Teknoloji sektöründe sendikalaşma hareketleri


Finansal özgürlüğe adım atın: Papara Hızlı yaşıyoruz, yetişmeye çalışıyoruz, zamanımızı en verimli şekilde kullanmak için çabalıyoruz. Gündelik yaşamda finansal hizmetlerle sıklıkla etkileşim kursak da geleneksel finansal çözümlerin prosedürleri bu hızı karşılamaya yetmiyor. Örneğin dilediğimiz kimselere, hiçbir sınıra bağlı kalmadan daha hızlı para transferi yapabilmek istiyoruz; ödemelerimizi, alışverişlerimizi, yatırımlarımızı tek noktadan kontrol etmek istiyoruz. Bu noktada yenilikçi ve kullanıcı odaklı çözümler öne çıkıyor. Bankaların sunamadığı avantajı, hızı ve kolaylığı; Papara gibi öncü kuruluşlar sağlıyor. Böylece finansal hizmetlere erişim artıyor, sınırlar ortadan kalkıyor ve her birey finansal özgürlüğe bir adım daha yaklaşıyor. Papara ile neler yapılabilir? Papara, bireysel kullanıcıları için borçlanmadan harcayabilecekleri ve bütçelerini yönetebilecekleri ücretsiz bir hesap sunuyor. Aynı zamanda Papara kullanıcıları ön ödemeli kartı olan Papara Card ile kart aidatı, kart ücreti ya da kullanım ücreti ödemeden yurt içinde, yurt dışında, internette güvenle harcayabiliyor; Cashback programı sayesinde tüm ihtiyaçlar düşünülerek özenle seçilmiş anlaşmalı markalardan yaptıkları harcamalar karşılığında anında nakit kazanabiliyor. Papara Lite Card sahipleri ATM’lerden hesaplarına para yatırabilirken Papara Black Card kullanıcıları yatırmanın yanında her ay 500 liraya kadar para çekme hakkına da sahip oluyor. Öte yandan anında, ücretsiz biçimde oluşturulabilen Papara Sanal Kart’la kullanıcılar internet harcamalarını güvenli ve kolay bir biçimde gerçekleştirebiliyor. Fatura ödemeleri, İstanbulkart yüklemeleri, oyun e-pin alışverişleri yine Papara ile kolaylıkla yapılabiliyor. Papara’da kullanıcılar dolar ya da avro için döviz hesabı açabiliyor vekripto para borsalarına para transferi gerçekleştirebiliyor. Haftanın 7 günü, 24 saat farklı banka hesaplarına telefon numarası ya da IBAN gibi bilgilerle hızlı ve kolay para transferini mümkün kılan Papara'da kullanıcılar "Para İsteme" özelliğiyle istedikleri kişiden diledikleri miktarda para isteyebiliyor. Bölüştür özelliği de toplu ödemeleri farklı Papara kullanıcıları arasında paylaşmaya olanak tanıyor. Papara nedir? Papara elektronik para ve ödeme hizmetleri kuruluşu olarak 2016'dan bu yana hizmet veriyor. 5 yıllık süreçte 200 kişilik bir ekibe ve milyonlarca kullanıcıya ulaşan Papara, finansal hizmetlerin yaygınlaşması için kararlılıkla çalışıyor. Webrazzi ödüllerinde Yılın En İyi Fintech Girişimi seçilen Papara, 2021 yılının sonuna dek 10 milyon kullanıcının hayatını kolaylaştırmış olmayı planlıyor. Kurumlara özel çözümler de sunan Papara; web'de, Android'de ve iOS'ta çalışan; Super App olma yolunda ilerleyen uygulamalarıyla internetin olduğu her yerde ödeme, para transferi, alışveriş işlemlerini hızlı ve kolay hâle getiriyor. Papara’nın ayrıcalıklarından faydalanmak ve ücretsiz hesabınızı oluşturmak için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Çoğu zaman çalışanlarına ortalamanın üzerinde çalışma koşulları sağladığı düşünülen teknoloji sektöründe son yıllarda önemli sendikalaşma hareketleri başladı. Mavi yakalı çalışanlar arasında görece daha yaygın olan sendikalaşma düşünceleri, beyaz yakalı çalışanların da katılımıyla farklı bir boyut kazandı. Son aylarda ABD’nin en büyük teknoloji şirketlerinden ikisi olan Amazon ve Google’ın çalışanlarının resmî olarak örgütlenme girişimlerinde bulunması ve şirketlerin bu gelişmeler karşısında takındığı tavırlar, konunun kamuoyunda daha büyük ilgi görmesine ve tartışmaların çeşitlenmesine neden oldu. Teknoloji sektörüyle yolları kesişen gig ekonomisinde çalışanların hak arayışları da benzer şekilde sıkça gündeme gelmeye başladı.
- Google: Bu yılın ilk iş günü olan 4 Ocak’ta Google ile çatı şirketi Alphabet’in 400’den fazla çalışan ve taşeronu, birleşerek Alphabet Çalışanları Sendikası’nı (Alphabet Workers Union – AWU) kurduklarını duyurdu. Şirket ve daha geniş çapta Silikon Vadisi için önemli bir kilometre taşı olarak görülen gelişme, kimilerince sendika kurulmadan önceki son birkaç yılda çalışanlarla yönetim arasında derinleşen görüş ayrılıklarının bir getirisi olarak da okundu. Kendi anlatımlarıyla Google’ın ilk günlerinden bu yana şirkette bir hata yapıldığı zaman çalışanların buna karşı çıkma kültürü olduğunu ifade eden AWU, 2010’larda yaşanan belli başlı olaylardaki anlaşmazlıklara dikkat çekerek bu olaylarda çalışanlar tarafından değişim yönünde ortaya konan taleplerin yönetimde karşılık bulmadığını belirtti. Bunlara ek olarak çalışanların cinsel taciz şikâyetlerinin işleniş biçimine karşı başlattığı protestoların ardından şirketin Kasım 2019’da sendikalaşma karşıtı bir yönetim danışmanlığı firmasıyla çalışmaya başlaması ve şirket içi tartışma mecralarını kapatması, “bardağın taştığını” düşünen çalışanları protesto gösterilerinden fazlasını yapmaya itti ve yaklaşık bir yıllık hazırlık sürecinin ardından AWU kuruldu. AWU, ilk hareketlerinden biri olarak 6 Ocak’ta yaşanan ABD Kongre Binası baskınının ardından birçok sosyal medya şirketi eski ABD Başkanı Donald Trump’ın gönderilerini kaldırır ve hesaplarını askıya alırken Google’a bağlı YouTube’un sadece gönderileri kaldırmakla yetinmesine karşı bir açıklama yaptı. Bu açıklama, kısa sürede üye sayısı 800’ün üzerine çıkan AWU’nun çoğunlukla üyeleri için daha iyi ücret ve çalışma şartları talep eden geleneksel sendikaların aksine çalıştıkları şirketin sosyopolitik konulardaki politikalarını etkilemek isteyen bir sendika olduğunu gösterdi. Diğer sendikalardan farklı olarak tam zamanlı çalışanların yanı sıra taşeronları ve geçici işçileri de üye olarak kabul eden AWU’nun alışılmışın dışındaki bu örgütsel yapısıyla diğer teknoloji şirketlerinde birleşmek isteyen çalışanlar için bir yol haritası çizebileceği düşünülüyor.
- Amazon: Şu sıralarda Amazon, şirket tarihindeki en büyük işçi hareketlerinden biriyle mücadele ediyor. Şirketin Alabama eyaletindeki deposunda çalışan 5.800’den fazla işçi, bu hafta başlayan ve yedi hafta sürecek oylamada Perakende, Toptan ve Büyük Mağaza Sendikası (RWDSU) tarafından temsil edilmek isteyip istemediklerine karar verecek. Oylama olumlu yönde sonuçlanırsa Alabama deposu, ABD’de işçileri sendikalaşan ilk Amazon deposu olacak. Bununla birlikte bu girişimin başarıya ulaşması, Amazon’un ülke genelindeki yaklaşık 400 bin kişilik operasyonel kadrosu içinde bir örgütlenme dalgası başlatabilir. Bir tarafta bu hareketlilik sürerken diğer tarafta Amazon’un işçilerini sendikalaşmamaları için farklı şekillerde ikna etmeye çalıştığına dair anekdotlar aktarılıyor. Şirket, sendikaların gereksiz masraf yarattığı görüşünü aktarmak için Alabama deposundaki işçileri sık sık toplantıya çağırıyor. İşçiler, şirketin kendilerine “kazanan takımı terk etmemeleri” için günde beş mesaj gönderdiğini söylüyor. Amazon sözcüsü Heather Knox ise federal asgari ücret saatlik 7,25 dolarken çalışanlara teklif ettikleri saatlik 15,30 dolarlık ücret ile kapsamlı sağlık sigortası ve emeklilik planları gibi yan haklar bir arada değerlendirildiğinde işçilere benzer işlerde alabileceklerinden daha fazlasını teklif ettiklerini savunuyor. Yazılı bir açıklama yapan Knox, “RWDSU’nun Amazon çalışanlarının çoğunluğunun görüşlerini temsil etmediğini düşündüklerini” belirtiyor.
- Gig ekonomisi: Çalışanlar arasındaki örgütlenme isteği, büyük teknoloji şirketleriyle sınırlı kalmıyor. Geçtiğimiz yıl paylaşımlı yolculuk şirketleri Uber ve Lyft’in çalışanlarının yasal statüsüne ilişkin Kaliforniya eyaletinde görülen dava, kamuoyunda geniş yer bulmuş ve görece yeni oluşmaya başlayan gig ekonomisinde işçi hakları konusunda farkındalık yaratmıştı. Bu şirketlerin çalışanları, sendikalaşma yönünde henüz resmî bir adım atmamış olsa da kökleri 2017 yazına dayanan Birleşik Paylaşımlı Yolculuk Sürücüleri (Rideshare Drivers United) isimli lobi grubu, Kaliforniya’daki dava sürecinde aktif rol almıştı. Vaşington eyaletinin Seattle şehrinde de başka bir grup sürücü Sürücüler Birliği (Drivers Union) ismi altında şehir konseyine adil ücret talepleri için 1.600’den fazla imzayla dilekçe vermişti. Diğer yandan, gıda teslimatı sektöründe Instacart’ın Illinois eyaletindeki 15 çalışanı geçtiğimiz yıl şubat ayında sendikalaşma kararı almış ve Birleşik Gıda ve Ticaret İşçileri (UFCW) sendikasının yerel şubesine katılmışlardı. Bu yıl ocak ayının sonlarında ise şirketin iş gücünde geniş çaplı kesintiye gitme planı dâhilinde Illinois’da sendikalaşma lehine oy kullanan 10 çalışanını da işten çıkaracağı öğrenildi. Şirketin 2020’deki sendikalaşma oylaması öncesinde çalışanlarına örgütlenmemeleri yönünde telkinlerde bulunmasının ve son işten çıkarma olayının gelecekte birleşmeye niyetlenebilecek Instacart çalışanları için caydırıcı olabileceği düşünülüyor. Son olarak, bu yılın başlarında Yemeksepeti’nin 6 bin çalışanının %40’ının Türkiye Devrimci Kara, Hava ve Demiryolu İşçileri Sendikası’na (Nakliyat-İş) üye olmak için gerekli süreçleri başlattığı haberleri gelmiş; Nakliyat-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu örgütlenme girişimlerinin başlamasıyla Yemeksepeti’nin işçilerin bağlı olduğu iş kolunu değiştirerek hareketin önüne geçmeye çalıştığını açıklamıştı. Bunun yasa dışı olduğunu savunan Nakliyat-İş, şirkete karşı suç duyurusunda bulundu. Güncel durumda Nakliyat-İş’in şirketin genel merkezi ve bazı Banabi depolarının önündeki basın açıklamaları sürüyor ve sendika şirketi boykota hazırlanıyor. Yemeksepeti ise BBC Türkçe'ye yaptığı açıklamada “çalışan hakkına saygı gösteren ve çalışanlarıyla birlikte sürdürülebilir değer yaratacağının bilincinde bir işveren olduğunu” belirtti ve “Son günlerde basın-yayın organlarında yer alan ve Yemeksepeti'ni 'çalışan karşıtı' gibi gösterme çabası içinde olan beyanatlar bizi derinden üzmektedir,” ifadelerine yer verdi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
12 Şubat Cuma sabahından herkese günaydın. Bugün gündemde pek çok sektörü etkileyen çip kıtlığı, otonom araçlar ve Kıbrıs tartışmaları var.
12 Şub 2021

YAZARLAR

İren Can Kuyucu
İren, Koç Üniversitesi uluslararası ilişkiler ve ekonomi bölümlerinden mezun oldu. Aposto'da ağırlıklı olarak piyasalar, ekonomi ve iş dünyası alanlarında yazıyor.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.





