Super bowl, bir Amerikan klasiği ve klişesi

Ana spor dalları giderek ve geri dönülemez bir şekilde büyük paranın kaynağı ve hedefi hâline geliyor.
Super bowl, bir Amerikan klasiği ve klişesi

Zappa Zamanlar

Zappa Zamanlar

“So many books so little time...” Frank Zappa’dan ilhamla:  Zappa Zamanlar: Kitaplar ve podcastler üzerine uzunlu kısalı… Doğadan yemeğe, edebiyattan ekonomiye okuma ve dinleme notları…

Biray Kolluoğlu, Evren M. Dinçer, Zafer Yenal

11 Şubat Pazar günü Kansas City Chiefs ile San Francisco 49ers arasında oynanan Amerikan futbol sezonunun Super Bowl adı verilen final maçı, 123 milyonun üzerinde izleyici çekerek Amerikan televizyon tarihinin en çok izlenen yayını oldu. 190 ülkede ve 25 dilde naklen yayınlanan maç, çok daha geniş ve küresel bir kitleye hitap etti. Bu maçtan yola çıkarak sporun ekonomisine, kültürel anlamlarına ve küreselleşme çabalarına odaklanacağız bu yazıda. Ama önce bu devasa seyirci kitlesini toplayan maçı biraz konuşalım.

Oyun kurucusu süper star Patrick Mahomes liderliğindeki Chiefs, uzun süredir yapılamayan bir şeyi başararak üst üste ikinci, son beş yılda ise toplamda üçüncü zaferini elde etti. Çokça eleştirilen, sık sık ciddi oyuncu sakatlıklarının yaşandığı ve ortalama oyuncu kariyerinin dört yıl olduğu bir sporda bu türden bir “başarı” çok nadir. 

Öte yandan başarının kutlamaları maalesef kısa sürdü. Kulüp, oyuncu ve ekibinin 14 Şubat Çarşamba günü kentte düzenlediği şampiyonluk kutlamaları ve geçit töreni silahlı saldırganlarca kana bulandı. Bir yerel radyo spikeri kadının öldüğü, 20’nin üzerinde çocuk ve yetişkinin yaralandığı izdiham Amerikan sosyo-kültürel gündeminin bir başka sacayağı bireysel silahlanmayı tekrar gündeme taşıdı. Aslında ABD’de silahlanma ve genel olarak güvenliğin özelleşmesi konusunda da düşünmek lazım ama bu başka bir yazının konusu. Şimdilik bunu bir kenara bırakalım ve odağımızı silahlanmadan tekrar Amerikan futboluna geri çevirelim. 

Spor kültürü açısından bir Amerikan klasiği olan Amerikan futbolunda sezon diğer sporlara göre daha kısa sürüyor. Normal sezonda 18 maç haftası var. Her takım bir haftayı pas geçtiği için bir sezonda toplam 17 maç oynuyor. İki konferanstan yedişer takım playoff’lara kalıyor. Super Bowl dahil toplam dört tur, tek maçlı eleme usulüne göre bir playoff sistemi var. Kısa süren sezonun en önemli nedeni yukarıda andığımız sakatlıklar. Giydikleri koruyucu elbise ve kasketlerden dolayı tanınmaz hâlde olan oyuncuların çoğu, hayatları boyunca hafıza kaybından erken demansa bir dizi sorun yaşıyorlar. Belki de bu sertlik onu Amerikan kültürünün vazgeçilmez parçası yapan unsurlardan biri. 

BNN Breaking

Hafta sonu izlenen maçın—evet sadece bu maçın—yarattığı toplam ekonomik değeri ölçmek ise çok zor. Çeteleye şöyle bir göz atalım. Reklam vermek isteyenler 30 saniye için yedi milyon dolar ödediler. 66 milyon Amerikalı maç için bahse girerken—bu bir rekor—sporun tüm dünyada yeni gerçeğinin iddia/bahis olduğu bir kez daha kesinleşti. Akıllara zarar bir diğer istatistik ise Amerikalıların maç için yemekten formaya, içeceklerden dekorasyon malzemelerine toplam harcamalarının 17,3 milyar dolar civarında olması. Tüm Türkiye Süper Ligi’nin ihale süreci devam eden yayın haklarının tahminen yıllık 140 milyon avro civarında olduğu düşünülürse rakamların ne denli büyük olduğu daha net anlaşılabilir. 

Pop star Taylor Swift’in Chiefs yıldızlarından Travis Kelce ile sezon ortasında resmîleşen ilişkisi, maçın bir başka odak noktasıydı. Trump taraftarı MAGA (Make America Great Again – Amerika’yı Tekrar Büyük Yap) komplocuları arasındaki yaygın söylenti Swift-Kelce ilişkisinin planlı bir medya oyunu olduğu ve yıl sonundaki seçimlerde Trump’a karşı Joe Biden’ı desteklemek için uydurulduğu yönündeydi. Bu sporun tepe kuruluşu olan NFL’in (National Football League –Ulusal Futbol Ligi) başına adeta bir devlet kuşu konduğunu ve Swift ile genç nesillere ulaşmaya çalıştığını konuşanlar da az değildi. Maçlara ilgisi görece düşük olan 18-24 yaş bandındaki kadın izleyicilerin Swift sayesinde yüzde 24 arttığı kaydediliyor. Bilet satışlarından artan izleyici kitlesine Swift’in etkisinin 330 milyon doları bulduğu iddia ediliyor.

The Mirror

Swift’in bu sporun küreselleşmesine katkıda bulunması da beklentiler arasında. Aslında Swift’ten çok önce NFL, organizasyonu uluslararası arenaya taşımaya çalışıyordu. 2007 yılında başlamış; artık takvimin kalıcı parçası hâline gelmiş Londra maçlarının yanına 2016’dan itibaren Mexico City, 2022’den itibaren Almanya (Münih ve Frankfurt) maçlarını eklemişti. Önümüzdeki yıl Sao Paulo listeye girecek. Haftanın bazı maçları bir süredir Türkiye’de de bir kanal tarafından naklen yayınlanıyor. Kim bilir belki yakında bir İstanbul maçı da takvime konabilir. 

Sporu ticari açıdan büyütmek ve uluslararasılaştırma çabaları sonsuz görünse de Amerikan futbolunun kendine özgü özellikleri bunun sınırlarına işaret ediyor. Dünya genelinde özellikle Commonwealth ülkelerinde oldukça popüler olan ragbiye çok benzese de Amerikan futbolu bu ülkelerde kendine çok yer edinemedi. Dünyanın en popüler oyunu ve sürekli akışa dayanan bizim futbola kıyasla oyunların ortalama 1-2 saniye sürdüğü ve sürekli durakladığı Amerikan futbolunu anlayarak seyretmek oldukça zor. Her bir oyunun son derece karmaşık ve neredeyse askerî nizamı andıracak kadar ayrıntılı bir şekilde kurgulandığı bu spor bir hayli bilgi gerektiriyor. Profesyonel yorumcular tarafından oyunlara dair yapılan anında analizler veya ekranlarda kullanılan sanal çizgi ve figürler olmasa TV izleyicilerinin büyük çoğunluğunun, hele hele oyuna aşina olmayan ABD dışındakilerin, oyunu takip etmesi neredeyse imkansız. 

Amerikan futbolu ayrıca Amerika ve milliyetçilik vurgusunun en kuvvetli olduğu spor dallarından. Özellikle 11 Eylül’den sonra Amerikan futbolu maçları adeta bir milliyetçilik şovuna dönmüş durumda. Normal sezonun Kasım ayının tamamı Salute to Service / “Hizmete (Askerlere) Saygı” başlığı altında ABD’nin dünya geneline yayılmış askerî varlığını kutlamaya ayrılmış durumda. Koç ve teknik ekibin kamuflajlarla sahaya çıktığı bu maçlarda dünya geneline yayılmış üslerdeki Amerikan askerlerinin yayına katılması rutin bir etkinlik.

Oyunun bu yönünü yakın geçmişte biraz daha vurgulayan bir diğer gelişme, siyahlara karşı artan polis şiddetini millî marş sırasında diz çökerek protesto eden oyuncuların, başta Colin Kaepernick olmak üzere, neredeyse aforoz edilmeleriydi. 2016 sezonunun başında başlayan protestolar, Kaepernick’in kariyerini bitirdi.  Bu süreçte Trump ile birlikte keskinleşen dışlayıcı ve ırkçı söylemlerin de büyük etkisi oldu. 

Basketbolun evrenselliği ve özellikle Çin pazarındaki popülerliği, Amerikan futbolu için söz konusu değil gibi görünüyor. Büyük çabalara rağmen dünyanın en büyük pazarı Avrupa’da da henüz bir aşama kaydedilemedi. NFL’in Taylor Swift gibi itici güçlerle küreselleşme yönündeki çabalarına devam edeceği kesin. Netflix, Amazon, Disney gibi televizyon platformlarının küreselleşmeye çalıştığı bu dönemde rakip sporlar da aynı hedefin peşinde. Oyunun kendine has ve aşırı Amerikan özelliklerinin ise arzulanan genişlemede destek mi yoksa köstek mi olacağı belli değil. 

Bununla birlikte dünyada daha çok kabul gören ve popüler olan bizim futbol, Messi’nin Amerikan ligine transferine rağmen ABD’de istenen ilgiyi göremiyor ve yukarıda verdiğimiz rakamlardan da anlaşıldığı gibi Amerikalılar kendi ana sporlarından vazgeçmiyor. 

Öte yandan ABD ölçeğinde bu denli başarılı olduğu sürece Amerikan futbolunun küresel iştahının azalma ihtimali çok zayıf. Sözün kısası, ilerde hangi sporun dünya çapında popülerliğinin artacağını bugünden kestirmek zor, ama şu çok net: Ana spor dalları giderek ve geri dönülemez bir şekilde büyük paranın kaynağı ve hedefi hâline geliyor. Hemen her spor branşının ticarileşmesinin ve endüstrileşmesinin siyasi sonuçlarını merak ediyorsanız, düşünmeye Vatandaş Müşterileşirken Ofsayttan Nasıl Çıkarız? başlıklı yazımızla başlayabilirsiniz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Zappa Zamanlar

Zappa Zamanlar

“So many books so little time...” Frank Zappa’dan ilhamla:  Zappa Zamanlar: Kitaplar ve podcastler üzerine uzunlu kısalı… Doğadan yemeğe, edebiyattan ekonomiye okuma ve dinleme notları…

NEREDE YAYIMLANDI?

Zappa ZamanlarZappa Zamanlar

BÜLTEN SAYISI

Eklektik Bülten #15 Amerika'dan iki hikaye

Amerika'dan büyük dekorun arkasından ve önünden iki hikaye.

18 Şub 2024

Voice of America

YAZARLAR

Zappa Zamanlar

“So many books so little time...” Frank Zappa’dan ilhamla:  Zappa Zamanlar: Kitaplar ve podcastler üzerine uzunlu kısalı… Doğadan yemeğe, edebiyattan ekonomiye okuma ve dinleme notları…

İLGİLİ OKUMALAR

Zappa ZamanlarZappa Zamanlar

HİKAYE

Okuldan taşan kriz: Yalnızlık, erkeklik ve şiddet

Kaybın ismini koymamıza rağmen gelecekten vazgeçmemek ve geleceği kurmak konusunda ısrarcı olmak. “Israr etmeliyiz” çünkü çocuklara ve gençlere hikâyelerini yazabilecekleri bir dünya borçluyuz.

26 Nis 2026

Okuldan taşan kriz: Yalnızlık, erkeklik ve şiddet
Zappa ZamanlarZappa Zamanlar

HİKAYE

Yeknesaklığın çağı: 2000'lerin deneyimini anlatan estetik duruşlar nerede?

21. yüzyıl kültürü biçimsel bir nostaljiye hapsolmuş durumda. Geçmiş biçimleri yeniden paketlemek, zaten bilinen formülleri rafine ederek tekrar dolaşıma sokmak, tanıdık olandan şaşmamak... Mark Fisher'ın "geleceğin usulca yitişi" dediği olgu, “kültürün bugünü kavrayıp ifade etme kapasitesini yitirdiğine dair artan bir hisse” işaret ediyor.

12 Nis 2026

Yeknesaklığın çağı: 2000'lerin deneyimini anlatan estetik duruşlar nerede?
Zappa ZamanlarZappa Zamanlar

HİKAYE

Oscarlar, aileler ve ideolojiler: Sinemanın sığlaşan ruhu

Bugün çoğu film, dünyayı anlamaya değil, onunla baş etmeye çalışan bireylerin duygusal evrenine çekiliyor. Bu yüzden de politik olan, sistemsel olan, yapısal olan arka plana itiliyor.

29 Mar 2026

Oscarlar, aileler ve ideolojiler: Sinemanın sığlaşan ruhu
Zappa ZamanlarZappa Zamanlar

HİKAYE

Gastronominin siyaseti: Peru’dan Bask Bölgesi’ne dersler

Gastronomi, üretim zincirindeki eşitsizlikleri örten şık bir örtü yerine, bu eşitsizlikleri çözen bir kaldıraç olarak kullanılırsa; şehirler sadece bir "lezzet durağı" değil, belirsizlikler çağında "toplumsal direnç ve adalet merkezleri" haline gelebilir.

08 Mar 2026

Gastronominin siyaseti: Peru’dan Bask Bölgesi’ne dersler
Zappa ZamanlarZappa Zamanlar

HİKAYE

Kalkınma, mühendislik ve "mış gibi" yapan imparatorluk

“Bitti” dediğimiz o eski dünya düzeni, sadece askeri anlaşmalarla değil; bu tür “kalkınma” anlatılarıyla, mühendislerin hatıralarıyla ve hatta şairlerin sesleriyle örülmüştü.

15 Şub 2026

Kalkınma, mühendislik ve "mış gibi" yapan imparatorluk