Siyasi seçimler neden çevrimiçi yapılmıyor?

2024 yılında dünya nüfusunun neredeyse yarısı sandık başına gitti. Tarihin en büyük seçim yılı, yarın yapılacak ABD Başkanlık seçimleriyle büyük finale yaklaşıyor. Seçim güvenliği meselesi ise halen tartışılmaya devam ediyor. Özellikle de konu çevrimiçi oy kullanma uygulamalarına geldiğinde...
Son olarak 26 Ekim'de usulsüzlük iddialarıyla protesto edilen Gürcistan seçimlerinde Cumhurbaşkanı Salome Zurabişvili, devlet yardımlarına bağlı ailelerin kimlik kartlarının ellerinden alındığını ve bu kartların Gürcistan'da yeni uygulamaya geçilen elektronik oylama sisteminde çoklu oy için kullanıldığını savundu ve "Bir kişi aynı kimlikle 10, 15, 17 kez oy kullanabiliyor" dedi.
Nedir? E-oylama olarak da bilinen elektronik oylamalar, oyların verilmesi ve sayılması sürecinde elektronik araçların kullanıldığı seçim yöntemlerini ifade ediyor. Bu yöntemde seçmenler, oylarını evlerinden, başka bir ülkeden veya oy vermek için tahsis edilmiş alanlardan kullanabiliyor. En genel anlamda elektronik oylamalar, iki farklı biçimde yapılabiliyor:
- İlk yöntemde oy vermek için tahsis edilmiş alanlara yerleştirilen elektronik oylama makineleri veya kiosklar kullanılıyor. Seçmenler, internete bağlı olmayan cihazlar üzerinden oylarını veriyor. Bu cihazlar, delikli kartlardan dahili bir yazılıma kadar pek çok farklı araçtan faydalanabiliyor. Nispeten daha eski bir elektronik oylama biçimi olan bu yöntemde seçim süreci, yine hükümet ve seçim otoritelerinin temsilcileri tarafından fiziksel olarak yerinde denetleniyor.
- İkinci e-oylama yönteminde ise internete bağlı cihazlar kullanılıyor. Bu yöntemde seçim süreci, yerinde denetlenmiyor ve seçmenler, oylarını dünyanın herhangi bir yerinden kullanabiliyor. Çevrimiçi seçim süreçlerinde oylar, genellikle bir e-posta, kısa mesaj veya çevrimiçi platform üzerinden gönderiliyor.
Öte yandan: Bugüne kadar denenen e-oylama yöntemlerinde yerinde denetim imkanı sağlaması nedeniyle ağırlıklı olarak elektronik oylama makineleri veya kiosklar tercih edilmiş olsa da teknolojik ilerlemeler yoluyla internete bağlı cihazların kullanıldığı e-oylama yöntemlerinde güvenliğin artırılması için çalışmalar da devam ediyor. Ancak birçok güvenlik riskini de beraberinde getiren bu yöntem, hâlâ geniş çapta benimsenemiyor.
Hangi ülkeler e-oylama yapıyor?
Aralarında Arjantin, Avustralya, Bangladeş, Belçika, Brezilya, Kanada, Fransa, Almanya, Hindistan, İtalya, Japonya, Kazakistan, Güney Kore, Malezya, Hollanda, Norveç, Filipinler, Portekiz, İspanya, İsviçre, Tayland, Birleşik Krallık ve ABD’nin de bulunduğu pek çok ülke, bugüne kadar en az 1 seçimde e-oylama yöntemini kullandı. Brezilya, 2023 yılından bu yana tüm seçimlerini e-oylama yoluyla yapıyor.
Bir adım geriden: Esasında 1960’larda oy pusulası tarama cihazları ve 1970’lerde oy kayıt makineleriyle seçim süreçlerine elektronik araçların entegre edilmesinin tarihi epeyce eskiye gidiyor. Fakat internetin yaygınlaşmaya başladığı 2000’li yılların başlarında elektronik oy kullanma denemeleri de artmaya başladı.
Estonya, 2005 yılında yasal olarak bağlayıcılığı bulunan bir seçimde çevrimiçi oylama yöntemini kullanan ilk ülke olmuştu. Ülkenin 2005 yılındaki genel seçimleri, tercihe bağlı olarak hem geleneksel oy pusulaları hem de internete bağlı cihazlar üzerinden yapılmıştı.
Rusya daha önce e-oylama yöntemlerini deneyen ülkeler arasında yer alırken Norveç ve Meksika, bu yılki seçimlerde yurt dışında yaşayan vatandaşlarının çevrimiçi oy kullanmasına izin vermeye başladı.
Hâlihazırda bir çevrimiçi oylama sistemi bulunan Fransa, bu metodun yerel ve genel seçimlerde kullanılmasına izin vermiyor. Ülke, ABD gibi yalnızca siyasi partilerin ön seçimlerinde çevrimiçi oylama metotlarını tercih ediyor.
Kanada, belediye seçimlerinde internet üzerinden oylama kabul ederken İsviçre, sadece bazı bölgelerinde e-oylama yöntemlerine izin veriyor.
Bulgular: Güvenlik uzmanları, daha önce Avustralya, Estonya, İsviçre, Rusya ve ABD'nin de dahil olduğu birçok ülkede kullanılan çevrimiçi oylama sistemlerinde güvenlik açıkları tespit etti. İnternet üzerinden yapılan oylamaların seçmen katılımına olumlu etkisi bulunup bulunmadığı da henüz belirlenemedi.
2017’de iki İsviçre kantonunda yapılan çevrimiçi oylamalar üzerine bir çalışma, çevrimiçi oy kullanmanın seçmen katılımını etkilemediğini ortaya koydu. 2009 yılında Estonya genel seçimleri üzerine yapılan başka bir çalışmada da benzer sonuçlar elde edildi.
Fakat Kanada’nın Ontario eyaletindeki belediye seçimlerinde çevrimiçi oylama yöntemlerinin kullanılması, katılımın %3,5 oranında artmasına yol açtı.
Benzer şekilde İsviçre’deki seçimler üzerine yapılan bir çalışma da çevrimiçi oylamanın, geleneksel şartlarda ara sıra oy kullanan seçmenleri katılıma teşvik ettiğini gösterdi.
Öte yandan: 2007’de Estonya’da yapılan parlamento seçimleriyle ilgili bir çalışma, e-oylamanın eşitsizlikleri ortadan kaldırmak yerine farklı sosyoekonomik sınıflar arasındaki dijital uçurumu artırmış olabileceğine işaret etti. Çalışmaya göre daha yüksek gelir ve eğitim seviyesine sahip insanların yaşadığı bölgelerde ikamet eden vatandaşlar, 2007’de seçime daha yüksek bir katılım gösterdi.
2017’de yapılan Estonya yerel seçimleri ise internete bağlı cihazlarla yapılan oylamanın, diğer tüm oy kullanma yöntemlerinden daha az maliyetli olduğunu ortaya koydu.
Bununla birlikte: E-oylamanın X ve Y kuşağı gibi daha genç jenerasyonlar tarafından tercih edildiğine yönelik yaygın bir kanı bulunuyor. Fakat veriler, Estonya’daki son seçimlerde internet üzerinden kullanılan oyların dörtte birinin 55 yaş üstü vatandaşlardan geldiğini gösteriyor. Elektronik oyların yaklaşık %20’sinin ise 45-54 yaş arasındaki seçmenlerden geldiği görülüyor. Tüm bu bulgular, e-oylama yöntemlerinin yaşı daha yüksek bir demografik grup tarafından da benimsenmeye başladığına işaret ediyor.
Çevrimiçi oylamanın avantajları
Çevrimiçi oy, riskleri nedeniyle şüpheyle karşılansa da pek çok fırsatı da beraberinde getiriyor. Avrupa Komisyonu, çevrimiçi oy kullanma olanağının özellikle yurt dışında yaşayan, oy kullanma alanlarına uzak bölgelerde ikamet eden veya sağlık sorunları gibi sebeplerle oy kullanma merkezlerine gidemeyen seçmenlere büyük bir kolaylık sağladığına işaret ediyor.
Hız da çevrimiçi seçimlerin sunduğu önemli bir avantaj olarak öne çıkıyor. Bu tip seçimlerde oy verme işlemi, oy sayımı ve sonuç açıklama süresi ciddi oranda kısaltılabiliyor.
Ayrıca çevrimiçi seçimler, fiziksel oy pusulaları kullanılmadığı için lojistik ve organizasyonel maliyetleri de azaltabiliyor.
Riskleri ciddi
Çevrimiçi seçime ilişkin en büyük risk, siber saldırılar ve yazılım hataları olarak görülüyor. Özellikle kimlik hırsızlığı üzerinden yapılabilecek siber saldırılara dikkat çekiliyor.
Bununla birlikte: Dünyada hâlâ 2,6 milyar insanın internete erişimi bulunmuyor. Bu da internet ve teknolojiye erişimin, çevrimiçi oylamalarda ciddi bir eşitsizlik yaratabileceği anlamına geliyor.
- Bazı analistler, internete daha az erişimi ve aşinalığı olan, daha düşük gelir seviyesine sahip seçmenlerden destek alan siyasi parti ve adayların, çevrimiçi oylama nedeniyle seçimlerde dezavantajlı konuma düşebileceğini savunuyor.
Gizlilik: Uzmanlar, oy gizliliğini koruma gerekliliğinin de çevrimiçi seçimlerin en büyük handikapı olduğuna işaret ediyor. Çevrimiçi seçimlerde seçmenin kimliğinin mutlaka doğrulanması gerekiyor. Fakat oy gizliliğini koruma gerekliliği, sistemin seçmenin kimliği ile verdiği oy arasında bağlantı kurulamayacağından emin olunmasını gerektiriyor. Kimlik doğrulaması yaparken aynı zamanda oy gizliliğini korumaya çalışmak oldukça zor bir denklem.
Kamuoyu güveni: Çevrimiçi seçimlerde kamuoyunun güvenini kazanmak da oldukça zorlayıcı. Seçimler ne kadar şeffaf yürütülürse yürütülsün mutlaka bir kesim seçmen, oylarının manipüle edildiğini düşünebiliyor. Bu da seçim güvenliğine olan inancın sarsılmasına neden oluyor.
Dijital uçurum: Çevrimiçi seçimler, fiziksel olarak dezavantajlı kişiler için erişim kolaylığı sağlasa da internete erişimi ve dijital okuryazarlığı olmayan kişiler için önemli bir dezavantaj da yaratabiliyor. Bu da internete erişimi olmayan ya da teknolojik araçlara hâkim olmayan grupların seçime katılımını düşürebiliyor ve süreçten dışlanmasına yol açabiliyor.
Mevcut çözümler işlevsel mi?
Çevrimiçi oylama sistemlerini siber saldırılara dayanıklı hâle getirmek ve sistemin oy veren kişinin gerçekliğinden emin olması, elektronik oylamaların en büyük önceliği… Yerel referandumları çevrimiçi olarak hayata geçiren İsviçre’de seçmenler, posta yoluyla seçim öncesi bir şifre alıyor ve dijital oy pusulasına bu şifre üzerinden erişerek kimliğini doğruluyor.
Karşılaştırma: Estonya’da ise seçmenlerin kimlik kartında bilgisayar tarafından algılanabilen bir mikroçip bulunuyor. Seçmenler, dijital oy pusulasına erişmek için bu kimlik kartını kullanıyor. Bilgisayarı, kimlik kartı ve şifresi yanında olan tüm Estonyalılar, dünyanın herhangi bir yerinden oy kullanabiliyor.
Seçimlerde çevrimiçi oylama sistemlerini kullanan diğer ülkeler de benzer kimlik doğrulama yöntemleriyle seçmenin gerçekliğini teyit edebiliyor. Fakat bu yöntemlerin hiçbiri, çevrimiçi seçim konseptinin tüm risklerini çözmüyor.
Bir adım geriden: Belçika, 2003 yılında yapılan bazı seçimlerde iki bölgede elektronik oylama sistemini test etti. Test kapsamında oy verme merkezlerine bir elektronik oylama makinesi ve yazıcı eklendi. Yazıcı, oyun bir kopyasını çıkarıyor ve bu kağıt kopya seçmen tarafından onaylanıyordu.
Oylama sona erdiğinde tüm kağıt kopyalar sayıldı ve elektronik sistemdeki sonuçla karşılaştırıldı. Uyuşmazlık olması durumunda kağıt kopyanın geçerli sayılacağı bildirildi. Fakat seçimde, bir adayın 4 bin 96 ekstra oy almasıyla sonuçlanan bir hata yaşandı. Daha sonra hatanın, sistemi çalıştıran bellekte fazladan bir bit üretilmesine neden olan kozmik bir ışından kaynaklandığı anlaşıldı. 2004 yılında sistemin kaynak kodlarını analiz eden bir firma, sistemde şifreleme anahtarlarının güvenliği, hassas bilgilerin korunması ve güvenli kodlama uygulamalarına ilişkin de bariz hatalar bulunduğunu tespit etti.
Yine de kozmik ışınlar nedeniyle yaşanan hata, çevrimiçi oylama sistemlerinde hiçbir hata olmasa bile yine de bir sorun yaşanabileceğini, zira bu sistemlerin mevcut teknolojik sınırlılıklara tâbi olduğunu ortaya koydu.
Bugüne kadar yapılan çalışmalar, çevrimiçi oylama sistemlerinin seçim güvenliğini yüzde yüz koruyamayacağını ve mevcut teknolojik imkanlarla bu sistemlerin yakın vadede güvenli hâle getirilemeyeceğini gösteriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Yaklaşan ABD başkanlık seçimleri, çevrimiçi oylama sistemlerine ilişkin soruları gündeme taşıdı. Character.AI’a açılan bir dava, rol yapan yapay zekaların yanlızlık pandemisine etkilerini tartışmaya açtı. Tech Crunch Disrupt'tan notlar.
04 Kas 2024

YAZARLAR

Doğa Yurduneri
İş dünyası ve teknoloji editörü.

Quando İçgörü
Teknoloji ve bilim dünyasını şekillendiren trendlere yönelik analizler, sektörlerden içgörüler, güncel veriler ve etki yaratan raporlar.
İLGİLİ OKUMALAR



