Trump'ın harita değiştirme ısrarı: Grönland neden paylaşılamıyor?

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
20 Ocak'ta dört yıl aradan sonra Beyaz Saray’a geri dönmeye hazırlanan Donald Trump’ın Danimarka’ya bağlı özerk bir bölge olan Grönland ve Panama Kanalı’nın mülkiyeti ve kontrolünün ABD’ye ait olması gerektiği yönündeki açıklamasının yankıları sürüyor. Trump, Grönland gibi Kanada’nın da ABD’nin bir parçası olması için ekonomik baskı uygulayacağını söyledi.
- ABD'nin seçilmiş başkanı, Kanada için askerî müdahale seçeneğinin masada olmadığını ifade ederken Grönland’da “gerekirse” asker kullanılabileceğini de belirtti.
- Salı günü oğlu Donald Trump Jr.'ın adayı ziyareti ve Elon Musk'ın X'te yaptığı "Grönland halkı geleceğine karar vermeli ve bence Amerika'nın bir parçası olmayı istiyorlar" açıklaması da tartışmaları körükledi.
Tepkiler: Öte yandan bu hamlelere tepkiler gecikmedi. Grönland Başbakanı Mute Bourup Egede, “Satılık değiliz ve asla satılık olmayacağız. Grönland, Grönland halkına aittir” derken Danimarka Dışişleri Bakanı Lars Lokke Rasmunssen açıklamaları daha sakin karşıladı:
"(ABD ile) Herhangi bir dış politika krizi içinde olduğumuzu düşünmüyorum. Bence hepimiz kendimize bir iyilik yapabilir ve nabzı biraz düşürebiliriz.”
Trump'ın Kuzey Kutbu'na odaklandığı izlenimini dile getiren Rasmussen, ABD’nin bir sonraki başkanıyla ilgili önceki deneyimlerine de işaret ederek “Şunu da biliyorum ki düşündüğünüz her şeyi yüksek sesle söylememelisiniz” ifadelerini kullandı.
- Ancak Danimarka Krallığı'nın kraliyet armasında Grönland'ı temsil eden kutup ayısını ve Faroe Adaları için kullanılan koç figürünü daha belirgin hâle getirmesi, ABD'ye bir mesaj olarak yorumlandı.
- Ayrıca Danimarka hükümeti, Trump’ın açıklamasının ardından adaya en az 1.5 milyar dolarlık savunma yatırımı yapma kararı aldı.
Almanya Başbakanı Olaf Scholz, "Sınırların dokunulmazlığı ilkesi, ister doğuda ister batıda, ister küçük ister güçlü olsun, bütün ülkeler için geçerlidir" açıklamasını yaparken Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot'dan da "AB'nin, dünyadaki diğer ulusların kendi egemen sınırlarına saldırmasına izin vermesi söz konusu değil" eleştirisi geldi.
Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov "ABD'nin Kanada ve Grönland hakkındaki dramatik söylemlerini yakından takip ediyoruz. Şükür ki henüz söylemin ötesine geçilmedi" sözlerini kullandı.
AB Komisyonu Baş Sözcüsü Paula Pinho ise konuya ilişkin soruları "çok teorik" diye nitelerken Trump'ın açıklamalarını Rusya'nın Ukrayna saldırısı öncesi yaptığı açıklamalarla kıyaslamayı reddetti.
- Öte yandan Grönland'a bir askerî harekatın AB Antlaşması'nın 42. maddesindeki "karşılıklı yardım" maddesini uygulamaya koymayı gerektireceğini de teyit etti.

Grönland kime ait?
Yüzölçümü bakımından dünyanın en büyük adası olsa da topraklarının yüzde 80'i buzlarla kaplı olduğu için çoğu yerli İnuitlerden oluşan 56 bin kişilik seyrek bir nüfusa ev sahipliği yapan Grönland, 1979 yılında eski kolonisi olduğu Danimarka'dan özerkliğini elde etti.
- Böylece iç işlerinde özyönetimle idare edilirken dış işlerinde Kopenhag'a bağlandılar. Adada yaşayanlar hem Danimarka hem de AB vatandaşı. Danimarka Parlamentosu'nda da temsil ediliyorlar.
Halen Danimarka'nın özerk bir bölgesi olan ada; ABD, Rusya ile Avrupa arasındaki Kuzey Kutup Dairesi'nin ortasında, benzersiz bir jeopolitik konuma sahip. Öyle ki başkenti Nuuk, New York'a Danimarka'nın başkenti Kopenhag'a kıyasla daha yakın. Bu coğrafi konum, ülkenin tarih boyunca da Norveç ile Danimarka arasında "tartışmalı" bir statüde kalmasına neden oldu.
Öte yandan: Adadan bağımsızlık sesleri de yükseliyor. Grönland Başbakanı Mute Egede, yeni yıl konuşmasında Danimarka'dan bağımsızlık arzusunu vurgulayarak Nisan ayında yapılacak parlamento seçimleriyle eşzamanlı bir referandum yapılabileceğini ima etti:
“Kiminle yakın işbirliği yapacağımız ve ticaret ortaklarımızın kimler olacağı konusunda bir adım atmamızın ve geleceğimizi şekillendirmemizin zamanı geldi.”
- Grönland'daki bağımsızlık hareketinin son yıllarda yükselmesinin arkasında, 1960'larda Danimarkalı yetkililerin başlattığı gayri iradi doğum doğum kontrol kampanyası gibi suistimallerin ortaya çıkması da rol oynadı.
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen de adada büyüyen bağımsızlık hareketini “meşru” olarak değerlendirerek adada yaşayanların kendi geleceklerine karar verebileceklerini söyledi.
- 2009'da yapılan bir anlaşma uyarınca Grönland referandum yoluyla bağımsızlığını ilan edebilir.
Adada çoğunluk bağımsızlığı desteklese de bunun zamanlaması ve potansiyel etkileri konusunda bir uzlaşı yok. Zira maden, petrol ve doğalgaz kaynaklarının zenginliğine rağmen Grönland ekonomisi, büyük ölçüde balıkçılığa dayanıyor ve Danimarka'dan gelen yıllık hibelerle ayakta duruyor.
Isınan bir dünyanın buzdolabı
New York Üniversitesi’nden iklim bilimci David Holland, Grönland'ı "ısınan bir dünyanın buzdolabı" olarak tanımlıyor ancak dünyanın geri kalanına kıyasla dört kat daha hızlı ısınan bir bölgede yer aldığını söylüyor.
Bunun küresel iklim krizi bakımından etkileri bütün dünyayı ilgilendiriyor. Zira Grönland'daki buzların erimesi, denizlerin 7,5 metre yükselmesine neden olarak dünya genelinde kıyı şeritlerini yeniden şekillendirebilir ve hava şartlarını dramatik ölçülerde değiştirebilir.
- Grönland 1992'den bu yana her yıl yaklaşık 182 milyar ton buz kaybetti ve bu kayıp, 2019'da yılda 489 milyar tona ulaştı.
Ek olarak: Adanın yeraltı zenginlikleri de buzların erimesiyle açığa çıkabilir. Bunlar arasında telekomünikasyonda kullanılan değerli nadir minerallerin yanı sıra uranyum, işlenmemiş petrol ve eskiden erişilmez olsa da yavaş yavaş ulaşılabilir hâle gelen geniş doğalgaz yatakları bulunuyor.
Bilgi notu: Danimarka hükümeti, Grönland açıklarında petrol arama çalışmalarını üç yıl önce askıya almıştı. Şu anda bu madenlerin çoğu, Çin tarafından tedarik ediliyor. Çin de ikinci Trump dönemi öncesinde bu madenlerin ihracatını kısıtlayabileceği tehdidini masada tutuyor. ABD'nin Grönland'la ilgilenmesinin sebeplerinin başında da bu geliyor.
Dünya Bankası'na göre dünyanın bu alandaki ihtiyacını karşılamak için 2050'de bu minerallerin işlenmesinin beş katına çıkması gerekebilir.
Ada, Kuzey Kutbu'nda buzların erimesi ve yeni nakliye güzergahlarının ortaya çıkması üzerine gemiciliğe ve ticarete daha fazla açıldıkça daha da değerli hâle geliyor. Çin ve Rusya'nın ilgisini çeken Kuzey Atlantik rotası, Grönland'ın jeopolitik ölçekte önemini giderek artırıyor.
ABD'nin Grönland'a ilgisi yeni değil
Trump'ın ve hatta ABD'nin Grönland'a ilgisi yeni değil. Grönland’ı satın alma fikri ilk kez 1860’larda ABD Başkanı Andrew Johnson döneminde gündeme gelmişti. 1946'da dönemin ABD Başkanı Harry Truman da 100 milyon dolar tutarında resmî bir teklifte bulunmuştu.
Trump ise 2019 yılında, adanın ABD topraklarına katılmasının "ilginç" olacağını söylemiş ve bundan "Büyük bir gayrimenkul anlaşması" diye bahsetmişti. Ayrıca Danimarka'nın Grönland'a her yıl 700 milyon dolar harcadığını belirterek adanın Kopenhag'a "zarar verdiğini" iddia etmişti. Danimarka ise bu düşünceyi "absürt" olarak nitelemişti.
Trump'ın nükseden ilgisinin nedenleri arasında adada bulunan Pituffik Uzay Üssü de bulunuyor. Bu tesis, nükleer ve konvansiyonel savunmadaki öneminin yanı sıra Kuzey Kutbu üzerinden başlatılacak olası bir saldırıya karşı erken uyarı kabiliyetiyle öne çıkıyor. Burada Soğuk Savaş yıllarında Kuzey Amerika'dan gelen balistik füzelerin izlenmesine olanak tanıyan radar sistemleri de bulunuyordu.
- Ancak ABD; 1803'te Fransa'dan Louisiana'yı, 1819'da İspanya'dan Florida'yı, 1867'de Rusya'dan Alaska'yı satın almış olsa da günümüzde bu tip değişimlerin çok daha zor olduğu değerlendirmesi yapılıyor. Özellikle de Rusya ve Çin'e karşı, ABD'yi şimdiye kadarki en yakın müttefikleriyle işbirliğinden soyutlayacak hamleler söz konusu olduğunda.
Yine de uzmanlar, Danimarka’nın ada çevresindeki suları Çin ve Rusya’ya karşı koruyamaması durumunda ABD’nin bölge üzerindeki taleplerinin artacağını öngörüyor.
Trump'ın Grönland planı hangi sektörleri etkileyebilir?
Trump’ın bir NATO üyesi olan Danimarka'ya ağır gümrük vergileri getirmesi hâlinde ABD'de bazı ürünlere erişimde sıkıntı yaşanabilir. Danimarka, 2023 verilerine göre ABD'ye 11 milyar dolarlık satış yaptı. Bu belki ABD'nin 3 trilyon doların üzerine çıkan ithalat rakamları içinde küçük görünebilir ancak bunlar arasında ABD'de çok popüler olan bazı ürünler de var.
Danimarka’nın ABD’ye yaptığı son ihracatın yaklaşık yarısı paketlenmiş ilaçlar, insülin, aşılar ve antibiyotiklerden oluşuyor. ABD'de ciddi bir pazar bulan zayıflama ilaçları Ozempic ve Wegovy’nin yanı sıra işitme cihazları konusunda da ABD'nin ana tedarikçisi Danimarka.
Danimarka, ABD'ye ilaçların yanı sıra tıbbi aletler, balık filetosu, domuz eti, kömür katranı yağı, petrol ve unlu mamuller gibi ürünler de gönderiyor. Ayrıca ABD'nin en sevilen markalarından Lego'ya da ev sahipliği yapıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

“Hiç”, cümle içinde pekiştirme, kesinlik, miktar veya zaman bildiren çok işlevli bir sözcüktür. Olumsuz cümlelerde eylemin anlamını kuvvetlendirir, soru cümlelerinde belirsizlik veya olasılık belirtir, tek başına kullanıldığında ise mutlak yokluğu ya da değersizliği ifade eder.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Fas’tan İspanya’nın Kuzey Afrika’daki özerk şehri Ceuta’ya yönelik kitlesel geçişlerde en az 57 kişi öldü. İspanya İçişleri Bakanlığı, 30 Temmuz’dan itibaren yaklaşık 50 bin kişinin kente girdiğini; Ceuta yönetimi ise sayının 60 bine ulaşmış olabileceğini açıkladı. Cuma akşamına kadar 48 bin 300 kişinin Fas’a döndüğü bildirilirken Madrid yönetimi sınır bölgesine asker ve ek güvenlik personeli gönderdi.

Üsküdar Belediyesi'ndeki yapı ruhsatı ve iskan işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin soruşturmada Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın da aralarında bulunduğu dört kişi tutuklandı. İki şüpheli adli kontrolle serbest bırakılırken savcılık, belediye iştiraki Kent AŞ üzerinden müteahhitlerden para talep edildiğini ve ruhsat süreçlerinin yetkisiz kişilerce yönlendirildiğini öne sürüyor. Dedetaş suçlamaları reddederek müteahhitlerden para alınması yönünde hiçbir talimat vermediğini söyledi.


