Tesadüfler, hayalleri nasıl gerçeğe dönüştürür?

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Bir filmin hikâyesini anlatıyoruz; fakat bu defa sahne ışığını, en az filmin kendisi kadar ilgi çekici olan perde arkasına tutuyoruz. Hele bir de yaz sıcaklarından bunaldıysanız müjdemizi isteriz; çünkü bu hikâyenin peşinden Kuzey’e, Belarus’un Crystal Swan kasabasına gidiyoruz.
Rusya’nın Oscar’ı sayılan Nika En İyi Film ödüllü ve Belarus’un 22 yıl sonraki ilk Oscar adayı Crystal Swan'un (Kristal Kuğu) yönetmeni Darya Zhuk, Columbia Üniversitesinde verdiği söyleşide filmin yapım sürecinin çetrefilli ama eğlenceli hikâyesini anlatıyor. Crystal Swan’un konusu ve yönetmeni Zhuk’un hikâyesi birbirine benzer ve hayatta kendine bir alan oluşturmaya çalışan herkese tanıdık gelecek türden bir öykü.

Crystal Swan: Film, Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra 1996 yılında Belarus’ta geçiyor. Amerika’ya vize almak isteyen genç DJ Velya’nın düzmece vize başvurusuyla başlıyor. Vize başvurusunda verdiği belgedeki numarayı arayıp orada çalışıp çalışmadığını teyit edeceklerini öğrenince Crystal Swan kasabasında numaranın ait olduğu eve gidiyor. Aramayı beklerken hiç tanımadığı bu evde beklediği süreçte yaşadıklarıyla izleyici, karakterin neden Beyaz Rusya’dan gitmek istediğini anlıyor. Amerika’ya göçmek istediğini anlatırken söylediği “Orada ebeveynler bile çocuklarının odasına kapı çalmadan girmiyor.” repliğinde olduğu gibi film, samimi bir dille evrensel bir hikâye anlatıyor.
Söyleşi: Zhuk “Film yapmak bir hastalıktır; sizi zehirler ve ondan kurtulamazsınız.” diyerek başlıyor. Bu zehri çocukluğundan beri taşıdığını söyleyen yönetmen, 10 yıl önce Belarus’da HBO’da çalışırken filmlerin yapım kısmında olmaktan keyif alsa da film yönetmek istediğine karar veriyor. Kendi tabiriyle bir “can yeleği” bile olmadan 30 yaşında yönetmenlik yüksek lisansı için New York’a taşınıyor.
Mezuniyet tez filmi: Columbia Üniversitesi bitirme filmi olarak yazıp yönettiği Crystal Swan’la benzer bir konusu olan The Real American kısa filmi, festival çevrelerinde beklediği ilgiyi görmüyor. Aynı zamanlarda yönettiği What Doesn’t Kill You kısa filmi çok ilgi görünce de Zhuk, yazarlıktansa yönetmenliğe odaklandığında daha başarılı işler çıkarabileceğini düşünüyor.
Okul sonrası bunalım: Sonraki iki yılında başvurduğu hiçbir öğretmenlik veya senaristlik işini alamayan Zhuk, yaptığı işi sorguladığı zor yıllar geçiriyor. The Real American kısa filminin beklediği etkiyi yaratmamasıyla yıpranan ama yılmayan yazar-yönetmen, göçmenlik üstüne yeni bir film düşünmeye başlıyor. Gönüllü öğretmenlik yaptığı dönemde Crystal Swan’u boş vakitlerinde yazıyor.
Fim oluşum (pre-prodution) ve çekim süreci: Bir gün Brooklyn Kütüphanesi'nde göçmen çocuklara gönüllü öğretmenlik yaptığı işine giderken okuldan bir arkadaşıyla karşılaşınca hayatı değişiyor. Arkadaşı Edward’ın, "Sen hâlâ kısa film mi çekiyorsun?" sorusu üstüne kendini kötü hissederek; "Hayır, iki ay içinde Belarus’a gidip ilk uzun filmimi çekmeye başlayacağım." deyiveriyor. Sonrasında Edward, yapımcı arkadaşlarına projeden bahsediyor. İlgilenen bir yapımcı Darya Zhuk’u arayıp senaryoyu istiyor. Projeyi beğenen yapımcı olmayan projeye dâhil olmak istiyor. Zhuk’a hayal gibi gelen bu ilgi üstüne yönetmen 200.000 dolar, yani kafasındaki bütçenin tamamını istiyor. Yapımcı 30.000 dolar verebileceğini söylüyor ve projenin ilk yürütücü yapımcısı bulunuyor. Yapımcılık geçmişinin de etkisiyle iki ay içinde gereken bütçenin çoğunu toplamayı başaran Zhuk’un çekim süreci zorlu geçiyor. Darya Zhuk, çekim sürecinde uyuyamadığını ve anlaşılamamaktan korktuğunu söylüyor.
Post-Prodüksiyon: 260.000 dolara yapabileceklerini düşünerek yola çıktıkları filmin bütçesi 315.000 dolara çıkıyor. Üstüne bir de 45.000 dolarlık yönetmenin aklının almadığı Oscar kampanya turuyla film beklenenden daha maliyetli hâle geliyor.
Sonuç: Zhuk’un vizyonu filmin çıkışıyla anlaşılıp ona uluslararası başarı kazandırdı. Crystal Swan çeşitli festivallerde 14 adaylık, 8 ödül aldı. Yapımcısının çok renkli bulduğu ana karakter Velya, Belarus’un 90’larının soğukluğuna karşı sarı-kırmızı-mavi renk cümbüşüyle Alina Nasibullina’ya uluslararası tanınırlık getirdi. Stresten uykuları kaçsa da günün sonunda Zhuk’un filme olan inancı seyircide karşılığını buldu. Festivallerde ve gişede ilgi gören Crystal Swan online olarak çeşitli platformlarda izlenebilir hale geldi. Filmin başarısı yönetmenin kısa filmi The Real American’ın da beş yıl sonra tekrar popüler hâle gelmesini ve filmden ilk defa para kazanmasını sağladı.
Darya Zhuk gibi hikâyelerini anlatmaktan vazgeçmeyen kararlı kadın yönetmenleri daha çok görmemiz dileğiyle...
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bir şehir yerle bir olursa geriye ne kalır? Trafik ışıkları bir devletin politikalarına dair neler söyler? Kahve nasıl bırakılır? Bon Iver'in son sürprizi nedir?
08 Ağu 2020

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.




