Sosyal medya platformlarının düzenlenmesi (1/2)

Sosyal medyanın demokratik siyasete getirdiği fayda ve zararlar tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Sosyal medya platformlarının düzenlenmesi (1/2)

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

2013 öncesi Türkiye'sinde yalnızca Facebook üzerinde akraba ve lise/üniversite arkadaşı bulma, komik videolar paylaşma amacı ile akla gelen sosyal medya platformları, Türkiye medyası ve kamuoyunun gündeminde önce Arap ülkelerindeki protestolardaki etkileri, ardından da Gezi Olayları dönemindeki tartışmalar ile bambaşka ve politik bir boyut kazandı. 2020’ye geldiğimizde ise sosyal medya platformlarının Türkiye ve dünyadaki neredeyse tüm diğer ülkelerin politik hayatlarının ayrılmaz bir parçası hâline geldikleri artık aşikâr. Bunu yakın zamanda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sosyal medya platformlarına yönelik yaptığı açıklamalar ve ardından gelen sosyal medya platformlarının yasayla düzenlenmesi tartışmaları ile tekrar hatırladık. Peki düzenleme konusuna dair bakış açıları neler? Bir düzenlemeye gerçekten ihtiyaç var mı? Bu hafta sosyal medya platformları hakkındaki iki farklı görüşü inceleyecek, haftaya ise hükümetin bu yıl bitmeden Meclisten geçirmek istediği düzenlemeyi ve kamuoyunun düzenlemeye dair çekincelerini irdeleyeceğiz.

  • Faydalı ve demokratik vasıtalar: Sosyal medya platformları, vatandaşların dilerlerse gerçek isimleriyle dilerlerse anonim kalarak güncel veya geçmiş olaylara yorum yapabilecekleri, haber alacakları kaynakları dışarıdan dayatılmadan kendilerinin belirleyecekleri ve herhangi bir organizasyon/gösteri düzenlemek amacıyla kullanabilecekleri alternatif platformlar olarak görüldüklerinden, çıktıkları günden bu yana dünya genelinde katılımcı demokrasi süreçlerine katkıda bulunacak araçlar olarak algılandılar. Ayrıca günümüz dünyasında küçük veya büyük çoğu olay ana akım medyadan evvel sosyal medyada konuşulmaya başlanıyor, hatta kimi zaman ülkelerin gündemini sosyal medyada paylaşılan görüntü ve yazılar belirliyor. Bu durum, paylaşımların sahibi sıradan vatandaşlara ülkelerinin gündemini belirleme gibi internet öncesi dönemde emsali pek görülmemiş bir olanak sağlıyor. Çoğumuz yaşanan şiddet olaylarından önemli davalara, Ankara kulislerinden uluslararası olaylara birçok gelişmeyi Twitter’dan öğreniyoruz ve olaylara yorum yapıyoruz. Hatta George Floyd cinayetinde gördüğümüz üzere bu platformlar, yapılan bir paylaşımla yalnızca bulunulan ülkenin değil tüm dünyanın gündemini değiştirme potansiyeli taşıyor. Sosyal medya sayesinde toplumlar kendilerini ilgilendiren çoğu olaya ulusal/küresel medyanın, siyasetçilerin, bürokratların, devletlerin dikkatini çekebiliyor ve sorunların gündem olmasını sağlayarak çözüm bulunmasını talep edebiliyor.
     
  • Demokrasi kavramı, Yunanca demos (halk) ve kratos (güç veya hükmetme, -kratia: isim türeten ek hâli) sözcüklerinden türetiliyor. Halka bahşettikleri güçler düşünüldüğünde de sosyal medya platformlarının demokratikleşme vasıtaları oldukları ve önemli konuların sosyal medya olmasa gündeme gelmeyeceği görüşünün hâlâ geçerli olduğunu savunan bir kitle mevcut. Yine de bu görüşün, cehenneme giden yola döşenmiş iyi niyet taşlarına benzediğini düşünenlerin sayısı da azımsanmayacak bir düzeyde. Peki neden?
     
  • Zararlı ve manipülatif ortamlar: Sosyal medya platformlarının masumane başlayan maceraları, gelişen makine öğrenimi teknikleri ve hızla artan kullanıcı sayıları ile farklı bir yola sapmış görünüyor. Kullanıcıların paylaşımları ve beğenileriyle gönüllü olarak sağladıkları veriler ile neler yapılabileceğini keşfeden politikacılar ve şirketler, siyasi ve ticari güç sağlamak için bu iştah kabartıcı platformlara yöneldiler. Basit ticari örnekler verecek olursak; sosyal medyadaki paylaşımların analiz edilmesiyle kullanıcıların satın almaları çok muhtemel ürünler belirlenip ilgili kullanıcılara etkilenecekleri reklamlar gösterilebiliyor, kullanıcılar yaşam tarzları ve likeladıklarına göre sınıflandırılarak tıklanması (dolayısıyla üreticisine gelir sağlaması) çok muhtemel içerikler hazırlanabiliyor. Biz yine de konunun politik boyutundan uzaklaşmayalım.
     
  • Politik düzlemde ise günümüz seçim kampanyalarının büyük bir kısmı artık sosyal medya paylaşımları ve reklamlarını içeriyor. Vatandaşların seçimlerde ve referandumlarda kullandıkları oylar, tükettikleri haberlerden ve sandıkta sunulan seçeneklere yönelik algılarından etkileniyor. Bugün kitlelerin tükettikleri haber ve paylaşımların içeriğine yalan bilgi ve sahte belgeler yerleştirmek ve kullanıcıların algısını şekillendirmek son derece kolay. Bu sahte içerikler bulundukları mecranın doğası gereği saniyeler içinde yazılıp dakikalar içinde yayılabildiklerinden doğrulukları hakkında hızlı bir kontrol söz konusu olamıyor. Çoğu iddiaya yönelik doğruluk kontrolü ya hiç yapılmıyor ya da yapıldığında konuya dair algı çoktan şekillenmiş oluyor, doğruluk kontrolünün sonuçları paylaşımı görenlerin büyük bir kısmına ulaşmıyor. Bu da devletler ve siyasi partiler için kendi vatandaşlarına yönelik propaganda üretmek veya başka devletlerin iç işlerine müdahil olmak istediklerinde bulunmaz bir manipülasyon fırsatı sunuyor. Hatta kullanıcı verilerini analiz ederek siyasi kampanya danışmanlığı veren şirketler mevcut. Veri analizi sayesinde güdümlü ve çok verimli kampanyalar yürütmek (örneğin yapılan paylaşımlardan karşıt görüşteki vatandaşları tespit etmek ve manipülatif haber ve içerikleri yalnızca onların önüne çıkarmak) da mümkün. Ayrıca sosyal medyada yalan haber yaymak yahut gerçek haberleri, altlarına bot (otomatize, robot) hesaplar tarafından yapılan yüzlerce yanlış hatta tahrik edici yorumla boğmak veya binlerce like satın almak da artık çok kolay, hatta ucuz. Yakın zamanda çokça tartışılan Rusya’nın ABD seçimlerine müdahale ettiği iddiaları ve Gerasimov Doktrini, Stanford Üniversitesi İnternet Gözlemevi (SIO) tarafından yayımlanan rapor ve Türkiye'de de manipülasyon amaçlı kullanıldığı Twitter tarafından iddia edilen 7 bin 340 hesabın kapatılması, Facebook verilerinin kötüye kullanımı ve Cambridge Analytica şirketi gibi konularda yazılanları okurken yukarıda sözünü ettiğimiz fayda ve zarar bağlamlarını akılda tutmakta yarar var.
     
  • Hızla yayılan zararlı içeriklerin yalnızca yalan haberlerden yahut seçim manipülasyonlarından ibaret olmadığını, özel hayatın gizliliğini ihlal eden paylaşımların, terör veya çocuk istismarı suçlarını işleyen içeriklerin, itibarsızlaştırmaya yönelik iftira ve hakaretlerin de süratle yayılarak geniş kitlelere ulaşabildiğini hatırlamakta da fayda var. Zira Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son haftalarda tanık olduğumuz tartışmaların çıkış noktası olan açıklaması da kızı Esra Albayrak’a yönelik Twitter’da edilen hakaretlerin ardından gelmişti.
     
  • Buraya kadar sosyal medya madalyonunun iki yüzünü irdeledik. Haftaya, hükümetin getirmek istediği düzenleme ve düzenlemenin hedeflerini inceleyecek, ardından kamuoyunda bu düzenlemeye yönelik oluşan çekince ve endişeleri hem politik hem de teknik açıdan yorumlayacağız.

 


Koç Üniversitesi'nde Bilgisayar Mühendisliği ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği ile çift anadal programını tam bursla bitiren Uslu, Uluslararası İlişkiler bölümünde yan dal yaptı. Mezuniyetinin ardından Türk Hava Yolları A.O.’da Bilgi Güvenliği Yönetişim ekibinde görev alarak şirketin siber güvenlik ve veri mahremiyeti düzenlemeleri ile IT risklerinin yönetimi üzerinde çalışan Uslu, eğitimine Hesaplamalı Sosyal Bilimler (Computational Social Science) alanında doktora seviyesinde devam edecek. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

Göçmen krizi, sosyal medya, dağ keçileri

Spektrum'un üçüncü sayısından merhaba! Bugün Yunanistan'ın göçmen krizine dair izlediği politikaya, sosyal medyanın fayda ve zararlarına ve de iptal edilen dağ keçisi avı ihalesine odaklanıyoruz.

16 Tem 2020

Göçmen krizi, sosyal medya, dağ keçileri

YAZARLAR

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR