
Şarap alırken muhtemelen şişe üzerinde madalyaya benzeyen etiketler görmüşsündür. Parıl parıl parlamalarından etkilenmişsindir, kabul et. Bunlar birer madalya, onları şarap yarışmalarında yapılan değerlendirmeler sonucu o şarabın aldığı puana göre verilmiş bir ödül olarak düşünebilirsin. Bronz, gümüş, altın ve platin madalyalar var. Şarapların olimpiyat madalyaları gibi ama hepsi de çok anlamlı olmayabiliyor, aman dikkat. Birden fazla yarışma, çokça değerlendirme var.
Şarap yarışması nedir?
Öncelikle "Şarap yarışması nedir ve neden yapılır?", oradan bir başlayalım. Zira masa uzun, şarap çok. Şarap yarışması şarap uzmanları, profesyonel şarap eleştirmenleri, şarap yapımcıları, çeşitli satış kanalları için şarap alımı yapan profesyoneller gibi karma bir grup tarafından yapılan; şarapların karşılaştırmalı olarak kalitelerinin ve özelliklerinin değerlendirildiği bir kör tadımdır.
"Kör tadım da ne?" dersen gözler kapalı, burunlar ve damaklar açık! Gözler şişedeki etikete kapalı, kadehteki şaraba açık. Şişenin etiketini gördüğümüz zaman yılından, üreticisinden, bölgesinden ister istemez etkileniyoruz. Etikette yazanlar burun ve damak beklentimizi hemen kodluyor. Misal, şarabın hangi bölgeden geldiğini gördüğümüz zaman hemen aklımız o bölgenin özelliklerine ve şaraplarına kayıyor. Veya rekoltesini biliyorsak, tadıma şarabın gelişimi ile ilgili bir fikir sahibi olarak başlıyoruz. Tarafsızlık gidiyor, yerini beklentiler alıyor. Kör tadımda bunları bilmeden etiketsiz tadıyorsun. 3 aşamalı: göz, burun, damak; bak, kokla, tat. Biraz gizemli, biraz meraklı; bol tahminli, bol sürprizli duyusal deneyim. Etkilenmeden, etiketlemeden.

Aslında bu yarışmalar farklı amaçlarla ve farklı formatlarda yapılabilir. Her bir yarışmanın amacına yönelik kendine özgü dinamikleri olabilir. Misal, Decanter World Wine Awards isimli yarışma dünyanın en büyük ve en bilinen yarışmalarından. Burada şaraplar çoklu paneller ile kategorilerine göre ve bölgesel olarak değerlendiriliyor. Jüri, uluslararası şarap profesyonellerinden oluşuyor.
Başka bir amaç ve formatta olan bir yarışma örneği ise People’s Choice Wine Awards. Burada jüride şarap profesyonellerinin yanında şarap tüketicileri de bulunuyor. Bu kapsayıcı yaklaşım aslında yarışmanın adının da göz kırptığı gibi nihai tüketicilerin seçimlerini de değerlendirmiş oluyor. Bu ve benzeri amaçlara yönelik, farklı yapılarda yarışmalar olabiliyor. Çokça amaç, pek çok da format var. Ben burada temelde ne olduğunu anlamamız için genellemeler ile farklı örnekleri çeşnilendirerek anlatacağım. Sonra "Şunu yazmamışsın, bundan bahsetmemişsin" demek yok, baştan uyarıyorum.
Değerlendirme nasıl oluyor?
Şarap yarışmalarında ülke, bölge, üzüm türü ve rekolte mutlaka paylaşılıyor, marka paylaşılmıyor. Hatta marka hakkında ipucu veren bir durum varsa -örneğin belirgin bir şişe stili- o şarap standart su şişesinde servis ediliyor. Önüm, arkam, sağım, solum sobe. Saklanmayan ebe! Bu yüzden bir çeşit kör tadım oluyor.

Yarışmacılar kim?
Yarışmacı şarapların ne olduğu o yarışmanın içeriğine ve yapısına kalmış. Türk şarapları da yarışabilir, uluslararası şaraplar da. Bu yarışmanın ne olduğu ve kapsamı ile ilgili bir durum ve tercih oluyor. Bir yarışmaya hangi şaraplar katıldıysa onlar yarışır. Yarışmaya katılmayı tercih etmeyenler sahneye çıkmaz.
Bir üretici ister 5 şarabını sokar yarışmaya ister 1, o da ona kalmış. Yani anlayacağın, hangi şarabın hangi sahnede olacağına şarap üreticisi karar verir. Katılmazsan kazanamazsın. Bir yarışmaya katılmadıysan madalyayı da puanı da alamazsın. O yüzden o parlak madalyaları değerlendirirken o yarışmanın katılımcılarına da bakmak lazım. Bir üreticinin bir yarışmaya katılmaması şaraplarının kalitesi ile ilgili bir şey söylemez. Orada bulunmak ya da bulunmamak, işte bütün mesele bu gibi düşünelim. X bir üreticinin Y bir şarabı altın madalya alırken, A üreticisinin B şarabında bu madalyanın olmaması o yarışmaya katılmadığından da olabilir. O yüzden raflarda şarap seçerken parlak madalyalar gözlerimizi almadan yarışmaların ne olduğuna, içeriğine ve katılımcılara da bir bakalım.
Kim bu jüri?
Jüri genelde farklı alanlarda deneyimli kişilerden oluşur; profesyonel şarap eleştirmenleri, şarap uzmanları, şarap yapımcıları, eğitimcileri, yazarlar, sommelier'ler, olabilir. Farklı perspektiflerden kişilerin olması pek kıymetli olur çünkü bu çok yönlülük ve daha holistik bir değerlendirme anlamına gelir. Misal, değerlendirmeyi yapan her kişi aynı ya da benzer duyusal ve duygusal tercihlerde bulunursa sonuç da çok belirli sınırlar içerisinde olurdu. Biraz öznellik biraz nesnelliği besliyor anlayacağın. Zaten sonuçlar da bunu anlatıyor.

Sonuçlar: biraz nesnel, biraz öznel
Sonuçlar belirli bir günde belirli bir jürinin toplu görüşlerini yansıtıyor. Bu farklı bir zamanda, farklı bir jürinin toplu görüşlerini de yansıtıyor olabilirdi. Yani tek bir yarışma yok, tek bir değerlendirme de yok. Fakat bu yarışmaların içeriği, jüri üyeleri ve şaraplarına göre nasıl olduğu değişiyor. Şarap yarışmalarında nesnellik ve öznellik pek güzel karışıyor. Kör tadım olması durumu nesnel kılıyor; herhangi bir önyargı veya işin içine tercihlerin ve duyguların karıştığı bir durum olmuyor. Etkilenmeden, etiketlemeden tadıyorsun. Öznellik de tadım yapan kişilerin tercihleri, damak tatları, duyusal deneyimleri ile birlikte masada oluyor. Yani işin işine bireysel tercihler giriyor, evet. Ama zaten jüri üyeleri aynı tadı tercih etseydi, farklı tercih ve görüşler olmasaydı bu toplu bir görüş olmazdı; doğal olarak kazanan da olamazdı. Anlayacağın işin içine kişisel tercihlerin de giriyor olması güzel bir şey. Biraz nesnel, biraz öznel; biraz net, biraz bulanık.

Bunun yanında IWC ya da Decanter gibi yarışmalarda üst paneller var. Jürinin değerlendirdiği şarapları bu üst panel de tadıyor ve verilen kararları değiştirebiliyorlar. Misal, bazen panel başkanı -ki çoğu zaman bir Master of Wine (MW) oluyor- paneldeki en kıdemsiz kişi ile çelişkiye düşebiliyor ve panel içinde o şarabın tadımı tekrar yapılabiliyor.
🎨 Renkli bir not: İllüstrasyonların her biri Ester Saba'nın elinden çıktı, şerefe Ester!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Etkilenmeyen ve etiketlemeyen tadım, Tuğrul Şavkay Türk Şarapları Yarışması
15 Tem 2022

YAZARLAR

Selin Osmanoğlu
Kimya mühendisi ve DipWSET adayı şarap uzmanı. Burnunu o kadehten bu kadehe sokan Osmanoğlu, koku hafızasını zorlayarak şarabı hikayeler ile sade ve eğlenceli bir dilde anlatıp, duygusal deneyimler tasarlıyor.

Veraison
Kadehindeki şarabı keşfederken, sonraki yudumu hayal eden bir şarap yayını. Şarabın sadece beyaz örtülü masalarda içilmediğine inanıyor, her sofrada yer arıyor. Her hafta duyusal deneyim rotaları çizmek için e-posta kutunda!
İLGİLİ OKUMALAR



