Seçmen Siyasetten Uzaklaşıyor: Apati ve Yabancılaşma Hâli

Mayıs’taki seçimlerden bu yana seçmenin duygu durumu seçmen davranışının değişebileceğine ve katılım motivasyonunun düşebileceğine dair sinyaller veriyor.
Seçmen Siyasetten Uzaklaşıyor: Apati ve Yabancılaşma Hâli

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Nezih Onur Kuru

Türkiye, tarihte hiçbir zaman tam demokrasi olarak değerlendirilmedi. Tam demokrasi tanımının içinde yer alan hukuk devleti ilkesi, hesap verebilir, güvenilir, işlevsel kurumlar ve siyasal partiler, güçlü sivil toplum gibi kavramların Türkiye’de tam olarak gelişemediğini biliyoruz. 

Vatandaşına güvenemeyen kuşkucu devlet anlayışı Türkiye’de tam demokrasinin oturmamasını ve toplumun güçlenememesine yol açtı. Dolayısıyla Türkiye’de seçmen kendisini sadece sandıkta aktör gibi hissederken bunun bir sonucu olarak seçimlere katılım istisnalar hariç hep yüksek oldu.

Fakat Mayıs’taki seçimlerden bu yana seçmenin duygu durumu seçmen davranışının değişebileceğine ve katılım motivasyonunun düşebileceğine dair sinyaller veriyor. Seçmen gidişata aktif reaksiyon vermese de siyasetten uzaklaşmış, siyaset bilimi literatüründe apati olarak tanımlanan bir yabancılaşma hâline girmiş vaziyette. 

Siyasetten Uzaklaşma ve Memnuniyetsizlik

Apati ve uzaklaşmanın dayandığı iki ana neden var:

  1. İktidarın seçimi kazanmasına rağmen vaatlerini gerçekleştiremeyip ekonomik sorunların derinleşmesini engelleyememesi.
  2. Muhalefetin seçimi kazanamayıp sonrasında da halkın sorunlarından kopuk siyasi tartışmalara sürüklenmesi.

Reform Enstitüsü’nün İstanbul’da gerçekleştirdiği "İki Seçim Arası Seçmen ve Duygular Araştırması" bu tabloyu destekleyen bulgular ortaya koyuyor. Uzman olarak benim de katılmış olduğum bu araştırmaya göre, seçmenlerin %27,6’sı son Cumhurbaşkanlığı seçimindeki tavrından memnun değil. Bu oran Erdoğan seçmeninde %24,4, Kılıçdaroğlu seçmeninde %38,5. 

Grafik 1: Cumhurbaşkanlığı seçimindeki tercihten memnuniyet

Türkiye gibi kutuplaşmanın zirveye ulaştığı bir ülkede seçimden yalnızca birkaç ay sonra seçmenlerdeki memnuniyetsizliğin %30'a yaklaşması, daha da önemlisi kazanan taraftaki 4 seçmenden 1'inin memnuniyetsiz olması normal şartlarda beklenmeyen sonuçlar.

Seçmene açık uçlu olarak memnuniyetsizliğinin nedenleri sorulduğunda ise hayal kırıklığı ve umutsuzluk temaları öne çıkıyor. Öte yandan Erdoğan ve Kılıçdaroğlu seçmeninde bunun nedenleri farklılaşıyor.

Grafik 2: Erdoğan seçmeni neden memnuniyetsiz?

Ekonomik sorunlardan ve vaatlerin tutulmamasından gelen rahatsızlıklarla birlikte ilk kez Erdoğan'a verilen kredi sorgulanıyor, başarısızlık ve hayal kırıklığı açıkça zikrediliyor.

Grafik 3: Kılıçdaroğlu seçmeni neden memnuniyetsiz?

Kılıçdaroğlu seçmeninde seçim mağlubiyeti ve seçim sonrasında muhalefetin tutumundan rahatsız olma hâli memnuniyetsizlik yaratmış görünüyor.

Sandığa Gitmeye İsteksizlik

Seçmendeki memnuniyetsizliğe paralel şekilde, sandığa gitme motivasyonu da düşmüş görünüyor. 3 seçmenden 1'i sandığa gitmeyi istemiyor. Bu oran Erdoğan ve Kılıçdaroğlu seçmenlerinde benzer. İstanbul’da son seçimlerde yurtiçi katılımın %90’a yaklaştığı göz önünde bulundurulduğunda, oy vermeye istekli seçmenlerin %64.8’de kalması dikkat çekiyor. Apati ruh hâli seçmenin önemli bir kısmında sandığa gitme motivasyonunu düşürmüş görünüyor.

Grafik 4: Sandığa gitme isteği

14 Mayıs’ta parti oy tercihlerine bakıldığında, milliyetçi partiler hariç diğer partilere oy verenler ve sandığa gitmemiş olanlarda isteksizlerin oranı artıyor. AK Parti ve CHP seçmenlerindeki isteksizlik de milliyetçi partilerden yüksek. 

Bu tablo, ideolojik ve partizan tutunumu daha güçlü olan milliyetçi seçmen haricinde kalan geniş kitlede motivasyonun daha düşük olduğunu gösterirken iktidar ve muhalefetteki gidişata göre seçime katılımda dramatik düşüşler görülebileceğini işaret ediyor. Örneğin ekonomik krizin derinleştiği bir senaryoda hem iktidar hem muhalefette motivasyonun çok daha düşeceği tahmin edilebilir.

Peki Apati Ruh Hâlinin Dinamikleri Neler?

Türkiye'de AK Parti öncesi vesayetçi demokrasi döneminde de 2010’larda inşa edilen sivil otokrasi döneminde de seçmenin sandık haricinde siyasete ve sivil topluma katılımı ve protesto hakkı sınırlı kaldı. Kurumsal parti siyasetinde lider/delege oligarşisi tabandan katılımın yerine geçti. 

Ayrıca Türkiye’de demokrasiye kitlesel talep neticesinde değil, siyasi elitlerin tercihleriyle geçiş yapılmış olması da demokrasinin zaman zaman askıya alınmasına ve seçmen kitlesinin demokratik katılım kültürünü içselleştirememesine yol açan tarihsel-kurumsal bir neden.

Bunun sonucunda seçmenin kendisini güçlü hissedebildiği tek yer sandık oldu. Ancak 2023 seçimleri ve sonrasında yaşananlar bu hissiyatı da sarstı. İktidar seçmeni Erdoğan’ın ekonomik sorunları çözebileceğine dair inançla kerhen de olsa Erdoğan’a oy verdi; fakat bu beklenti gerçekleşmedi. Bunun sonucunda iktidar seçmenleri arasında pişman olanların, hayal kırıklığı yaşayanların ve sandığa gitme motivasyonunu kaybedenlerin oranı %30’ları geçti.

Muhalif seçmenler seçimin kazanılabileceğine inandı. Çünkü muhalifler birleşmişken iktidar ekonomi yönetiminde kötü sınav veriyordu. Ancak Altılı Masa’da adaylığı kazanan Kılıçdaroğlu seçimi kazanmayı başaramayınca muhalifler arasında muhalefete güven azalırken Erdoğan’ın artık yenilemeyeceğine dair kanaat yaygınlaşmaya başladı ve sandığa gitme motivasyonu azaldı.

Günün sonunda seçmenler arasında siyasetçilerin kendilerini umursamadığı, kendilerini temsil etmekten uzak olduğu ve kapalı kapılar ardında kendi çıkarlarının peşinden gittiklerine dair ortak görüşler yaygınlaşmaya başladı. Reform Enstitüsü’nün bulguları da seçmendeki apati ve siyasete yabancılaşmanın dinamiklerinin bu görüşler olduğunu ortaya koyuyor.

Grafik 5: Apati/Siyasete Yabancılaşmanın Kökenleri

“Siyasetçiler halkı umursamamaktadır” görüşüne orta veya yüksek düzeyde katılma eğilimi gösterenler %84,6. Kapalı kapılar ardında siyaset eleştirisine destek %80’i geçiyor. Seçimler sayesinde önemli kararlara yön verebildiği görüşüne doğrudan katılan seçmen oranı ise %38,4’te kalıyor.

Peki Seçmenin Çözümü Ne? Yeni Nesil Lider Arayışı

Seçmen bu yabancılaşma hissiyatına rağmen gücünü tamamen kaybetmek istemiyor. Mevcut kurumların, partilerin, liderlerin işlevsiz hâle gelip halktan koptuğunu düşünse de bu tabloyu değiştirebilecek tek senaryo olarak yeni nesil bir liderin siyaseti yeniden dizayn etmesi fikrine çok sıcak bakıyor.

Tüm siyaseti yenileme vaadinde bulunan yeni nesil siyasetçiye oy verebileceğini söyleyen seçmen oranı %62,4'e ulaşıyor. "Sadece AK Parti seçmenlerinde oy verebilirim" diyenler azınlıkta kalıyor. Muhalif partilerde bu oran %80’leri buluyor. Apati hissiyatı en kuvvetli grup olan diğer parti seçmenleri ve oy kullanmayanlarda oran %80’i aşıyor. Türkiye’de seçmen aktif kurumsal katılım konusunda pek ışık vermese de yeni nesil siyasetçilerle birlikte değişim arzusu taşıyor, buna aracılık etmeye sıcak bakıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

👥 Yabancılaşma hâli

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nın ardından değerlendirmeler, "İki Seçim Arası Seçmen ve Duygular Araştırması, Türkiye, Mısır, Suudi Arabistan gibi ülkelerin İsrail-Hamas savaşına yaklaşımlarının bir değerlendirmesi

10 Kas 2023

Fotoğraf: Gazete Oksijen

YAZARLAR

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Görünmeyene ulaşmak için görünmez olanlar: Gazetecilikte kimlik gizleme yöntemi

BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Merve Us Acıoğlu

·

04 Ağu 2026

Görünmeyene ulaşmak için görünmez olanlar: Gazetecilikte kimlik gizleme yöntemi
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Çin’in Türkiye’deki yeni ağı: DÜNYA-MER'in yol haritası nasıl çiziliyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

Emircan Yaman

·

04 Ağu 2026

Çin’in Türkiye’deki yeni ağı: DÜNYA-MER'in yol haritası nasıl çiziliyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

JD Vance üzerinden İran-ABD savaşını okumak

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Faik Bulut

·

01 Ağu 2026

JD Vance üzerinden İran-ABD savaşını okumak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Yeni Parti'nin yol haritası: Kurucuları kurultay, örgütlenme ve seçim hazırlıklarını anlattı

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Melisa Gülbaş

·

30 Tem 2026

Yeni Parti'nin yol haritası: Kurucuları kurultay, örgütlenme ve seçim hazırlıklarını anlattı
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Yeni Parti, CHP ve olasılıklar: Ankara kulislerinde ne konuşuluyor?

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.

Yeni Parti, CHP ve olasılıklar: Ankara kulislerinde ne konuşuluyor?