Ortaklıklar ve Antep fıstığı: Gaziantep’te ilk izlenimlerim

UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Louisa Vinton Türkiye'deki ilk saha izlenimlerini Spektrum'a anlatıyor.
Ortaklıklar ve Antep fıstığı: Gaziantep’te ilk izlenimlerim

ARUP - 13 Temmuz - Spektrum
ARUP ile birlikte

Mühendislikte teknik mükemmellik ve yaratıcı çözümler: Arup Yer aldığı bölgenin dinamiğini olumlu yönde dönüştüren ve uzun vadede sürdürülebilir değer yaratan inşaat ya da altyapı projeleri üretmek; ancak o projenin tüm fırsat ve risklerinin tasarım, planlama, mühendislik, teknoloji gibi disiplinlerin kesişiminde yaratıcı bir yaklaşımla ele alınmasıyla mümkün oluyor. Tam da bu noktada, teknik mükemmelliği ve yaratıcı çözümleri bir araya getirerek bina ve altyapı projelerindeki fırsatları keşfetmeyi misyon edinmiş Arup, kamu ve özel sektör için nitelikli bir ortak olarak öne çıkıyor. Arup 1946 yılında Ove Arup tarafından Londra'da kurulan Arup; bugün 33 ülkede, 89 ofiste faaliyet gösteriyor. Çok disiplinli mühendislik ve konusunda uzman teknik danışmanlık hizmetleri sunan uluslararası bir firma olan Arup, küresel çapta 15 bini aşkın plancı, tasarımcı, mühendis ve danışmandan oluşan ekibiyle mimari, şehir planlama, ekonomi, sosyoloji ve sürdürülebilirlik gibi çeşitli disiplinlere dayanarak mekânların işleyişine geniş ve derin bir anlayış getiriyor. Arup'un teknik uzmanlığı ve yaratıcı bakış açısı; akıllı şehirlerdeki çalışmaları etkileyerek projelerin fiziksel, mekânsal, sosyoekonomik ve ticari potansiyelleri açısından dijital teknoloji fırsatlarını keşfetmeye yardımcı oluyor. Arup Türkiye 1982'den bu yana Türkiye'de faaliyet gösteren ve Türkiye’deki ilk ofisini 1990 yılında açan Arup, Türkiye'deki en büyük mühendislik danışmanlığı şirketlerinden biri olarak biliniyor. Sektördeki saygınlığını yerel uzmanlığına ve bilgi birikimine borçlu olan Arup Türkiye; aralarında Sabiha Gökçen Havalimanı, Kanyon Alışveriş Merkezi ve Konya Tropik Kelebek Bahçesi ve Böcek Müzesi gibi kamuoyunun takdirini kazanan projelerin de yer aldığı bina, altyapı ve danışmanlık projeleriyle kamu ve özel sektöre hizmet veriyor. Arup; İstanbul ve Ankara’daki ofislerinde görev alan 180'i aşkın yetkin mühendis, deneyimli danışman ve yetenekli mimardan oluşan ekibiyle ve "Bütüncül Tasarım" adını verdiği yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdürüyor. Küresel Geleceğin Şehirleri Refah Fonu Programı Birleşik Krallık Dışişleri ve Kalkınma Bakanlığı tarafından Ankara, Bursa, İstanbul ve Çankaya’da yürütülen Küresel Geleceğin Şehirleri Refah Fonu Programı’nın yüklenici ortağı olan Arup, sürdürülebilir kentsel büyüme ve küresel refah artışını desteklemek amacıyla oluşturulan bu teknik destek kapsamında yerel yönetimlerle işbirliği yapıyor. Kentsel planlama ve dayanıklılığın yanı sıra ulaşım planlama konusuna da odaklanan projeler, şehirlerde kentsel hareketliliği artırmayı, güvenli ve dayanıklı kentsel alanların sürdürülebilir gelişimini kapsayıcı ve katılımcı süreçler üzerinden desteklemeyi hedefliyor. Arup Türkiye’ye dair ayrıntılı bilgi için internet sitelerini ziyaret edebilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Mayıs 2021’de Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye Mukim Temsilcisi olarak göreve başladığımda ilk saha ziyaretimi yapacağım yer elbette Gaziantep idi. 83 milyon nüfusuyla, üç denizin ortasında ve iki kıtada yer alan topraklarıyla, Türkiye büyük bir ülke. Şimdi artık memleketim dediğim Ankara’nın nüfusu, daha önce görev yaptığım üç ülkenin -Hırvatistan, Kuzey Makedonya ve Gürcistan- nüfuslarından daha büyük. Ve UNDP, istihdam yaratma, çevre koruma ve kamu hizmetlerine yönelik projeleriyle, Türkiye’nin her köşesinde faaliyet gösteriyor.

Ama Gaziantep, listenin ilk sırasında yer alıyordu. Kendi nüfusu 2,2 milyon olan bu şehir, 2011 yılından bu yana Türkiye’ye sığınmış olan 3,7 milyon Suriyelinin 450 binden fazlasını barındırıyor. Mültecilere kapılarını kapatan birçok ülkenin aksine, Türkiye cömertliği ile ön plana çıkıyor. Kayıtlı Suriyeli mülteciler işgücü piyasasına katılabiliyor, çocuklarını okula gönderebiliyor ve diğer kamu hizmetlerinden yararlanabiliyor.

UNDP’nin Türkiye’deki çalışmaları, ülkenin bu devasa yükü omuzlamasına yardım etmeye odaklanmış durumda. BM sisteminin öncü kalkınma kuruluşu olarak bizim görevimiz, bir yanda Suriyelilerin kendine yeterliğini desteklemek, diğer yanda da ev sahibi Türk toplulukların dayanıklılığını artırmaktır. Bu çifte görev, yalnız Gaziantep’te değil, Türkiye’nin Suriyeli mültecilere ev sahipliği yapan diğer bölgelerinde de programlarımızı biçimlendiriyor.

Haziran ayında Gaziantep’e yaptığım bir günlük ziyaret, UNDP’nin çalışmalarını yerinde görmemi sağladı. İlk olarak, UNDP’nin Japon finansmanıyla küresel salgın esnasında kurmuş olduğu maske üretim fabrikasını ziyaret ettim. Bugüne kadar 1,8 milyon maske, 4 bin 500 küçük işletmenin yer aldığı, 40 bin insanın çalıştığı sanayi bölgesine dağıtıldı. Fabrika bilinçli olarak, hem Suriyeli hem de Türk nüfusta kırılgan kişileri istihdam ediyor.

Sonraki durağımız, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sn. Mustafa Varank’ın ev sahipliğinde düzenlenen, yerel üreticilerin dijital teknolojileri benimsemesine ve üretkenliklerini artırmasına yardım edecek son teknoloji ürünü bir tesis olan Gaziantep Model Fabrika’nın açılış töreni oldu. UNDP, Bakanlık ve Avrupa Birliği (AB) ile işbirliği halinde, Türkiye’de birçok şehirde benzer tesisler kuruyor. Bununla, işletmelerin hem ev sahibi topluluklar hem de mülteciler için yeni işler yaratmasına destek vermeyi amaçlıyor. Beni özellikle etkileyen şey, tesisi kullanan üst düzey yöneticilerin bizzat kendilerinden, tesis sayesinde ne kadar çok zaman ve para tasarruf ettiklerini duymam oldu.

Son durağımız ise, Gaziantep’in nüfusun aniden yarım milyon artışı nedeniyle doğan ilave atıkları yönetmesine destek vermek üzere, AB finansmanıyla UNDP tarafından kurulmakta olan 10 milyon ABD Dolarlık atık işleme/arıtma tesisinin inşaat şantiyesi oldu. Hayatımda ilk kez baret giydim! En heyecanlı kısmı ise, tesisin kendi elektriğini üretecek, biyogaz ve geri dönüştürülebilir maddeleri kullanarak şehir için yeni gelir yaratacak olmasıydı. Ekonomik yararlar ile çevresel yararlar bir arada gerçekleşecek.

Gezimizin diğer kayda değer olayları ise, Zeugma Mozaik Müzesi’ndeki harika hazineleri görmek ve Gaziantep’in ünlü Antep fıstıklı baklavasını tatmak oldu. Şehirden ayrılırken izlenimlerim şöyleydi: Durumu bilmeyen bir yabancının zihninde, büyük mülteci akını nedeniyle bakımsız çadır kampları oluşur; benim gördüklerimin bununla uzaktan yakından ilgisi yoktu. Bu kadim şehir, çağdaş enerji ile dopdolu. Gerilimler mevcut olsa da, kaynaklar kıt olsa da, Suriyeli misafirler ve Türk ev sahipleri için daha iyi yaşamın sağlam temelleri atılıyor. UNDP, ortaklarıyla birlikte, bu vizyonu gerçekleştirmeye kendini adamıştır.

Louisa Vinton, UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi. Daha önce Hırvatistan, Kuzey Makedonya ve Gürcistan’da aynı görevleri yürüttü. Daha önce Economist dergisi istihbarat biriminde iş dünyası editörü ve yazarı, ayrıca Radio Free Europe’ta Polonya siyaseti analizcisi olarak çalıştı.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

UNDP temsilcisi Vinton'un Gaziantep izlenimleri, bir denizin ölümü, sürdürülebilir kentlere doğru

Bu hafta UNDP'nin yeni Türkiye temsilcisi Louisa Vinton'un Gaziantep izlenimlerine, sürdürülebilir ve erişilebilir şehirlere doğru giden yola ve Marmara'daki müsilaja odaklanıyoruz.

13 Tem 2021

ARUP ile birlikte
We are Restless

YAZARLAR

Louisa Vinton

Louisa Vinton, Mayıs 2021 itibarıyla UNDP'nin Türkiye'deki Mukim Temsilcisi olarak görevine başlamıştır. Vinton, Avrupa ve Orta Asya Bölgesi Bürosu’nun kapsadığı bölgede 30 yılı aşkın tecrübeye sahip bir kalkınma uzmanıdır.

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak