Şam-Ankara-Washington uzlaşısı: Suriye’de SDG’nin çekilmesi ne anlama geliyor?

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Suriye Arap Ordusu ve Şam yönetimine bağlı diğer güçlerin, Halep’te Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) hakimiyetindeki Kürt mahallelerine yönelik başlayan, Rakka ve Deyrizor vilayetlerine kadar uzanan ilerleyişi, sürüncemede kalan 10 Mart Mutabakatı’nın SDG’ye "kabul ettirilmesiyle" neticelendi.
- SDG bugüne kadar elinde tuttuğu stratejik noktalardan çekilirken Şam, Ankara ve Washington uzlaşısı haritayı belirleyen temel irade oldu. SDG ise "Bir iç savaşı önlemek için çekildiklerini" ve "anlaşmanın bu temelde yapıldığını" açıkladı.
Suriye’nin Geçici Devlet Başkanı Ahmed Şara ile SDG Komutanı Mazlum Abdi, bugün Şam’da biraraya gelerek nihai anlaşmayı imzalaması beklenirken SDG güçleri Halep’ten sonra IŞİD’den 2016-2017 yıllarında “Fırat’ın Gazabı” operasyonuyla alınan Rakka ve ülkenin en önemli petrol ve doğalgaz kaynaklarına ev sahipliği yapan Deyrizor’dan Haseke’ye çekildi. İmzalanan anlaşma kapsamında Rakka ve Deyrizor’un kontrolü tamamen Şam’a geçerken Kürt nüfusun çoğunlukta olduğu Haseke’de ise "tüm sivil kurumların Suriye devletine bağlı kurum ve idari yapılarla entegrasyonunun sağlanacağı” vurgulandı.
Böylece Suriye hükümeti, bölgedeki tüm sınır geçiş noktalarının, petrol ve doğalgaz sahalarının kontrolünü ele alacak, tüm SDG personelinin Suriye Savunma ve İçişleri Bakanlıkları'nın yapısına entegrasyonu sağlanacak. Ayrıca SDG içerisinde "Suriyeli olmayan PKK liderlerinin ve üyelerinin sınır dışı edilmesi" ve Suriye yönetiminin, ABD öncülüğündeki IŞİD karşıtı koalisyona katılması da anlaşmada yer alıyor.
- Arka plan: SDG ile yeni Suriye yönetimi arasında imzalanan 8 maddeden oluşan 10 Mart Mutabakatı, ülkedeki tüm etnik ve dinî azınlıkların haklarının güvence altına alınması karşılığında SDG'nin Suriye ordusuna entegrasyonunu, SDG kontrolündeki bölge ve altyapıların Şam'a bağlanmasını öngörüyordu. Mutabakata dair nihai anlaşmanın 31 Aralık'a kadar imzalanması gerekiyordu. Özellikle Eylül ayı itibarıyla anlaşmazlıkların bazı noktalarda çatışmalara döndüğü süreç, beklenen imzaların atılmamasıyla tıkandı. Şam yönetimi, 5 Ocak'ta Halep'teki Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerine dönük operasyon başlattı.
Şara ve Barrack'ın açıklamaları
ABD'nin Suriye özel temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack ile görüştükten sonra Pazar günü anlaşmayı duyuran Ahmed Şara, “tüm Suriyeliler için bir kazanım” şeklinde nitelediği anlaşmanın, yeniden inşa, kalkınma ve istikrar süreci için önemli bir başlangıç olduğunu söyledi.
Barrack ise "Bu anlaşma ve ateşkes, eski düşmanların bölünme yerine ortaklığı benimsediği, dönüm noktası niteliğinde bir olayı temsil ediyor” dedi ve Şara'nın, Kürtlerin Suriye'nin ayrılmaz bir parçası olduğunu teyit ettiğini kaydederek kapsamlı bir entegrasyon anlaşmasının ayrıntılarını kesinleştirmek için çalışmaların başladığını aktardı.
SDG’den 'dayatma' vurgusu
SDG Komutanı Mazlum Abdi, Pazar günü Ronahi TV’de anlaşmaya dair yaptığı açıklamada kendilerine bu savaşın “birçok güç tarafından dayatıldığını” söyledi ve “Bu savaşın bir iç savaşa dönüşmemesi, daha fazla ölüm yaşanmaması; özellikle sivil kayıpların ve anlamsız ölümlerin önlenmesi için; sonuçları da belli olmayan bu süreci durdurmak amacıyla Deyrizor ve Rakka bölgelerinden Haseke’ye çekilme kararı aldık ve bu temelde bir anlaşma yapıldı” ifadelerini kullandı. Abdi, “devrimin ve halkımızın kazanımlarını korumakta ısrarlıyız” vurgusunu da yaptı.
Yeni anlaşmanın önemi
Suriye’de Esad rejimi devrildiğinden bu yana yeni yönetimin istikrarı açısından en kritik soru işaretlerinden biri toplam nüfusun yaklaşık %10’unu oluşturan ve ülkenin en büyük ikinci etnik grubu olan Kürtlerin statüsüydü. Son sürece kadar SDG, 2 milyona yakın Suriyeli Kürt’ün yaşadığı Haseke vilayeti, Kobani kenti ve Halep’teki Şeyh Maksud ile Eşrefiye mahallelerinin yanı sıra Arap nüfusun yaşadığı Rakka ve Deyrizor vilayetlerinin kontrolünü elinde tutuyordu.
- SDG’nin Halep, Rakka ve Deyrizor’dan tamamen çekilmesi mutabakatın büyük oranda Şam yönetiminin belirlediği, Ankara’nın desteklediği ve Washington’ın onay verdiği şartlarla hayata geçmesini beraberinde getirdi.
Peki yeni oluşan statükoyla SDG, 10 Mart Mutabakatı’na göre neleri kaybetti? SDG’nin yeni anlaşmayla özellikle Halep, Rakka ve Deyrizor’da idari ve askerî yapılanmaya dahil olamayacağı ayrıca PKK bağlantılı bazı önemli liderlerini ülke içinde tutamayacağı kararlaştırıldı. Bunun dışında 10 Mart’ta üzerinde tam olarak uzlaşılamayan askerî entegrasyonun SDG’nin tercih ettiği gibi Şam’dan kısmen bağımsız, özerk nitelikte olamayacağı da tescillendi.
Ankara: SDG’nin aleti olduğu darbe mekanizması işlevsiz kalmıştır
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, SDG'nin bugüne kadar 10 Mart Mutabakatı'na uymayarak "terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge" hedefine "sabotaj düzenlediğini" söyledi ve son gelişmelerle bunun engellendiğini ifade etti: "SDG’nin 'terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge' ilkemizi hedef alan 'darbe girişimi' durdurulmuştur. SDG’nin aleti olduğu 'darbe mekanizması' işlevsiz kalmıştır."
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ise Suriye'deki gelişmelerin, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nda hazırlanacak ortak rapor sürecine olumlu yansıyacağını belirterek, “İşler daha da kolaylaşır. Yani bir engel gibi duruyordu. O engel de kalkmış gibi gözüküyor şimdilik. Çalışmaların bugün biteceğini zannetmiyorum ama en kısa zamanda biter. Bu ay içinde biter" dedi.
Tüm bu gelişmelerin Türkiye'deki yeni çözüm sürecine de yansımaları olması bekleniyor. DEM Parti İmralı Heyeti, Abdullah Öcalan'ın Suriye'deki çatışmaları "sürece sabotaj" olarak değerlendirdiğini aktarmıştı. AK Parti ve MHP'den gelen açıklamalar, anlaşmanın sürecin akamete uğratılması ihtimalini azalttığına vurgu yapıyor. DEM Parti'den yapılan son açıklamada ise “Bir yandan Türkiye’de çözüm süreci yürütülürken, diğer yandan Kuzey-Doğu Suriye’de Kürtlerin kazanımlarını hedef alan politikalar izlenmesi siyasi riyakarlıktır" vurgusu öne çıkıyordu.
14 maddelik anlaşma
Suriye resmî haber ajansı SANA'ya göre, 14 maddeden oluşan anlaşmanın tam metni şöyle:
1. Yeniden konuşlandırmaya bir ön adım olarak Suriye hükümet güçleri ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasında tüm cephelerde ve temas hatlarında derhal ve kapsamlı bir ateşkes ilanı ve SDG’nin tüm askeri birliklerinin Fırat Nehri'nin doğusuna çekilmesi.
2. Deyrizor ve Rakka illerinin idari ve askerî olarak tamamen ve derhal Suriye hükümetine devredilmesi. Buna, tüm sivil kurum ve tesislerin devri ile Suriye devletinin ilgili bakanlıklarında görevli mevcut çalışanların kadroya alınması için derhal kararnamelerin çıkarılması ve hükümetin, iki vilayette SDG'nin savaşçıları ve sivil kurum çalışanları hakkında herhangi bir işlem yapılmaması taahhüdü dahildir.
3. Haseke ilindeki tüm sivil kurumların, Suriye devletinin kurumları ve idari yapılarına entegre edilmesi.
4. Suriye hükümeti, kaynakların Suriye devletine dönmesini sağlamak için Suriye güvenlik güçleri tarafından korunması suretiyle bölgedeki tüm sınır geçişlerinin, petrol ve doğalgaz alanlarının kontrolünü ele alacaktır.
5. Kürt bölgelerinin özel durumunu göz önünde bulundurarak, gerekli güvenlik incelemesinin ardından, tüm SDG askerî ve güvenlik personelinin "bireysel" olarak Suriye Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı yapılarına tamamen entegre edilmesi, bu kişilere askerî rütbeler, mali haklar ve lojistik gereksinimler sağlanması.
6. SDG liderleri/liderliği, eski rejimin kalıntılarını saflarına katmaktan kaçınmayı ve Suriye'nin kuzeydoğu bölgelerindeki eski rejim yetkililerinin listesini sunmayı taahhüt eder.
7. Siyasi katılım ve yerel temsilin garantisi olarak, Haseke Valiliği görevine atanacak adayı belirleyen bir başkanlık kararnamesinin yayınlanması.
8. Kobani bölgesinden ağır askerî varlığın çekilmesi, kentin sakinlerinden oluşan bir güvenlik gücünün kurulması ve idari olarak Suriye İçişleri Bakanlığına bağlı yerel bir polis teşkilatının korunması.
9. IŞİD tutukluları ve kampları dosyasından sorumlu idarenin ve tesislerin güvenliğini sağlayan güçlerin Suriye hükümetiyle entegre edilmesi, böylece Suriye hükümetinin bunlar üzerinde tam hukuki ve güvenlik sorumluluğunu üstlenmesi.
10. Ulusal ortaklığı sağlamak amacıyla, merkezi devlet yapısı içinde üst düzey askerî, güvenlik ve sivil görevlere atanmak üzere SDG liderliği tarafından sunulan aday listesinin kabul edilmesi.
11. Kültürel ve dille ilgili hakların tanınmasını ve kayıt dışı/vatansız kişiler ve önceki on yıllarda biriken mülkiyet hakları talepleri dahil olmak üzere, hak temelli ve vatandaşlık konularında çözülmemiş sorunların ele alınmasını öngören 2026 tarihli 13 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin memnuniyetle karşılanması.
12. SDG, egemenliğin ve bölgesel istikrarın sağlanması amacıyla Suriyeli olmayan tüm PKK lider ve üyelerini Suriye Arap Cumhuriyeti dışına çıkarma taahhüdünde bulunur.
13. Suriye devleti, bölgenin güvenlik ve istikrarını sağlamak amacıyla ABD ile koordinasyon içinde Uluslararası Koalisyonun aktif bir üyesi olarak terörle (IŞİD) mücadeleyi sürdürme taahhüdünde bulunur.
14. Afrin ve Şeyh Maksud bölgeleri sakinlerinin evlerine güvenli ve onurlu dönüşüne ilişkin mutabakat sağlanması için çalışılması.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR

