Savaş günlerinde aşk

Rapunzel mahlasılı yazarımız Evgeny Grinko konseri hakkındaki ikilemini yazıya döktü.
Savaş günlerinde aşk

Rapunzel

Başlığı atarken Sürgün Günlerinde Aşk filmi geldi pek tabi aklıma. Ardından müziğe aşık insanlar için bir fark olur mu ki, dedim. Kendime cevabım hayır oldu. Çünkü bazen bana şöyle olur; kalpten sevdiğim kimi müzisyenler (benim için bunlar: Oscar and The Wolf, Tamino, Bazart, Katatonia, London Grammar), bağıra çağıra eşlik ettiğim, eudaimonia (ilham perisi) ile birlikte yazdıkları şarkılarını dinlerken, uhrevi aşkı kalbime adeta bırakıyorlar ve ardından acımı gizlice arkamdan izliyorlarmış, gibi gelir. Sonra içten içe kızmak gelir içimden; “Nereden çıktı şimdi? Oturuyorduk ne güzel”. (Keza bir Neşet Ertaş dinleyicisinin, şarkısına yorum olarak yazdıkları da bu hissi tarif için aklıma sık sık gelir: “sazını g***me soksaydın daha az acırdı”). Aşkı acı ile tarif edenler için tabi bu anlattıklarım. Kederli şarkılarda aşkın daha güçlü bir his olarak karşımıza çıkması hasebiyle.

Bu hissi kalbimize bırakanlardan bir diğeri de bir çoğumuz için Evgeny Grinko’dur diye tahmin ediyorum. En çok Mısır’da fanı olduğunu söyleyenler var tabii; Araplar şarkılarını Anghami platformundan dinlediklerinden, Spotify ile küresel bir istatistik tutamasam da en azından Avrupa için Türkiye’nin yine birinci sırada geldiğini söyleyebilirim. Belli ki sevgili Evgeny Türkiye dinleyicisinin kalbine bırakmış bir acı, gizlice izliyor o da bizi.

Tınılarına Rus sanatı ve edebiyatı sıkıştırmış. O tınılarına sıkıştırdığı edebiyata ve sanata ilham veren bir diğer faktör, son yüz yılda yaşanan dev siyasi değişimler aynı zamanda. Çarlık Rusyası’ndan, Soyvet Rusya’ya, bu sırada devam eden I. ve II. Dünya Savaşları ve bipolar/iki taraflı dünyada Soğuk Savaşın Amerika karşısındaki tarafına, bu sırada gerçekleşen Çernobil patlaması-patlama sonrası boşaltılan bölge için Evgeny’nin yazdığı Morning in Pripyat şarkısını hatırlayalım- ve Sovyet Rusya’dan liberalimsi yönetime kadar sürekli değişen bir yönetim şekli (Rusya’da ilk McDonald’s açılışı ikoniktir bu geçiş için sanıyorum, tarihi olay için buradan) ; tüm bu olağanüstü değişimler olurken, bu şaheserler ortaya çıkmış işte. Çünkü filler tepinirken altında ezilmek yerine başka bir dünya mümkün diyebilenlerden olmuşlar. Bu “başka bir dünya mümkün” haykırışı onların ellerinden roman, şiir, tablo, şarkı, tiyatro oyunu olarak çıkmış. İşte Evgeny Grinko o güzel insanlardan (Holokost ardından hayatta kalmayı başaran piyanist Wladyslaw Szpilman geliyor bu sırada aklıma; hayatını anlatan Piyanist filminden hatırlayanlarınız olacaktır).

Ve gelelim günümüze, yani savaş günlerinde aşka. Biliyorsunuz Evgeny Grinko şu anda Türkiye turnesinde (detaylar için buradan). Ben de konserine gitmeyi planlayan neferlerden biriyim. Fakat günlerdir içimi şu duygu yiyip bitiriyor; konsere gidince, savaşı destekliyor olacak mıyım? Ülkeleri işgal altında bulunan Ukrayna halkı ile dayanışma göstermemiş mi olacağım? Peki savaş istemeyen Rusya halkına ne olacak? Başka bir dünya mümkün diyen güzel insanlara ne olacak?

Belki aklımıza gelmemiştir sevgili Evgeny ile nasıl bir alakası olabileceği, neticede kararlar siyasi ve Evgeny “sadece” müzik yapıyor… Aksine hayattaki her davranışımızın altında siyasi bir sebep yatıyor, çünkü iktidar her yerde. Ve bana göre Evgeny hala çalıyorsa ulus ötesi yerlerde, bu “başka bir dünya mümkün” demek istediğindendir.

Bu süregelen savaş sırasında, iktidarını gösterirken filler, bir yerlerde Dostoyevski müfredattan kaldırılıyor, Anton Çehov-Vişne Bahçeleri sahnelerde oynamıyor, piyanist Alexander Malofeev’in konseri iptal ediliyor… Evet yaptırımlar yanlış gidişatı (göreceli olarak) değiştirebildi bugüne kadar fakat kanaatimce bu sanat, edebiyat, müzik üzerinden olmamalı. Onlar da olmazsa, bu çivisi çıkmış dünyada insanca nasıl yaşanır ki? Tüm bu siyasi gelgitler kafamın bir köşesinde hep duracak ama ben her durumda Evgeny Grinko konserine gideceğim. Konserlerini bizim için mümkün kılan pek sevgili dostum Erdem Çapar’a yürekten sevgiler!

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

Savaş günlerinde aşk ve müzik

Arcade Fire'ın müjdesi, Nilüfer Yanya'nın yeni albümü, Yard Act'ın satirik müziği ve savaş günlerinde aşk...

20 Mar 2022

Alex Waespi

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR