Trump'tan Hürmüz'de abluka kararı: Gemilerden yüzde 20 pay alınacak

İran'ın 11 Temmuz'daki kapatma kararının ardından ABD, boğazdan geçen kargolara %20'lik bir ücret uygulayacağını ve İran gemilerine ablukayı yeniden başlatacağını açıkladı.
Trump'tan Hürmüz'de abluka kararı: Gemilerden yüzde 20 pay alınacak

ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen tüm kargolara %20'lik bir ücret uygulanacağını ve İran limanlarına yönelik deniz ablukasının yeniden devreye alınacağını açıklaması, savaşın durdurulması için Haziran'da varılan kırılgan mutabakatı fiilen çökerterek Körfez'deki gerilimi yeniden tırmandırdı.

İran Devrim Muhafızları, savaşın Şubat sonunda başlamasından bu yana boğaz üzerindeki kontrol iddiasını adım adım artırırken, 11 Temmuz'dan itibaren izin almadan geçmeye çalışan gemilere uyarı ateşi açıldığını ve boğazın güvenlik gerekçesiyle "fiilen kapalı" olduğunu savunuyor. Washington ise buna, İran'ın liman ve petrol terminallerini hedef alan, ABD Donanması liderliğinde bir abluka ve yeni bir ücretlendirme düzeniyle yanıt veriyor.

Trump'ın "%20 ücreti": Koruma bedeli mi, hukuksuz tarife mi?

Trump, 13 Temmuz'da Truth Social üzerinden yaptığı açıklamada, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndan geçen tüm kargolardan "%20 oranında" ücret talep edeceğini, bunun da boğazda sağlanan güvenliğin "geri ödemesi" olduğunu söyledi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), aynı gün yaptığı duyuruda, İran liman ve kıyılarına yönelik ablukayı 14 Temmuz'da TSİ 23.00'te (20.00 GMT) yeniden devreye sokacağını bildirdi.

Trump, açıklamasında ABD'nin Hürmüz'ün "koruyucusu" olacağını, İran'a ait gemiler ile İran'dan yükleme yapan müşterilerin hedef alınacağını, diğer ülkelerin gemilerinin ise "adil ve açık" geçiş hakkına sahip olacağını savundu. Bu söylem, Washington'un şimdiye kadar savunduğu, boğazın tüm taraflar için ücretsiz ve engelsiz uluslararası su yolu olarak kalması gerektiği yönündeki tutumla çelişen bir dönüş.

Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), ABD'nin planına karşı çıkarak, Hürmüz gibi uluslararası seyrüsefere açık boğazlardan zorunlu ücret alınmasının "herhangi bir hukuki temeli" olmadığını vurguladı. Örgüt, devletlerin kara suları üzerindeki yetkisine rağmen, uluslararası hukukta "geçiş özgürlüğü" ilkesinin korunması gerektiğini hatırlattı.

İran'dan "koruyucu biziz" tepkisi

Tahran yönetimi, ABD'nin boğazın yönetimine karışmasını egemenliğe açık müdahale olarak nitelendiriyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, sosyal medyada yayımladığı mesajda Hürmüz'den geçen ticari gemilere güvenli geçiş sağlayan tarafın tazmin edilmesi gerektiği görüşüne katıldığını, ancak bu rolü tarihsel olarak İran'ın üstlendiğini savundu.

Erakçi, "İran her zaman boğazın KORUYUCUSU oldu ve öyle kalacak" derken, Trump'ın dile getirdiği %20 oranını "fazla yüksek" buldu ve kendi önerilerinin "daha adil" olacağını söyledi. İran'ın en üst düzey askerî komutanlık organı Hatemü'l-Enbiya da yaptığı açıklamada, ABD'nin Hürmüz'ün "yönetimine" herhangi bir şekilde müdahil olmasına izin verilmeyeceğini kaydetti ve bölge ülkelerine Washington'la işbirliğinin "savaş ilanı" sayılacağı uyarısında bulundu.

İran Devrim Muhafızları, son günlerde ABD'nin "izinsiz" saydığı rotalardan boğazdan geçmeye çalışan bazı tankerleri hedef aldığını, uyarılara uymayan gemilerin vurulabileceğini belirtiyor. İran tarafı, bu uygulamayı "güvenlik tedbiri" olarak sunarken, ABD ve Körfez ülkeleri bunu küresel petrol akışına yönelik tehdit olarak görüyor.

JMIC'in abluka duyurusu ve "tarafsız geçiş" iddiası

ABD Donanması öncülüğündeki Joint Maritime Information Center (JMIC), 14 Temmuz'dan itibaren yürürlüğe girecek deniz ablukasının İran'a ait tüm liman, petrol terminali ve kıyı bölgelerini kapsayacağını duyurdu. Yayınlanan seyir notunda, izinsiz giriş-çıkış yapan gemilerin "durdurulacağı, yönlendirileceği ve gerekirse zorla ele geçirileceği" ifade edildi.

JMIC, Hürmüz Boğazı üzerinden İran dışı varış noktalarına yapılan "tarafsız geçişlerin" engellenmeyeceğini belirterek, ABD'nin hedefinin yalnızca İran'ın ticari ve askerî deniz trafiğini baskılamak olduğunu öne sürdü. Ancak uygulamanın pratikte nasıl işleyeceği, ABD Donanması'nın yoğun saldırı ve misilleme tehdidi altında bu denetimi ne ölçüde fiilen sağlayabileceği soru işareti olmaya devam ediyor.

Haziran mutabakatı ve çöken ateşkes

Taraflar arasında Haziran ortasında imzalanan geçici mutabakat, savaşın başlamasından bu yana en kapsamlı ateşkes çerçevesi olarak sunulmuştu. Anlaşma, Hürmüz'den geçen ticari gemilerin geçişine yönelik saldırıların sonlandırılmasını ve İran'ın boğazdan herhangi bir ücret talep etmemesini öngörüyordu.

Washington, metni Hürmüz'de engelsiz ve ücretsiz geçişin garanti altına alındığı bir belge olarak okurken, Tahran aynı metnin kendisine boğaz üzerindeki fiilî kontrolünü tanıdığını ve gelecekte "güvenlik hizmeti" karşılığında ücret isteme hakkını zımnen teyit ettiğini savundu. Ateşkes sahada hiçbir zaman tam olarak işlemedi; özellikle tanker trafiği ve Körfez'deki üsler etrafında karşılıklı saldırılar devam etti.

Son haftalarda yaşanan yeni füze ve insansız hava aracı saldırılarıyla birlikte, Trump yönetimi ateşkesin "bittiğini" ilan etti. 7 Temmuz'da başlayan yeni askerî operasyonlar, Başkan'ın Kongre'ye gönderdiği resmi mektupla Savaş Yetkileri Kararı kapsamında yeniden 60 günlük bir askerî yetki penceresine oturtuldu. Bu adım, savaş karşıtı Demokrat ve Cumhuriyetçi kongre üyelerinin hukukî yetki tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Petrol piyasaları ve küresel etkiler

Hürmüz Boğazı, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği, dünya ekonomisi açısından kritik bir dar geçit. Hem İran'ın saldırıları hem de ABD'nin abluka ve ücret planları, enerji piyasalarında dalgalanmayı derinleştirdi.

Trump'ın açıklamasının ardından Brent petrolü bir günde yaklaşık %7,8 artarak varil başına 81,92 dolar seviyesine yükseldi. ABD ham petrolü de benzer oranda değer kazanarak 70 dolar üzerini gördü. Fiyatlar, savaşın zirve yaptığı dönemdeki 120 dolar seviyesinin altında kalsa da analistler, boğazdaki gerginliğin kalıcı hâle gelmesi durumunda yeni bir enflasyon dalgası ve küresel büyüme üzerinde baskı uyarısı yapıyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

YAZARLAR

Canlı Gündem

Anbean ekonomi, iş dünyası, teknoloji, politika ve kültür-sanat gündeminin en önemli maddeleri. Kısa, yalın, öz bir şekilde.