğunu söylememiz yanlış olmaz. Hanedanlıklar döneminden 21. yüzyıla uzandığımızda ise bugün bir kez daha Çin’in küresel sahnede yükseldiğini görüyor ve ABD’yle olan rekabetini izliyoruz. Bugünün hikâyesinde Çin’in tekrar “ortaya” giden yolunun önemli basamaklarından olan ekonomik reformlara bakıyoruz.
- Çin ekonomisi: 1949’da kurulan Çin Halk Cumhuriyeti’nin ekonomisi, kurucu lider Mao Zedong’un ölümüne kadar devlet güdümünde yönetildi. Mao’nun ardından 1978’de iktidara gelen Deng Xiaoping ise ekonomik reform ve açılma sürecini başlatarak ülkede nevi şahsına münhasır bir ekonomik sistem kurguladı. Reform sürecindeki bazı sıkıntılara rağmen Çin ekonomisi, istikrarlı ve hızlı büyüme trendini on yıllar boyunca korumayı başararak dünyanın en büyük ikinci ekonomisi konumuna geldi. Öyle ki, Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF) verileri önümüzdeki dört yıl içinde Çin’in bu alanda ABD’yi geçebileceğini gösteriyor. Satın alma gücü paritesine (PPP) göre bakıldığında ise Çin, hâlihazırda ABD’yi geçmiş durumda. Çin’in bu açılardan gelişmiş ekonomileri yakaladığını görsek de ülke, kişi başına düşen millî gelir bakımından hâlâ gelişmekte olan bir ülke olarak görünüyor.
- Yeni ihtiyaçlar: İmalat sanayinde ve teknolojide yaptığı atılımlarla göz alıcı büyüme rakamlarına ulaşan Çin’de bu ivme, ekonominin olgunlaşmasıyla son yıllarda yavaşlamış durumda. Örneğin, 2007’de yıllık %14,2 büyüyen ülkede bu rakam geçtiğimiz yıl %6,1’e gerileyerek neredeyse son otuz yılın en düşük seviyesine geldi. Sabit yatırımlara ve ihracata bağlı bir büyüme stratejisinin sürdürülebilir olmadığını gören Çin hükümeti, bu bağlamda hizmet sektörünü ve inovasyonu merkeze alarak gelecek için yeni bir model oluşturmaya çalışıyor. Bu ikisinin kesişim noktalarından biri finans sektöründe bulunuyor.
- Finans sektörü: Çin hükümeti, ülkenin 45 trilyon dolarlık finans sektörünü yabancılara açarak hem kendi büyüme dinamiklerini hareketlendirmeyi hem de küresel ekonomideki ağırlığını artırmak istiyor. 2017’de duyurulan reformlar kapsamında kademeli olarak başlayan açılma süreci, geçtiğimiz ay önemli bir hedefe erişti. Sigortacılık, varlık yönetimi ve menkul kıymet brokerliği gibi alanlarda faaliyet gösteren Çin merkezli şirketlerin çoğunluk hissedarı olma hakkını henüz geçtiğimiz yıl elde eden yabancı yatırımcılar, artık bu şirketlerin tamamına sahip olabilecek. Hamlenin önemini örneklendirmek gerekirse, Çin’de yetkililer bu yıl mart ayında ABD merkezli yatırım bankaları Goldman Sachs ve Morgan Stanley’e Çin’deki ortak girişimlerinin çoğunluk hissedarı olma hakkını tanımış; Goldman ilk fırsatta tam kontrol için harekete geçeceklerini belirtmişti.
- Borsalar: Finans sektörünün ülke ekonomisinin bir diğer lokomotifi olan teknoloji sektörüyle buluştuğu yerde borsalar bulunuyor. Yakın zamana kadar başarılı girişimlerinin uluslararası sulara açılmak için New York’a gittiğini gören Çin, geçtiğimiz yıl Şanghay Borsası’nda Star adında teknoloji şirketlerine odaklı bir piyasa oluşturdu. Hem borsadaki volatiliteyi azaltmak hem başarılı şirketleri “eve yakın” tutmak isteyen Çin’in Nasdaq’la kıyaslanan bu piyasası, kuruluşundan bir yıl sonra meyvelerini vermiş görünüyor. 23 Temmuz itibarıyla piyasa değerleri toplamı 2,8 trilyon yuana (400 milyar dolar) ulaşan 140 şirketin listelendiği tahtadaki en büyük 50 şirketi takip eden Star 50 endeksi, yıl başından bugüne %54’e yakın değer kazanırken aynı dönem için Nasdaq 100’ün getirisi %27’de kaldı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Gündemimiz Belarus'un tartışmalı seçimleri, Apple'ın rakipleri Microsoft, Facebook ve Google'la yaşadığı anlaşmazlık ve Çin'in ekonomik reformu.
11 Ağu 2020

YAZARLAR

İren Can Kuyucu
İren, Koç Üniversitesi uluslararası ilişkiler ve ekonomi bölümlerinden mezun oldu. Aposto'da ağırlıklı olarak piyasalar, ekonomi ve iş dünyası alanlarında yazıyor.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





