TBMM'ye sunulan deprem önergeleri reddediliyor

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Depremden sadece 10 gün önce, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu “Ülkemizde deprem olurdu, sel olurdu afet olurdu. Mikrofon bir annemize, oradaki bir vatandaşımıza uzatılırdı. İlk cümle şu olurdu: Nerede bu devlet? 'Nerede bu devlet' lafı çocukluğumuzdan itibaren bizi hep ezmiştir.” ifadelerini kullandığı bir konuşma yapmıştı. Deprem bölgesindeki halkın devletin nerede olduğunu sorduğunu maalesef kulaklarımızla işittik.
Depremden 18 gün önceyse, 21 CHP’li milletvekili olası depremlerin zararlarının en aza indirilmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırma önergesi vermişti.
TBMM gündemine alınmayan önergede, “Ülkemiz deprem kuşağında bulunması sebebiyle deprem konusunda ciddi önlemlerin alınması gerektiği su götürmez bir gerçektir. Deprem öncesi için binaların güvenilirliğini kontrol etmek zorunluluğu gibi sonrası için de çeşitli önlemler alınması gerekmektedir… Deprem toplanma alanları ile acil ulaşım yollarının, depremin sonuçlarının bir parça hafifletilmesine olanak sağlayacağı uzmanlarca vurgulanmaktadır. Deprem koruma alanlarının bir bölümünün başka amaçlar için kullanıldığı bilinmektedir. Hayati önem taşımakta olan deprem öncesi ve sonrası önlemlerin, gereksinimlerin, çalışmaların sağlıklı bir bizimde ilerlemesi için uzmanların da katkılarıyla TBMM çatısı altında bir komisyon kurularak konunun çok acil çözüme ulaşması gerekmektedir.” cümlelerine yer verilmişti.
2020’de CHP, “Deprem yönetmeliğine uygun olmayan, kalitesiz inşaat malzemeleriyle yapılan, işyerini genişletmek için kolonları kesilen, miadını doldurmuş, çürük binaların tek tek tespit edilip yıkılarak yeniden inşa edilmesi ya da güçlendirilmesi hayati derecede önemlidir. Yeni bir felaket kapıyı çalmadan, depreme dayanıksız bina konusunun Meclis gündemine alınarak genel görüşme açılması elzemdir." cümleleriyle genel görüşme yapılmasını talep etmişti.
CHP Ocak 2021’de “deprem vergilerinin nerelere harcandığının tespit edilerek depremlerdeki can ve mal kayıplarını önleyecek tedbirlerin belirlenmesi” amacıyla, Şubat 2021’de “olası bir deprem karşısında yapı denetimlerinin ve müteahhitlerin mesleki sorumluluğu ile ilgili mevzuatların yeterli olup olmadığının incelenmesi amacıyla” Meclis araştırmaları talep etmişti. Yine Şubat 2021’de HDP, “olası depremlerin zararlarının en aza indirilmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla” TBMM Araştırma Komisyonu kurulmasını istemişti. HDP, Aralık 2022’de Hatay’da meydana gelecek olası depreme ilişkin alınacak önlemler konusunda soru önergesi de vermişti.
Sadece birkaç örneği oluşturan bu önergeler, AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi. 2018'den bu yana TBMM'ye sunulan 75 deprem önergesinden sadece 5'i kabul edildi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun sadece Aralık 2022’de deprem konusunda kendilerine yöneltilen toplam yedi yazılı soru önergesine yasal sürede yanıt vermedi. Önergeler iade edildi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İmar afları, yapı denetimleri, deprem vergileri, deprem önergeleri, başarısız sınav veren kurumlar
22 Şub 2023

YAZARLAR

Bartu Özden
Politics editor @ Aposto

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Çin, Haziran 2026’da yayımladığı yeni “Beyaz Kitap”la küresel yönetişim vizyonunu daha açık biçimde ortaya koydu. Pekin, BM’nin güçlendirilmesini, Küresel Güney’in karar alma süreçlerinde daha fazla söz sahibi olmasını ve ticaret ile tedarik zincirlerinin önündeki engellerin azaltılmasını savunuyor. Bu yaklaşım, Çin’in ABD ile rekabetinde doğrudan bir hegemonya arayışından çok, ekonomik yükselişini sürdürebileceği daha çok kutuplu ve daha az korumacı bir düzen talebine işaret ediyor.

BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.




