Rasyonel Veriler, Beklentiler ve Asgari Ücret Ara Zammı

Asgari ücret görüşmelerinin ilk toplantısı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) ev sahipliğinde 13 Haziran’da yapıldı. İkinci toplantı 19 Haziran’da yapılacak. Asgari ücret zam sürecinin 28 Haziran’da başlayacak Kurban Bayramı öncesinde tamamlanması bekleniyor.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2023 Nisan ayı Ücretli Çalışan İstatistikleri verisine göre ülkemizdeki ücretli çalışan sayısı 14 milyon 516 bin 688 kişi. Belirlenecek asgari ücret tutarı yaklaşık 7 milyon kişiyi doğrudan etkiliyor.
2023 yılı Temmuz-Aralık döneminde geçerli olacak asgari ücret tutarı yılın ilk 6 aylık dönemine ilişkin TÜFE verisi ve refah payı dikkate alınarak belirlenecek. Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin ise Temmuz ayında geçerli olacak asgari ücretin 500 dolar seviyesinde olacağını açıklamıştı.
Sendikalar ne diyor?
İlk toplantı öncesinde açıklama yapan Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Başkanı Özgür Burak Akkol, asgari ücretin dolar cinsinden belirlenmemesi gerektiği vurgulayarak, istihdamı aksatmayacak, sürdürülebilir, dengeli, işçinin ve işverenin beklentisini karşılayacak bir rakamın ve işveren desteğinin (asgari ücret desteği) artırarak devam etmesinin önemli olduğunu, gelir vergisi oranlarında yapılacak güncellemeleri desteklediklerini ifade etti. İşveren desteği işçi başına 400 TL olarak uygulanıyor. Bu tutarın belirlenecek olan yeni asgari ücretin brüt tutarının %6'sı oranına çıkarılması talep ediliyor.
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) heyetinin başkanı Veli Solak ise asgari ücrete ilişkin “Günün şartlarına göre, yaşanan ekonomik krize göre, ev kiralarına göre, hayat pahalılığına göre güncellenmesini istiyoruz… Herhangi bir rakam yok” dedi. TÜRK-İŞ 2023 Ocak ayı asgari ücret görüşmelerinden önce rakam telaffuz etmiş ve eleştirilmişti. Bundan dolayı Temmuz ara zammı görüşmelerinde henüz rakam telaffuz edilmedi, öncelikle işveren tarafından teklif gelmesi bekleniyor.
Rasyonel veriler ve beklentiler
Türk-İş verilerine göre Mayıs ayında dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 10.360 TL, yoksulluk sınırı 33 bin 750 TL oldu. Bekâr bir çalışanın yaşama maliyeti ise 13.440 TL olarak hesaplandı. DİSK Birleşik Metal Araştırma’nın (BİSAM) verilerine göre açlık sınırı 10.072 TL yoksulluk sınırı ise 34.838 TL olarak açıklandı.
Ocak-Mayıs dönemine ilişkin enflasyon verilerindeki durum ise şu şekilde: TÜİK’e göre 5 aylık enflasyon farkı % 15,26, İTO geçinme indeksine göre %48,86, ENAG’a göre ise % 38,96 oranında gerçekleşti.
Mayıs ayı kira artış oranı yasal üst sınır nedeniyle konutlarda % 25, işyerlerinde ise %63,72 oranında. Yasal artış oranları bu olmakla birlikte günlük yaşam içerisinde karşılaştığımız kira artış oranları bunların çok üzerinde.
Haziran ayı enflasyon oranının açıklanmasıyla birlikte Ocak-Haziran dönemi enflasyon farkının TÜİK verilerine göre %17-18 civarında olacağı tahmin ediliyor. Bu orana refah payı da ekleneceği için ara zammın %20’nin altında olması öngörülmüyor. Ara zam oranı, TİM Başkanının ölçütüne göre %11 kadar olmalı, İTO Başkanına göre %18 civarında olmalı, TÜRK-İŞ’in açlık sınırına göre %22 civarında olmalı, Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının açıklamasına göre %35-40 oranında olmalı, Mayıs ayı kira artış oranına göre % 63,72 oranında, DİSK’in yoksulluk sınırının yarısı kadar olmalı ölçütüne göre %100’ün üzerinde olmalıdır.
Farklı kurumlar (TÜİK, İTO, ENAG) tarafından hesaplanan ve açıklanan veriler dikkate alındığında, Ocak-Mayıs dönemi enflasyon farklarının ortalamasına baktığımızda (15,26 + 48,86 + 38,96 = 103,08) / 3= % 34,36 oranına ulaşıyoruz. Bu orana Haziran ayı enflasyonu da eklendiğinde %35-40 düzeyine çıkacaktır.
Bu düzeyde enflasyonun ve bunun çok ötesinde hayat pahalılığının olduğu bir ekonomide %11, %18, %20 düzeyindeki artış beklentilerinin gerçekçi olmadığı ve hayatın olağan akışı içerisinde kabul edilemez oranlar olduğu açık. Aynı şekilde %100, %60’lar gibi oranlarda artış yapılması da gerçekleşmesi mümkün olmayacak bir zam talebi.

Henüz Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının anket verileri paylaşılmadı. Ancak, kamuoyuna yansıyan haberlere göre asgari ücrete yüzde 30 oranında ara zam yapılacağı ifade ediliyor. Buna göre %30 un altında bir zam yapılmasını beklemiyorum. Öte yandan eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’in 500 dolar hedefinin önemli olduğunu, bu düzeyin korunacağını ve ara zammın en az %34 oranında yapılacağını öngörüyorum.
Bununla birlikte, TİSK’in talep ettiği brüt asgari ücretin %6’sı oranında asgari ücret desteği verilmesi ve vergi dilimlerinde, oranlarında düzenlenme yapılması talebi, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe’nin asgari ücretin 500 dolar olduğu noktada firmaların rekabetçiliğini koruyabilmesi adına SSK primleri, KDV, kurumlar vergisine yönelik teşvik talebi, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç’in gelir vergisi dilimlerinin düzenlenmesi, kıdem tazminatı üst sınırının enflasyon oranında yükseltilmesi ve asgari ücretin 7,5 katı olarak uygulanan prime esas kazanç üst sınırının ise asgari ücretin 5 katı olarak uygulanması talebi var. Bunlar arasındaki gelir vergisi oranlarına ilişkin, asgari ücret desteğinin artırılması, işverenlere istihdam teşviki sağlanması gibi talepler de yerine getirilecektir.
Asgari Ücret Neleri Etkiliyor?
Asgari ücret artışı, işçi, işveren, genel sağlık sigortalıları, isteğe bağlı sigortalılar, işsizlik ödeneği alanları, doğum, askerlik ve yurtdışı hizmet borçlanması yapacakları, kıdem ve ihbar tazminatı ile kısa çalışma ödeneği tutarlarını, rapor parası (iş göremezlik ödeneği) yaşlılık, evde bakım ve engelli maaşlarını, sosyal güvenlik sisteminde prime esas kazanç alt ve üst sınırını, idari para cezalarını, gelir testi sınırını, Bireysel Emeklilik Sistemi kesintilerini, stajerlerin alacağı ücretleri etkiliyor.
Editörün Önerisi:
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

İş Hukuku & Sosyal Güvenlik
Çalışma hayatına ilişkin gelişmeler, yeni kanun ve mevzuatlar, sendikaların eylem ve çalışmaları, yoksulluk, işsizlik ve enflasyon raporları.
İLGİLİ OKUMALAR



