Paylaştıkça Çoğalanlar

Bugüne kadar hayatımda bana çok anlamlı pencereler açan kitapların, çocukların dünyalarına da güzellik katmasını istedim ve bir markam oldu!

Paylaştıkça Çoğalanlar

1Kitap1Mekan ile Edebiyat Keşifleri


İstanbul’un birden çok kültürü barındırması, sayısız ara sokaklarında, hepsi birbirinden çok farklı semtlerinde kaybolarak yeni mekanları keşfetme tutkumu ortaya çıkardı. Bu tutkuyla adeta bir gezgin gibi İstanbul’u yeniden keşfettim. Gezdiğim yerlerin kendine has havası, değisik sunumları ve tatları, edebiyata ve hikayelere olan ilgimle birleşti ve 1kitap1mekanı oluşturdum.  Her ne kadar edebiyatla iç içe olma kararımı üniversitede fransız edebiyatı okuyarak versem de kitap okuma alışkanlığım ve edebi zevkimin oluştuğu dönem aslında lise dönemimdi. Frankofon sistemin içinde gerçek anlamda nitelikli eserler okuyarak ve o eserlerin analizini yaparak büyüme şansına sahiptim. Edebiyattan aldığım bu keyif ve bitmek bilmeyen okuma tutkum hayatımın her döneminde kendini gösterdi. Sainte-Pulcherie Fransız Lisesi’nde okurken, her edebiyat sınavında 3 kitap ve 1 filmden sorumlu olurduk; nasıl bir hazineymiş bu sınava hazırlıklar! Hayatımda iz bırakan yazarlarla işte o dönem tanıştım. Paranın Cinleri’nden aldığım keyfi, Oruç Aruoba’nın dizelerinde kayboluşumu, Gülünün Solduğu Akşam’ı okurken hissettiklerimi, Hulki Bey Ve Arkadaşları ile yaşadığım o nostalji duygusunu hep bu sınavlara borçluyum işte! Oruç Aruoba, Orhan Pamuk ve Murathan Mungan, edebiyatın derinliklerinde beni güzel yolculuklara çıkaran isimler diyebilirim, onların  edebiyat sevgime katkısı göz ardı edilemez. Üniversite ve bölüm seçimimde de meslek kaygısından önce bu tutkumun peşinden gittim. O yüzden okurken hiç şikayet etmeden, keyifle okudum o 4 yılı! Edebiyat bilgimi başka alanlarla da beslemem gerektiğine inanarak sonrasında Kültürel İncelemeler bölümünde yüksek lisansı seçtim. Ve işte yine bir kırılma noktası: farklı alanlarda yığınla okuma! Kendime en çok katkı sağladığım süreç olarak değerlendirebilirim bu dönemi...Edebiyat ve politikadan koku dersine, hafıza dersinden yeni medyaya uzanan bir okuma yelpazem oldu. Zygmunt Bauman, Hannah Arendt, Cemal Kafadar ile bu okumalarla tanıştık. Sanırım kütüphanemi hızla doldurduğum zaman dilimi olarak adlandırabiliriz bu süreci.

Okudukça daha çok kendimi keşfetmeye başladım böylece, belki bir anlam arayışıydı bu kadar okuma çabası bilmiyoru... Ama o arayışı bir kelimeye dökebildim sonunda : keşifler! Keşfetmek içinse kaybolmak gerekiyor, bazen sayfalarda bazen sokaklarda. Şehir içinde kaybolmak mesela...Geçtiğim sokaklar, mekan sahipleriyle ve ya kitapçılarla ettiğim sohbetler, mekanlardaki yaşanmışlıklar, sanırım her şehrin kendine has dokusu benim en büyük ilham kaynağım. Mekan keşifleri ve gezilerimde yalnız olup kendime kalmayı, yeni detaylar keşfetmeyi çok seviyorum. Kendimi en özgür hissettiğim alan işt o an’lar oluyor. Yeni şeyler denemeyi her açıdan hep çok sevmişimdir. Gezmeyi, gezdiğim yerlerde hayatıma giren, iletişim kurduğum insanları, dikkatimi çeken nesne ve detayları gözlemlemeyi çok seviyorum.

Yeni insanlarla tanıştıkça aslında her günüme yeni bir anı ekleniyor diyebilirim. Ama bazıları derin izler bırakıyor. En çok etkilendiklerimden birini sizinle de paylaşmak istiyorum; Balat’ta yaşadığım bir olaydı. Ben masada çikolatalı pasta ve kahvemi çekerken 7-8 yaşlarında bir erkek çocuğu yaklaşıp çikolatalı pastayı ilk kez gördüğünü, nasıl bir tadı olduğunu sordu. O an, zamanı durdurdu bu soru benim için. Bana fotoğraf çekerken yardım ederse beraber tadabileceğimizi söyledim ve böyle başladı Firuz’la arkadaşlığımız. Sonrası Balat’a sık sık gitme sebeplerimden biri oldu kendisi. Beraber saklambaç oynamalarımız, bana Balat’ın her bir köşesini gezdirmesi ve okuma heyecanıyla hayatımın en güzel iyi ki’ lerinden...

Ve Sonra


1kitap1mekan olarak başladığım blog yolcuğuma, sosyal sorumluluk odaklı 1K1M markasıyla devam ediyorum.Markanın hikayesi tamamen benim ihtiyacımdan yola çıktı. Mekanları gezerken içine rahatça kitaplarımı, fotoğraf makinamı koyabileceğim, ağırlığı olmayan bir çanta arayışındaydım. Bu arayışa bir de çocuklara daha çok kitap ulaştırma istedğim eklendi ve sonunda 1K1M doğdu. Marka heyecanından öte, çalıştığım vakıfla beraber çocukların mutluluğuna ortak olabilmek bambaşka bir duygu.

Belli bir takipçi kitlesine ulaştıktan sonra daha çok insana ulaşmak, daha çok insanı kitapla buluşturmak istedim ve 1K1M böyle doğdu. Bir sosyal sorumluluk projesi üzerinden gelişen bir ihtiyaç olarak ortaya çıktı diyebiliriz. Her bir çanta için ihtiyaç sahibi okullara da kitap bağışında bulunma kararı aldım.Bu süreç bence markanın temel noktası. Bir sürü kitaba ulaşabiliyorum, hediye geliyor, satın alıyorum. Bazen keyifle bazen hayal kırıklığıyla bazen de tanımlayamadığım bir sürü güzel duygu ile okuyorum. Sonunda hep “iyi ki” diyorum. Sonra bu güzel hissi yaşamanın önemini anlayıp elimden geldiğinde bunu herkese, ulaşamayanlara yaşatmak istedim aslında. Özellikle çocukların kitaplardan uzak büyümesini istemiyorum. İşte bence bu noktada “influencer” olmak bir anlam kazanıyor bence. Sosyal medyanın gücü ile hep beraber bir sosyal projenin çatısında birleşmiş oluyoruz.

Bu projede Kitap Vakfı ile beraber çalışıyoruz, her ay ihtiyacı olan okullardan okuma listelerini alıp eksik kitapları iletiyoruz. Böylece doğru kişi ve yere gittiğine emin olabiliyorum. Büyük bir motivasyonlar başlattığım kitap bağışı kampanyası, Türkiye’nin dört bir yanından ihtiyaç sahibi okullarla, yüzlerce çocukla buluştu.

Aklımıza gelen, kalbimizden geçen çoğu şey için doğru zamanı beklememek gerekiyor, çünkü o zamanı aslında kendimiz yaratıyoruz. Ben hayatta hep an’ların çok değerli olduğuna inanırım. İşte o an’da ilk adımları atmak gerekiyorDevamı sonradan şekillenebiliyor ama ilk adımı atarken çok düşünmemek gerekiyor bazen. Düşündükçe detaylarda kaybolup paniğe kapılıyorsunuz. İçinizden geçen her zaman en doğrusudur zaten ve onu dinlemek, peşinden gitmek gerekir. En azından ben öyle yaptım!

Teşekkürler...

 Hayatta çoğu şeyin paylaştıkça anlam kazandığına inandım, inanmaktan ötesi bunu yaşayarak gördüm.

İçinde sevdiğim alıntıların, yazarların, kitapçıların, kitapların ve o kitapların keyifle okunduğu mekanların olduğu bir yolculuğa çıktım. Sonra siz bu yolculuğa, hayallerime ortak oldunuz. Beraber büyüdük, paylaştıkça güçlendik. Şimdi başkalarının hayallerine dokunma zamanı. Kocaman bir heyecan, sıcacık bir sevinç!

Daha nice iyi ki’lere...


 



 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

1Kitap1Mekan1Kitap1Mekan

BÜLTEN SAYISI

Paylaştıkça Çoğalanlar

Bugüne kadar hayatımda bana çok anlamlı pencereler açan kitapların, çocukların dünyalarına da güzellik katmasını istedim ve bir markam oldu!

01 May 2021

Paylaştıkça Çoğalanlar

YAZARLAR

1Kitap1Mekan

Gerek klasik, gerek modern edebiyattan kitap önerilerimi ve birçok yeni mekan tavsiyemi 1Kitap1Mekan bültenimde bulabilirsiniz!

İLGİLİ OKUMALAR