Sonraki Bazı Tartışmalar

Sonraki Bazı Tartışmalar

Ekrem İmamoğlu, birçok kişinin Cumhurbaşkanı adayı olmasını istediği ve/veya seçimi kazanacağını düşündüğü bir belediye başkanı. Her ne kadar Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul ve Ankara’yı bırakamayız açıklamaları, CHP’nin adayının İmamoğlu olmadığını gösterse de (en azından şimdilik), teftiş tartışmaları ile birlikte İmamoğlu ismi Cumhurbaşkanı adaylığı için tekrar konuşulmaya başlandı. Demirel’in dediği gibi 24 saat siyasette çok uzun bir süre. Bu yüzden İmamoğlu’nu her an aday olarak görebiliriz. Ben İmamoğlu adaylığı konusunda görüş belirtmeyeceğim (iç ses: herkes de senin görüşünü bekliyordu, tüh). Fakat aday tartışmaları sırasında denk geldiğim iki yorum hakkında konuşacağım.

İlki, Ekrem İmamoğlu’nun genç oluşu vurgusu. Sosyal medyada yer yer İmamoğlu’nun siyasette çok uzun süre yer bulabileceği ve bu kadar gençken Cumhurbaşkanı olmasının doğru olmayacağı görüşlerine denk geldim. Daha önceki yazılarımı okuyanlarınız yaş almış kişilerin dışlanmasına ilişkin tutumumu zaten biliyor. Bu doğrultuda her yaşın genç olduğu görüşümü de tekrar edeyim. Fakat 51 yaşının siyaset için genç bir yaş olduğunun söylenmesi üzerine düşünmemiz gereken bir şey. Şili’nin yeni devlet başkanının 35 ya da Finlandiya başbakanının 36 yaşında oluşunu takdir edip heyecanla karşılarken, 51 yaşındaki bir siyasiye “daha genç” engelinin konulmasını doğru bulmuyorum. Belki de bu yaşta Cumhurbaşkanı olması ve görev süresi sona erdiğinde koltuğunu diğer genç adaylara bırakması en ideali olacaktır.

İkincisi, Ekrem İmamoğlu’nun baskın karakteri sebebiyle gücü elde edince bırakmayacağı riskine işaret eden yorumlar. Birçok kişi baskın karakteri sebebiyle İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanlığı yetkilerini bırakmak istemeyebileceğini konuşur oldu. Bu tartışmalara sadece sosyal medyada da denk gelmedim. Her ne kadar İmamoğlu referansı yapılmasa da muhalefet partisi liderlerinin yeni seçilen Cumhurbaşkanı’nın baskın bir karakter olmasından ve yetkilerinin çokluğundan çekindiği belli. Örneğin Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı olan kişinin “ne kadar güzel, bütün yetkiler bende” demesinden endişe duyduğunu açıkça söyledi. Ali Babacan’ın da geçiş sürecinde “ben, ben” diyen bir adaya ve “tam yetkili seçilen cumhurbaşkanının” parlamenter sisteme geçişteki yetkilerini nasıl kullanacağına ilişkin sorgulamaları olduğu anlaşılıyor. Bu açıklamalar da beni, muhalefet partilerinin Cumhurbaşkanı yetkilerini tam olarak bilmediği tespitini yapmaya itiyor. Evet, çok üzücü ve biraz da sinir bozucu! Bu yazı ile amacım Cumhurbaşkanı yetkilerini anlatmak değil; zira doğrusunu söylemek gerekirse bu konuda fikir birliği olduğunu söylemek zor. Fakat gerek Anayasa’dan, gerek Anayasa Mahkemesi’nin Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerini iptal ettiği bazı kararlarından (mesela bkz. AYM, E. 2018/125, K. 2020/4, T. 22.01.2020) gerekse doktrinde yazılanlardan anlaşılan şu ki, muhalefetin düşündüğü gibi Cumhurbaşkanı’nın her şeyi yapma yetkisi yok.

Akademik tartışmaya girmek istememekle birlikte, mevcut sistemde hala en güçlü erk yasama, naçizane. Her ne kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın söylemlerinden ve AKPlilerin Cumhurbaşkanı lehine yaptığı açıklamalardan Cumhurbaşkanı’nın yetkileri sınırsızmış gibi dursa da, durum bu değil. Yasama yetkisi hala TBMM’de ve devredilemez (bkz. Anayasa md. 7); temel haklar, kişinin hak ve ödevleri ve siyasi hak ve ödevler ya da Anayasa’nın kanunla düzenlemesini öngördüğü hususlar Cumhurbaşkanı kararnamesiyle düzenlenemez (bkz. Anayasa md. 104/17). Yani, diyeceğim o ki, eğer bugünün muhalefeti TBMM’de yeterli çoğunlukları elinde bulundurursa Cumhurbaşkanı’nın “bana ne, ben gücü bırakmıyorum” deme şansı kalmıyor. İşte bu yüzden, bir kişinin baskın karakterli olması ya da siyasette aktif olmak istemesinin adaylık engeli olarak görülmesi bizi hem hukuken hem de akabinde siyaseten yanlış tartışmalara götürüyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

GünebakanGünebakan

BÜLTEN SAYISI

İstanbul Büyükşehir Belediyemiz Ba(ğ)zı Teftişler ve Sonraki Tartışmalar

Bu yazıda İçişleri Bakanlığı’nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi hakkında başlattığı teftişi ve sonrasında olanları ve tabii bunlarla bağlantılı olan hukuku konuşmak istedim.

10 Oca 2022

https://www.ibb.istanbul/

YAZARLAR

Günebakan

Hadi gelin, güne bakalım.

İLGİLİ OKUMALAR