Pantone Başkanı Elley Cheng'le renkler, markalar ve geleceğe dair

Pantone, 60 yıldır markaların her aşamadaki kritik kararlarına eşlik eden evrensel bir renk dilini tüm dünyaya tercüme ediyor. Tüketiciler olarak biz farkında olsak da olmasak da ürünlere ya da markalara baktığımızda gördüğümüz tutarlılığın ya da ince nüansların arkasında hep Pantone’un parmağı var.
Pantone’un ve bir anlamda da renklerin hikayesini yazan şirketin başkanı Elley Cheng, daha önce uzun yıllar Shutterstock ve Adobe gibi şirketlerde görev yaptıktan sonra, renklerin iletişimdeki gücüne duyduğu inançla Pantone’un liderlik pozisyonuna geçmiş.
Elley Cheng’le renklerin ve markaların yaratıcı dünyasına ve geleceğine dair ilham verici bir sohbet için buluştuk.

Çiğdem Öztabak ve Elley Cheng
Pazarın dinamik doğasını ve teknolojinin hızla ilerlemesini de göz önünde bulundurduğumuzda markalar özlerini kaybetmeden kimliklerini geliştirmeye nasıl yaklaşmalı?
Markalaşma söz konusu olduğunda, bunun birkaç katmandan oluşan bir çekirdeğe benzediğini düşünüyorum. Çekirdeğin merkezinde markanızın gerçekte neyi temsil ettiği, hangi sorunu çözdüğü yer alıyor. Markayı oluştururken, onun gerçekte temsil ettiği şeyi anlatmak için ona bir kimlik, renk ve ses verirsiniz. Peki bu değerlerin tutarlı olduğundan nasıl emin olursunuz? Elbette markanızın ve hikayenizin mirasını oluşturacak renk, yazı tipi ve logo gibi unsurlarla…
İşte biz burada devreye giriyoruz. Pantone’un en büyük gelir kaynağı katalogları. Bu kataloglar markaların ve ajansların ürünlerinde hata yapmasının önüne geçiyor ve size modern renk seçenekleri sunma görevini üstleniyor.
Dünya sürekli değişiyor, teknoloji sürekli değişiyor. Yeni kanallar, yeni mecralar ortaya çıkıyor. Bu da markaların çok daha esnek ve uyumlu olmalarını gerektiriyor. Ama bu durum markaların kim olduğunu unutması anlamına da gelmemeli.
Peki temellerini oluşturan değerlere sadık kalırken bir yandan da yeni mecralarda nasıl temsil edileceklerine nasıl karar verecekler? Mesela, TikTok gibi bir platformda nasıl temsil edileekler? Orada nasıl bir ton benimseyecekler? Ya da Instagram'da nasıl bir görsel dil kullanacaklar?
Markalar için en kritik mesele, esnek olmak ve değişen dünyaya ayak uydurmak, ama bir yandan da kim olduklarını hep hatırlamak.
Bu durum tasarımcılar için de geçerli. Tasarımcılar, bir markanın kimliği üzerine düşünürken markanın özünden sapmadan, onun değerlerini koruyarak nasıl yeni ve yaratıcı fikirler üretebilirler?
Bu gerçekten de harika bir soru. Çünkü tasarımcılar gerçekten markaların kimliğini temsil etmekle yükümlüler. Bu tam anlamıyla bir denge işi. Yani, bir yandan markanın kimliğini ve değerlerini korumak istersiniz, çünkü bu markayı marka yapan şeydir. Ama diğer yandan, dünyanın değiştiğini ve insanların beklentilerinin de değiştiğini anlamak zorundasınız.
Tasarımcılar hem markanın kimliğini korumak hem de bu yeni beklentilere uyum sağlamak için gerçekten yaratıcı olmalı. Bu tabii biraz deneme-yanılma gerektiren bir süreç. Bazen yeni bir şey denersiniz ve belki o marka için tam olarak çalışmaz, ama bu demek değil ki denemeyi bırakmalısınız. Markanın kimliğini korurken aynı zamanda yeni ve yaratıcı fikirler üreterek bir denge bulmanız gerekiyor.
Pantone olarak, tasarımcılara bu dengeyi bulmalarında nasıl yardımcı oluyorsunuz?
Tasarımcılara bu dengeyi bulmalarında yardımcı olabilecek birkaç farklı yol olduğunu düşünüyorum. Biz tabii ki başta renklerimiz ve renk sistemlerimiz aracılığıyla bunu yapıyoruz. Bir markanın renklerini seçerken veya bir ürün için renk belirlerken Pantone renklerinin bu süreci kolaylaştırdığını düşünüyoruz.
Ama aynı zamanda, tasarımcıların ve markaların güncel trendleri takip etmelerine, yeni ve yaratıcı fikirler üretmelerine yardımcı olmak için çeşitli kaynaklar da sunuyoruz. Her yıl yayımladığımız Renk Trend Raporu gibi. Bu rapor, tasarımcıların güncel trendleri ve renkleri nasıl kullanabileceklerini anlamalarına yardımcı oluyor.
Yani tasarımcıları hem markanın kimliğini korumaya teşvik ediyoruz hem de yeni ve yaratıcı fikirler üretmelerine yardımcı olmak için çeşitli kaynaklar sunuyoruz.
Markalaşma ve tasarım alanındaki gelecek trendlerini nasıl görüyorsunuz? Özellikle yeni teknolojilerin ve dijitalleşmenin markalaşma ve tasarım üzerinde nasıl bir etkisi olabilir?
Geleceğin trendlerini tahmin etmek her zaman zor bir iş, ama benim düşünceme göre, markalaşma ve tasarım alanında birkaç önemli trend görebiliriz.
Birincisi, dijitalleşmenin artması. Dijitalleşme, markaların tüketiciyle nasıl etkileşime girdiğini ve nasıl iletişim kurduğunu değiştiriyor. Burada markaların daha önce hiç olmadığı kadar kişiselleştirilmiş deneyimler sunmalarını gerektiriyor. Yani, markaların artık tek bir mesajla tüm tüketicilere ulaşamayacaklarını kabullenip bunun yerine her bir tüketicinin özel ihtiyaçlarına ve tercihlerine hitap etmeleri lazım. Bu da tasarım ve iletişimde çok daha yaratıcı olmalarını gerektirecek.
Diğer bir trend ise sürdürülebilirlik. Son yıllarda, tüketicilerin çevresel ve sosyal sorumluluk konusundaki duyarlılıkları arttı. Bu da markaların sürdürülebilirlik konusundaki çabalarını artırmalarına neden oldu. Artık tüketiciler, markaların sadece ürünlerini değil, aynı zamanda üretim süreçlerini ve tedarik zincirlerini de göz önünde bulunduruyorlar. Bu da markaların sürdürülebilir malzemeler kullanmalarını, atıkları azaltmalarını ve sosyal sorumluluk projelerine yatırım yapmalarını gerektiriyor. Markaların, hem tüketici beklentilerine hem de çevresel ve sosyal sorumluluklara uygun şekilde tasarım yapmaları artık elzem.
Son olarak, teknolojinin hızla ilerlemesi de markalaşma ve tasarım alanında önemli bir trend olacak gibi görünüyor. Yapay zeka, artırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik gibi teknolojiler, markaların tüketicilerle nasıl etkileşime girdiğini ve ürünlerin nasıl deneyimlendiğini değiştiriyor. Bu da markaların bu yeni teknolojilere de uygun tasarımlar yapmalarını gerektiriyor.
- Yani: Gelecekte markalaşma ve tasarım alanında kişiselleştirilmiş deneyimler, sürdürülebilirlik ve yeni teknolojilerin etkisini görebiliriz.
Son olarak, tasarımcılar ve markalar için Pantone'un gelecekteki hedefleri nelerdir?
Pantone olarak, gelecekteki hedeflerimiz tasarımcılar ve markalar için değer yaratan çözümler sunmaya devam etmek; renkleri doğru şekilde iletmelerine ve markalarını doğru bir şekilde temsil etmelerine yardımcı olmak. Ayrıca sürdürülebilirlik konusundaki çabalarını desteklemek ve yeni teknolojilerle uyum sağlamalarına destek olmak da hedeflerimiz arasında. Yani, gelecekte de tasarımcılar ve markalar için değer yaratan çözümler sunmaya devam ederek, onların başarılarına katkıda bulunmayı hedefliyoruz.

Pantone tarafından Yılın Rengi seçilen Peach Fuzz
2024'ün rengi Peach Fuzz nasıl seçildi?
2024’te Pantone tarafından belirlenen Yılın Rengi, Peach Fuzz (Şeftali Tüyü) idi. Peki neden bu renk seçilmişti? Elley Cheng bunun arkasındaki sebebi adeta şiir gibi açıklıyor:
“Hayatımızın pek çok yönünün çalkantılı olduğu bu dönemde, beslenmeye, empatiye ve şefkate olan ihtiyacımız ve daha barışçıl bir gelecek hayallerimiz giderek güçleniyor. Dolu dolu bir hayat yaşamanın hayati bir parçasının, iyi bir sağlığa, dirence ve bu hayatın tadını çıkaracak güce sahip olmak olduğunu hatırlatmak istiyorduk. Üretkenliğin ve dışsal başarıların sıklıkla vurgulandığı bir dünyada, içsel benliğimizi geliştirmenin öneminin farkına varmamız ve modern yaşamın koşuşturmacası ortasında dinlenme, yaratıcılık ve insani bağ kurma anları bulmamız kritik öneme sahip.
2024 yılının Pantone rengi olarak seçtiğimiz bu renk, hem sevdiklerimize yakın olma arzumuzu ve kendimize olduğumuz kişiye uyum sağlamak için izin verirken ve sadece sessiz bir anın tadını çıkarırken aldığımız hazzı ifade etmeliydi hem de sıcak, kucaklayıcı bir şefkat ve empati mesajını iletmeliydi. Zarif hafifliğiyle bizi geleceğe taşıyan bir renk olmalıydı.”
Bu sözlerden sonra, üretkenlik kavramını hiç olmadığı kadar popüler hâle getiren yapay zeka yılının ardından 2025’te Pantone’dan gelecek rengi merak etmemek mümkün değil.
Yapay zeka, robotlar, uzay savaşları, sosyal medyanın besleye besleye bir canavar hâline getirdiği tüketim kültürü, savaşlar ve iklim kriziyle adeta apokaliptik bir geleceğe doğru sürüklenirken, renklerimizin giderek grileşmesine karşı durmanın önemini her zaman hatırlamak dileğiyle.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Çiğdem Öztabak, 60 yıldır renklerin evrensel dilini bize tercüme eden Pantone'un başkanı Elley Cheng'le buluştu. Cheng, renklerin ve markaların yaratıcı dünyasına ve geleceğine dair görüşlerini Aposto'yla paylaştı.
14 May 2024

YAZARLAR

Çiğdem Öztabak
İletişimci. Pirix.co kurucusu.

Pareto İçgörü
İş dünyasını ve piyasaları şekillendiren trendlere yönelik analizler, sektörlerden içgörüler, güncel veriler ve etki yaratan raporlar.
İLGİLİ OKUMALAR



